A'râf Suresi 40. Ayet
Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 40/206
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا وَٱسْتَكْبَرُوا۟ عَنْهَا لَا تُفَتَّحُ لَهُمْ أَبْوَٰبُ ٱلسَّمَآءِ وَلَا يَدْخُلُونَ ٱلْجَنَّةَ حَتَّىٰ يَلِجَ ٱلْجَمَلُ فِى سَمِّ ٱلْخِيَاطِ ۚ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُجْرِمِينَ
İnnellezine kezzebu bi ayatina vestekberu anha la tufettehu lehum ebvabus semai ve la yedhulunel cennete hatta yelicel cemelu fi semmil hiyat ve kezalike neczil mucrimin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
A'râf Suresi 40. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler! Biz suçluları işte böyle cezalandırırız.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Elbette ayetlerimizi tekzib eden ve onlara iymanı kibirlerine yediremiyen kimselere Semanın kapıları açılmaz ve cemel iğnenin deliğinden geçinceye kadar onlar Cennete girmezler, işte mücrimleri biz böyle cezalandırırız
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ayetlerimizi yalanlayan ve onlara imanı kibirlerine yediremeyen kimselere kesinlikle gök kapıları açılmayacak ve deve iğnenin deliğinden geçmedikçe onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte Biz suçluları böyle cezalandırırız.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bizim ayetlerimizi yalan sayıb da onlara karşı kibirlenmek isteyenler (yok mu?) onlar için gök kapıları açılmayacak, onlar, deve iğne deliğine girinceye kadar, cennete girmeyeceklerdir. Biz günahkarları böyle cezalandırırız.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bizim ayetlerimizi yalanlayan ve onlara inanmağa tenezzül etmeyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve deve, iğne deliğinden geçinceye kadar onlar cennete giremeyeceklerdir! İşte suçluları böyle cezalandırırız.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ayetlerimizi yalan sayanlara ve onları kabule tenezzül etmeyenlere gök kapıları açılmayacak ve deve iğne deliğinden geçmedikçe onlar da cennete giremeyeceklerdir. İşte Biz, suçlu kafirleri böyle cezalandırırız!
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Şüphesiz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçek şu ki, Ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan ve onlara tepeden bakan kimselere göğün kapıları açılmayacaktır; ve onlar, halatın iğne deliğinden geçebilmesinden daha kolay giremeyecekler cennete. Günaha gömülüp gidenleri Biz işte böyle cezalandırırız.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ayetlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, onlara gök kapıları açılmayacak, halat iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ayetlerimizi yalanlayan ve büyüklenenler var ya, onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar deve[1] iğnenin deliğinden geçmedikçe, Cennet'e giremeyeceklerdir. Mücrimleri[2] böyle cezalandırırız.
Tefsir / dipnot (2)
Veya kalın urgan.
Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, "Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve Ona karşı büyüklük taslayanlar; onlara gök kapıları açılmaz. Halat iğne deliğinden geçinceye değin cennete giremezler. Suçluları, işte böyle cezalandırırız.[120]
Tefsir / dipnot (1)
"Halat" olarak yazdığımız "Cemel" sözcüğü, Kur'an çevirilerinin çoğunluğunda, sözcüğün diğer anlamı olan "Deve" biçiminde çevrilmiştir. Aslında, halat sözcüğü ayetteki betimlemeye daha uygundur. Bu sözcüğün tıpkısı nedeniyle, 77:33 ayetinde de benzer çeviri ayrılıkları yapılmıştır.
İbni Kesir
Muhakkak ki ayetlerimizi yalan sayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara; işte onlara, göğün kapıları açılmaz ve onlar; deve iğne deliğinden geçinceye kadar cennete de giremezler. Biz, suçluları işte böyle cezalandırırız.
Gültekin Onan
Kuşkusuz ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara karşı büyüklenenler, onlar için göğün kapıları açılmaz ve halat (ya da deve) iğnenin deliğinden geçinceye kadar cennete girmezler. Biz suçlu-günahkarları işte böyle cezalandırırız.
Rowad Tercüme Merkezi
Ayetlerimizi yalanlayıp onlara karşı büyüklük taslayanlara gökyüzünün kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçmedikçe, onlar da Cennet'e giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanlayıp, onlara karşı büyüklük taslayanlara, (öldükten sonra ruhları için) gök kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçmedikçe, onlar cennete giremeyeceklerdir. İşte biz, suçluları böyle cezalandırırız.
Ali Özek ve diğerleri
Bizim âyetlerimizi yalanlayıp da onlara karşı kibirlenmek isteyenler var ya, işte onlara gök kapıları açılmayacak ve onlar, deve, iğne deliğinden geçmedikçe Cennet'e giremezler. Suçluları işte böyle cezalandırırız!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Şüphesiz bizim apaçık ayetlerimizi yalanlayanlar, onları yerine getirmekten ve onlara boyun eğmekten büyüklenenler bütün hayırlara karşı ümitsizlik içindedir. Küfürleri sebebiyle amelleri ve öldükleri zaman da ruhları için gökyüzünün kapıları asla açılmaz. Onlar, hayvanların en büyüklerinden biri olan devenin nesnelerin en darı olan iğnenin deliğinden geçinceye kadar, asla cennete giremezler. Bu ise imkânsızdır. Bununla onların cennete girmelerinin imkânsız olduğu ifade edilmektedir. İşte Allah, günahları çok büyük olan kimseleri böyle cezalandırır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب، يُفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَذَّبُوا | كذب | كذبوا بآياتنا: أنكروها. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | حججنا وأدلتنا. | |||
| وَٱسْتَكْبَرُوا | كبر | وتعاظموا وتعالوا. | |||
| عَنْهَا | عن | عن: حرف جر، يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| تُفَتَّحُ | فتح | لا تفتح: لا يقبل دعاؤهم ولا تفتح لأعمالهم في الحياة ولا لأرواحهم عند الممات أبواب السماء. | |||
| لَهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| أَبْوَٰبُ | بوب | مداخل. | |||
| ٱلسَّمَاءِ | سمو | مصدر سما، وهي: كل ما علاك فأظلك من سقف ونحوه، والمراد: ما يقابل الأرض، وعددها سبع، ولها أبواب تُفَتَّح. | |||
| وَلَا | لا | لا: نافية غير عاملة. | |||
| يَدْخُلُونَ | دخل | دخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله. | |||
| ٱلْجَنَّةَ | جنن | الجنة: هي في الأصل البستان ذو الشجر الساتر بأشجاره الأرض. وقد يُطلق على الأشجار نفسها جنّة، والمراد: الجنة التي غرسها الله بيده، والتي يرحم بها من يشاء، والتي بها ما لا عين رأت ولا أذن سمعت، ولا خطر على قلب بشر. | |||
| حَتَّىٰ | حتى | حرف جر بمعنى "إلى أن". | |||
| يَلِجَ | ولج | يدخل. | |||
| ٱلْجَمَلُ | جمل | الكبير من ذكور الإبل. | |||
| فِي | في | حرف جر، يفيد معنى الظرفية | |||
| سَمِّ | سمم | سم الخياط: ثقب الإبرة، ويلج الجمل في سم الخياط: عبارة يعبر بها عن كل ما هو ميؤوس منه. | |||
| ٱلْخِيَاطِ | خيط | الإبرة. | |||
| وَكَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| نَجْزِي | جزي | الجزاء: المكافأة بالخير أو الشر حسب العمل. | |||
| ٱلْمُجْرِمِينَ | جرم | الكافرين المعاندين. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنَّ} حرف غنة {بِآيَاتِنَا} مد بدل {أَبْوَابُ} قلقلة في الباء
{السَّمَاءِ} مد متصل {يَدْخُلُونَ} قلقلة في الدال {الْجَنَّةَ} غنة، وكذا في ميم
{سَمِّ} وياء {الْخِيَاطِ} مع الألف مرققة، والطاء مقلقلة وقفًا {نَجْزِي} قلقلة
في الجيم. وتحذف الياء وصلًا للساكن بعدها وهو {الْمُجْرِمِينَ} وتثبت وقفًا.