Bakara Suresi 178. Ayet

İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 178/286

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كُتِبَ عَلَيْكُمُ ٱلْقِصَاصُ فِى ٱلْقَتْلَى ۖ ٱلْحُرُّ بِٱلْحُرِّ وَٱلْعَبْدُ بِٱلْعَبْدِ وَٱلْأُنثَىٰ بِٱلْأُنثَىٰ ۚ فَمَنْ عُفِىَ لَهُۥ مِنْ أَخِيهِ شَىْءٌ فَٱتِّبَاعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ وَأَدَآءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَـٰنٍ ۗ ذَٰلِكَ تَخْفِيفٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ ۗ فَمَنِ ٱعْتَدَىٰ بَعْدَ ذَٰلِكَ فَلَهُۥ عَذَابٌ أَلِيمٌ

Ya eyyuhellezine amenu kutibe aleykumul kısasu fil katla el hurru bil hurri vel abdu bil abdi vel unsa bil unsa fe men ufiye lehu min ahihi şey'un fettibaun bil ma'rufi ve edaun ileyhi bi ihsan, zalike tahfifun min rabbikum ve rahmeh, fe meni'teda ba'de zalike fe lehu azabun elim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Bakara Suresi 178. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

2. cüz · PDF sayfası 6

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, kadına karşı kadın kısas edilir. Ancak öldüren kimse, kardeşi (öldürülenin varisi, velisi) tarafından affedilirse, aklın ve dinin gereklerine uygun yol izlemek ve güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra tecavüzde bulunana elem dolu bir azap vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iman edenler! Maktuller hakkında üzerinize kısas yazıldı: hürre hür, köleye köle, dişiye dişi, bunun üzerine her kim kardeşinden cüz'i bir afve mazhar olursa o vakit vazife birinin o marufu takib etmesi birinin de ona borcunu güzellikle ödemesidir bu, rabbınızdan bir tahfif ve bir rahmettir, her kim bunun arkasından yine tecavüz ederse artık ona elim bir azab vardır

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazıldı. Hüre hür, köleye köle, dişiye dişi. Bununla birlikte her kim kardeşi tarafından kısmen bağışlanırsa, o vakit görev, birinin geleneğe uyması birinin de ona borcunu güzellikle ödemesidir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmetttir. Her kim, bunun ardından yine tecavüz ederse, artık ona pek elem veren bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, maktuller hakkında size kısas (misilleme) yazıldı (farzedildi). Hür, hür ile, köle, köle ile, dişi, dişi ile (kısas olunur). Fakat kimin (hangi kaatilin) lehinde maktulün kardeşi (velisi) tarafından cüz'i birşey afvolunursa (hemen kısas düşer). Artık örfe uymak (şer'in ve aklın iyi gördüğünü yapmak, borcu) ona (maktulün velisine) güzellikle ödemek (lazımdır). Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve esirgemedir. O halde kim bu (afivden ve edadan) sonra (kaatile veya taraflarına muhaasame ve) tecavüzde bulunursa onun için pek acıklı bir azab vardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, öldürmelerde kısas size farz kılındı. (Katilin de öldürülmesi gerekir). Hüre hür, köleye köle, kadına kadın. Kardeşi tarafından kısmen affedilen kimse, örfe uyup o(affeden kardeşi)ne güzelce (diyeti) ödemelidir! Bu, Rabbiniz tarafından bir hafifletme ve acımadır. Kim bundan sonra da saldırıya kalkarsa artık onun için acı bir azab vardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Öldürülen kimselerin hakkını almak için size kısas farz kılındı. Hür hür ile, köle köle ile, dişi dişi ile kısas olunur. Ama kim, maktulün velisi tarafından affedilirse kısas düşer. Bundan sonra, diyeti ona güzel bir şekilde ve tam olarak ödemek gerekir. Bu esneklik Rabbiniz tarafından bir kolaylık ve lütuftur. Artık kim bundan sonra karşıdakinin hakkına tecavüz ederse, Ona son derece acı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve dişiye karşı dişi. Fakat kimin (hangi katilin) lehine, onun (maktulün) kardeşi (varisi veya velisi) tarafından bağışlanırsa, artık (yapılması gereken) örfe uymak (ve) ona (maktulün varis veya velisine) güzellikle (diyet) ödemektir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Artık kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azab vardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz, ey imana ermiş olanlar! Öldürme (olayların)da adil karşılık (kısas) size farz kılındı: Hür için hür, köle için köle ve kadın için kadın. Ve eğer kardeşi tarafından suçlu kimse (nin suçunun bir bölümünü) bağışlanmışsa, bu (bağış) uygun şekilde tatbik edilmeli ve kardeşine tazminatı güzellikle ödenmelidir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Buna rağmen hak ve adalet sınırlarını bilerek ve isteyerek ihlal eden için şiddetli azap vardır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın kısas olunur. Öldüren, ölenin kardeşi tarafından bağışlanmışsa, artık örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da tecavüzde bulunana elem verici azap vardır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Öldürülmelerde size kısas yazıldı[1]; hüre hür, abde abd,[2] kadına kadın.[3] Ancak öldüren, öldürülenin kardeşi[4] tarafından bağışlanırsa; örfe uygun şekilde, diyeti iyilikle ödemelidir. Bu Rabb'inizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim haddi aşarsa, onun için can yakıcı bir azap vardır.

Tefsir / dipnot (4)

Gerekli görüldü, zorunlu kılındı.

Köleye köle. "Abd", kul ve köle demektir.

Hürse hür, köleyse köle, kadınsa kadın; kim öldürmüşse o. Kelimesi kelimesine, "Hüre hür, köleye köle, kadına kadın." denmiş olsa da anlam olarak "Öldüren öldürülür, yani kim öldürmüşse o öldürülür." denmektedir. Söylenmek istenen şey şudur: "Öldürenin yerine, başka bir kimse öldürülemez. Cahiliye döneminde kimi öldürülmelerde, öldüren kimsenin yerine, diyet olarak bir başkası öldürülüyordu. Örneğin, öldüren güçlü bir ailedense, onun yerine, o ailenin sahip olduğu kölesi diyet olarak öldürülebiliyordu.

Birinci dereceden yakını.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Öldürülenler hakkında, size tıpkısı karşılık yazıldı: ‘Özgüre karşı özgür, tutsağa karşı tutsak ve kadına karşı kadın!' Fakat onun kardeşi tarafından bağışlanırsa, göreneğe uymalı ve güzellikle ödemelidir. Bu, Efendinizden bir yumuşatma ve rahmettir. Bundan sonra kim saldırırsa, onun için acı bir ceza vardır.

İbni Kesir

Ey iman edenler; öldürmede size kısas farz kılındı. Hür; hür ile, köle; köle ile, dişi; dişi ile. Ama kim de kardeşi tarafından affedilirse, ma'ruf olan emre ittiba etmeli ve ona güzellikle ödemelidir. Bu, Rabbınız tarafından bir hafifletme ve rahmettir. Kim, bundan sonra da tecavüzde bulunursa; onun için pek acıklı bir azab vardır.

Gültekin Onan

Ey inananlar, öldürülenler hakkında size kısas yazıldı (farz kılındı). Özgüre karşı özgür, köleye karşı köle ve dişiye karşı dişi. Fakat kim (hangi katilin) lehine, onun (maktülün) kardeşi (varisi veya velisi) tararfından bağışlanırsa, artık (yapılması gereken) örfe uymak (ve) ona (maktülün varis veya velisine) güzellikle (diyet) ödemektir. Bu rabbinizden bir hafifletme ve bir rahmettir. Ancak kim bundan sonra tecavüzde bulunursa, onun için elem verici bir azap vardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın. Öldüren kişi, kardeşi (maktulün velisi) tarafından bağışlanmışsa artık ona örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemek gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da haddi aşan kimseye elem verici azap vardır.

Şaban Piriş

Ey İman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hür olan ile hür, köle ile köle, kadın ile kadın öldüren kişi, kardeşi (maktulün velisi) tarafından bağışlanmışsa artık ona örfe uymak ve bağışlayana güzellikle diyet ödemesi gerekir. Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra da haddi aşan kimseye elem verici azap vardır.

Ali Özek ve diğerleri

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre hür, köleye köle, kadına kadın (öldürülür). ancak her kimin cezası, kardeşi (öldürülenin velisi) tarafından bir miktar bağışlanırsa artık (taraflar) hakkaniyete uymalı ve (öldüren) ona (gereken diyeti) güzellikle ödemelidir. Bu söylenenler, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir. Her kim bundan sonra haddi aşarsa muhakkak onun için elem verici bir azâp vardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Allah'a iman eden ve resulüne tabi olanlar! Bilerek ve düşmanca başkalarını öldürmesi halinde, katilin işlediği suçun misliyle cezalandırılması sizlere farz kılındı. Öldürülen hür kimseye karşılık hür kimse, köleye karşılık köle, kadına karşılık da kadın öldürülür. Maktul ölmeden önce veya maktulün velisi diyet karşılığında -diyet katilin affedilmesi için ödediği belli bir miktar maldır- katili affederse, affeden kimse artık başa kakmadan ve eza etmeden örfe uygun bir şekilde katilden diyet talep etmenin ardına düşmesi gerekir. Katil de, diyeti oyalamadan ve ertelemeden güzellikle verir. Bu affetme ve diyet alma izni, Rabbinizden size bir hafifletme ve bu ümmete bir rahmettir. Katilin affedilmesi ve diyetin kabul edilmesinin ardından her kim, katile bir saldırıda bulunursa, Allah Teâlâ tarafından onun için elem verici bir azap vardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَا—يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.
كُتِبَكتبفرض.
عَلَيْكُمُعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
ٱلْقِصَاصُقصصالقصاص: معاقبة الجاني بمثل ما فعل.
فِيفيحرف جر يفيد معنى التعليل.
ٱلْقَتْلَىقتلالمقتولين.
ٱلْحُرُّحررالحر: ضد العبد، أصله من الحَرِّ الذي هو ضد البرد، وذلك أن الحُرّ له من الأنفة وحرارة الحمية ما يبعثه على المكرمة، بخلاف العبد، ثم قيل للأكرم من كل شيء: حُرٌّ تشبيهًا بالرجل الحر.
بِٱلْحُرِّحررالحر: ضد العبد، أصله من الحَرِّ الذي هو ضد البرد، وذلك أن الحُرّ له من الأنفة وحرارة الحمية ما يبعثه على المكرمة، بخلاف العبد، ثم قيل للأكرم من كل شيء: حُرٌّ تشبيهًا بالرجل الحر.
وَٱلْعَبْدُعبدعبد بحكم الشارع، وهو ما يجوز بيعه وشراؤه من الآدميين، وهو الرقيق، ضدّ الحر.
بِٱلْعَبْدِعبدعبد بحكم الشارع، وهو ما يجوز بيعه وشراؤه من الآدميين، وهو الرقيق، ضدّ الحر.
وَٱلْأُنثَىٰأنثالأنثى: خلاف الذكر.
بِٱلْأُنثَىٰأنثالأنثى: خلاف الذكر، وهي: من تحمل وتلد.
فَمَنْمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
عُفِيَعفوعفي له: تجاوز له ولي المقتول عن شيء.
لَهُلاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
مِنْمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
أَخِيهِأخوأخيه: الذي تجمعه به أخوة الايمان، والمراد: ولي المقتول.
شَيْءٌشيأالمراد بالعفو عن شيء: العفو عن الاقتصاص من الجاني والاكتفاء بأخذ الدية.
فَٱتِّبَاعٌتبعفمطالبة. واتباع بالمعروف، يعني: مطالبة بحسن خلق وبلا عنف.
بِٱلْمَعْرُوفِعرفعلى الوجه المستحسن شرعاً وعرفاً.والمعروف: اسمٌ لكلّ فعل يُعْرَفُ بالعقل أو الشّرع حسنه.
وَأَدَاءٌأديوقضاء.
إِلَيْهِإلىإلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية.
بِإِحْسَٰنٍحسنالإحسان: الإكرام أو الطريقة الجميلة، والمراد: من غير تأخير ولا نقص.
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
تَخْفِيفٌخففرفع من أثقال التكاليف.
مِّنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
رَّبِّكُمْرببإلهكم المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
وَرَحْمَةٌرحمالرحمة: نقيض العذاب. والرحمة صفة من صفات الله الثابتة له سبحانه وعلى الوجه الذي يليق به. ‌وأصل ‌الرحمة من المخلوق: رقة القلب والانعطاف ومنه الرحم لانعطافها على ما فيها.
فَمَنِمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
ٱعْتَدَىٰعدوظلم وتجاوز الحد.
بَعْدَبعدبعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم.
ذَٰلِكَذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد.
فَلَهُلاللام: حرف جر يفيد الإستحقاق.
عَذَابٌعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
أَلِيمٌألمموجع شديد الإيلام. و‌الأليم: ‌الموجع في القرآن كله.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} ومد منفصل. والألف المقصورة من {الْقَتْلَى} تثبت وقفًا وتحذف

وصلا للتخلص من التقاء الساكنين. وفي {شَيْءٌ فَاتِّبَاعٌ} إخفاء حقيقي. وفي

{فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ} إقلاب، وفي {وَأَدَاءٌ} مد متصل، وفي {تَخْفِيفٌ

مِنْ} إدغام بغنة. وفي {مِنْ رَبِّكُمْ} إدغام بغير غنة. وكسرت نون {فَمَنِ

اعْتَدَى} للتخلص من الساكنين وفي {فَلَهُ} مد صلة قصيرة. وفي {عَذَابٌ أَلِيمٌ}

إظهار حلقي، وعلامته التنوين المركب.