Enbiyâ Suresi 65. Ayet
Nebiler · Mekke · Sure 21 · Ayet 65/112
ثُمَّ نُكِسُوا۟ عَلَىٰ رُءُوسِهِمْ لَقَدْ عَلِمْتَ مَا هَـٰٓؤُلَآءِ يَنطِقُونَ
Summe nukisu ala ruusihim, lekad alimte ma haulai yentıkun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enbiyâ Suresi 65. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra yine tepeleri üstü ters döndüler, sen cidden bilirsin ki bunlar söylemez dediler
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra tepeleri üstü ters döndüler: "Sen gerçekten bunların konuşmadığını bilirsin." dediler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sonra yine (eski) kafalarına döndürüldüler; "Andolsun ki bunların söz söylemeyeceğini sen de bilirsin" dediler.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Fakat bunu dışa vurmayıp sonra yine önceki görüşlerine dönüp İbrahim'e: "Bunların konuşmadıklarını sen de pek iyi bilirsin!" dediler.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ama çok geçmeden yine eski düşünce tarzlarına döndüler ve (İbrahim'e:) "Bu (put)ların konuşamadıklarını kendin de pekala biliyorsun!" dediler.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sonra yine eski kafalarına döndüler ve: -Onların konuşamayacağını sen çok iyi bilirsin, dediler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yine de eski kafalarına döndüler: "Gerçek şu ki, bunların konuşamadıklarını sen de biliyorsun!"
İbni Kesir
Sonra eski kafalarına döndürüldüler: Bunların konuşamayacağını, andolsun ki; sen de bilirsin, dediler.
Gültekin Onan
Sonra yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Rowad Tercüme Merkezi
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve: “Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin” dediler.
Şaban Piriş
Sonra yine başları üzerine döndüler ve: "Onların konuşamayacağını sen çok iyi bilirsin" dediler.
Ali Özek ve diğerleri
Sonra tekrar eski inanç ve tartışmalarına döndüler: «Sen bunların konuşmadığını pekâlâ biliyorsun» dediler.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Sonra eski inanç ve inatlarına dönerek: -Ey İbrahim- Ant olsun ki sen bu putların konuşamadıklarını kesin olarak bilmektesin. Onlara sormamızı nasıl emredersin? Bunun kendi lehlerine delil olmasını istediler, ancak onların aleyhine bir delildi.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| ثُمَّ | ثم | حرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين. | |||
| نُكِسُوا | نكس | نكسوا على رؤوسهم: قلبوا وعادوا إلى ضلالهم. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يدل على الحال. | |||
| رُءُوسِهِمْ | رأس | الرؤوس: جمع رأس، والمراد رأس الإنسان. | |||
| لَقَدْ | قد | لقد: اللام جواب القسم، قد: أداة تفيد التحقيق. | |||
| عَلِمْتَ | علم | عرفت وأدركت. | |||
| مَا | ما | نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| هَٰؤُلَاءِ | أولاء | اسم إشارة لجماعة الذكور القريبين مسبوق بهاء التنبيه. | |||
| يَنطِقُونَ | نطق | يتكلمون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{ثُمَّ} غنة في الميم المشددة {رُءُوسِهِمْ} مد بدل {لَقَدْ} قلقلة في الدال
{هؤ} مد منفصل {لَاءِ} مد متصل {يَنْطِقُونَ} إخفاء حقيقي للنون عند الطاء والغنة
مفخمة.