Bakara Suresi 219. Ayet
İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 219/286
۞ يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْخَمْرِ وَٱلْمَيْسِرِ ۖ قُلْ فِيهِمَآ إِثْمٌ كَبِيرٌ وَمَنَـٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثْمُهُمَآ أَكْبَرُ مِن نَّفْعِهِمَا ۗ وَيَسْـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَ قُلِ ٱلْعَفْوَ ۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلْـَٔايَـٰتِ لَعَلَّكُمْ تَتَفَكَّرُونَ
Yes'eluneke anil hamri vel meysir, kul fihima ismun kebirun ve menafiu lin nasi, ve ismuhuma ekberu min nef'ihima ve yes'eluneke maza yunfikun kulil afve, kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum tetefekkerun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Bakara Suresi 219. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı zahiri) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından büyüktür." Yine sana Allah yolunda ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: "İhtiyaçtan arta kalanı." Allah, size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sana hamr-ü meysirden soruyorlar, de ki bu ikisinde büyük bir günah bir de nasa ba'zı menfeatler var fakat günahları menfeatlerinden daha büyüktür, yine sana soruyorlar: Neyi infak edecekler? de ki sıkmayanını, böyle beyan ediyor Allah size ayetlerini ki düşünesiniz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sana şarap ve kumardan soruyorlar. De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Ancak günahları yararlarından daha büyüktür." Yine sana neyi başkalarına vereceklerini soruyorlar. De ki: "Sizi sıkmayanını." Allah, düşünesiniz diye, ayetlerini size böylece açıklıyor.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(219-220) Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için faideler vardır. Günahları ise faidelerinden daha büyükdür." (Yine) sana hangi şey'i nafaka vereceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyacınızdan artanı (verin)". Allah size böylece ayetlerini (pek güzel) açıklar. Olur ki dünya hususunda da, ahiret işinde de iyice düşünürsünüz. Bir de sana yetimleri sorarlar. De ki: "Onları yarar ve iyi bir haale getirmek hayırlıdır. Şayet kendileriyle bir arada yaşarsanız onlar sizin kardeşierinizdir. Allah, (yetimlerin) salahına çalışanlarla (onların mal ve haalinde) fesad (ve fenalık) yapanları bilir. Eğer Allah dileseydi sizi muhakkak zahmete sokardı. Şübhesiz Allah mutlak gaalibdir, tam hüküm ve hikmet saahibidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sana şaraptan ve kumardan soruyorlar. De ki; "O ikisinde büyük günah ve insanlara bazı yararlar vardır. Fakat onların günahı yararından büyüktür." Ve sana Allah yolunda ne vereceklerini soruyorlar. De ki; "Af (yani ihtiyaçlarınızdan fazlasını veya helal ve güzel olan şeyleri verin!)" Allah size ayetleri böyle açıklıyor ki düşünesiniz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sana şarap ve kumar hakkındaki hükmü sorarlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlara bazı menfaatler vardır. Fakat günahları faydalarından daha çoktur. Bir de senden hayır olarak ne harcayacaklarını sorarlar. De ki: İhtiyacınızdan artanı harcayın. Böylece Allah size ayetlerini açıklıyor ki dünya ve ahiret hakkında düşünesiniz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Allah, size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sana, sarhoşluk veren şeyler ve şans oyunları hakkında sorarlar. De ki: "Onların her ikisinde de hem büyük bir kötülük hem de insanlar için bazı yararlar vardır; ancak yol açtıkları kötülük, sağladıkları yararlardan daha büyüktür." (Allah yolunda) neyi harcayacaklarını sana sorarlar. De ki: "O'nun için ayırabileceğiniz her şeyi." Böylece Allah mesajlarını size açıklıyor ki tefekkür edesiniz.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: -Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar; De ki: -İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sana hamrın[1] ve şans oyunlarının[2] hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları[3] olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak[4] edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı.[5]" Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.
Tefsir / dipnot (5)
Aklı örten/sarhoş edici şeyler.
Fal oklarıyla oynamak, kumar, at yarışı, loto, toto, piyango vb.
Kısmen yarardan kasıt; bu işlerin ticareti ile sarhoşluğun o anda sağladığı rahatlama, şans oyunlarında zaman zaman kazanma olabilir. Kumarın kısmen yararlı olması da kumar oynayanların kimi zaman kazanıyor olmalarıdır. Değilse bizatihi ne içkide ne de kumarda kısmen de olsa bir yarar söz konusu değildir.
Karşılıksız yardım.
İhtiyacından fazla olandan uygun gördüğünü. Gönlünden ne koparsa. Affetmek, bağışlamak, bırakmak, salıvermek demektir. Sahip olduğunuz malın ne kadarından vaz geçerseniz ne kadarını elinizden çıkarmak, yani malın ne kadarını afetmek istiyorsanız o kadarını af edin, ihtiyacı olanlara verin. (Af kelimesi için bkz. 5:101.)
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sana, şarap ve kumar hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Onlarda, hem büyük bir suç hem de insanlar için yararlar vardır. Ama suçları, yararlarından daha çoktur!" Bir de sana, yardımlaşmak amacıyla ne paylaşacaklarını soruyorlar; şunu söyle: "Ayırabileceğiniz her şeyi!" Allah, ayetlerini, işte böyle açıklıyor; belki düşünürsünüz diye.[39]
Tefsir / dipnot (1)
Bu ayet, zekat ölçüsünün Kur'an'da bildirilmediğini, bu ölçünün ancak Kur'an dışındaki din kitaplarından öğrenilebileceğini öne sürenlere açık bir yanıttır. "Ayırabileceğiniz her şeyi" olarak yazdığımız "Afv" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "İhtiyaçtan arta kalan" veya "Sıkıntıya düşürmeyecek kadar olan" veya "Bakmakla yükümlü olduklarınıza yeterli olandan artan" biçiminde çevrilmiştir. Hac ve umreye giden Türklere parasız olarak orada dağıtılmak üzere Suudi Arabistan Kralı'nın parasıyla altı kişiye yaptırılan ve 80'li yıllar boyunca basılıp dağıtılan Kur'an çevirisinde, "Afv" terimi, "Affetmek" olarak yazılmıştı. Kraliyet soyunun orantısız bir varlık içinde sürdürdüğü yaşamının ayete ters düşmemesi ve "Affetmenin de yardım olduğu" biçiminde yanıltıcı bir anlamın ortaya çıkması için bilinçli olarak böyle çevrildiği gerekçesiyle "Kral'dan alınan dolarlarla hazırlanan Kur'an çevirisi, işte böyle oluyor!" biçiminde eleştiriler yapılarak büyük tartışmalar yaşanmıştır. Yardım ölçüsü, Tevrat, Yasanın Tekrarı 26:12 ayetinde, şöyle yazılıdır: "Üçüncü yıl, ondalığı verme yılıdır. Tüm ürününüzün ondalığını ayırın. Ayırma işini bitirdiğinizde, yabancılara, öksüzlere ve dul kadınlara vereceksiniz."
İbni Kesir
Sana içkiden ve kumardan soruyorlar. De ki: İkisinde de hem büyük günah, hem de insanlar için faydalar vardır. Günahları ise faydalarından daha büyüktür. Ve sana ne infak edeceklerini soruyorlar. De ki: İhtiyaçlarınızdan artanı. Düşünesiniz diye Allah size ayetlerini böyle açıklıyor.
Gültekin Onan
Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: "Onlarda hem büyük günah, hem de insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür." Ve sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "İhtiyaçtan artakalanı." Böylece Tanrı size ayetlerini açıklar; umulur ki düşünürsünüz (tetefekkerun).
Rowad Tercüme Merkezi
Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.
Şaban Piriş
Sana içki ve kumarı soruyorlar. De ki: Onlarda büyük günah ve insanlara bazı faydalar vardır. Günahları faydasından daha büyüktür. Ne sarf edeceklerini sana soruyorlar. De ki: İhtiyaçtan fazlasını! İşte Allah, size düşünesiniz diye ayetleri (böyle) açıklıyor.
Ali Özek ve diğerleri
Sana, içkiyi ve kumar hakkında soruyorlar. De ki: Her ikisinde de büyük bir günah ve insanlar için bir takım faydalar vardır. Ancak her ikisinin de günahı faydasından daha büyüktür. Yine sana iyilik yolunda ne harcayacaklarını sorarlar. «İhtiyaç fazlasını» de. İşte Allah, düşünesiniz diye size âyetleri böyle açıklar.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Peygamber! Ashabın sana içki (O, aklı örten ve gideren her şeydir) hakkında, onu içmenin, satmanın ve satın almanın hükmünü soruyorlar. Kumar oynamanın (O, iki tarafında bedel koyduğu yarışmaya katılan taraflardan alınan maldır) hükmünü soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: Bu ikisinde aklın ve malın yok olması, insanlar arasında düşmanlık ve nefretin ortaya çıkması gibi, dinî ve dünyevi çok fazla zarar ve mefsedeleri vardır. Kâr ve kazanç elde etmek gibi, pek az faydası vardır. Bu ikisinin zararları ve ikisinden hasıl olan günah, faydasından çok daha fazladır. Akıllı olan bu ikisinden de uzak durur. Allah'ın bu beyanında içkinin haram kılınmasına hazırlık vardır. Ey Peygamber! Ashabın sana mallarından gönüllü ve bağış olarak ne kadar miktarda infak edeceklerini soruyorlar. Onlara cevap olarak de ki: İhtiyacınızın üzerinde fazla kalan malınızı infak ediniz. (Bu, işin başında İslam’ın ilk döneminde böyleydi. Daha sonra Allah, hususi mallarda ve belli bir oranda farz olan zekât hükmünü koydu.) Allah hiçbir gizliliği bulunmayan bu açıklama gibi, sizlere dininin hükümlerini açıklar. Umulur ki düşünürsünüz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَسْءَلُونَكَ | سأل | يستعلمون منك. | |||
| عَنِ | عن | عن الخمر: عن حكم تعاطي الخمر شرباً وبيعاً وشراءً. | |||
| ٱلْخَمْرِ | خمر | هي: كل ما غطى العقل وأذهبه، كالعصير المسكر من عنب وغيره. | |||
| وَٱلْمَيْسِرِ | يسر | الميسر: قمار العرب في الجاهلية بالأزلام والقداح، والقمار عموماً: هو أخذ المال أو إعطاؤه بالمقامرة وهي المغالبات التي فيها عوض من الطرفين. | |||
| قُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان | |||
| فِيهِمَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية. | |||
| إِثْمٌ | أثم | المراد: أضرار ومفاسد كثيرة في الدين والدنيا، والعقول والأموال. | |||
| كَبِيرٌ | كبر | الكبير: تستعمل في وصف كثرة الكمية المتصلة للأعيان، وقد استعيرت للمعاني أحيانا. | |||
| وَمَنَٰفِعُ | نفع | وفوائد من جهة كسب الأموال وغيرها. | |||
| لِلنَّاسِ | نوس | اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| وَإِثْمُهُمَا | أثم | أي: وما ينشأ عنهما من المفاسد، فالهمزة والثاء والميم تدل على أصل واحد، وهو البطء والتأخر، والإثم والأثام: اسم للأفعال المبْطئة عن الثواب. | |||
| أَكْبَرُ | كبر | الكبر: تستعمل في وصف كثرة الكمية المتصلة للأعيان، وقد اُستعيرت للمعاني أحياناً. | |||
| مِن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| نَّفْعِهِمَا | نفع | فائدتهما، والنفع: ما يُستعان به في الوصول إلى الخيرات، وما يُتوصل به إلى الخير فهو خير، فالنفع خير، وضده الضر. | |||
| وَيَسْءَلُونَكَ | سأل | ويستعلمون منك. | |||
| مَاذَا | ماذا | اسم استفهام يستفهم به عن غير العاقل. | |||
| يُنفِقُونَ | نفق | يبذلون من مال ونحوه. | |||
| قُلِ | قول | تكلم مخاطباً. | |||
| ٱلْعَفْوَ | عفو | ما زاد عن الحاجة. | |||
| كَذَٰلِكَ | ذا | أي مثل ذلك. وذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد. | |||
| يُبَيِّنُ | بين | يظهر ويوضح. | |||
| ٱللَّهُ | أله | الله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| لَكُمُ | ل | اللام: حرف جر يفيد معنى التبليغ. | |||
| ٱلْءَايَٰتِ | أيي | الآيات وأحكام الشريعة. | |||
| لَعَلَّكُمْ | لعل | لعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا. | |||
| تَتَفَكَّرُونَ | فكر | تتفكرون: تُعملون عقولكم وتتدبرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فِيهِمَا إِثْمٌ} مد منفصل والتنوين مع الكاف إخفاء حقيقي. والراء من {كَبِيرٌ}
مفخمة وصلًا، ومن الخمر والميسر مرققة وصلًا. وراء {أَكْبَرُ} مفخمة؛ لأنها
مضمومة. ووقوع النون المتحركة بعد النون الساكنة يسمى إدغامًا بغنة في {مِنْ
نَفْعِهِمَا} لأَن النون من حروف "ينمو" وعلامة هذا الإدغام في المصحف
هو تشديد النون الثانية وتعرية النون الأولى من السكون. ويقال له أيضًا: إدغام
مثلين صغير؛ لأنهما نونان، والأولى منهما ساكنة. والهمزة من {يَسْأَلُونَكَ} في
الرسم العثماني كتبت على نبرة. وفي {يُنْفِقُونَ} إخفاء حقيقي؛ لوقوع الفاء بعد
النون الساكنة، وهي من حروف الإخفاء الحقيقي. والراء من {تَتَفَكَّرُونَ} مفخمة؛
لأنها مضمومة.
ونهاية الآيات مد عارض للسكون يلتزم فيه القارئ بمد حركتين أو أربعًا أو ستًّا.
ويستحسن للقارئ أن لا يبدأ تلاوته بالآية التالية لشدة ارتباطها بما قبلها. فإن
كانت القراءة متصلة فلا بأس. وإن وصلها بما قبلها فلا بأس، وهي ليست أول آية عند
علماء العدد، فقد عدها آية: المصحف جميع الشامي والكوفي والمدنى الأخير. وترك
عدها: المدني الأول والمكي والبصري.