Nahl Suresi 108. Ayet

Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 108/128

أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَسَمْعِهِمْ وَأَبْصَـٰرِهِمْ ۖ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْغَـٰفِلُونَ

Ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim ve sem'ihim ve ebsarihim, ve ulaike humul gafilun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Nahl Suresi 108. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

14. cüz · PDF sayfası 18

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte onlar, Allah'ın; kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar öyle kimselerdirler ki Allah kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemişdir ve işte onlardır ki hep gafillerdir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir ve işte onlar, gafillerin ta kendileridir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Onlar öyle kimselerdir ki Allah, kalblerinin, kulaklarının ve gözlerinin üstüne mühür basmışdır. İşte gaafil olanlar da onların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlar, Allah'ın kalblerini kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte gafiller onlardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bunlar o kimselerdir ki Allah onların kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlemiştir. İşte hakkı göremeyen gafiller onlardır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlar, Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

İşte, Allah'ın kalplerini, işitme ve görme duyularını mühürlediği kimseler bunlardır; işte, umursamazlık içinde dalıp giden kimseler bunlardır!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Çünkü onlar gafil olanların ta kendileridir.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

İşte onlar, Allah'ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Onlar, gafil olanların ta kendileridir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

İşte onlar, yüreklerine, kulaklarına ve gözlerine, Allah'ın damga vurduğu kimselerdir. Ve aymazlık içinde olanlar, işte onlardır.

İbni Kesir

Onlar; Allah'ın kalblerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve gafiller de işte bunlardır.

Gültekin Onan

Onlar, Tanrı'nın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Gafil olanlar onların ta kendileridir.

Rowad Tercüme Merkezi

İşte onlar; Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.

Şaban Piriş

Onlar, Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Çünkü onlar gafil olanların ta kendileridir.

Ali Özek ve diğerleri

İşte onlar Allah'ın, kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. Ve onlar gafillerin ta kendileridir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

İman etmelerinin ardından İslam dininden dönmüş olmakla nitelenen Allah’ın kalplerini mühürlediği o kimseler, verilen öğütleri anlamazlar. İşitme duyularını mühürlediği kimseler, öğütleri faydalanacakları şekilde işitmezler. Görme duyularını mühürlediği kimseler, iman etmeye çağıran ayetleri görmezler. Onlar mutluluğun, bedbahtlığın ve Yüce Allah’ın onlar için hazırladığı azabın sebeplerinden gafil kimselerdir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
أُولَٰئِكَأولاءاسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
طَبَعَطبعطبع الله على قلوبهم: أغلقها وختم عليها فلا تعي خيرا.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد معنى الاستعلاء
قُلُوبِهِمْقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
وَسَمْعِهِمْسمعالسمع: يراد بها الأذن التي فيها قدرة السمع.
وَأَبْصَٰرِهِمْبصرالأبصار: العيون.
وَأُولَٰئِكَأولاءأولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر.
هُمُهمضمير الغائبين.
ٱلْغَٰفِلُونَغفلالساهون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{أُولَئِكَ} مد متصل، وباء {طَبَعَ} رقيقة وفي باء {وَأَبْصَارِهِمْ} قلقلة.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Hûd Suresi, 21. ayet İşte bunlar, kendilerini ziyana uğratan kimselerdir. Uydurmakta oldukları şeyler de kendilerini yüz üstü bırak…