Âl-i İmrân Suresi 182. Ayet
İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 182/200
ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّامٍ لِّلْعَبِيدِ
Zalike bima kaddemet eydikum ve ennallahe leyse bi zallamin lil abid.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Bu, kendi ellerinizin (önceden yapıp) gönderdiklerinin karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu sizin ellerinizin takdim ettiği ve Allahın zulümkar olmaması yüzündendir o kullara
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bu, sizin ellerinizle yaptığınızın karşılığıdır ve Allah kullarına haksızlık yapan değildir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bu, ellerinizin öne sürdüğünün (yapdığınız günahların) karşılığıdır. Şüphesiz ki Allah kullarına haksızlık edici değildir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Bu, sizin ellerinizin yapıp öne sürdürdüğünün karşılığıdır." Allah, kullara asla zulmedici değildir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bu, sizin ellerinizle işlediğiniz günahların karşılığıdır. Çünkü Allah kullarına haksızlık edecek değildir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
ellerinizle işlediklerinizin karşılığı olarak; zira Allah, kullarına en ufak bir haksızlık yapmaz!"
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bu sizin ellerinizle hazırladığınızdır. Allah kullarına zulmedici değildir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Bu, ellerinizle yaptığınız şeylerin karşılığıdır. Yoksa Allah, kullarına, haksızlık edici değildir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Kendi elinizle yaptıklarınızın karşılığı, işte budur. Çünkü kuşkusuz, Allah, kullara haksızlık yapmaz!"
İbni Kesir
Bu, yaptığınızın karşılığıdır. Allah kullarına asla zulmedici değildir.
Gültekin Onan
Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Tanrı, gerçekten kullara zulmedici değildir.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Yahudiler!- Bu azap kendi ellerinizle yaptığınız günah ve rezillikten dolayıdır. Şüphesiz Allah, kullarından hiçbirine zulmedici değildir.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Bu, yaptığınızın karşılığıdır. Allah kullarına asla zulmedici değildir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
181- “Allah fakirdir, biz ise zenginiz” diyenlerin sözlerini Allah andolsun ki işitmiştir. Onların o sözlerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini yazacağız ve (onlara): “O yakıcı azabı tadın” diyeceğiz. 182- Bu, ellerinizin önden gönderdiğinin karşılığıdır. Şüphesiz Allah kullarına zulmedici değildir.
181. Şanı Yüce Allah en kötü, en çirkin ve en ağır sözü söylemiş bulunan bu azgın ve itaate gelmeyen topluluğun söyledikleri sözleri bize haber vermekte, onların bu sözlerini işittiğini, söyledikleri bu sözlerini diğer çirkin fiilleri ile birlikte yazıp tespit ettiğini bildirmektedir. Diğer çirkin fiilleri ise kendilerine samimiyetle öğüt veren peygamberleri öldürmeleridir. Bu sözleri ve yaptıkları dolayısı ile Allah, onları en ağır şekilde cezalandıracaktır ve onlara:“Allah fakirdir, biz ise zenginiz” sözlerine karşılık: “O yakıcı azabı tadın” denilecektir. Yâni bedenden kalplere kadar ulaşan yakıcı azabı tadın. Hiç şüphesiz ki onların göreceği bu azap, Allah’ın onlara yönelik bir zulmü olmayacaktır. Çünkü “Allah kullarına zulmedici değildir.” O zulmetmekten münezzehtir.
182. Bu yaptıkları sadece kendi ellerinin önden gönderdikleri türlü rezil edici ve çirkin amellerin bir karşılığıdır. İşte bu amelleri onların azap görmelerine ve mükâfattan da mahrum kalmalarına sebep teşkil etmiştir. Müfessirlerin naklettiklerine göre bu âyet-i kerimeler, yahudilerden bu sözleri söyleyen bir kesim hakkında inmiştir. Yine onların naklettiklerine göre bu sözleri söyleyen kişiler arasında Medine’de yahudilerin ileri gelen ilim adamı ve önderlerinden birisi olan Finhas b. Âzurâ’dır. Finhas şanı Yüce Allah’ın:“Allah’a güzel bir borçla borç verecek kimdir?”(el-Hadid, 57/11; el-Bakara, 2/245) buyruğu ile: “Şüphesiz ki Allah’a güzel bir borçla borç verenlerin ecirleri...”(el-Hadid, 57/18) buyruklarını işitince büyüklenerek ve Allah’a karşı küstahça bir tavırla bu sözleri söylemiştir. Allah onu kahretsin! Yüce Allah da onların bu sözleri söylediklerini naklederek bu işin onların görülmedik çirkin davranışlarından olmadığını haber vermektedir. Aksine onların geçmişte buna benzer pek çok çirkin davranışları da görülmüştür ki; bu da haksız yere peygamberleri öldürmeleridir. Buradaki “haksız yere” kaydı ile onların peygamberleri öldürmeye, yaptıkları bu işin son derece çirkinliğini bile bile cesaret gösterdiklerini, bu işi cahillikle ve şaşkınlıkla değil, aksine inatla karşı koyarak yaptıklarını ifade etmektedir.