Mâide Suresi 3. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 3/120
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةُ وَٱلدَّمُ وَلَحْمُ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ وَٱلْمُنْخَنِقَةُ وَٱلْمَوْقُوذَةُ وَٱلْمُتَرَدِّيَةُ وَٱلنَّطِيحَةُ وَمَآ أَكَلَ ٱلسَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى ٱلنُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُوا۟ بِٱلْأَزْلَـٰمِ ۚ ذَٰلِكُمْ فِسْقٌ ۗ ٱلْيَوْمَ يَئِسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِ ۚ ٱلْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِى وَرَضِيتُ لَكُمُ ٱلْإِسْلَـٰمَ دِينًا ۚ فَمَنِ ٱضْطُرَّ فِى مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِّإِثْمٍ ۙ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Size şunlar haram kılındı: ölü, kan, hınzir eti, Allahdan başkasının namına boğazlanan, bir de boğulmuş, yahud vurulmuş yahud yuvarlanmış, yahud süsülmüş, yahud canavar yırtmış olub da canı üzerinde iken kesmedikleriniz ve dikili taşlar üzerinde boğazlananlar ve zararla kısmet paylaşmanız, hep bunlar birer fısk (yoldan çıkıştır) bu gün kafirler dininizi söndürebilmekten ümidlerini kestiler, onlardan korkmayın, yalnız benden korkun, işte bugün sizin için dininizi kemale yetirdim, üzerinizdeki ni'metimi tamama irdirdim ve size din olarak islama rıza verdim, şu kadar ki her kim son derece açlık halinde çaresiz kalırda günaha meyl maksadı olmaksızın onlardan yemeğe muztarr olursa elbette Allah gafur, rahimdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Size şunlar haram kılındı: Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenmiş olup da henüz canlı iken kesmedikleriniz, dikili taşlar üzerinde boğazlananlar ve zararla kısmet paylaşmanız. Bunlar, birer yoldan çıkıştır. Bugün kafirler dininizi söndürebilmekten ümitlerini kestiler; onlardan korkmayın, yalnız benden korkun! İşte bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak müslümanlığa razı oldum. Her kim aşırı açlık durumunda çaresiz kalır da günaha eğilim maksadı olmaksızın, onlardan yemek zorunda olursa, elbette Allah, bağışlayandır, merhamet sahibidir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ölü, kan, domuz eti, Allahdan başkası adına boğazlanan, — (henüz canı üstünde iken yetişib) kesdikleriniz müstesna olmak üzere — boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan yuvarlanmış, süsülmüş, canavar yırtmış olub da ölenler, dikili taşlar üzerinde (onlar adına) boğazlanan (hayvanlar), fal oklarıyle kısmet (ve hüküm) aramanız üzerinize haram edilmişdir. (Bütün) bunlar yoldan çıkışdır. Bu gün kafirler dininizden umudlarını kesdiler. Artık onlardan korkmayın. Benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki ni'metimi tamamladım ve size din olarak müslümanlığı (verib ondan) hoşnud oldum. Kim son derece açlık haalinde çaresiz kalırsa, günaha meyil maksadı olmaksızın (haram olan etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (tahta veya taşla) vurul(arak öldürül)müş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış ve canavar parçalayarak ölmüş olan havyanlar -henüz canları çıkmadan kestikleriniz hariç- dikili taşlar (putlar) adına boğazlanan hayvanlar ve fal oklariyle kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (insanı yoldan çıkaran kötü şeylerdir). Bugün artık inkar edenler, sizin dininiz(i yok etmek)den umudu kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun! Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size ni'metimi tamamladım ve size din olarak İslam'a razı oldum. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa ona günah yoktur. Doğrusu, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adına kesilen, henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz müstesna; boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanmış, boynuzlanmış yahut canavar tarafından parçalanmış olup da ölen hayvanların etleri, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanların etleri ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler. Bütün bunlar itaat dışına çıkıştır. Artık bugün kafirler dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın, Benden çekinin. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı beğendim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ölü eti, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim. Kim 'şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ölü eti, kan ve domuz eti ve üstünde Allahtan başkasının anıldığı hayvanlar ve boğulan, dövülerek öldürülen veya düşerek ölen veya derisi yüzülerek öldürülen veya vahşi bir hayvan tarafından parçalanan hayvanlar, canlı iken (bizzat) kestikleriniz hariç, size yasaklanmıştır ve putperest sunaklarında kesilenler (de yasaktır). Kehanet yoluyla gelecekte sizi neyin beklediğini öğrenmeye çalışmanız da (yasaklanmıştır): Bu günahkarca bir davranıştır. Bugün hakikati inkara şartlanmış olanlar, sizin dininiz(i terk edeceğiniz)den artık ümitlerini tamamen kestiler: Öyleyse, onlardan korkmayın, yalnız Benden korkun!. Bugün dininizi sizin için kemale erdirdim, nimetlerimin tamamını size bahşettim ve Bana teslimiyeti sizin dininiz olarak belirledim. Günaha eğiliminden değil de hayati bir zaruret sonucu (yasak şeylere) sürüklenenlere gelince, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kurban edilenler, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz hariç- ve dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır. Bugün kafirler, sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha düşmeye meyilli olmadan (bu hayvanlardan yiyebilir.) Allah, bağışlayandır, merhametlidir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak[1] kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları[2] ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır.[3] Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu[4] duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi[5] tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Tefsir / dipnot (5)
Allah'tan başka şeylere adanan. Başka ilahlar için kesilen. Hayvan kesilirken üzerine Allah'ın adının anılmamış olması onu haram yapmaz. Diğer bir deyimle Allah'tan başka ilahlar adına kesmeye niyetlenmiş olmamak koşulu ile kesilen, ancak üzerinde Allah'ın adı anılmamış olan hayvanların etlerini yemek helaldir.
Cahiliye döneminde Araplar bir şey yapmaya niyet ettikleri zaman karar vermek için üç ok alırlardı. Üzerlerine, Rabb'im emretti, Rabb'im yasakladı yazarak ve birini de boş bırakarak bir torbaya koyar, sonra da içlerinden birini çekerler ve onun üzerinde yazılı olana göre karar verirlerdi.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
Derin saygı ve içten sevgi.
Vahyin gönderilişini.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası için kesilmiş olanlar; ayrıca, boğulmuş, vurulmuş, yüksek yerden düşmüş, boynuzlanmış olan, ama ölmeden kestikleriniz dışındakiler; bunlardan başka, yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar da size yasaklanmıştır. Tapıncak yapılmış taşlarda kesilenler ve fal yoluyla gelecek aramanız da yasaklanmıştır. Bunlar, sapkınlıktır. Nankörlük edenler, dininizden bugün umutlarını kestiler. Artık, onlardan korkmayın; Benden korkun. Dininizi, bugün size olgunlaştırdım, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamiyet'i seçtim. Yine de kim açlık durumunda umarsız kalır ve suç işlemeye istekle yönelmezse; kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
İbni Kesir
Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlananlar, boğularak, vurularak, yuvarlanarak veya sürüklenerek ölen, yırtıcı hayvan tarafından parçalananlar, canları çıkmadan evvel kestiğiniz müstesna, dikili taşlar üzerine kesilenler ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır. Bugün, küfredenler sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Öyleyse onlardan korkmayın da Ben'den korkun. Bugün, dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyeti beğendim. Her kim ki açlıktan darda kalırsa günaha kaymaksızın (bunlardan yemeğe mecbur olursa) muhakkak ki, Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Gültekin Onan
Leş, kan, domuzun eti ve Tanrı'dan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç- dikili taşlar üzerinde boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Bugün kafirler, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Ben'den korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak islamı seçip beğendim. Kim 'şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah sizlere şer'î üsullere göre kesilmeyen hayvanların etini, akıtılmış kanı ve domuz etini, kesim esnasında Allah'ın isminden başka bir isim zikredilerek kesilen hayvanı, boğularak öldürülen, darp edilerek öldürülen, yüksek yerden düşerek ölen, başka bir hayvanın süsmesiyle ölen hayvan, aslan, kaplan ve kurt gibi yırtıcı hayvanların öldürdükleri hayvanları haram kılmıştır. Ancak zikredilen hayvanlardan daha ölmeden önce yetişip kestikleriniz hariçtir. Böylesi hayvanlar size helaldir. Putlara kesilenleri de haram kıldı. Sizinle ilgili yüce Allah'ın belirlemiş olduğu gaybı bardak falı bakarak, o da üzerinde (yap) ve (yapma) gibi emir ve yasakların yazıldığı taşlar ve oklar olup, bir kimse kendisi için ondan çıkan sonuca göre hareket ettiği falcılıktır, bunu da size haram kılmıştır. Zikredilmiş olan o haramları yapmak Allah'ın taatinden çıkmaktır. Bugün kâfirler, görmüş oldukları kuvvetinden dolayı sizlerin İslam dininden çıkmanızdan ve cahiliyet dinine dönmenizden ümitlerini kestiler. Onlardan korkmayınız, yanlız benden korkunuz. Sizin üzerinize gizli ve açık nimetimi tamamladım. Size din olarak İslam'ı seçtim. Ondan başka bir dini kabul etmem. Kim günah işlemek amacıyla değil de açlık sebebiyle ölü hayvandan yemek mecburiyetinde kalırsa üzerine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz yüce Allah çokça bağışlayandır, merhamet edendir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Ölü, kan, domuz eti, Allah´tan başkası adına boğazlananlar, boğularak, vurularak, yuvarlanarak veya sürüklenerek ölen, yırtıcı hayvan tarafından parçalananlar, canları çıkmadan evvel kestiğiniz müstesna, dikili taşlar üzerine kesilenler ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır. Bugün, küfredenler sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Öyleyse onlardan korkmayın da Ben´den korkun. Bugün, dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyeti beğendim. Her kim ki açlıktan darda kalırsa günaha kaymaksızın (bunlardan yemeğe mecbur olursa) muhakkak ki, Allah Gafur´dur, Rahim´dir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
3- Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına boğazlananlar, (ölmeden önce yetişip de) kestikleriniz hariç olmak üzere boğulmuş, darbe almış, yüksek bir yerden yuvarlanmış, süsülmüş ve yırtıcı bir hayvan tarafından yenmiş hayvanlarla putlar üzerine boğazlanan hayvanlar ve fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bütün bunlar fısktır. Bugün kâfirler dininizden (dönmenizden) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı beğenip seçtim. Kim son derece aç olur da günaha meyletmeksizin (bu sayılanlardan yemek) zorunda kalırsa, şüphesiz Allah Ğafûrdur, Rahîmdir.
3. Burada Yüce Allah’ın daha önce “size okunacak olanlar hariç olmak üzere” buyruğunda sözünü ettiği hususlarla karşı karşıya bulunuyoruz. Şu bilinmelidir ki Allah tebâreke ve teâlâ herhangi bir şeyi haram kılarsa onu, mutlaka kullarını korumak ve bu haram kılınan şeylerdeki zararlara karşı onları himaye etmek için haram kılmıştır. Bu hususu kullara bazen açıklar, bazen de açıklamayabilir. Yüce Allah bizlere “leş”i haram kıldığını haber vermektedir. Leşten (الميتة) kasıt, dine uygun bir kesim olmaksızın hayatını yitirmiş olan hayvandır. Böyle bir hayvanı yemek zararı dolayısı ile haramdır. Bunun zararı ise yiyene zarar verecek şekilde kanının içinde ve eti arasında hapsolup kalmasıdır. Çoğu zaman böyle bir hayvan, ölümüne sebep olacak herhangi bir hastalıktan dolayı ölür ve bu da yiyene zarar verir. Bundan çekirgelerle balıkların ölüleri müstesnadır. Çünkü onlar helâldir. “Kan”dan kasıt bir başka âyeti kerimede de (el-En’am, 6/145) kayıtlandığı gibi akmış kandır. “Domuz eti”; Bu haramlık, domuzun diğer bütün bölümlerini de kapsar. Yüce Allah’ın eti yenmeyen diğer yırtıcı hayvanlar arasından özellikle domuzu anmasının sebebi, Kitap ehlinden olan hıristiyanlardan bir kesimin Allah’ın domuzu kendilerine helâl kıldığını iddia etmeleridir. Yani siz onların bu iddialarına aldanmayın, bilakis o da diğer murdar şeyler arasında olup haram kılınmıştır. “Allah’tan başkası adına boğazlananlar” yani kesimi esnasında Allah’ın dışında put, evliya, türbeler, yıldızlar ve buna benzer yaratılmışların adı anılarak kesilenler. Yüce Allah’ın adının anılması kesilen hayvanı helâl kıldığı gibi üzerine Allah’tan başkasının adının anılması ona manevi bir pislik kazandırır. Çünkü böyle bir şey Allah’a şirk koşmaktır. “Boğulmuş” elle veya iple yahut da hayvanın başını dar bir şeye sokması ve başını oradan çıkartamaması sonucu ölmesi vb. şekillerde boğularak ölen leş; “darbe almış”, kasıtlı olsun olmasın sopa, taş yahut tahta parçası ile vurulmuş ya da üzerine herhangi bir şeyin yıkılması sebebi ile ölmüş olan leş; “yüksek bir yerden yuvarlanmış” dağ, duvar, dam ve buna benzer yüksek yerlerden düşerek ölen; “süsülmüş” başka bir hayvanın süstüğü/boynuzlayıp ölümüne sebep olduğu hayvan; “yırtıcı bir hayvan tarafından yenmiş” yani kurt, arslan, kaplan yahut da av hayvanlarını yakalayan yırtıcı kuşlar tarafından yenilen hayvanlar. Eğer bu yırtıcı hayvanın yemesi sebebi ile ölmüşlerse bunlar da helâl olmaz. Yüce Allah’ın:“(ölmeden önce yetişip de) kestikleriniz hariç olmak üzere” buyruğu işte boğulan, darbe alan, yüksek bir yerden yuvarlanan, süsülen ve yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanan hayvanlar ile ilgilidir. Eğer bunlar henüz canları çıkmadan önce kesilecek olurlarsa ve dine uygun kesimin yapılabileceği kadar yaşam belirtilerine sahipse yenilebilirler. Bundan dolayıdır ki fukaha şöyle demiştir:“Yırtıcı hayvan veya bir başkası şâyet avının bağırsaklarını ayırmış ya da boğazını koparmış ise artık ondaki canın varlığıyla yokluğu birdir. Çünkü böyle bir hayvanın kesilmesinde bir fayda olmaz.” Kimi fukaha ise hayvanda yalnızca hayatın var olmasına itibar etmiştir. Eğer hayvanda henüz can varken kesilecek olursa helâl olur, isterse bağırsakları ayrılmış olsun. Âyet-i kerimenin zahirinden anlaşılan da budur. “Ve fal okları ile kısmet aramanız size haram kılındı.” Kısmet aramaktan kasıt, neyin kısmet olduğunu ve neyin takdir edilmiş olduğunu bu yolla arayıp öğrenmek istemektir. Sözü edilen fal okları üç oktur. Bunlar cahiliye döneminde kullanılırdı. Bunlardan birisi üzerinde “yap” diğeri üzerinde “yapma” diye yazılı idi. Üçüncüsü üzerinde ise hiçbir yazı yoktu, boştu. Onlardan herhangi birisi bir yolculuğa çıkmak, evlenmek vb. gibi bir iş yapmak istedi mi boyutları birbirine eşit olan bu okları karıştırır, sonra da onlardan birisini çekerdi. Şâyet üzerinde “yap” yazılı olan ok çıkarsa o işi yapardı. “Yapma” yazılı ok çıkarsa o işi yapmaya girişmezdi. Üzerinde hiçbir yazı bulunmayan ok çıkarsa, bu iki oktan birisi çıkıncaya kadar ok çekmeye devam eder ve ona göre amel ederdi. İşte Allah, bu ve benzeri şekillerde kısmet aramayı onlara haram kıldı, bunun yerine de onlara bütün işlerinde Rablerine istiharede bulunma imkanı verdi. “Bütün bunlar fısktır.” Bununla Yüce Allah’ın kullarını korumak kastı ile haram kılmış olduğu ve az önce zikri geçen bütün haramlara işaret edilmektedir. Bunların fısk olduğu belirtilmektedir, yani bunlar, Allah’a itaatin dışına çıkarak şeytana itaatin alanına girmektir. Sonra Allah kullarına:“Bugün kâfirler dininizden (dönmenizden) ümitlerini kestiler” buyruğu ile onlara olan lütfunu hatırlatmaktadır. Kendisine işaret edilen “bugün” Arafe günüdür. Allah o günde dinini tamamlamış, kulu ve Rasûlünü zafere erdirmişti, müşrikler apaçık bir şekilde yardımsız kalmışlardı. Halbuki önceden mü’minleri dinlerinden geri çevirme arzusuna sahip idiler. Bu konuda umutları da vardı. Ancak İslâm’ın güçlendiğini, zafere kavuştuğunu, üstünlük sağladığını görünce artık mü’minlerin kendi dinlerine geri döneceklerinden yana ümitlerini büsbütün kestiler. Hatta onlardan korkmaya ve çekinmeye başladılar. Bundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in Veda Haccını yaptığı hicretin 10. yılında hiçbir müşrik hacca katılamadı ve Beytullah’ı çıplak bir kimse tavaf edemedi. Bu sebeple Allah: “Artık onlardan korkmayın, benden korkun” diye buyurmaktadır. Müşriklerden korkmayın, aksine sizi onlara karşı muzaffer kılan, onları yardımsız bırakan, bütün hile ve tuzaklarını başlarına geçiren Allah’tan korkun. “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim” Sizi tam bir zafere kavuşturmak, zahir ve batını ilgilendiren şer’î bütün hükümleri ikmal etmek, usul ve furuû eksiksiz olarak ortaya koymak sureti ile dininizi tamamladım. Bundan dolayı Kitap ve Sünnet; dinin bütün ahkâmında, usûl ve furûunda kelimenin tam anlamı ile yeterlidir. İnsanların akaidi ve ahkamı öğrenmeleri için Kitap ve Sünnet bilgisi dışında Kelam ve benzeri başka ilimlere muhtaç olduklarını söyleyen tekellüf ehli her bir kimse, cahildir ve bu iddiasında haksızdır. Üstelik o, dolaylı olarak dinin (eksik olduğunu ve) ancak kendi söylediği ve davet ettiği şey ile tamamlanacağını iddia ediyor, demektir. Bu ise zulmün en büyüğü, Allah ve Rasûlü’ne cehalet nisbet etmenin en ileri derecesidir. “Üzerinizdeki” gizli ve açık “nimetimi tamamladım ve size din olarak İslâm’ı beğenip seçtim” Sizi bu dine mensup olarak beğenip seçtiğim gibi, bu dini de sizin için beğenip seçtim. O halde onun gereklerini Rabbinize şükür olmak üzere yerine getirin. Size dinlerin en faziletlisi, en şereflisi ve en mükemmelini lütfettiği için de O’na hamd edin. “Kim son derece aç olur da günaha meyletmeksizin (bu sayılanlardan yemek) zorunda kalırsa,” yani Yüce Allah’ın: “leş, kan... size haram kılındı” buyruğunda geçen haramlardan herhangi bir şeyi yemeye mecbur kalır ve böyle bir zaruret ile karşı karşıya gelir de, “günaha meyletmeksizin” yani çaresiz kalmadıkça yememek ve kendisi için yeterli olacak miktardan fazlasını aşmamak sureti ile yerse “şüphesiz Allah Ğafûrdur,” yani mağfiret edendir, “Rahîmdir” yani merhamet edendir. Çünkü böyle bir durumda ona yemeyi mubah kılmış, bünyesini ayakta tutacak kadar yemesine -dininde herhangi bir eksiklik söz konusu olmaksızın- merhameti ile müsaade etmiştir.