Mâide Suresi 3. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 3/120
حُرِّمَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْمَيْتَةُ وَٱلدَّمُ وَلَحْمُ ٱلْخِنزِيرِ وَمَآ أُهِلَّ لِغَيْرِ ٱللَّهِ بِهِۦ وَٱلْمُنْخَنِقَةُ وَٱلْمَوْقُوذَةُ وَٱلْمُتَرَدِّيَةُ وَٱلنَّطِيحَةُ وَمَآ أَكَلَ ٱلسَّبُعُ إِلَّا مَا ذَكَّيْتُمْ وَمَا ذُبِحَ عَلَى ٱلنُّصُبِ وَأَن تَسْتَقْسِمُوا۟ بِٱلْأَزْلَـٰمِ ۚ ذَٰلِكُمْ فِسْقٌ ۗ ٱلْيَوْمَ يَئِسَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن دِينِكُمْ فَلَا تَخْشَوْهُمْ وَٱخْشَوْنِ ۚ ٱلْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِى وَرَضِيتُ لَكُمُ ٱلْإِسْلَـٰمَ دِينًا ۚ فَمَنِ ٱضْطُرَّ فِى مَخْمَصَةٍ غَيْرَ مُتَجَانِفٍ لِّإِثْمٍ ۙ فَإِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ
Hurrimet aleykumul meytetu veddemu ve lahmul hınziri ve ma uhılle li gayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel mutereddiyetu ven natihatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam, zalikum fisk, elyevme yeisellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevn el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmemtu aleykum ni'meti ve raditu lekumul islame dina fe menidturra fi mahmasatin gayra mutecanifin li ismin fe innallahe gafurun rahim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mâide Suresi 3. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Ölmüş hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, (henüz canı çıkmamış iken) kestikleriniz hariç; boğulmuş, darbe sonucu ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş ve yırtıcı hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar ile dikili taşlar üzerinde boğazlanan hayvanlar, bir de fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. İşte bütün bunlar fısk (Allah'a itaatten kopmak)tır. Bugün kafirler dininizden (onu yok etmekten) ümitlerini kestiler. Artık onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'ı seçtim. Kim şiddetli açlık durumunda zorda kalır, günaha meyletmeksizin (haram etlerden) yerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Size şunlar haram kılındı: ölü, kan, hınzir eti, Allahdan başkasının namına boğazlanan, bir de boğulmuş, yahud vurulmuş yahud yuvarlanmış, yahud süsülmüş, yahud canavar yırtmış olub da canı üzerinde iken kesmedikleriniz ve dikili taşlar üzerinde boğazlananlar ve zararla kısmet paylaşmanız, hep bunlar birer fısk (yoldan çıkıştır) bu gün kafirler dininizi söndürebilmekten ümidlerini kestiler, onlardan korkmayın, yalnız benden korkun, işte bugün sizin için dininizi kemale yetirdim, üzerinizdeki ni'metimi tamama irdirdim ve size din olarak islama rıza verdim, şu kadar ki her kim son derece açlık halinde çaresiz kalırda günaha meyl maksadı olmaksızın onlardan yemeğe muztarr olursa elbette Allah gafur, rahimdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Size şunlar haram kılındı: Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yuvarlanmış, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenmiş olup da henüz canlı iken kesmedikleriniz, dikili taşlar üzerinde boğazlananlar ve zararla kısmet paylaşmanız. Bunlar, birer yoldan çıkıştır. Bugün kafirler dininizi söndürebilmekten ümitlerini kestiler; onlardan korkmayın, yalnız benden korkun! İşte bugün dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak müslümanlığa razı oldum. Her kim aşırı açlık durumunda çaresiz kalır da günaha eğilim maksadı olmaksızın, onlardan yemek zorunda olursa, elbette Allah, bağışlayandır, merhamet sahibidir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Ölü, kan, domuz eti, Allahdan başkası adına boğazlanan, — (henüz canı üstünde iken yetişib) kesdikleriniz müstesna olmak üzere — boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan yuvarlanmış, süsülmüş, canavar yırtmış olub da ölenler, dikili taşlar üzerinde (onlar adına) boğazlanan (hayvanlar), fal oklarıyle kısmet (ve hüküm) aramanız üzerinize haram edilmişdir. (Bütün) bunlar yoldan çıkışdır. Bu gün kafirler dininizden umudlarını kesdiler. Artık onlardan korkmayın. Benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki ni'metimi tamamladım ve size din olarak müslümanlığı (verib ondan) hoşnud oldum. Kim son derece açlık haalinde çaresiz kalırsa, günaha meyil maksadı olmaksızın (haram olan etlerden yiyebilir). Çünkü Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlanan, boğulmuş, (tahta veya taşla) vurul(arak öldürül)müş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış ve canavar parçalayarak ölmüş olan havyanlar -henüz canları çıkmadan kestikleriniz hariç- dikili taşlar (putlar) adına boğazlanan hayvanlar ve fal oklariyle kısmet (şans) aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (insanı yoldan çıkaran kötü şeylerdir). Bugün artık inkar edenler, sizin dininiz(i yok etmek)den umudu kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun! Bugün sizin için dininizi olgunlaştırdım, size ni'metimi tamamladım ve size din olarak İslam'a razı oldum. Kim açlıktan daralır, günaha istekle yönelmeden bunlardan yemek zorunda kalırsa ona günah yoktur. Doğrusu, Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Size şunlar haram kılındı: Kendiliğinden ölen hayvan, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adına kesilen, henüz canı çıkmadan yetişip şartına uygun tarzda kestikleriniz müstesna; boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, yukarıdan yuvarlanmış, boynuzlanmış yahut canavar tarafından parçalanmış olup da ölen hayvanların etleri, putlara ait sunaklarda kesilen hayvanların etleri ve zar atarak, kumar oynayarak elde edilen etler. Bütün bunlar itaat dışına çıkıştır. Artık bugün kafirler dininizi söndürmekten ümitlerini kestiler. Öyleyse onlardan korkmayın, Benden çekinin. İşte bugün sizin dininizi kemale erdirdim ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı beğendim. Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, haram olan etlerden yiyebilir. Çünkü Allah gafurdur, rahimdir (affı ve merhameti boldur).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Ölü eti, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç,- dikili taşlar üzerine boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır (günahla yoldan sapmadır.) Bugün inkara sapanlar, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçip beğendim. Kim 'şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ölü eti, kan ve domuz eti ve üstünde Allahtan başkasının anıldığı hayvanlar ve boğulan, dövülerek öldürülen veya düşerek ölen veya derisi yüzülerek öldürülen veya vahşi bir hayvan tarafından parçalanan hayvanlar, canlı iken (bizzat) kestikleriniz hariç, size yasaklanmıştır ve putperest sunaklarında kesilenler (de yasaktır). Kehanet yoluyla gelecekte sizi neyin beklediğini öğrenmeye çalışmanız da (yasaklanmıştır): Bu günahkarca bir davranıştır. Bugün hakikati inkara şartlanmış olanlar, sizin dininiz(i terk edeceğiniz)den artık ümitlerini tamamen kestiler: Öyleyse, onlardan korkmayın, yalnız Benden korkun!. Bugün dininizi sizin için kemale erdirdim, nimetlerimin tamamını size bahşettim ve Bana teslimiyeti sizin dininiz olarak belirledim. Günaha eğiliminden değil de hayati bir zaruret sonucu (yasak şeylere) sürüklenenlere gelince, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, rahmet kaynağıdır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Leş, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına kurban edilenler, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -ölmeden yetişip kestikleriniz hariç- ve dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır. Bugün kafirler, sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam'dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha düşmeye meyilli olmadan (bu hayvanlardan yiyebilir.) Allah, bağışlayandır, merhametlidir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkasının adı anılarak[1] kesilen ve boğularak ölmüş, vurularak ölmüş, yüksekten düşerek ölmüş, boynuzlanarak ölmüş; yırtıcı hayvan tarafından yenmiş -canı çıkmadan kesilmiş olanlar hariç- ve putlar adına kesilenler haram kılındı. Fal okları[2] ile kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır.[3] Artık, Kafirler, dininize bir şey yapmaktan umutlarını kesmişlerdir. Öyleyse, onlara huşu[4] duymayın. Bana huşu duyun. Bugün, sizin için dininizi kemale erdirdim/ikmal ettim ve sizin üzerinize nimetimi[5] tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim/ beğendim. Kim açlıktan dolayı mecbur kalırsa, istekli olmaksızın bunlardan yiyebilir. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Tefsir / dipnot (5)
Allah'tan başka şeylere adanan. Başka ilahlar için kesilen. Hayvan kesilirken üzerine Allah'ın adının anılmamış olması onu haram yapmaz. Diğer bir deyimle Allah'tan başka ilahlar adına kesmeye niyetlenmiş olmamak koşulu ile kesilen, ancak üzerinde Allah'ın adı anılmamış olan hayvanların etlerini yemek helaldir.
Cahiliye döneminde Araplar bir şey yapmaya niyet ettikleri zaman karar vermek için üç ok alırlardı. Üzerlerine, Rabb'im emretti, Rabb'im yasakladı yazarak ve birini de boş bırakarak bir torbaya koyar, sonra da içlerinden birini çekerler ve onun üzerinde yazılı olana göre karar verirlerdi.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
Derin saygı ve içten sevgi.
Vahyin gönderilişini.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Leş, kan, domuz eti ve Allah'tan başkası için kesilmiş olanlar; ayrıca, boğulmuş, vurulmuş, yüksek yerden düşmüş, boynuzlanmış olan, ama ölmeden kestikleriniz dışındakiler; bunlardan başka, yırtıcı bir hayvan tarafından parçalanmış hayvanlar da size yasaklanmıştır. Tapıncak yapılmış taşlarda kesilenler ve fal yoluyla gelecek aramanız da yasaklanmıştır. Bunlar, sapkınlıktır. Nankörlük edenler, dininizden bugün umutlarını kestiler. Artık, onlardan korkmayın; Benden korkun. Dininizi, bugün size olgunlaştırdım, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamiyet'i seçtim. Yine de kim açlık durumunda umarsız kalır ve suç işlemeye istekle yönelmezse; kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.
İbni Kesir
Ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası adına boğazlananlar, boğularak, vurularak, yuvarlanarak veya sürüklenerek ölen, yırtıcı hayvan tarafından parçalananlar, canları çıkmadan evvel kestiğiniz müstesna, dikili taşlar üzerine kesilenler ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar fasıklıktır. Bugün, küfredenler sizin dininizden ümitlerini kesmişlerdir. Öyleyse onlardan korkmayın da Ben'den korkun. Bugün, dininizi kemale erdirdim, üzerinize olan nimetimi tamamladım ve size din olarak İslamiyeti beğendim. Her kim ki açlıktan darda kalırsa günaha kaymaksızın (bunlardan yemeğe mecbur olursa) muhakkak ki, Allah Gafur'dur, Rahim'dir.
Gültekin Onan
Leş, kan, domuzun eti ve Tanrı'dan başkası adına kesilen, boğulmuş, vurulmuş, yüksek bir yerden düşmüş, boynuzlanmış, yırtıcı hayvan tarafından yenmiş, -(henüz canlıyken yetişip) kestikleriniz hariç- dikili taşlar üzerinde boğazlanan (hayvanlar) ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar fısktır. Bugün kafirler, sizin dininizden (dininizi yıkmaktan) umut kesmişlerdir. Artık onlardan korkmayın, Ben'den korkun. Bugün size dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve size din olarak islamı seçip beğendim. Kim 'şiddetli bir açlıkta kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalırsa' -günaha eğilim göstermeksizin- (bu haram saydıklarımızdan yetecek kadar yiyebilir.) Çünkü Tanrı bağışlayandır, esirgeyendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -(ölmeden önce yetişip) kestikleriniz hariç- ve (ibadet olunan putlar) dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve (karar vermek için) kaseler (içine yap-yapma-boş yazıp bu şekilde karar vermeniz) ile kura çekmeniz size haram kılınmıştır. İşte bunları yapmak (Allah'a itaatten) çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (döneceğiniz hakkında) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha yönelme kasdı olmadan (bu yasaklanan hayvanlardan yiyebilir.) Allah, çokça bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Şaban Piriş
Leş, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir şey vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar (ölmeden önce yetişip) kestikleriniz dışındakiler ve (ibadet olunan putlar) dikili taşlar adına kesilen hayvanlar ve (karar vermek için) kaseler (içine yap-yapma-boş yazıp bu şekilde karar vermeniz) ile kura çekmeniz size haram kılınmıştır. İşte bunları yapmak (Allah'a itaatten) çıkmaktır. Bugün kâfirler, sizin dininizden (döneceğiniz hakkında) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’dan razı oldum. Kim, açlık dolayısıyla zorda kalırsa, günaha yönelme kasdı olmadan (bu yasaklanan hayvanlardan yiyebilir.) Allah, çokça bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ali Özek ve diğerleri
Size, ölü, kan, domuz eti, Allah'tan başkası üzerine kesilen (hayvan eti), (henüz can vermeden) yetişip kestiğiniz dışındaki boğulmuş, vurulmuş, yüksekten düşmüş, süsülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından parçalanmış, dikili taşlar üzerine kesilmiş olan hayvan (etlerini yemeniz) ve fal oklarıyla kısmet aramanız haram kılınmıştır. Bunların hepsi de "fısk" (Allah'ın tâatından çıkış) tır. Bugün, küfredenler, dîninizden ümitlerini kesmişlerdir. Bu sebeple onlardan artık korkmayın; benden korkun. Bugün size dîninizi ikmal ettim (kemale erdirdim) ve üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve dîn olarak, sizin için İslâm'ı seçtim. Her kim açlık halinde, mecbur kalırsa, günâha meyletmeksizin (haram kılınan etlerden yiyebilir); zira Allah, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Allah sizlere şer'î üsullere göre kesilmeyen hayvanların etini, akıtılmış kanı ve domuz etini, kesim esnasında Allah'ın isminden başka bir isim zikredilerek kesilen hayvanı, boğularak öldürülen, darp edilerek öldürülen, yüksek yerden düşerek ölen, başka bir hayvanın süsmesiyle ölen hayvan, aslan, kaplan ve kurt gibi yırtıcı hayvanların öldürdükleri hayvanları haram kılmıştır. Ancak zikredilen hayvanlardan daha ölmeden önce yetişip kestikleriniz hariçtir. Böylesi hayvanlar size helaldir. Putlara kesilenleri de haram kıldı. Sizinle ilgili yüce Allah'ın belirlemiş olduğu gaybı bardak falı bakarak, o da üzerinde (yap) ve (yapma) gibi emir ve yasakların yazıldığı taşlar ve oklar olup, bir kimse kendisi için ondan çıkan sonuca göre hareket ettiği falcılıktır, bunu da size haram kılmıştır. Zikredilmiş olan o haramları yapmak Allah'ın taatinden çıkmaktır. Bugün kâfirler, görmüş oldukları kuvvetinden dolayı sizlerin İslam dininden çıkmanızdan ve cahiliyet dinine dönmenizden ümitlerini kestiler. Onlardan korkmayınız, yanlız benden korkunuz. Sizin üzerinize gizli ve açık nimetimi tamamladım. Size din olarak İslam'ı seçtim. Ondan başka bir dini kabul etmem. Kim günah işlemek amacıyla değil de açlık sebebiyle ölü hayvandan yemek mecburiyetinde kalırsa üzerine herhangi bir günah yoktur. Şüphesiz yüce Allah çokça bağışlayandır, merhamet edendir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| حُرِّمَتْ | حرم | حرمت: جعلت حراماً أي ممنوعة شرعاً. | |||
| عَلَيْكُمُ | على | على: حرف جر، يُفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| ٱلْمَيْتَةُ | موت | الحيوان الذي مات من غير ذبح. | |||
| وَٱلدَّمُ | دمم | الدم: الدم المسفوح المصبوب السائل. | |||
| وَلَحْمُ | لحم | اللام والحاء والميم أصل صحيح يدل على تداخل، كاللحم الذي هو متداخل بعضه في بعض. من ذلك اللحم. ولحم الخنزير: المراد الخنزير بجميع أجزائه. | |||
| ٱلْخِنزِيرِ | خنزر | اسم حيوان حرم الله أكله، أو الانتفاع به. | |||
| وَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| أُهِلَّ | هلل | أُهِلَّ به: رفع الصوت باسم من تقدم إليه الذبيحة. | |||
| لِغَيْرِ | غير | ما أهل لغير الله به: ما ذكر عند ذبحه اسم غير اسم الله تعالى. | |||
| ٱللَّهِ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الإلصاق. | |||
| وَٱلْمُنْخَنِقَةُ | خنق | المنخنقة: التي عُصِر حلقها، وضغط عليه حتى ماتت. | |||
| وَٱلْمَوْقُوذَةُ | وقذ | المضروبة حتى الموت. | |||
| وَٱلْمُتَرَدِّيَةُ | ردي | المتردية: الميتة بسبب سقوطها من مكان عال. | |||
| وَٱلنَّطِيحَةُ | نطح | المقتولة بالنطح. | |||
| وَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| أَكَلَ | أكل | الأَكْل: تناول المطعم، والمراد: ما أكل السبع منه فمات بجرحه. | |||
| ٱلسَّبُعُ | سبع | المفترس من الحيوان. | |||
| إِلَّا | إلا | حرف استثناء، والاستثناء هنا متصل. | |||
| مَا | ما | يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| ذَكَّيْتُمْ | ذكو | ذبحتم ذبحاً شرعياً، أو أدركتم ذكاته قبل أن يموت، والذَّكاة: هي الذبح الشرعي بقطع الحلقوم - وهو مجرى الطعام - والمري - وهو مجرى الماء. | |||
| وَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| ذُبِحَ | ذبح | الذبح: قطع الحلق، وإزهاق روح المذبوح. | |||
| عَلَى | على | حرف جر يفيد التعليل. | |||
| ٱلنُّصُبِ | نصب | ما ينصب للعبادة من دون الله كالحجر والأصنام والأوثان وغيرها. | |||
| وَأَن | أن | أن: حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تَسْتَقْسِمُوا | قسم | تستقسموا بالأزلام: تطلبوا القسم بها في الميسر، أو تستفتوها في أموركم. | |||
| بِٱلْأَزْلَٰمِ | زلم | الأزلام: القداح التي يستقسم بها الكفار قبل الإقدام على الشيء، أو الإحجام عنه. | |||
| ذَٰلِكُمْ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد، يخاطب به الجمع المذكر. | |||
| فِسْقٌ | فسق | الفسق: العصيان والخروج عن الطاعة. ومنه: فسقت الرُّطَبة: إذا خرجت من قشرها. | |||
| ٱلْيَوْمَ | يوم | يوم: الياء والواو والميم: كلمةٌ واحدة، هي اليومُ الواحدُ من الأيام، وهو: مطلق الزمن، وقيل: زمنٌ مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| يَئِسَ | يأس | يئس الذين كفروا: انقطع أملهم. | |||
| ٱلَّذِينَ | الذي | اسم موصول للجمع المذكَّر. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والستر. ومنه سُمي الكافر كافراً؛ لأنّه ستر الحق وغطى عليه. | |||
| مِن | مِن | حرف جر، يفيد معنى ابتداء الغاية. | |||
| دِينِكُمْ | دين | الإسلام، والمراد: أنهم يئسوا من ارتدادكم من الاسلام الى الشرك والكفر. | |||
| فَلَا | لا | لا: حرف نهي. | |||
| تَخْشَوْهُمْ | خشي | الخشية: الخاء والشين والحرف المعتل يدل على خوف وذعر، والخشية: أشد الخوف. وقيل: خوف يشوبه تعظيم المخوف منه وأكثر ما يكون ذلك عن علم ما يخشى منه، وخشية الناس: الخوف منهم في إعظام لهم، | |||
| وَٱخْشَوْنِ | خشي | الخشية: الخاء والشين والحرف المعتل يدل على خوف وذعر، والخشية: أشد الخوف. وقيل: خوف يشوبه تعظيم المخوف منه وأكثر ما يكون ذلك عن علم ما يخشى منه. والخشية من الله: الخوف منه واتقاءه. | |||
| ٱلْيَوْمَ | يوم | هذا اليوم. والياء والواو والميم: كلمةٌ واحدة، هي اليومُ الواحدُ من الأيام، وهو: مطلق الزمن، وقيل: زمنٌ مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها. | |||
| أَكْمَلْتُ | كمل | أتممت. | |||
| لَكُمْ | ل | اللام: حرف جر، يفيد الإختصاص. | |||
| دِينَكُمْ | دين | شريعتكم وعبادتكم، والمراد: دين الإسلام. | |||
| وَأَتْمَمْتُ | تمم | وأكملت. | |||
| عَلَيْكُمْ | على | على: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي. | |||
| نِعْمَتِي | نعم | فضلي وإحساني، والمراد إخراجكم من ظلمات الجاهلية إلى نور الإيمان. وأصل النعمة المبالغة والزيادة يقال: دققت الدواء فأنعمت دقه أي بالغت في دقه. وكل ما في القرآن من ذكر النعمة بكسر النون فهي المنة والعطية. | |||
| وَرَضِيتُ | رضو | الرضا: صفة ثابتة لله تعالى على ما يليق به. | |||
| لَكُمُ | ل | اللام: حرف جر، يفيد الإختصاص. | |||
| ٱلْإِسْلَٰمَ | سلم | الإسلام: هو الاستسلام لله بالتوحيد، والانقياد له بالطاعة، والخلوص من الشرك. | |||
| دِينًا | دين | شريعة وعبادة. | |||
| فَمَنِ | مَن | من: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| ٱضْطُرَّ | ضرر | أجبر إلى أكل الميتة. | |||
| فِي | في | حرف جر، يُفيد معنى الظرفية | |||
| مَخْمَصَةٍ | خمص | مجاعة وخلاء بطن من الطعام. | |||
| غَيْرَ | غير | غير متجانف: غير مائل إلى الإثم متعمداً. | |||
| مُتَجَانِفٍ | جنف | مَائِلٍ، عَمْدًا. | |||
| لِّإِثْمٍ | أثم | الإثم: الهمزة والثاء والميم تدلُّ على أصل واحد، وهو البطء والتأخر، فالإثم والأثام: اسم للأفعال المبْطئة عن الثواب، والإثم: الذنب الذي يستحق العقوبة؛ لأنه ميل عن الحق بعلم وتعمد. | |||
| فَإِنَّ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| ٱللَّهَ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| غَفُورٌ | غفر | صفة لله سبحانه، والغفور هو الذي تكثر منه المغفرة. | |||
| رَّحِيمٌ | رحم | صفة لله سبحانه، والرحيم: الذي يرحم المؤمنين في الآخرة. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في التاء من {حُرِّمَتْ}
همس {الْخِنْزِيرِ} إخفاء حقيقي {وَمَا أُهِلَّ} من منفصل {وَالْمُنْخَنِقَةُ}
إظهار حلقي {وَالنَّطِيحَةُ} فيها غنة {وَمَا أَكَلَ} مد منفصل {النُّصُبِ} فيها
غنة {وَأَنْ تَسْتَقْسِمُوا} إخفاء حقيقي، وقلقلة في القاف {ذَلِكُمْ فِسْقٌ}
إظهار شفوي، والوقف عليها أولى من الوصل {مِنْ دِينِكُمْ} إخفاء حقيقي، {دِينِكُمْ
فَلَا} إظهار شفوى {وَاخْشَوْنِ} الوقف عليها بسكون النون، وفيها مد لين وقفًا
{فَمَنِ اضْطُرَّ} تحتاج إلى مهارة في النطق، بإمساك اللسان في الحنك الأعلى شيئًا
يسيرًا على الضاد، ثم فتحه على الطاء، ويحرص القارئ على عدم إدغامهما. وأيضا كلمة
{مَخْمَصَةٍ} تحتاج إلى مهارة في النطق تتمثل في تفخيم الخاء والصاد وترقيق
الميمين {مُتَجَانِفٍ لِإِثْمٍ} إدغام بغير غنة، {فَإِنَّ} غنة {غَفُورٌ رَحِيمٌ}
إدغام بغير غنة، وفي {الْحِسَابِ} قلقلة وقفًا.