Âl-i İmrân Suresi 66. Ayet
İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 66/200
هَـٰٓأَنتُمْ هَـٰٓؤُلَآءِ حَـٰجَجْتُمْ فِيمَا لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَآجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ
Ha entum haulai hacectum fi ma lekum bihi ilmun fe lime tuhaccune fi ma leyse lekum bihi ilm, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Âl-i İmrân Suresi 66. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte siz öylesiniz, haydi biraz bilginiz olan şeyde münakaşa etdiniz, ya hiç bir ilminiz olmıyan şeyde niçin münakaşa edersiniz? Halbuki Allah bilir siz bilmiyorsunuz
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte siz öylesiniz, diyelim ki, biraz bilginiz olan konuda tartıştınız. Ama hiç bilginiz olmayan konuda ne diye tartışırsınız? Oysa Allah bilir, siz ise bilmiyorsunuz.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
İşte sizler onlarsınız ki hakkında (biraz) bilginiz olan şeyde (haydi) çekişdiniz (diyelim, ya) hiç bilgi (niz) olmayanlar hakkında haala neye çekişib duruyorsunuz? Halbuki (her şey'i) Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Haydi diyelim ki az çok bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz. Peki ne diye hakkında bilginiz olmayan hususlarda tartışıyorsunuz! Halbuki işin doğrusunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Siz, bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Halbuki Allah (onu) bilir, ama siz bilmezsiniz:
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
İşte siz öylesiniz, biraz bir şeyler bildiğiniz konuda hadi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İşte, siz böylesiniz; bilginiz olan bir konuda tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir konuda neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.
İbni Kesir
Siz, hadi bilginiz olan şey üzerine münakaşa eden kimselersiniz. Ya bilginiz olmayan şey üzerine niçin münakaşa ediyorsunuz? Halbuki Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Gültekin Onan
İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Tanrı bilir, sizler bilmezsiniz.
Rowad Tercüme Merkezi
İşte siz böyle kimselersiniz. İlminiz olan şey hakkında tartışıyorsunuz. Ya ilminiz olmayan şey (İbrahim) hakkında neden tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
Şaban Piriş
İşte siz böyle kimselersiniz! İlminiz olan şey hakkında tartışıyorsunuz. Ya ilminiz olmayan şey (İbrahim) hakkında neden tartışırsınız? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.
Ali Özek ve diğerleri
İşte siz böyle kimselersiniz! Hadi hakkında bilgi sahibi olduğunuz konuda tartıştınız; fakat bilgi sahibi olmadığınız konuda niçin tartışıyorsunuz! Oysa ki Allah, her şeyi bilir, siz ise bilmezsiniz.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Ehlikitap! Sizler ilminizin olduğu kendi dininiz ve size indirilen hakkında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile tartıştınız. İlminizin olmadığı, sizin kitaplarınızda olmayan ve peygamberlerinizin de haber vermediği şey olan İbrahim -aleyhisselam- ve dini hakkında neden tartışıyorsunuz ? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz. İşleri ve hakikatini Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| هَٰأَنتُمْ | أنتم | أنتم: ضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين. | |||
| هَٰؤُلَاءِ | أولاء | يا هؤلاء. | |||
| حَٰجَجْتُمْ | حجج | جادلتم رسول الله محمدا صلى الله عليه وسلم. | |||
| فِيمَا | — | فيما: في: ظرفية مجازية، ما: موصولة أو موصوفة. | |||
| لَكُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال. | |||
| عِلْمٌ | علم | علم من أمر دينكم، مما تعتقدون صحته في كتبكم. | |||
| فَلِمَ | ما | فلماذا، لأن الميم في "فلم" إستفهامية. | |||
| تُحَاجُّونَ | حجج | تجادلون. | |||
| فِيمَا | — | فيما: في: ظرفية مجازية، ما: موصولة أو موصوفة. | |||
| لَيْسَ | ليس | فعل ناسخ للنفي. | |||
| لَكُم | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| بِهِ | ب | الباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال. | |||
| عِلْمٌ | علم | علم من أمر إبراهيم. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| يَعْلَمُ | علم | العلم: من صفات الله الذاتية، فهي لا تنفك عنه جلّ وعلا. وعلمه سبحانه وتعالى محيط بكلّ شيء أزَلاً وأبداً. | |||
| وَأَنتُمْ | أنتم | أنتم: ضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| تَعْلَمُونَ | علم | تعرفون وتدركون؛ يقال: علم الخبر، أي: عرفه على حقيقته. والعلم أيضا: إدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{هَاأَنْتُمْ} فيها مد منفصل وإخفاء حقيقي {هَؤُلَاءِ} مد {هؤ} منفصل، ومد
{لاء} متصل. ولا يجوز زيادة المد المنفصل على المد المتصل، بل ينبغي أن ينقص عنه
أو يساويه على الأكثر، وفي جيمي {حَاجَجْتُمْ} إظهار مطلق، فينبغي إظهار الجيمين
وعدم الخلط بينهما أو إسقاط أحدهما {تُحَاجُّونَ} مد لازم كلمي مثقل {بِهِ
عِلْمٌ}، صلة صغرى {وَأَنتُمْ} إخفاء حقيقي للنون الساكنة عند التاء. {لَكُمْ
بِهِ} إخفاء شفوي وصلة هاء الضمير.