أولاء
“أولاء” Kökü
Kur'an'da 254 yerde, 233 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)
İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 233).
Bakara Suresi, 5. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır.… Bakara Suresi, 16. ayet أُولَٰئِكَ İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar … Bakara Suresi, 27. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağla… Bakara Suresi, 31. ayet هَٰؤُلَاءِ Allah, Adem'e bütün varlıkların isimlerini öğretti. Sonra onları meleklere göstererek, "Eğer doğru s… Bakara Suresi, 39. ayet أُولَٰئِكَ İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi … Bakara Suresi, 81. ayet فَأُولَٰئِكَ Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte o… Bakara Suresi, 82. ayet أُولَٰئِكَ İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.… Bakara Suresi, 85. ayet هَٰؤُلَاءِ Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size hara… Bakara Suresi, 86. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. … Bakara Suresi, 114. ayet أُولَٰئِكَ Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim da… Bakara Suresi, 121. ayet أُولَٰئِكَ فَأُولَٰئِكَ Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar… Bakara Suresi, 157. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ İşte Rableri katından rahmet ve merhamet onlaradır. Doğru yola ulaştırılmış olanlar da işte bunlardı… Bakara Suresi, 159. ayet أُولَٰئِكَ İndirdiğimiz apaçık delilleri ve hidayeti Kitap'ta açıklamamızdan sonra onları gizleyenler var ya, i… Bakara Suresi, 160. ayet فَأُولَٰئِكَ Ancak tövbe edip durumlarını düzeltenler ve gerçeği açıkça ortaya koyanlar (lanetlenmekten) kurtulmu… Bakara Suresi, 161. ayet أُولَٰئِكَ Fakat ayetlerimizi inkar etmiş ve kafir olarak ölmüşlere gelince, işte Allah'ın, meleklerin ve bütün… Bakara Suresi, 174. ayet أُولَٰئِكَ Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onla… Bakara Suresi, 175. ayet أُولَٰئِكَ İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı n… Bakara Suresi, 177. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 202. ayet أُولَٰئِكَ İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.… Bakara Suresi, 217. ayet فَأُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alı… Bakara Suresi, 218. ayet أُولَٰئِكَ İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler; şüphesiz bunlar Allah'ın rahmetini umarla… Bakara Suresi, 221. ayet أُولَٰئِكَ İman etmedikleri sürece Allah'a ortak koşan kadınlarla evlenmeyin. Allah'a ortak koşan kadın hoşunuz… Bakara Suresi, 229. ayet فَأُولَٰئِكَ (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktı… Bakara Suresi, 257. ayet أُولَٰئِكَ Allah, iman edenlerin dostudur. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Kafirlerin velileri ise tağ… Bakara Suresi, 275. ayet فَأُولَٰئِكَ Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de … Âl-i İmrân Suresi, 10. ayet وَأُولَٰئِكَ Şüphesiz, inkar edenlere, ne malları, ne de evlatları Allah'a karşı hiçbir fayda sağlar. Onlar ateşi… Âl-i İmrân Suresi, 22. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, amelleri, dünyada da, ahirette de boşa gitmiş kimselerdir. Onların hiç yardımcıları da yoktur… Âl-i İmrân Suresi, 66. ayet هَٰؤُلَاءِ İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilgin… Âl-i İmrân Suresi, 77. ayet أُولَٰئِكَ Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ah… Âl-i İmrân Suresi, 82. ayet فَأُولَٰئِكَ Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.… Âl-i İmrân Suresi, 87. ayet أُولَٰئِكَ İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.… Âl-i İmrân Suresi, 90. ayet وَأُولَٰئِكَ Şüphesiz iman ettikten sonra inkar eden, sonra da inkarda ileri gidenlerin tövbeleri asla kabul edil… Âl-i İmrân Suresi, 91. ayet أُولَٰئِكَ Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbiri… Âl-i İmrân Suresi, 94. ayet فَأُولَٰئِكَ Artık bundan sonra Allah'a karşı kim yalan uydurursa, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.… Âl-i İmrân Suresi, 104. ayet وَأُولَٰئِكَ Sizden, hayra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten men eden bir topluluk bulunsun. İşte kurtuluşa … Âl-i İmrân Suresi, 105. ayet وَأُولَٰئِكَ Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar iç… Âl-i İmrân Suresi, 114. ayet وَأُولَٰئِكَ Onlar, Allah'a ve ahiret gününe inanırlar. İyiliği emrederler. Kötülükten men ederler, hayır işlerin… Âl-i İmrân Suresi, 116. ayet وَأُولَٰئِكَ İnkar edenlerin ne malları ne evlatları, onlara Allah'a karşı bir yarar sağlar. İşte onlar cehenneml… Âl-i İmrân Suresi, 119. ayet أُولَاءِ İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, … Âl-i İmrân Suresi, 136. ayet أُولَٰئِكَ İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada … Âl-i İmrân Suresi, 199. ayet أُولَٰئِكَ Kitap ehlinden öyleleri var ki, Allah'a, size indirilene ve kendilerine indirilene, Allah'a derinden… Nisâ Suresi, 17. ayet فَأُولَٰئِكَ Allah katında (makbul) tövbe, ancak bilmeyerek günah işleyip sonra çok geçmeden tövbe edenlerin tövb… Nisâ Suresi, 18. ayet أُولَٰئِكَ Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben… Nisâ Suresi, 41. ayet هَٰؤُلَاءِ Her ümmetten bir şahit getirdiğimiz ve seni de onların üzerine bir şahit yaptığımız zaman, bakalım o… Nisâ Suresi, 51. ayet هَٰؤُلَاءِ Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyor… Nisâ Suresi, 52. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, Allah'ın lanet ettiği kimselerdir. Allah, kime lanet ederse, artık ona asla bir yardımcı bula… Nisâ Suresi, 63. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, Allah'ın kalplerindekini bildiği kimselerdir. Öyleyse onlara aldırma. Onlara öğüt ver ve onla… Nisâ Suresi, 69. ayet فَأُولَٰئِكَ أُولَٰئِكَ Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerl… Nisâ Suresi, 78. ayet هَٰؤُلَاءِ Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır… Nisâ Suresi, 91. ayet وَأُولَٰئِكُمْ Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini gö… Nisâ Suresi, 97. ayet فَأُولَٰئِكَ Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle d… Nisâ Suresi, 99. ayet فَأُولَٰئِكَ Umulur ki, Allah bu kimseleri affeder. Çünkü Allah çok affedicidir, çok bağışlayıcıdır.… Nisâ Suresi, 109. ayet هَٰؤُلَاءِ İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları … Nisâ Suresi, 121. ayet أُولَٰئِكَ İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.… Nisâ Suresi, 124. ayet فَأُولَٰئِكَ Mü'min olarak, erkek veya kadın, her kim salih ameller işlerse, işte onlar cennete girerler ve zerre… Nisâ Suresi, 143. ayet هَٰؤُلَاءِ هَٰؤُلَاءِ Onlar küfür ile iman arasında bocalayıp dururlar. Ne bunlara (mü'minlere) ne de şunlara (kafirlere) … Nisâ Suresi, 146. ayet فَأُولَٰئِكَ Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has … Nisâ Suresi, 151. ayet أُولَٰئِكَ (150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmay… Nisâ Suresi, 152. ayet أُولَٰئِكَ Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, i… Nisâ Suresi, 162. ayet أُولَٰئِكَ Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene im… Mâide Suresi, 10. ayet أُولَٰئِكَ İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.… Mâide Suresi, 41. ayet أُولَٰئِكَ Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 43. ayet أُولَٰئِكَ Yanlarında, içinde Allah'ın hükmü bulunan Tevrat varken nasıl oluyor da seni hakem yapıyorlar, sonra… Mâide Suresi, 44. ayet فَأُولَٰئِكَ Şüphesiz Tevrat'ı biz indirdik. İçinde bir hidayet, bir nur vardır. (Allah'a) teslim olmuş nebiler, … Mâide Suresi, 45. ayet فَأُولَٰئِكَ Onda (Tevrat'ta) üzerlerine şunu da yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş… Mâide Suresi, 47. ayet فَأُولَٰئِكَ İncil ehli Allah'ın onda indirdiği ile hükmetsin. Allah'ın indirdiği ile hükmetmeyenler, fasıkların … Mâide Suresi, 53. ayet أَهَٰؤُلَاءِ (O zaman) iman edenler derler ki: "Sizinle beraber olduklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin ede… Mâide Suresi, 60. ayet أُولَٰئِكَ De ki: "Allah katında cezası bundan daha kötü olanları size haber vereyim mi? Onlar, Allah'ın lanetl… Mâide Suresi, 86. ayet أُولَٰئِكَ İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.… En'âm Suresi, 53. ayet أَهَٰؤُلَاءِ Böylece insanların bazısını bazısı ile denedik ki, "Allah, aramızdan şu adamları mı iman nimetine la… En'âm Suresi, 70. ayet أُولَٰئِكَ Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsen… En'âm Suresi, 82. ayet أُولَٰئِكَ İman edip de imanlarına zulmü (şirki) bulaştırmayanlar var ya; işte güven onların hakkıdır. Doğru yo… En'âm Suresi, 89. ayet أُولَٰئِكَ هَٰؤُلَاءِ Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) b… En'âm Suresi, 90. ayet أُولَٰئِكَ İşte, o peygamberler, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. (Ey Muhammed!) Sen de onların tuttuğ… A'râf Suresi, 8. ayet فَأُولَٰئِكَ O gün amellerin tartılması da haktır. Kimlerin sevabı ağır basarsa, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.… A'râf Suresi, 9. ayet فَأُولَٰئِكَ Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle ken… A'râf Suresi, 36. ayet أُولَٰئِكَ Ayetlerimizi yalanlayanlar ve onlara uymayı kibirlerine yediremeyenlere gelince, işte onlar cehennem… A'râf Suresi, 37. ayet أُولَٰئِكَ Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara k… A'râf Suresi, 38. ayet هَٰؤُلَاءِ Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her… A'râf Suresi, 42. ayet أُولَٰئِكَ İman edip salih ameller işleyenlere gelince -ki biz kişiye ancak gücünün yettiğini yükleriz- işte on… A'râf Suresi, 49. ayet أَهَٰؤُلَاءِ "Sizin, 'Allah bunları rahmete erdirmez' diye yemin ettikleriniz şunlar mı?" (Sonra cennetliklere dö… A'râf Suresi, 139. ayet هَٰؤُلَاءِ Şüphesiz bunların (din diye) içinde bulundukları şey yok olmaya mahkumdur. Yapmakta olduklarının hep… A'râf Suresi, 157. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, yanlarındaki Tevrat'ta ve İncil'de yazılı buldukları Resule, o ümmi peygambere uyan kimselerd… A'râf Suresi, 178. ayet فَأُولَٰئِكَ Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğ… A'râf Suresi, 179. ayet أُولَٰئِكَ أُولَٰئِكَ Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla g… Enfâl Suresi, 4. ayet أُولَٰئِكَ İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe… Enfâl Suresi, 37. ayet أُولَٰئِكَ Allah, pis olanı temizden ayırmak, pis olanların hepsini birbiri üstüne koyup yığarak cehenneme koym… Enfâl Suresi, 49. ayet هَٰؤُلَاءِ Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler, "Bunları dinleri aldatmış" diyorlardı. Hal… Enfâl Suresi, 72. ayet أُولَٰئِكَ İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındı… Enfâl Suresi, 74. ayet أُولَٰئِكَ İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım ede… Enfâl Suresi, 75. ayet فَأُولَٰئِكَ Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir… Tevbe Suresi, 10. ayet وَأُولَٰئِكَ Bir mü'min hakkında ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü) gözetirler. İşte onlar … Tevbe Suresi, 17. ayet أُولَٰئِكَ Allah'a ortak koşanların, inkarlarına bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah'ın mescitlerini… Tevbe Suresi, 18. ayet أُولَٰئِكَ Allah'ın mescitlerini, ancak Allah'a ve ahiret gününe inanan, namazı dosdoğru kılan, zekatı veren ve… Tevbe Suresi, 20. ayet وَأُولَٰئِكَ İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden kimselerin mertebeleri, All… Tevbe Suresi, 23. ayet فَأُولَٰئِكَ Ey iman edenler! Eğer küfrü imana tercih ederlerse, babalarınızı ve kardeşlerinizi bile dost edinmey… Tevbe Suresi, 69. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocuk… Tevbe Suresi, 71. ayet أُولَٰئِكَ Mü'min erkekler ve mü'min kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emreder, kötülükten alıkoyarla… Tevbe Suresi, 88. ayet وَأُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ Fakat peygamber ve beraberindeki mü'minler, mallarıyla, canlarıyla cihat ettiler. Bütün hayırlar işt… Yûnus Suresi, 8. ayet أُولَٰئِكَ (7-8) Şüphesiz bize kavuşacağını ummayan ve dünya hayatına razı olup onunla yetinerek tatmin olan ki… Yûnus Suresi, 18. ayet هَٰؤُلَاءِ Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Al… Yûnus Suresi, 26. ayet أُولَٰئِكَ Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir … Yûnus Suresi, 27. ayet أُولَٰئِكَ Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacak… Hûd Suresi, 11. ayet أُولَٰئِكَ Ancak sabredip salih amel işleyenler böyle değildir. İşte onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat… Hûd Suresi, 16. ayet أُولَٰئِكَ İşte onlar, kendileri için ahirette ateşten başka bir şey olmayan kimselerdir. (Dünyada) yaptıkları … Hûd Suresi, 17. ayet أُولَٰئِكَ Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu… Hûd Suresi, 18. ayet أُولَٰئِكَ هَٰؤُلَاءِ Kim Allah'a karşı yalan uydurandan daha zalimdir? İşte bunlar, Rablerine arz edilecekler ve şahitler… Hûd Suresi, 20. ayet أُولَٰئِكَ Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri… Hûd Suresi, 21. ayet أُولَٰئِكَ İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz … Hûd Suresi, 23. ayet أُولَٰئِكَ İman edip, salih ameller işleyen ve Rablerine gönülden bağlananlara gelince, işte onlar cennetlikler… Hûd Suresi, 78. ayet هَٰؤُلَاءِ Kavmi, (konuklarıyla çirkin ilişkide bulunmak üzere) ona doğru koşa koşa geldiler. Zaten onlar önced… Hûd Suresi, 109. ayet هَٰؤُلَاءِ (Ey Muhammed!) Şunların taptıkları şeylerin batıl olduğu konusunda şüpheye düşme. Onlar sadece, daha… Ra'd Suresi, 5. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ Eğer şaşacaksan, asıl şaşılacak olan onların, "Biz toprak olunca yeniden mi yaratılacakmışız?" demel… Ra'd Suresi, 18. ayet أُولَٰئِكَ Rablerinin emrine uyanlar için mükafatın en güzeli vardır. Ona uymayanlar ise, yeryüzünde olan her ş… Ra'd Suresi, 22. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, Rablerinin rızasına ermek için sabreden, namazı dosdoğru kılan, kendilerine verdiğimiz rızıkl… Ra'd Suresi, 25. ayet أُولَٰئِكَ Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozanlar, Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri (… İbrâhîm Suresi, 3. ayet أُولَٰئِكَ Dünya hayatını ahirete tercih edenler, (insanları) Allah yolundan çevirip onu eğri ve çelişkili göst… Hicr Suresi, 66. ayet هَٰؤُلَاءِ Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: "Sabaha çıkarken onların sonu kesilmiş olacak."… Hicr Suresi, 68. ayet هَٰؤُلَاءِ Lut, dedi ki: "Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin."… Hicr Suresi, 71. ayet هَٰؤُلَاءِ Lut: "İşte kızlarım. Eğer yapacaksanız (onlarla evlenebilirsiniz)" dedi.… Nahl Suresi, 86. ayet هَٰؤُلَاءِ Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp ken… Nahl Suresi, 89. ayet هَٰؤُلَاءِ (Ey Muhammed!) Her ümmetin kendi içinden üzerlerine bir şahit göndereceğimiz, seni de onların üzerin… Nahl Suresi, 105. ayet وَأُولَٰئِكَ Yalanı, ancak Allah'ın ayetlerine inanmayanlar uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.… Nahl Suresi, 108. ayet أُولَٰئِكَ وَأُولَٰئِكَ İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafil… İsrâ Suresi, 19. ayet فَأُولَٰئِكَ Kim de mü'min olarak ahireti ister ve ona ulaşmak için gereği gibi çalışırsa, işte bunların çalışmal… İsrâ Suresi, 20. ayet هَٰؤُلَاءِ وَهَٰؤُلَاءِ Rabbinin lütfundan her birine; onlara da, bunlara da veririz. Rabbinin lütfu (hiç kimseye) yasaklanm… İsrâ Suresi, 36. ayet أُولَٰئِكَ Hakkında kesin bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi o… İsrâ Suresi, 57. ayet أُولَٰئِكَ Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'… İsrâ Suresi, 71. ayet فَأُولَٰئِكَ Bütün insanları kendi önderleriyle birlikte çağıracağımız günü hatırla. (O gün) her kime kitabı sağı… İsrâ Suresi, 102. ayet هَٰؤُلَاءِ Musa ise, "İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiş… Kehf Suresi, 15. ayet هَٰؤُلَاءِ (14-15) Kalkıp da, "Rabbimiz, göklerin ve yerin Rabbidir. O'ndan başkasına asla ilah demeyiz. Yoksa … Kehf Suresi, 31. ayet أُولَٰئِكَ İşte onlar için içlerinden ırmaklar akan Adn cennetleri vardır. Orada tahtlar üzerine kurularak altı… Kehf Suresi, 105. ayet أُولَٰئِكَ Onlar, Rab'lerinin ayetlerini ve O'na kavuşacaklarını inkar eden, böylece amelleri boşa çıkan, o yüz… Meryem Suresi, 58. ayet أُولَٰئِكَ İşte bunlar, Adem'in ve Nuh ile beraber (gemiye) bindirdiklerimizin soyundan, İbrahim'in, Yakub'un v… Meryem Suresi, 60. ayet فَأُولَٰئِكَ (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına … Tâhâ Suresi, 75. ayet فَأُولَٰئِكَ (75-76) Her kim de O'na salih ameller işlemiş bir mü'min olarak varırsa, işte onlar için en yüksek d… Tâhâ Suresi, 84. ayet أُولَاءِ Musa, şöyle dedi: "Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, acele ederek … Enbiyâ Suresi, 44. ayet هَٰؤُلَاءِ Evet, biz onları da atalarını da, faydalandırdık. Öyle ki uzun süre yaşadılar. Ama, artık görmüyorla… Enbiyâ Suresi, 65. ayet هَٰؤُلَاءِ Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" ded… Enbiyâ Suresi, 99. ayet هَٰؤُلَاءِ Eğer onlar ilah olsalardı oraya varmazlardı. Halbuki hepsi orada ebedi kalacaklardır.… Enbiyâ Suresi, 101. ayet أُولَٰئِكَ Şüphesiz kendileri için tarafımızdan en güzel mükafat hazırlanmış olanlar var ya; işte bunlar cehenn… Hac Suresi, 51. ayet أُولَٰئِكَ Ayetlerimizi geçersiz kılmak için çaba gösterenler var ya, işte onlar cehennemliklerdir.… Hac Suresi, 57. ayet فَأُولَٰئِكَ İnkar edip ayetlerimizi yalanlamış olanlara gelince, onlar için de alçaltıcı bir azap vardır.… Mü'minûn Suresi, 7. ayet فَأُولَٰئِكَ Kim bunun ötesine geçmek isterse, işte onlar haddi aşanlardır.… Mü'minûn Suresi, 10. ayet أُولَٰئِكَ İşte bunlar varis olanların ta kendileridir.… Mü'minûn Suresi, 61. ayet أُولَٰئِكَ İşte bunlar hayır işlerine koşuşurlar ve o uğurda öne geçerler.… Mü'minûn Suresi, 102. ayet فَأُولَٰئِكَ Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.… Mü'minûn Suresi, 103. ayet فَأُولَٰئِكَ Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. … Nûr Suresi, 4. ayet وَأُولَٰئِكَ Namuslu kadınlara zina isnat edip sonra da dört şahit getiremeyenlere seksen değnek vurun. Artık onl… Nûr Suresi, 13. ayet فَأُولَٰئِكَ Onlar (iftiracılar) bu iddialarına dair dört şahit getirselerdi ya! Mademki şahit getirmediler; işte…