ذا

“ذا” Kökü

Kur'an'da 710 yerde, 669 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 669).

Bakara Suresi, 2. ayet ذَٰلِكَ Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.… Bakara Suresi, 25. ayet هَٰذَا İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdel… Bakara Suresi, 26. ayet بِهَٰذَا Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenle… Bakara Suresi, 49. ayet ذَٰلِكُم Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ai… Bakara Suresi, 52. ayet ذَٰلِكَ Sonra bunun ardından şükredesiniz diye sizi affetmiştik.… Bakara Suresi, 54. ayet ذَٰلِكُمْ Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin ya… Bakara Suresi, 61. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o biz… Bakara Suresi, 64. ayet ذَٰلِكَ Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğraya… Bakara Suresi, 68. ayet ذَٰلِكَ "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle ded… Bakara Suresi, 73. ayet كَذَٰلِكَ "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah öl… Bakara Suresi, 74. ayet ذَٰلِكَ Sonra bunun ardından kalpleriniz yine katılaştı; taş gibi, hatta daha katı oldu. Çünkü taş vardır ki… Bakara Suresi, 79. ayet هَٰذَا Vay o kimselere ki, elleriyle Kitab'ı yazarlar, sonra da onu az bir karşılığa değişmek için, "Bu, Al… Bakara Suresi, 85. ayet ذَٰلِكَ Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size hara… Bakara Suresi, 113. ayet كَذَٰلِكَ Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir tem… Bakara Suresi, 118. ayet كَذَٰلِكَ Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de… Bakara Suresi, 126. ayet هَٰذَا Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenl… Bakara Suresi, 143. ayet وَكَذَٰلِكَ Böylece, sizler insanlara birer şahit (ve örnek) olasınız ve Peygamber de size bir şahit (ve örnek) … Bakara Suresi, 167. ayet كَذَٰلِكَ Uyanlar şöyle derler: "Keşke dünyaya bir dönüşümüz olsaydı da onların şimdi bizden uzaklaştıkları gi… Bakara Suresi, 176. ayet ذَٰلِكَ Bu (azab) da, Allah'ın, Kitab'ı hak olarak indirmiş olması (ve onların bunu inkar etmesi) sebebiyled… Bakara Suresi, 178. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, k… Bakara Suresi, 187. ayet كَذَٰلِكَ Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara ört… Bakara Suresi, 191. ayet كَذَٰلِكَ Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulü… Bakara Suresi, 196. ayet ذَٰلِكَ Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş … Bakara Suresi, 219. ayet كَذَٰلِكَ Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) … Bakara Suresi, 228. ayet ذَٰلِكَ Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a… Bakara Suresi, 231. ayet ذَٰلِكَ Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun ya… Bakara Suresi, 232. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكُمْ Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve di… Bakara Suresi, 233. ayet ذَٰلِكَ -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (anneleri… Bakara Suresi, 242. ayet كَذَٰلِكَ Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.… Bakara Suresi, 245. ayet ذَا Kimdir Allah'a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı)… Bakara Suresi, 248. ayet ذَٰلِكَ Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rab… Bakara Suresi, 255. ayet ذَا Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir,… Bakara Suresi, 266. ayet كَذَٰلِكَ Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, h… Bakara Suresi, 275. ayet ذَٰلِكَ Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de … Bakara Suresi, 282. ayet ذَٰلِكُمْ Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıc… Âl-i İmrân Suresi, 13. ayet ذَٰلِكَ Şüphesiz, karşı karşıya gelen iki toplulukta sizin için bir ibret vardır: Bir topluluk Allah yolunda… Âl-i İmrân Suresi, 14. ayet ذَٰلِكَ Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arz… Âl-i İmrân Suresi, 15. ayet ذَٰلِكُمْ De ki: "Size, onlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için Ra… Âl-i İmrân Suresi, 24. ayet ذَٰلِكَ Bunun sebebi, onların, "Bize, ateş sadece sayılı günlerde dokunacaktır." demeleridir. Uydurageldikle… Âl-i İmrân Suresi, 28. ayet ذَٰلِكَ Mü'minler, mü'minleri bırakıp inkarcıları dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah ile bir ilişiği ka… Âl-i İmrân Suresi, 37. ayet هَٰذَا Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir şekilde kabul buyurdu ve onu güzel bir şekilde yetiştirdi. Zekeriy… Âl-i İmrân Suresi, 40. ayet كَذَٰلِكَ Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum o… Âl-i İmrân Suresi, 44. ayet ذَٰلِكَ (Ey Muhammed!) Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Meryem'i kim himayesine alıp koruyac… Âl-i İmrân Suresi, 47. ayet كَذَٰلِكِ (Meryem), "Ey Rabbim! Bana bir beşer dokunmamışken benim nasıl çocuğum olur?" dedi. Allah, "Öyle ama… Âl-i İmrân Suresi, 49. ayet ذَٰلِكَ Allah, onu İsrailoğullarına bir Peygamber olarak gönderecek (ve o da onlara şöyle diyecek): "Şüphesi… Âl-i İmrân Suresi, 51. ayet هَٰذَا "Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na ibadet edin. İşte bu, doğru yol… Âl-i İmrân Suresi, 58. ayet ذَٰلِكَ (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.… Âl-i İmrân Suresi, 62. ayet هَٰذَا Şüphesiz bu (İsa hakkındaki) gerçek kıssadır. Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur. Şüphesiz Allah, mu… Âl-i İmrân Suresi, 68. ayet وَهَٰذَا Şüphesiz, insanların İbrahim'e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) v… Âl-i İmrân Suresi, 75. ayet ذَٰلِكَ "Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Faka… Âl-i İmrân Suresi, 81. ayet ذَٰلِكُمْ Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini do… Âl-i İmrân Suresi, 82. ayet ذَٰلِكَ Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.… Âl-i İmrân Suresi, 89. ayet ذَٰلِكَ Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır,… Âl-i İmrân Suresi, 94. ayet ذَٰلِكَ Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.… Âl-i İmrân Suresi, 103. ayet كَذَٰلِكَ Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan ni… Âl-i İmrân Suresi, 112. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Onlar nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın ve (mü'min) insanların güvencesine sığınmadıkça kend… Âl-i İmrân Suresi, 125. ayet هَٰذَا Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelsel… Âl-i İmrân Suresi, 138. ayet هَٰذَا Bu (Kur'an), insanlar için bir açıklama, Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için bir hidayet ve bir … Âl-i İmrân Suresi, 156. ayet ذَٰلِكَ Ey iman edenler! Kardeşleri sefere veya savaşa çıktığında onlar hakkında, "Onlar bizim yanımızda ols… Âl-i İmrân Suresi, 160. ayet ذَا Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim y… Âl-i İmrân Suresi, 165. ayet هَٰذَا Onların (müşriklerin) başına (Bedir'de) iki mislini getirdiğiniz bir musibet (Uhud'da) sizin başınız… Âl-i İmrân Suresi, 175. ayet ذَٰلِكُمُ O şeytan sizi ancak kendi dostlarından korkutuyor. Onlardan korkmayın, eğer mü'min iseniz, benden ko… Âl-i İmrân Suresi, 182. ayet ذَٰلِكَ "Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici… Âl-i İmrân Suresi, 186. ayet ذَٰلِكَ Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap … Âl-i İmrân Suresi, 191. ayet هَٰذَا Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılış… Nisâ Suresi, 3. ayet ذَٰلِكَ Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız… Nisâ Suresi, 12. ayet ذَٰلِكَ Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bı… Nisâ Suresi, 13. ayet وَذَٰلِكَ İşte bu (hükümler) Allah'ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat ederse, Allah on… Nisâ Suresi, 24. ayet ذَٰلِكُمْ (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzeri… Nisâ Suresi, 25. ayet ذَٰلِكَ Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızda… Nisâ Suresi, 30. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah'a pek kolaydır… Nisâ Suresi, 48. ayet ذَٰلِكَ Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bunun dışında kalan (günah)ları ise dil… Nisâ Suresi, 59. ayet ذَٰلِكَ Ey iman edenler! Allah'a itaat edin. Peygamber'e itaat edin ve sizden olan ulu'l-emre (idarecilere) … Nisâ Suresi, 70. ayet ذَٰلِكَ Bu lütuf Allah'tandır. Hakkıyla bilen olarak Allah yeter.… Nisâ Suresi, 94. ayet كَذَٰلِكَ Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren … Nisâ Suresi, 114. ayet ذَٰلِكَ Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, … Nisâ Suresi, 116. ayet ذَٰلِكَ Şüphesiz Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışındaki günahları, dilediği kimseler… Nisâ Suresi, 133. ayet ذَٰلِكَ Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.… Nisâ Suresi, 143. ayet ذَٰلِكَ Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) … Nisâ Suresi, 150. ayet ذَٰلِكَ (150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmay… Nisâ Suresi, 153. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan… Nisâ Suresi, 169. ayet ذَٰلِكَ (Allah onları) ancak içinde ebedi kalacakları cehennemin yoluna iletir. Bu ise Allah'a çok kolaydır.… Mâide Suresi, 3. ayet ذَٰلِكُمْ Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikl… Mâide Suresi, 12. ayet ذَٰلِكَ Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. … Mâide Suresi, 29. ayet وَذَٰلِكَ "Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte … Mâide Suresi, 31. ayet هَٰذَا Nihayet Allah, ona kardeşinin ölmüş cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini göstermek için yeri eşeleyen … Mâide Suresi, 32. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yery… Mâide Suresi, 33. ayet ذَٰلِكَ Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak ö… Mâide Suresi, 41. ayet هَٰذَا Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 43. ayet ذَٰلِكَ Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra… Mâide Suresi, 54. ayet ذَٰلِكَ Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk geti… Mâide Suresi, 58. ayet ذَٰلِكَ Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akıllar… Mâide Suresi, 60. ayet ذَٰلِكَ De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetl… Mâide Suresi, 78. ayet ذَٰلِكَ İsrailoğullarından inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlendi. Bu, onların isyan etm… Mâide Suresi, 82. ayet ذَٰلِكَ (Ey Muhammed!) İman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler ile A… Mâide Suresi, 85. ayet وَذَٰلِكَ Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükaf… Mâide Suresi, 89. ayet ذَٰلِكَ كَذَٰلِكَ Allah, boş bulunarak ettiğiniz yeminlerle sizi sorumlu tutmaz. Ama bile bile yaptığınız yeminlerle s… Mâide Suresi, 94. ayet ذَٰلِكَ Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile e… Mâide Suresi, 95. ayet ذَٰلِكَ Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürs… Mâide Suresi, 97. ayet ذَٰلِكَ Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları … Mâide Suresi, 108. ayet ذَٰلِكَ Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulaca… Mâide Suresi, 110. ayet هَٰذَا O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün… Mâide Suresi, 119. ayet هَٰذَا ذَٰلِكَ Allah, şöyle diyecek: "Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür." Onlara içinden ı… En'âm Suresi, 7. ayet هَٰذَا (Ey Muhammed!) Eğer sana kağıda yazılı bir kitap indirseydik, onlar da elleriyle ona dokunsalardı, y… En'âm Suresi, 16. ayet وَذَٰلِكَ (O günün azabı) kimden savuşturulursa, gerçekten (Allah) ona acımıştır. İşte bu apaçık kurtuluştur.… En'âm Suresi, 19. ayet هَٰذَا De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir.… En'âm Suresi, 25. ayet هَٰذَا İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdele… En'âm Suresi, 30. ayet هَٰذَا Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (… En'âm Suresi, 53. ayet وَكَذَٰلِكَ Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine la… En'âm Suresi, 55. ayet وَكَذَٰلِكَ Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.… En'âm Suresi, 75. ayet وَكَذَٰلِكَ İşte böylece İbrahim'e göklerdeki ve yerdeki hükümranlığı ve nizamı gösteriyorduk ki kesin ilme eren… En'âm Suresi, 76. ayet هَٰذَا Üzerine gece karanlığı basınca, bir yıldız gördü. "İşte Rabbim!" dedi. Yıldız batınca da, "Ben öyle … En'âm Suresi, 77. ayet هَٰذَا Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu g… En'âm Suresi, 78. ayet هَٰذَا هَٰذَا Güneşi doğarken görünce de, "İşte benim Rabbim! Bu daha büyük" dedi. O da batınca (kavmine dönüp), "… En'âm Suresi, 84. ayet وَكَذَٰلِكَ Biz ona İshak'ı ve Yakub'u armağan ettik. Hepsini hidayete erdirdik. Daha önce Nuh'u da hidayete erd… En'âm Suresi, 88. ayet ذَٰلِكَ İşte bu, Allah'ın hidayetidir ki, kullarından dilediğini buna iletip yöneltir. Eğer onlar da Allah'a… En'âm Suresi, 92. ayet وَهَٰذَا İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler… En'âm Suresi, 95. ayet ذَٰلِكُمُ Şüphesiz Allah, taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır. Diriden de ölüyü … En'âm Suresi, 96. ayet ذَٰلِكَ O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da ince birer hesap ölçü… En'âm Suresi, 99. ayet ذَٰلِكُمْ O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir… En'âm Suresi, 102. ayet ذَٰلِكُمُ İşte sizin Rabbiniz Allah. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O'n… En'âm Suresi, 105. ayet وَكَذَٰلِكَ Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklaya… En'âm Suresi, 108. ayet كَذَٰلِكَ Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a sö… En'âm Suresi, 112. ayet وَكَذَٰلِكَ İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Bunlar aldatmak için birbir… En'âm Suresi, 122. ayet كَذَٰلِكَ Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu… En'âm Suresi, 123. ayet وَكَذَٰلِكَ İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinle… En'âm Suresi, 125. ayet كَذَٰلِكَ Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun… En'âm Suresi, 126. ayet وَهَٰذَا Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkl… En'âm Suresi, 129. ayet وَكَذَٰلِكَ İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle mus… En'âm Suresi, 130. ayet هَٰذَا (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu… En'âm Suresi, 131. ayet ذَٰلِكَ Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyece… En'âm Suresi, 136. ayet هَٰذَا وَهَٰذَا Allah'ın yarattığı ekinlerden ve hayvanlardan O'na bir pay ayırdılar ve akıllarınca, "Şu, Allah için… En'âm Suresi, 137. ayet وَكَذَٰلِكَ Yine bunun gibi, Allah'a ortak koşanların çoğuna, koştukları ortaklar, çocuklarını öldürmelerini güz… En'âm Suresi, 144. ayet بِهَٰذَا Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki diş… En'âm Suresi, 146. ayet ذَٰلِكَ Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağı… En'âm Suresi, 148. ayet كَذَٰلِكَ Allah'a ortak koşanlar diyecekler ki: "Eğer Allah dileseydi, biz de ortak koşmazdık, babalarımız da.… En'âm Suresi, 150. ayet هَٰذَا De ki: "Haydi, Allah şunu haram kıldı" diye tanıklık yapacak şahitlerinizi getirin. Onlar şahitlik e… En'âm Suresi, 151. ayet ذَٰلِكُمْ (Ey Muhammed!) De ki: "Gelin, Rabbinizin size haram kıldığı şeyleri okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak… En'âm Suresi, 152. ayet ذَٰلِكُمْ Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle … En'âm Suresi, 153. ayet هَٰذَا ذَٰلِكُمْ İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parç… En'âm Suresi, 155. ayet وَهَٰذَا Bu (Kur'an) da bizim indirdiğimiz bereket kaynağı bir kitaptır. Artık ona uyun ve Allah'a karşı gelm… En'âm Suresi, 163. ayet وَبِذَٰلِكَ "O'nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben müslümanların ilkiyim."… A'râf Suresi, 26. ayet ذَٰلِكَ ذَٰلِكَ Ey Ademoğulları! Size avret yerlerinizi örtecek giysi ve süslenecek elbise verdik. Takva (Allah'a ka… A'râf Suresi, 32. ayet كَذَٰلِكَ De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dü… A'râf Suresi, 40. ayet وَكَذَٰلِكَ Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin k… A'râf Suresi, 41. ayet وَكَذَٰلِكَ Onlar için cehennem ateşinden döşek, üstlerinde de cehennem ateşinden örtüler var. İşte biz zalimler… A'râf Suresi, 43. ayet لِهَٰذَا Biz onların kalplerinde kin namına ne varsa söküp attık. Altlarından da ırmaklar akar. "Hamd, bizi b… A'râf Suresi, 51. ayet هَٰذَا Onlar dinlerini oyun ve eğlence edinmişler ve dünya hayatı da kendilerini aldatmıştı. İşte onlar bu … A'râf Suresi, 57. ayet كَذَٰلِكَ O, rüzgarları rahmetinin önünde müjde olarak gönderendir. Nihayet rüzgarlar ağır bulutları yüklendiğ… A'râf Suresi, 58. ayet كَذَٰلِكَ (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü…