Enfâl Suresi 4. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 4/75
أُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا ۚ لَّهُمْ دَرَجَـٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ
Ulaike humul mu'minune hakka, lehum derecatun inde rabbihim ve magfiretun ve rızkun kerim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 4. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onlar gerçekten mü'minlerdir. Onlara, Rableri katında yüksek mertebeler, bağışlanma ve cömertçe verilmiş rızık vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
işte hakka mü'minler onlar, onlara rablarının yanında dereceler var, bir mağfiret ve bir rizkı kerim var
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte gerçek mü'minler onlardır! Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, mağfiret ve güzel rızık vardır!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İşte onlar gerçek mü'minlerin ta kendileridir. Rableri katında dereceler, yarlığanma ve sayısı bitmez, müddeti tükenmez rızk (hep) onlarındır.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte gerçek mü'minler onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler, bağışlanma ve tükenmez rızık var.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
İşte gerçek müminler onlardır. Onlara Rab'lerinin nezdinde, cennette yüksek dereceler, mağfiret ve kıymetli bir nasip vardır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
İşte böyleleridir, gerçekten inanmış olanlar! Rablerinin katında büyük onur, bağışlanma ve çok değerli bir rızık olacaktır onların payı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
İşte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır.
Tefsir / dipnot (1)
Cömert.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Gerçek inananlar, işte onlardır. Onlar için, Efendilerinin katında, değişik konumlar, bağışlanma ve bol geçimlik vardır.
İbni Kesir
İşte onlar; inanmışların kendileridir. Onlara Rabb'larının katından dereceler, mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Gültekin Onan
İşte gerçek inançlılar bunlardır. Rableri katında onlar için dereceler, bağışlanma ve tükenmez / üstün bir rızk vardır.
Rowad Tercüme Merkezi
İşte onlar gerçek Müminlerin ta kendileridir. Onlar için Rableri katında dereceler, mağfiret ve cömert bir rızık vardır.
Şaban Piriş
İşte onlar, gerçek mümin olanlardır. Rab'leri katında onlar için dereceler, mağfiret ve bolca rızıklar vardır.
Ali Özek ve diğerleri
İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında Nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
İman ve İslam'ın açık özelliklerini bir arada topladıkları için işte bu sıfatlarla vasıflananlar gerçek Müminlerin ta kendisidir. Mükâfatları Rableri katında yüksek dereceler, günahlarının bağışlanması, değerli rızık ve Yüce Allah'ın onlar için hazırlamış olduğu nimetlerdir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| هُمُ | هم | ضمير الغائبين. | |||
| ٱلْمُؤْمِنُونَ | أمن | المقرون بوحدانية الله وبصدق رسله والمنقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. | |||
| حَقًّا | حقق | صدقا وواقعا. والحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. والحق في استعمالاته المختلفة لغة يفيد الوجوب والثبوت مما يدل على أن أصل معناه هو هذا. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| لَّهُمْ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| دَرَجَٰتٌ | درج | منازل. | |||
| عِندَ | عند | ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة. | |||
| رَبِّهِمْ | ربب | الرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| وَمَغْفِرَةٌ | غفر | وستر وعفو. | |||
| وَرِزْقٌ | رزق | رزق: عطاء من الله مما يخرجه من الأرض أو ينزله من السماء أو يعده للطائعين. | |||
| كَرِيمٌ | كرم | رزق كريم: طيب موفور. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{أُولَئِكَ} مد متصل، لاتصال الهمز بحرف المد في كلمة {حَقًّا} في الوقف عليها
مد عوض. وفي الوصل إدغام بغير غنة {دَرَجَاتٌ عِنْدَ} إظهار حلقي، يليه إخفاء
حقيقي للدال بعد النون الساكنة {وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ} إدغام بغنة للواو في
التنوين {وَرِزْقٌ كَرِيمٌ} إخفاء حقيقي