En'âm Suresi 131. Ayet
Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 131/165
ذَٰلِكَ أَن لَّمْ يَكُن رَّبُّكَ مُهْلِكَ ٱلْقُرَىٰ بِظُلْمٍ وَأَهْلُهَا غَـٰفِلُونَ
Zalike en lem yekun rabbuke muhlikel kura bi zulmin ve ehluha gafilun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
En'âm Suresi 131. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bu (peygamberlerin gönderilmesi), Allah'ın, halkları habersizken ülkeleri haksız yere helak etmeyeceği içindir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu şundan ki: Rabbın memleketleri ahalisi gafil haldeler iken zulm ile helak edici değildir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu, Rabbinin ülkeleri onların halkı habersiz iken, yani onları uyarmadan haksız yere helak edici olmamasından ileri gelmektedir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bu (vech ile peygamberler gönderilmesi ve onların feci akıbetlerini vaktiyle haber vermeleri) memleketleri — halkı gaafil bulunurlarken — zulüm (leri) yüzünden Rabbinin (mahv-ü) helak edici olmadığındandır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu böyledir, çünkü Rabbin, halkı habersiz iken ülkeleri zulüm ile helak edici değildir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bu (şekilde resullerin gönderilmesi, onların uyarmaları), haberleri olmaksızın zulümleri sebebiyle, senin Rabbinin ülkeleri imha etmediği gerçeğinden ileri gelmektedir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bu, halkı habersizken, Rabbinin ülkeleri zulüm ve helak edici olmadığındandır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Gerçek şu ki, bir toplumun fertleri (doğru ile eğrinin anlamından) habersiz olduğu sürece Rabbin o toplumu yaptığı yanlışlıklardan dolayı asla yok etmez:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bu, halkı habersizken, Allah'ın haksız yere ülkeleri helak etmemesinden dolayıdır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gerçek şu ki: Rabb'in, gerçeklerden habersiz bir beldenin halkını haksız yere asla yok etmez.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Bu böyledir. Efendin, aymazlık içindeki halkını uyarmadan, kentleri haksız yere yıkıma uğratmaz.
İbni Kesir
Bu; Rabbının, haberleri yokken, kasabalar halkını haksız yere helak edici olmadığından dolayıdır.
Gültekin Onan
Bu, ehli (halkı) habersizken, rabbinin ülkeleri zulüm ve helak edici olmadığındandır.
Rowad Tercüme Merkezi
Bu (rasûllerin gönderilmesi) halkı habersizken, Rabbinin ülkeleri haksız yere yok etmeyeceğinden dolayıdır.
Şaban Piriş
Bu (şekilde rasûllerin gönderilmesi), Rabbinin zulümleri sebebiyle ülkeleri/halkları haberleri yok iken onları helak etmeyeceğinden dolayıdır.
Ali Özek ve diğerleri
Gerçek şu ki: Rabbin, halkı habersizken, (onları Kıyâmet gününün geleceği hususunda uyaran Peygamberler göndermeden) haksızlık ile ülkeleri helâk edici değildir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İnsanlara ve cinlere peygamberler göndererek yapılan bu uyarı, kendilerine bir resul gönderilmeden ve onun daveti ulaşmadan işlemiş olduğu suçtan dolayı cezalandırılmaması içindir. Biz hiçbir millete, onlara peygamberler göndermeden azap etmedik.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد. | |||
| أَن | أن | حرف مبني على السكون، وهو هنا مخفف من أن. | |||
| لَّمْ | لم | حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي. | |||
| يَكُن | كون | كان: تأتي غالباً ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| رَّبُّكَ | ربب | إلهك المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| مُهْلِكَ | هلك | مهلك القرى: معاقبهم بالإهلاك. | |||
| ٱلْقُرَىٰ | قري | البلدان، وتطلق على أهلها. | |||
| بِظُلْمٍ | ظلم | بجور ومجاوزة للحد، وأصل الظلم: مجاوزة الحد، ووضع الشيء غير موضعه ومنه يُقال من أشبه أباه فما ظلم، أي: ما وضع الشبه غير موضعه. | |||
| وَأَهْلُهَا | أهل | وسكانها. | |||
| غَٰفِلُونَ | غفل | ساهون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنْ لَمْ} إدغام بغير غنة، ومثلها {يَكُنْ رَبُّكَ} وفي {بِظُلْمٍ
وَأَهْلُهَا} إدغام بغنة لوقوع الواو بعد التنوين، ولام {بِظُلْمٍ} مرققة.
وفي نهاية الآيات مد عارض للسكون وقفًا يمد حركتين أو أربعًا أو ستًا بالتساوى.
والأنسب للقارئ أن يبدأ تلاوته بأول الصفحة، لأن {لَهُمْ دَارُ السَّلَامِ} متعلقة
بما قبلها، والبدء بها لا يؤدى معنى صحيحًا متكاملًا.