En'âm Suresi 123. Ayet
Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 123/165
وَكَذَٰلِكَ جَعَلْنَا فِى كُلِّ قَرْيَةٍ أَكَـٰبِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا۟ فِيهَا ۖ وَمَا يَمْكُرُونَ إِلَّا بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
Ve kezalike cealna fi kulli karyetin ekabire mucrimiha li yemkuru fiha, ve ma yemkurune illa bi enfusihim ve ma yeş'urun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
En'âm Suresi 123. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Böyle her karyede de mücrimlerinin büyüklerini mevki'de bulundurmaktayızdır ki orada mekir yapsınlar, halbuki bunlar, mekri başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Böylece her şehirde o şehrin günahkarlarının büyüklerini, orada hilekarlık yapsınlar diye, işbaşında bulundurmaktayız. Oysa onlar, hilekarlığı başkalarına değil, kendilerine yapıyorlar da farkına varamıyorlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Mekkede olduğu gibi) her şehir ve kasabada da oraların günahkarlarını, o yerlerde hıylekarlık etsinler diye, büyük (tanınmış) adamlar (dan) yapdık. Halbuki onlar hıylekarlığı (başkasına değil) ancak kendilerine yaparlarda farkında olmazlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Böylece her kentin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Mekke'de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hileler çevirsinler. Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli düzenler kursunlar diye- oranın suçlu günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve işte böylece her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız: ama çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur; ve onu da anlamazlar.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Keza her memleketin suçlularını, orada hile düzmeleri için iş başına getirdik. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkında olmazlar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve işte böylece, dalavereler çevirmeleri için, suçluları, her ülkede ileri gelenler yaptık. Oysa kendilerinden başkasına dalavere çeviremezler; üstelik ayırdında değiller.
İbni Kesir
Ve böylece her kasabada hile yapsınlar diye oranın ileri gelenlerini suçlular kıldık. Halbuki yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.
Gültekin Onan
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli düzenler kursunlar diye- oranın suçlu günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Rowad Tercüme Merkezi
Böylece her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için günahkârlarının liderler yaptık. Hâlbuki onlar ancak kendilerine aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Şaban Piriş
İşte böyle, her memlekette günahkârları oranın ileri gelenleri kıldık ki, oralarda tuzaklar kursunlar. Oysa yalnız kendilerine tuzak kurarlar da farkında olmazlar.
Ali Özek ve diğerleri
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Mekkeli ileri gelen öncü müşriklerin insanları Allah’ın yolundan alıkoyarak yaptıkları şeylerin aynısını, her ülkede şeytanın yoluna davet ederek, Peygambere ve ona tabi olanlara karşı savaşmak için hile ve tuzaklar kurarak yapan önder ve öncü kimseler var ettik. Gerçekte kurdukları tuzakları ve hileleri şüphesiz onlara geri dönmektedir. Fakat onlar cehalet ve arzularına tabi olmaları sebebiyle bunu hissetmezler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَكَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| جَعَلْنَا | جعل | صيّرنا. | |||
| فِي | في | حرف جر، يفيد معنى الظرفية | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظاً أو تقديراً. | |||
| قَرْيَةٍ | قري | القرية: البلدة. | |||
| أَكَٰبِرَ | كبر | أكابر مجرميها: أعاظمهم ورؤساءهم. | |||
| مُجْرِمِيهَا | جرم | كافريها ومعانديها. | |||
| لِيَمْكُرُوا | مكر | ليخادعوا ويحتالوا. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر، يُفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| يَمْكُرُونَ | مكر | يخدعون ويحتالون في تدبير الشر. | |||
| إِلَّا | إلا | أداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا. | |||
| بِأَنفُسِهِمْ | نفس | بذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية غير عاملة. | |||
| يَشْعُرُونَ | شعر | يحسون ويعلمون. والشعور: الإحساس بالشيء المفضي إلى العلم به. ومشاعر الإنسان حواسه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
الراء الأولى والثانية من {قَرْيَةٍ أَكَابِرَ} مفخمة يليهما إظهار حلقى وفي
{يَمْكُرُونَ} إظهار شفوى بين الميم والكاف {بِأَنْفُسِهِمْ} إخفاء حقيقي، لوقوع
الفاء بعد النون الساكنة.