Âl-i İmrân Suresi 66. Ayet

İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 66/200

هَـٰٓأَنتُمْ هَـٰٓؤُلَآءِ حَـٰجَجْتُمْ فِيمَا لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ فَلِمَ تُحَآجُّونَ فِيمَا لَيْسَ لَكُم بِهِۦ عِلْمٌ ۚ وَٱللَّهُ يَعْلَمُ وَأَنتُمْ لَا تَعْلَمُونَ

Ha entum haulai hacectum fi ma lekum bihi ilmun fe lime tuhaccune fi ma leyse lekum bihi ilm, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte siz böyle kimselersiniz! Diyelim ki biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız. Ya hiç bilginiz olmayan şey hakkında niçin tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

İşte siz öylesiniz, haydi biraz bilginiz olan şeyde münakaşa etdiniz, ya hiç bir ilminiz olmıyan şeyde niçin münakaşa edersiniz? Halbuki Allah bilir siz bilmiyorsunuz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte siz öylesiniz, diyelim ki, biraz bilginiz olan konuda tartıştınız. Ama hiç bilginiz olmayan konuda ne diye tartışırsınız? Oysa Allah bilir, siz ise bilmiyorsunuz.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte sizler onlarsınız ki hakkında (biraz) bilginiz olan şeyde (haydi) çekişdiniz (diyelim, ya) hiç bilgi (niz) olmayanlar hakkında haala neye çekişib duruyorsunuz? Halbuki (her şey'i) Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Haydi siz, biraz bilginiz olan şey hakkında tartıştınız; ama hiç bilginiz olmayan şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Haydi diyelim ki az çok bildiğiniz konularda tartışıyorsunuz. Peki ne diye hakkında bilginiz olmayan hususlarda tartışıyorsunuz! Halbuki işin doğrusunu Allah bilir, siz bilemezsiniz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz, bilginiz olan şeyler hakkında tartışırdınız, ama hiç bilmediğiniz şey hakkında neden tartışıyorsunuz? Halbuki Allah (onu) bilir, ama siz bilmezsiniz:

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

İşte siz öylesiniz, biraz bir şeyler bildiğiniz konuda hadi tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir şey hakkında ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah bilir, siz bilmezsiniz!

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Diyelim ki bildiğiniz şeyler hakkında tartıştınız. Peki, hiçbir bilginiz olmayan konularda ne diye tartışıyorsunuz? Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

İşte, siz böylesiniz; bilginiz olan bir konuda tartıştınız, ama bilginiz olmayan bir konuda neden tartışıyorsunuz? Allah bilir, ama siz bilmezsiniz.

İbni Kesir

Siz, hadi bilginiz olan şey üzerine münakaşa eden kimselersiniz. Ya bilginiz olmayan şey üzerine niçin münakaşa ediyorsunuz? Halbuki Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Gültekin Onan

İşte sizler böylesiniz; (diyelim ki) hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hiç bilginiz olmayan bir konuda ne diye tartışıp duruyorsunuz? Oysa Tanrı bilir, sizler bilmezsiniz.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Ehlikitap! Sizler ilminizin olduğu kendi dininiz ve size indirilen hakkında Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile tartıştınız. İlminizin olmadığı, sizin kitaplarınızda olmayan ve peygamberlerinizin de haber vermediği şey olan İbrahim -aleyhisselam- ve dini hakkında neden tartışıyorsunuz ? Oysa Allah bilir, sizler bilmezsiniz. İşleri ve hakikatini Allah bilir, siz bilmezsiniz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
هَٰأَنتُمْأنتمأنتم: ضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين.
هَٰؤُلَاءِأولاءيا هؤلاء.
حَٰجَجْتُمْحجججادلتم رسول الله محمدا صلى الله عليه وسلم.
فِيمَافيما: في: ظرفية مجازية، ما: موصولة أو موصوفة.
لَكُملاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال.
عِلْمٌعلمعلم من أمر دينكم، مما تعتقدون صحته في كتبكم.
فَلِمَمافلماذا، لأن الميم في "فلم" إستفهامية.
تُحَاجُّونَحججتجادلون.
فِيمَافيما: في: ظرفية مجازية، ما: موصولة أو موصوفة.
لَيْسَليسفعل ناسخ للنفي.
لَكُملاللام: حرف جر يفيد الإختصاص.
بِهِبالباء: حرف جر يفيد معنى الملابسة أو الحال.
عِلْمٌعلمعلم من أمر إبراهيم.
وَٱللَّهُألههو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
يَعْلَمُعلم‌العلم: ‌من ‌صفات ‌الله الذاتية، فهي لا تنفك عنه جلّ وعلا. وعلمه سبحانه وتعالى محيط بكلّ شيء أزَلاً وأبداً.
وَأَنتُمْأنتمأنتم: ضمير رفع منفصل لجماعة المخاطبين.
لَالانافية غير عاملة.
تَعْلَمُونَعلمتعرفون وتدركون؛ يقال: علم الخبر، أي: عرفه على حقيقته. والعلم أيضا: إدراك الشيء على حقيقته، ‌ونقيضه ‌الجهل.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{هَاأَنْتُمْ} فيها مد منفصل وإخفاء حقيقي {هَؤُلَاءِ} مد {هؤ} منفصل، ومد

{لاء} متصل. ولا يجوز زيادة المد المنفصل على المد المتصل، بل ينبغي أن ينقص عنه

أو يساويه على الأكثر، وفي جيمي {حَاجَجْتُمْ} إظهار مطلق، فينبغي إظهار الجيمين

وعدم الخلط بينهما أو إسقاط أحدهما {تُحَاجُّونَ} مد لازم كلمي مثقل {بِهِ

عِلْمٌ}، صلة صغرى {وَأَنتُمْ} إخفاء حقيقي للنون الساكنة عند التاء. {لَكُمْ

بِهِ} إخفاء شفوي وصلة هاء الضمير.