Mâide Suresi 32. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 32/120
مِنْ أَجْلِ ذَٰلِكَ كَتَبْنَا عَلَىٰ بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ أَنَّهُۥ مَن قَتَلَ نَفْسًۢا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِى ٱلْأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَآ أَحْيَا ٱلنَّاسَ جَمِيعًا ۚ وَلَقَدْ جَآءَتْهُمْ رُسُلُنَا بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم بَعْدَ ذَٰلِكَ فِى ٱلْأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ
Min ecli zalik, ketebna ala beni israile ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesadin fil ardı fe ke ennema katelen nase cemia ve men ahyaha fe ke ennema ahyen nase cemia ve lekad caethum rusuluna bil beyyinati summe inne kesiran minhum ba'de zalike fil ardı le musrifun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mâide Suresi 32. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap'ta) şunu yazdık: "Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resullerimiz apaçık deliller (mucize ve ayetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hala) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bu ecilden Beni İsraile kitabda bildirmiştik ki her kim bir nefsi bir nefis mukabili veya yer yüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur, kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur; Celalim hakkı için Resullerimiz onlara beyyinelerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu bütün bunların arkasından hala yer yüzünde fesad ve cinayette israf etmekte bulunuyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun için İsrailoğullarına kitapta şunu bildirmiş idik: "Her kim bir kişiyi, bir kişi karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur." Andolsun ki, peygamberlerimiz onlara apaçık delillerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu, bütün bunların arkasından hala yeryüzünde bozgunculuk ve cinayette çizgiyi aşmaktadırlar.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Bundan dolayıdır ki İsrail oğullarına şu hakıykatı hükmetdik: Kim bir canı, bir can mukaabilinde veya yer yüzünde bir fesad çıkarmakdan dolayı olmayarak, öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun ki peygamberimiz onlara beyyineler (apaçık ayetler, deliller, mucizeler) getirmişdi. Sonra hakıykaten yine içlerinden bir çoğudur ki bunların arkasından, (haala) yer yüzünde (fesad ve cinayet hususunda) muhakkak haddi aşanlardır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bundan dolayı İsrail oğullarına şöyle yazdık: Kim, bir cana kıymamış, ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu(n hayatını kurtarmak suretiyle) yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. Andolsun elçilerimiz onlara açık deliller getirdiler, ama bundan sonra da onlardan çoğu, yine yeryüzünde israf etmekte(aşırı gitmekte)dirler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte bundan dolayı İsrail oğullarına kitapta şunu bildirdik:Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur. Resullerimiz onlara açık ayetler ve deliller getirmişlerdi. Ne var ki onların çoğu bütün bunlardan sonra, hala yeryüzünde fesat ve cinayette aşırı gitmektedirler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bu nedenle, İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bu yüzden Biz İsrailoğullarına bildirdik ki, -cinayetin ve yeryüzünde fesadı yayma(nın cezası) olarak işlenmesi dışında- eğer bir kimse bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir; ve bir kimse bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur. Gerçekten elçilerimiz, onlara hakikatin bütün delilleri ile geldiler: ama, buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde her çeşitli aşırılığa meyletmeye devam etti.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: "Kim bir kimseyi, bir kimseye veya yeryüzünde (yaptığı) bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de ona hayatını bağışlarsa; bütün insanları diriltmiş gibi olur." Peygamberlerimiz onlara belgelerle gelmişti de onlardan bir çoğu bundan sonra yeryüzünde adaletten ayrılmışlardı.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Bundan dolayı[1] İsrailoğullarına yazdık: "Kuşkusuz kim, bir cana karşılık olmaksızın veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış birini öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur." Resul'lerimiz onlara kanıtlayıcı açık bilgilerle geldiği halde onların çoğu bundan sonra da yeryüzünde israf[2] etmektedirler.
Tefsir / dipnot (2)
İnsanın insanı öldürmesinden dolayı.
Haddi aşmak, bozgunculuk yapmak, ölçüsüz davranmak, taşkınlık yapmak.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İşte bu yüzden, İsrailoğullarına, şunu yazdık: "Bir başka canın veya yeryüzünde bozgunculuk yapmış olmanın karşılığı dışında, kim bir canı öldürürse, tüm insanları öldürmüş gibi olur. Kim de yaşam verirse, tüm insanlara yaşam vermiş gibi olur!" Gerçek şu ki, elçilerimiz, onlara açık kanıtlarla geldiler. Sonra, onların çoğu yeryüzünde ölçüyü aştı.
İbni Kesir
Bundan dolayı İsrailoğullarının üzerine yazdık ki: Her kim, bir nefsi bir nefse veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de, onu diri bırakırsa sanki bütün insanları diriltmiş gibidir. Andolsun ki; onlara, peygamberlerimiz apaçık delillerle geldiler. Bundan sonra da onlardan bir çoğu gerçekten taşkınlık edenlerdir.
Gültekin Onan
Bu nedenle (ecli) İsrail oğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
Rowad Tercüme Merkezi
İşte bunun için İsrâiloğulları'na şöyle yazdık: Kim, bir nefse (haksız yere) kıyarsa veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim de birini (öldürmez) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur. Rasûllerimiz onlara açık delillerle gelmişti ama bundan sonra onların çoğu yeryüzünde aşırı gittiler.
Şaban Piriş
İşte bunun için İsrâiloğulları'na şöyle yazdık: Kim, bir nefse (haksız yere) kıyarsa veya yeryüzünde bozgunculuk çıkartmaya karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim de birini (öldürmez) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır gibi olur. Peygamberlerimiz onlara açık delillerle gelmişti ama bundan sonra onların çoğu yeryüzünde aşırı gittiler.
Ali Özek ve diğerleri
İşte bu yüzdendir ki İsrâiloğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim de (Allah'ın öldürülmesini haram kıldığı) bir can kurtarır (onu öldürmez yaşatır) sa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Kâbil'in kardeşini öldürmesinden sonra İsrailoğulları'na yeryüzünde küfür, savaş etmek ve fesat çıkarmak gibi kısas gerektirecek bir sebepten ötürü değil de hiç bir sebep olmadan bir cana kıyan kimsenin, bütün insanları öldürmüş gibi olacağını bildirdik. Çünkü böyle davranan kimsenin nezdinde suçsuz ile katilin/suçlunun arasında bir fark yoktur. Kim Allah Teâlâ'nın öldürülmesini yasakladığı nefsi öldürülmesinin haram olduğuna inanıp bir cana el uzatmayıp, öldürmezse sanki bütün insanları yaşatmış gibi olur. Çünkü bu davranışıyla herkes selamet içinde yaşar. Kesinlikle resullerimiz İsrailoğulları'na açık deliller ve net kanıtlarla gelmişlerdi. Buna rağmen birçoğu günah işleyerek ve resullerine muhalefet ederek Allah'ın koymuş olduğu sınırları/yasakları çiğnediler.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مِنْ | مِن | من السببية: حرف جر، يُفيد التعليل. | |||
| أَجْلِ | أجل | من أجل ذلك: بسببه. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد، يخاطب به المفرد والمراد جناية القتل تلك. | |||
| كَتَبْنَا | كتب | فرضنا وشرعنا. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر، يُفيد معنى الاستعلاء | |||
| بَنِي | بنو | بني: أولاد، وهم من ينتسبون إلى إسرائيل، وكانوا اثني عشر سبطاً. | |||
| إِسْرَٰءِيلَ | إسرائيل | هو: نبي الله يعقوب بن إسحاق بن إبراهيم خليل الرحمن - عليهم السلام. ومعنى إسرائيل: عبدالله. | |||
| أَنَّهُ | أنّ | حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| مَن | مَن | اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| قَتَلَ | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| نَفْسًا | نفس | النفس: الذات والروح أيضا. ونفس كل شيء، ذاته. | |||
| بِغَيْرِ | غير | بغير نفس: بدون حق شرعي كالقصاص. | |||
| نَفْسٍ | نفس | النفس: الذات والروح أيضا. ونفس كل شيء، ذاته. | |||
| أَوْ | أو | حرف عطف، يُفيد الإشتراك في الحكم. | |||
| فَسَادٍ | فسد | الفساد: نقيض الصلاح. | |||
| فِي | في | حرف جر، يُفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي تعيش عليها المخلوقات، وجمعها أرضون، ولا تجيء مجموعةً في القرآن، ويعبّر بها عن أسفل الشيء، كما يعبر بالسماء عن أعلاه. | |||
| فَكَأَنَّمَا | — | كأنما: تدل على التشبيه. | |||
| قَتَلَ | قتل | القتل: الإماتة، وإزهاق الروح عن الجسد؛ بأيّ سبب كان. | |||
| ٱلنَّاسَ | نوس | اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| جَمِيعًا | جمع | يؤتى بها لتوكيد معنى الجمع. | |||
| وَمَنْ | مَن | من: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل. | |||
| أَحْيَاهَا | حيي | امتنع عن قتلها. | |||
| فَكَأَنَّمَا | — | كأنما: تدلُّ على التشبيه. | |||
| أَحْيَا | حيي | أحيا الناس: وهبهم الحياة. | |||
| ٱلنَّاسَ | نوس | اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب، وقد يُطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| جَمِيعًا | جمع | يؤتى بها لتوكيد معنى الجمع. | |||
| وَلَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| جَاءَتْهُمْ | جيأ | أتتهم. | |||
| رُسُلُنَا | رسل | الرسل: جمع رسول، والرسول من الناس: إنسان أوحي إليه بشرع وأمر بتبليغه، فإن لم يؤمر فنبي فقط. والرسول من الملائكة: هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله. | |||
| بِٱلْبَيِّنَٰتِ | بين | بالحجج الواضحات الدالة على صدق رسالتهم. | |||
| ثُمَّ | ثم | حرف عطف يفيد معنى الإستبعاد. | |||
| إِنَّ | إنّ | حرف توكيد ونصب، يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| كَثِيرًا | كثر | الكثرة: الزيادة، وتستعمل للمعدود أصلاً، ولكنها تستعار للأجسام أحيانا. | |||
| مِّنْهُم | مِن | من: حرف جر لتبيين الجنس، أو تبيين ما أُبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| بَعْدَ | بعد | بعد: نقيض قبل. وهو: ظرف مبهم يفهم معناه بالإضافة لما بعده ويكون منصوبا أو مجرورا مع "مِن"، وقد يقطع عن الإضافة وهي مفهومة من الكلام فيكون مبنيا على الضم. | |||
| ذَٰلِكَ | ذا | اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد، يخاطب به المفرد. | |||
| فِي | في | حرف جر، يُفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَرْضِ | أرض | الكرة الأرضية التي تعيش عليها المخلوقات، وجمعها أرضون، ولا تجيء مجموعةً في القرآن، ويعبّر بها عن أسفل الشيء، كما يعبر بالسماء عن أعلاه. | |||
| لَمُسْرِفُونَ | سرف | لمفرطون ومتجاوزون حدود الله بارتكاب محارم الله. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ} متعلقة بما بعدها، وليست متعلقة بما قبلها، فلا
يصح وصل الآيتين والوقف عليها، وباء {كَتَبْنَا} فيها قلقلة {بَنِي إِسْرَائِيلَ}
في الهمزة الأولى مد منفصل وفي الهمزة الثانية مد متصل، يليه مد شبه بدل في الهمزة
المتقدمة على الياء {أَنَّهُ} حرف غنة مشدد، وبعده صلة صغرى {مَنْ قَتَلَ} إخفاء
حقيقي {نَفْسًا بِغَيْرِ} إقلاب {نَفْسٍ أَوْ} إظهار حلقي {فَسَادٍ فِي الْأَرْضِ}
إخفاء حقيقي {فَكَأَنَّمَا} غنة، ومد طبيعي {النَّاسَ} غنة ولام شمسية، ومد طبيعي
{وَمَنْ أَحْيَاهَا} إظهار حلقي {فَكَأَنَّمَا أَحْيَا} غنة، ومد منفصل {وَلَقَدْ}
قلقلة {جَاءَتْهُمْ} مد متصل {ثُمَّ} حرف غنة، وأيضا {إِنَّ} وفي {كَثِيرًا
مِنْهُمْ} إدغام بغنة {مِنْهُمْ بَعْد} إخفاء شفوي للميم مع الباء.