Bakara Suresi 242. Ayet
İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 242/286
كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَـٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ
Kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum ta'kılun.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte akıllarınız irsin diye Allah size ayetlerini böyle beyan buyuruyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte akıllarınız ersin diye Allah, size ayetlerini böyle açıklıyor.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İşte Allah akıllarınız ersin diye size ayetlerini böyle açıklar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklamaktadır.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Böylece, düşünesiniz diye Allah size ayetlerini iyice açıklar.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar; ki akıl erdiresiniz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Aklınızı kullan(mayı öğren)meniz için Allah size mesajlarını böyle açıklıyor.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Düşünesiniz diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki aklınızı kullanırsınız.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki aklınızı kullanırsınız diye.
İbni Kesir
İşte Allah, aklınız ersin diye ayetlerini bu şekilde beyan ediyor.
Gültekin Onan
İşte Tanrı size ayetlerini böyle açıklar ki akledesiniz.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Müminler! Bir önceki açıklamada olduğu gibi, Allah size sınırlarını ve hükümlerini içeren ayetlerini açıklıyor. Umulur ki siz bunları düşünür ve bunlarla amel edersiniz de böylece dünya ve ahiret hayatında hayrı elde edersiniz.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
İşte Allah, aklınız ersin diye ayetlerini bu şekilde beyan ediyor.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
241- Boşanan kadınların maruf bir şekilde faydalandırılma hakları vardır. Bu, takva sahipleri üzerine bir haktır. 242- İşte Allah, akıl erdiresiniz diye size âyetlerini böyle açıklar.
241-242. Bundan önceki âyet-i kerimede ölüm sebebi ile kocasından ayrılan kadının geçimi açıklandıktan sonra burada da boşanan her bir kadının, kocası üzerinde -hem erkeğin hem de kadının durumuna uygun bir şekilde- faydalandırılma/mut’a hakkı olduğu, kocanının onlara bir şeyler vermesi gerektiği zikredilmektedir. Bu bir haktır ve bu hakkı takva sahibi olan kimseler yerine getirirler. Zira bu, takvanın farz ya da müstehap kısmına dahildir. Şâyet kadın, mehri tespit edilmeden ve onunla gerdeğe girilmeden önce boşanmış ise kocanın zenginlik ve fakirlik durumuna göre böyle bir faydalandırmayı yerine getirmesi gerektiği önceden zikredilmişti. Eğer kadının mehri tespit edilmiş ise onun faydalandırılması, tespit edilen mehrin yarısıdır. Şâyet kadın ile gerdeğe girilmiş ise ilim adamlarının cumhuruna göre kadının (hakettiği mehirden ayrı olarak) faydalandırılması da müstehab olur. Yüce Allah’ın:“Bu takva sahipleri üzerine bir haktır” buyruğunu delil göstererek böyle bir faydalandırmayı (mut’a’yı) farz kabul eden alimler de vardır. Çünkü “hak” kelimesinde aslolan bunun yerine getirilmesinin farz olduğudur. Özellikle de Yüce Allah'ın bu “hak”kı takva sahiplerine izafe ettiği durumlarda bu böyledir. Zira takva da aslı itibari ile farzdır. Yüce Allah eşler arasındaki ilişkileri bu üstün ve değerli hükümleri beyan ettikten sonra kendi hükümlerinden, bu hükümleri güzelce açıklamasından, bu hükümlerin selim akıllara uygun düşmesinden övgüyle söz etmiş, hükümlerini kullarına hatırlatmaktan maksadın da beyan ettiği bu hükümleri düşünmeleri, hem hıfz ederek, hem kavrayarak hem de gereklerince amel ederek bunları akletmeleri olduğunu açıklamıştır. Zira bütün bunlar bu hükümleri tam anlamıyla akletmenin bir gereğidir.