Bakara Suresi 39. Ayet
İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 39/286
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَكَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَآ أُو۟لَـٰٓئِكَ أَصْحَـٰبُ ٱلنَّارِ ۖ هُمْ فِيهَا خَـٰلِدُونَ
Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Bakara Suresi 39. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Küfre saplananlar ve ayetlerimize yalan diyenler ise işte bunlar ateş arkadaşlarıdır, onlar orda muhalled kalacaklardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Küfre sapanlar ve ayetlerimize yalan diyenler ise, işte bunlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
O küfredenler, ayetlerimizi yalan sayanlar (Yok mu?), onlar ateşin (cehennemin) arkadaşlarıdır. Onlar orada bir daha çıkmamak üzere kalıcıdırlar.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateş halkıdır, onlar orada ebedi kalacaklardır."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(38-39) Dedik ki: "İnin oradan hepiniz! Artık ne zaman Ben'den size doğru yolu gösteren rehber gelir de kim ona uyarsa, onlara hiç bir korku olmayacak, hiç üzülmeyecekler de. İnkar edip ayetlerimizi yalan sayanlar ise cehennemliktirler, hem de orada ebedi kalacaklardır."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"İnkar edip de ayetlerimizi yalanlayanlar ise; onlar, ateşin halkıdırlar ve orada süresiz kalacaklardır."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Hakikati inkara şartlanmış olanlara ve mesajlarımızı yalanlayanlara gelince -işte onlar, içinde yaşayıp kalmak üzere ateşe mahkum olan kimselerdir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yol göstericimi tanımayıp, ayetlerimizi yalan sayanlar, cehennem halkıdır. Onlar, orada temelli kalacaklardır.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Ayetlerimizi küfredip yalanlayanlar, Cehennemliktirler. Ve onlar, orada sürekli kalacaklardır.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Nankörlük edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar; ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.
İbni Kesir
Küfredenler, ayetlerimizi yalanlamış olanlar, işte onlar cehennemliklerdir. Ve onlar ateşte temelli kalıcıdırlar.
Gültekin Onan
"Küfredip ayetlerimizi yalanlayanlar ise ateşe mahkumdur, orada sürekli kalacaklardır".
Rowad Tercüme Merkezi
Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.
Şaban Piriş
Ayetlerimizi yalanlayıp, inkar edenler cehennemliktirler. Onlar, orada ebedi kalacaklardır.
Ali Özek ve diğerleri
İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennemliktir, onlar orada ebedî kalırlar.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ayetlerimizi yalanlayıp, inkâr edenler var ya; işte onlar Cehennem ehlidir ve oradan kesinlikle çıkmayacaklardır.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَٱلَّذِينَ | الذي | الذين: اسم موصول لجماعة الذكور. | |||
| كَفَرُوا | كفر | جحدوا ولم يؤمنوا. وأصل الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره. | |||
| وَكَذَّبُوا | كذب | أنكروا وجحدا؛ يقال: كذَّب بكذا تكذيباً: أي أنكره وجحده. | |||
| بِءَايَٰتِنَا | أيي | أي: بأدلتنا وكتبنا. والآيات: جمع آية. | |||
| أُولَٰئِكَ | أولاء | اسم يشار به للجماعة بعده كاف الخطاب للمفرد المذكر. | |||
| أَصْحَٰبُ | صحب | جمع: صاحب، والصاحب: الملازم للشيء. | |||
| ٱلنَّارِ | نور | نار الآخرة وهي نار جهنم. | |||
| هُمْ | هم | ضمير الغائبين. | |||
| فِيهَا | في | في: حرف جر يفيد معنى الظرفية الحقيقية المكانية. | |||
| خَٰلِدُونَ | خلد | باقون على الدوام. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في {كَفَرُوا وَكَذَّبُوا} مد طبيعي. والراء مفخمة من {كَفَرُوا} ومرققة من
{النَّارِ} وصلًا مفخمة وقفًا والنون من {النَّارِ} منفتحة مرققة مع المد الطبيعي
بعدها. وفي النون غنة، والخاء مفخمة من {خَالِدُونَ}. وفي الميم الساكنة والفاء
بعدها من {هُمْ فِيهَا}. إظهار شفوي.