En'âm Suresi 92. Ayet
Enam · Mekke · Sure 6 · Ayet 92/165
وَهَـٰذَا كِتَـٰبٌ أَنزَلْنَـٰهُ مُبَارَكٌ مُّصَدِّقُ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلِتُنذِرَ أُمَّ ٱلْقُرَىٰ وَمَنْ حَوْلَهَا ۚ وَٱلَّذِينَ يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ يُؤْمِنُونَ بِهِۦ ۖ وَهُمْ عَلَىٰ صَلَاتِهِمْ يُحَافِظُونَ
Ve haza kitabun enzelnahu mubarekun musaddıkullezi beyne yedeyhi ve li tunzire ummel kura ve men havleha, vellezine yu'minune bil ahireti yu'minune bihi ve hum ala salatihim yuhafizun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
En'âm Suresi 92. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte bu (Kur'an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilahi kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke'yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona da inanırlar. Onlar namazlarını vaktinde kılarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitab, feyz-u bereketi Dünyayı tutacak, evvelki kitablar bu tasdık etmedikçe mu'teber olmıyacak, bir de ümmülkurayı ve hem bütün çevresindekileri inzar edesin diye ki Ahıreti te'min edecekler buna iyman ederler ve onlar namazlarının üzerine muhafız olurlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bu da bizim indirdiğimiz bir kitap! Feyiz bereketi dünyayı tutacak; bu tasdik etmedikçe önceki kitaplar muteber olmayacak. Bir de Mekke ve çevresindekileri uyarsın diye indirmişizdir. Ahirete inananlar, buna da iman ederler. Ve onlar namazlarını devamlı kılarlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İşte bir kitab ki onu — bir feyz kaynağı ve elleri arasındaki (Tevrat ve İncili) tasdıyk edici (ve doğrultucu) olarak, bir de şehirlerin anası (bulunan Mekke) ile bütün çevresindeki (insanları) azab ile korkutman için — indirdik. Ahirete inanmakda olanlar — onlar namazlarına devam (ve ihtimam) ederek — ona (Kur'ana) inanırlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu da Anakent(Mekke'y)i ve çevresindeki(kasaba)ları uyarman için sana indirdiğimiz feyz kaynağı ve kendinden önceki (Tanrı Kitabı)nı doğrulayıcı bir Kitaptır. Ahirete inananlar, buna inanırlar ve onlar, namazlarına devam ederler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bu da bir feyiz kaynağı ve daha önceki kitapları tasdik edici olarak, bir de hem Anakenti, hem de bütün çevresindeki insanları uyarman için indirdiğimiz bir kitap! Ahirete iman edenler, buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Ve) bu da, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturan herkesi uyarman için yücelerden indirdiğimiz bir ilahi kelamdır, kutlu, (geçmiş vahiylerde) bugüne kalmış (doğru adına) ne varsa tümünü doğrulayan. Öteki dünyanın varlığına inananlar bu (uyarıya) da inanırlar; namazlarında dikkatli ve devamlı olanlar da işte onlardır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bu, Mekke ve etrafındakileri uyarman için, kendinden önceki kitapları doğrulayan bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahirete iman edenler, buna iman ederler ve onlar namazlarına riayet ederler.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahiret'e iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salatlarını[1] korurlar.
Tefsir / dipnot (1)
Bkz. 6:72. ayetin dipnotu.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İşte bu, hem ellerinde bulunanı doğrulayan hem de kentlerin anasını ve tüm çevresini uyarmak amacını taşıyan, indirdiğimiz Kutsal Kitap'tır. Sonsuz yaşama inananlar, Ona da inanırlar; namazlarına da devam ederler.
İbni Kesir
Şehirlerin anası ile çevresindekileri uyarasın diye sana indirdiğimiz işte bu kitab, mübarektir. Ve kendisinden öncekileri doğrulayıcıdır. Ahirete inananlar buna da inanırlar. Ve onlar namazlarına da devam ederler.
Gültekin Onan
İşte bu (Kuran), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası (ümmelkur'a) (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete inananlar buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
Rowad Tercüme Merkezi
İşte bu (Kur’an) da, bereket kaynağı, kendinden öncekileri (ilâhî kitapları) tasdik eden ve şehirler anasını (Mekke’yi) ve bütün çevresini (tüm insanlığı) uyarasın diye indirdiğimiz bir kitaptır. Ahirete iman edenler, ona iman eder ve onlar namazlarına da devam ederler.
Şaban Piriş
Bu, Mekke ve etrafındakileri uyarman için, kendinden önceki kitapları doğrulayan bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahirete iman edenler, buna iman ederler ve onlar namazlarına hakkıyla riayet ederler.
Ali Özek ve diğerleri
Bu (Kur'an), Ümmü’lkurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendinden öncekileri doğrulayıcı mübarek bir kitaptır. Âhirete inananlar buna da inanırlar ve onlar namazlarını hakkıyla kılmaya devam ederler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Peygamber!- Bu Kur'an sana indirdiğimiz bir kitaptır. O mübarek bir kitaptır. Kendisinden önce indirilen semavî kitapları da doğrulayandır. Mekke ehlini, yeryüzünün doğusunda ve batısında bulunan diğer bütün insanları hidayet buluncaya kadar bu kitapla uyarman içindir. Ahiret hayatına ve bu kitaba iman edenler, içinde bulunan hükümlerle amel edenler, namazlarını, rükünleri, farzları, müstehapları ile hakkıyla yerine getirip ve dinde belirlenen vakitlerinde kılan kimselerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَهَٰذَا | ذا | هذا: اسم إشارة للمفرد المذكر القريب، والهاء للتنبيه. | |||
| كِتَٰبٌ | كتب | الكتابُ في الأصل مصدر، ثم سُمّي المكتوب فيه كتاباً، وهو: اسم للصّحيفة مع المكتوب فيها، وأصل الكَتْبِ في اللغة: الضمُّ، وسمي الكتابُ بذلك؛ لضم حروفه وكلماته بعضها إلى بعض. والمراد: القرآن. | |||
| أَنزَلْنَٰهُ | نزل | الإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي. | |||
| مُبَارَكٌ | برك | كثير المنافع والفوائد. | |||
| مُّصَدِّقُ | صدق | مصدق للأمر: مؤكد لصدقه. | |||
| ٱلَّذِي | الذي | الذي: اسم موصول للمفرد المذكر، عاقلا كان أو غير عاقل. | |||
| بَيْنَ | بين | الذي بين يديه: الذي سبقه. | |||
| يَدَيْهِ | يدي | قبله. و"بين يدي الشيء"، هو: ما سبقه وتقدم عليه وكان قبله. وقد يرد بمعنى "أمامه" - في غير هذا الموضع. | |||
| وَلِتُنذِرَ | نذر | ولتعلم وتخوف وتحذر من عذاب الله. | |||
| أُمَّ | أمم | الأمّ: لفظ يُقال لكل ما كان أصلاً لوجود شيء أو تربيته أو إصلاحه أو مبدئه، وقيل لمكة أمَّ القرى؛ لأن الأرض دحيت من تحتها. | |||
| ٱلْقُرَىٰ | قري | جمع: الْقرْيَة، وهي: الْمصر الْجَامِع وكل مَكَان اتَّصَلت بِهِ اأبنية وَاتخذ قرارا وَتَقَع على المدن وَغَيرهَا. | |||
| وَمَنْ | مَن | من: يحتمل أن تكون موصولة أو نكرة موصوفة. | |||
| حَوْلَهَا | حول | من حولها: من حولها من أهل أقطار الأرض كلها. | |||
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| يُؤْمِنُونَ | أمن | يُصدِّقُون ويُذْعِنون، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| بِٱلْءَاخِرَةِ | أخر | الآخرة: مقابل الأولى. والآخرة: دار البقاء بعد الموت. | |||
| يُؤْمِنُونَ | أمن | يُصدِّقُون ويُذْعِنون، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر، يُفيد معنى الإلصاق. | |||
| وَهُمْ | هم | هم: ضمير الغائبين. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر، يُفيد معنى الاستعلاء | |||
| صَلَاتِهِمْ | صلو | الصلاة لغة: الدعاء. وشرعا: عبارة عن التعبد لله بأقوال وأفعال مخصوصة تفتتح بالتكبير، وتختتم بالتسليم. | |||
| يُحَافِظُونَ | حفظ | على صلاتهم يحافظون: يرعونها بالمواظبة عليها وحسن أدائها لوقتها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أَنْزَلْنَاهُ} إخفاء حقيقي {مُبَارَكٌ مُصَدِّقُ} إدغام بغنة {وَلِتُنْذِر}
إخفاء حقيقي {أُمَّ} غنة، {وَمَنْ حَوْلَهَا} إظهار حلقي {بِالْآخِرَةِ} لام
قمرية، ومد بدل {بِهِ} صلة صغرى، والذال رقيقة، والراء مفخمة من {وَلِتُنْذِرَ}.