Bakara Suresi 49. Ayet

İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 49/286

وَإِذْ نَجَّيْنَـٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ ۚ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

Ve iz necceynakum min ali fir'avne yesumunekum suel azabi yuzebbihune ebnaekum ve yestahyune nisaekum ve fi zalikum belaun min rabbikum azim.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem hatırlayın ki bir vakit sizi Ali Firavnden kurtardık, sizi azabın kötüsüne peyleyorlardı; oğullarınızı boğazlıyorlar ve kızlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda size rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem hatırlayın ki, bir zaman sizi Firavun'un ailesinden kurtardık. Size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor ve kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Yine hatırlayın o zamanı ki (yeni doğan) oğullarınızı boğazlayıp kızlarınızı sağ bırakmak (yahud kadınlarınıza utanılacak dürlü fenalıklar yapmak) suretiyle size (atalarınıza) işkencenin en kötüsünü yüklemekde devameden Fir'avun haanedanından sizi kurtarmışdık. Bunda (bu azabda ve kurtarmada) Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı sizin için.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Sizi Fir'avn ailesinden de kurtarmıştık. Hani (onlar), size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Hem sizi en feci işkencelere uğrattıkları zaman Firavun'un adamlarından kurtardığımızı da hatırlayın! Onlar sizin dünyaya gelen erkek çocuklarınızı kesiyor, kız çocuklarınızı ise kötülük için hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından çetin bir imtihan vardı.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve (hatırlayın) azapların en korkuncu olarak -ki sizin için Rabbinizden büyük bir imtihandı- oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanının elinden sizi kurtardığımız (günleri).

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun Hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbiniz'den büyük bir imtihan vardı.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Firavun ailesinden sizi kurtardığımızda, size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, Efendinizden, sizin için büyük bir sınav vardı.

İbni Kesir

Hani, sizi oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak en kötü işkenceye tabi tutan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu da sizin için Rabbınız tarafından büyük bir imtihandı.

Gültekin Onan

Size işkencenin en kötüsünü yapan, kadınlarınızı bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu, rabbinizden büyük bir sınav idi.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey İsrailoğulları! Çeşitli azaplarla size azap eden Firavun'un avanelerinden sizi kurtardığımız zamanı hatırlayın. Öyle ki (yeryüzünde) varlığınız kalmasın diye oğullarınızı keserek öldürüyorlardı. Ve daha da ileri giderek size ihanet etmek ve küçük düşürmek için kendilerine hizmet eden kadın olsunlar diye kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Firavun ve avanesinin zulmünden sizi kurtarması Rabbinizden büyük bir imtihandır. Umulur ki şükredersiniz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
نَجَّيْنَٰكُمنجوسلمناكم. ‌الإنجاء والتنجية واحد؛ وهو: التخليص و‌الإنقاذ من المكروه.
مِّنْمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ءَالِأهلقوم.
فِرْعَوْنَفرعونلقب ملوك مصر في التاريخ القديم، والمراد فرعون موسى عليه السلام، وهو الذي غرق في اليم.
يَسُومُونَكُمْسوميذيقونكم. و‌السوم: الإذاقة والتعريض؛ يقال: سامني كذا: أي: أذاقني وعرضني. ‌والسوم: أن تُكلف إنسانا مشقة أو سواء أو ظلما.
سُوءَسوأأشد. و‌السوء هنا: بمعنى الشدة. وأصل ‌السوء: ‌الشر وكل ما يسوء صاحبه ويحزنه.
ٱلْعَذَابِعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
يُذَبِّحُونَذبحيكثرون من ذبحهم. والذبح: إزهاق روح المذبوح. والذبح يطلق في اللّغة على الشقّ وهو المعنى الأصلي، ثم استعمل في قطع الحلقوم؛ من مقدم العنق عند المفصل الذى بين العنق والرأس تحت اللحيين. وذبح الحيوان أو نحره: بقطع حلقومه أو مريئه وهو موضع الذبح من الحلق.
أَبْنَاءَكُمْبنوالأبناء: الأولاد، جمع ابن.
وَيَسْتَحْيُونَحيييستحيون نساءكم: يبقون على حياتهن للاسترقاق والخدمة.
نِسَاءَكُمْنسوالنساء والنّسوة والنّسوان: جمع ‌امرأة، وليس لها واحد من لفظها. وكذلك المرأة لا جمع لها من لفظها.
وَفِيفيفي: حرف جر يفيد معنى الظرفية المجازية.
ذَٰلِكُمذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به الجمع المذكر.
بَلَاءٌبلواختبار. ‌والبلاء: ‌الاختبار; ويكون بالخير والشر.
مِّنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
رَّبِّكُمْرببإلهكم المعبود. والرب: هو ‌المالك المربي جميع العالمين، المتصرف، المدبِر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يُقال في غيره إلا بالإضافة.
عَظِيمٌعظمعظيم: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوساً كان أو معقولاً، عيناً كان أو معنى.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

في ميم {نَجَّيْنَاكُمْ} مع ميم {مِنْ} بعدها إدغام تماثل صغير مصحوب

بالغنة، علامته أن الميم الأولى الساكنة لا يوجد فوقها سكون، والميم الثانية

المكسورة، مشددة، وفي {آلِ} مد بدل. وفي {سُوءَ} و {أَبْنَاءَكُمْ} و

{نِسَاءَكُمْ} و {بَلَاءٌ} مد متصل، والراء من {فِرْعَوْنَ} مرققة، ومن

{رَبِّكُمْ} مفخمة. وفي {مِنْ رَبِّكُمْ} إدغام بغير غنة.