Mâide Suresi 29. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 29/120
إِنِّىٓ أُرِيدُ أَن تَبُوٓأَ بِإِثْمِى وَإِثْمِكَ فَتَكُونَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلنَّارِ ۚ وَذَٰلِكَ جَزَٰٓؤُا۟ ٱلظَّـٰلِمِينَ
İnni uridu en tebue bi ismi ve ismike fe tekune min ashabin nar, ve zalike cezauz zalimin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mâide Suresi 29. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ben istiyorum ki, sen benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. İşte bu zalimlerin cezasıdır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ben isterim ki sen benim günahımı da kendi günahını da yüklenüb varasın da o ateşe layıklardan olasın, zalimlerin cezası işte budur
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ben, hem benim hem de kendinin günahını yüklenip cehennemliklerden olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası işte budur!" dedi.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Şübhesiz dilerim ki sen kendi günahınla birlikde benim günahımı da yüklenesin de o ateşin yaranından olasın. İşte zaalimlerin cezası budur".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, senin günahını da yüklenip ateş halkından olasın! zalimlerin cezası budur."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(27-29) Onlara Adem'in iki oğlunun gerçek olan haberini oku: Onların her ikisi birer kurban takdim etmişlerdi de birininki kabul edilmiş, öbürününki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, kardeşine: "Seni öldüreceğim" dedi. O da: "Allah, ancak müttakilerden kabul buyurur, dedi. Yemin ederim ki, sen beni öldürmek için el kaldırırsan, ben seni öldürmek için sana el kaldırmam. Çünkü ben alemlerin Rabbi olan Allah'tan korkarım." "Ben isterim ki sen, kendi günahınla beraber benim günahımı da yüklenesin de cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası işte budur!"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
(Beni öldürürsen,) dilerim, hem kendi günah(lar)ını, hem de benim günahlarımı(n yükünü) yüklenir ve böylece cehennemin yolunu tutarsın! Çünkü zalimlerin cezası budur.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası budur, dedi.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
"Dilerim ki, benim günahımla[1] birlikte kendi günahını da yüklenerek Ateş'e gidenlerden olursun. Çünkü zalimlerin cezası budur."
Tefsir / dipnot (1)
Beni öldürmenden dolayı kazanacağın günahla.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Aslında, hem benim suçlarımı hem de kendi suçlarını yüklenmeni; böylece, ateşin yoldaşlarından olmanı istiyorum. Çünkü haksızlık yapanların cezası, işte budur!"
İbni Kesir
Dilerim ki sen; benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip cehennemliklerden olasın. Zalimlerin cezası da budur.
Gültekin Onan
"Kuşkusuz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim. Zulmedenlerin cezası budur."
Rowad Tercüme Merkezi
Ben, hem benim günahımı hem kendi günahını yüklenerek sonunda cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.
Şaban Piriş
Ben, hem benim hem de kendi günahını yüklenerek cehennemliklerden olmanı isterim, zulmedenlerin cezası işte budur, dedi.
Ali Özek ve diğerleri
«Ben istiyorum ki, sen, (beni öldürmenden dolayı) hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenip ateşe atılacaklardan olasın; zalimlerin cezası işte budur.»
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Hâbil, Kâbil'in gözünü korkutmak amacıyla senin daha önce işlemiş olduğun günahların ve beni zulmederek öldürmenin günahıyla Allah'ın huzuruna dönmeni istiyorum. Böylece kıyamet gününde cehennem ehlinden olup oraya girenlerden birisi olmanı istiyorum. Bu ceza haddi aşanların cezalandırıldığı bir karşılıktır. Ben ise seni öldürme günahıyla oraya dönenlerden olmak istemiyorum.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| إِنِّي | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب، يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| أُرِيدُ | رود | أرغب. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| تَبُوأَ | بوأ | تبوء بإثمي: ترجع حاملاً إثم قتلي. | |||
| بِإِثْمِي | أثم | الإثم: الهمزة والثاء والميم تدلُّ على أصل واحد، وهو البطء والتأخر، فالإثم والأثام: اسم للأفعال المبْطئة عن الثواب، والإثم: الذنب الذي يستحق العقوبة؛ لأنه ميل عن الحق بعلم وتعمد. | |||
| وَإِثْمِكَ | أثم | الإثم: الهمزة والثاء والميم تدلُّ على أصل واحد، وهو البطء والتأخر، فالإثم والأثام: اسم للأفعال المبْطئة عن الثواب، والإثم: الذنب الذي يستحق العقوبة؛ لأنه ميل عن الحق بعلم وتعمد، والمراد: وإثمك السابق المانع من قبول قربانك. | |||
| فَتَكُونَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مِنْ | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| أَصْحَٰبِ | صحب | أصحاب النار: أهلها وملازميها. | |||
| ٱلنَّارِ | نور | نار الآخرة وهي نار جهنم. | |||
| وَذَٰلِكَ | ذا | ذلك: اسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به المفرد المذكر. | |||
| جَزَٰؤُا | جزي | عقاب. | |||
| ٱلظَّٰلِمِينَ | ظلم | الجائرين المعتدين، وأصل الظلم: مجاوزة الحد، ووضع الشيء غير موضعه ومنه يُقال من أشبه أباه فما ظلم، أي: ما وضع الشبه غير موضعه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{إِنِّي أُرِيدُ} غنة ومد منفصل {أَنْ تَبُوءَ} فيها إخفاء حقيقي ومد متصل
{مِنْ أَصْحَابِ} إظهار حلقي {النَّارِ} لام شمسية وغنة، والألف رقيقة {جَزَاءُ}
مد متصل.