Âl-i İmrân Suresi 87. Ayet
İmran Ailesi · Medine · Sure 3 · Ayet 87/200
أُو۟لَـٰٓئِكَ جَزَآؤُهُمْ أَنَّ عَلَيْهِمْ لَعْنَةَ ٱللَّهِ وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلنَّاسِ أَجْمَعِينَ
Ulaike cezauhum enne aleyhim la'netallahi vel melaiketi ven nasi ecmain.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
İşte onların cezası; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
onlar, işte onların cezaları: Allahın, Meleklerin, insanların hepsinin la'neti üzerlerindedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte onlar! Cezaları; Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerinde olmasıdır.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Muhakkak, Allahın, meleklerin, bütün insanların la'neti onların tepesine. İşte onlar, onların cezaları!
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
İşte onların cezası: Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti onların üzerinedir!
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Böylelerinin cezası, Allah'ın, meleklerinin ve bütün insanların lanetine uğramaktır.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
İşte bunların cezası, Allah'ın meleklerin ve bütün insanların lanetlerinin üzerine olmasıdır.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Onların karşılığı, Allah'ın, meleklerin ve bütün (dürüst ve erdemli) insanların lanetine uğramak olacaktır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onların cezaları, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lanetini üzerlerinde taşımalarıdır.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Böylelerinin cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lanetine[1] uğramalarıdır.
Tefsir / dipnot (1)
Güzel olan her şeyden mahrum kalmak. Dışlanmak. Allah'ın Rahmetinden kovması, merhametinden yoksun bırakması.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
İşte onların cezası, Allah'ın, meleklerin ve tüm insanların lanetine uğramaktır.
İbni Kesir
İşte bunların cezası: Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların la'neti onların üzerinedir.
Gültekin Onan
İşte bunların cezası, Tanrı'nın, meleklerin ve bütün insanların lanetlerinin üzerine olmasıdır.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Batılı tercih eden o zalimlerin cezası, Allah'ın meleklerin ve bütün insanların lanetinin onların üzerine olmasıdır. Onlar, Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmışlar, kovulmuşlardır.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
İşte bunların cezası: Allah´ın, meleklerin ve bütün insanların la´neti onların üzerinedir.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
86- Peygamberin hak olduğuna şehadet edip de kendilerine apaçık deliller gelmiş iken imanlarından sonra küfre giren bir topluluğa Allah nasıl hidâyet versin ki? Allah zalimler topluluğuna hidâyet vermez. 87- İşte böylelerinin cezası; Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların lanetinin üzerlerine olmasıdır. 88- Onlar onun içinde ebediyyen kalacaklardır. Onların ne azabı hafifletilir ve ne de onlara süre tanınır. 89- Ancak bundan sonra tevbe edenler ve ıslâh edenler müstesnâdır. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, pek merhametlidir. 90- Şüphesiz imanlarından sonra kâfir olan, sonra küfürlerini daha da artıranların tevbeleri asla kabul edilmez. İşte onlar sapmış olanların tâ kendileridir. 91- Şüphesiz küfre girip de kâfir olarak ölenler, yeryüzü dolusu altını fidye olarak verseler bile hiçbirinden asla kabul edilmez. İşte onlar için acıklı bir azap vardır, onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
86-88. İmanı öğrenen, imana giren, peygamberin hak olduğuna şahitlik eden, bütün bunlardan sonra imanlarını bozarak, arkalarını dönerek ökçeleri üzere gerisin geri dönen bir topluluğa Allah’ın hidâyet vermesi çok mu çok uzaktır! Çünkü bunlar hakkı öğrenmişler ve reddetmişlerdir. Diğer taraftan bu durum ve nitelikte olan kimseleri hiç şüphesiz Yüce Allah, ceza olmak üzere kalplerini tersyüz etmek ve baş aşağı çevirmekle cezalandırır. Çünkü böyle bir kimse hakkı bilmiş ve terk etmiş, batılı tercih etmiştir. Allah da onu kendisine yöneldiği şeye yönlendirmiştir. “Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti” böyle kimselerin üzerindedir ve onlar lanet ve azapta ebediyen kalacaklardır. “Onların ne azabı hafifletilir ne de onlara süre tanınır.” Allah’ın emri gelecek olursa onlara mühlet verilmez. Çünkü Yüce Allah öğüt alacak kimsenin öğüt alacağı kadar bir süre onlara ömür vermişti. Üstelik uyarıcı peygamber de gelmiştir onlara.
89-91. Diğer taraftan Yüce Allah, küfür ve günahlarından tevbe edip kusurlarını ıslah eden kimseleri bu tehditten istisna etmektedir. Allah, onların işledikleri günahları bağışlayacak ve geçmişteki hatalarını affedecektir. Ancak kâfir olup da küfrü üzere ısrar eden, ölünceye kadar da küfrünü artırmaktan başka bir şey yapmayanlar ise hidâyet yolundan sapmış ve bedbahtlık yolunu izlemiş kimselerdir. Böylece onlar bu acı verici azabı hak etmişlerdir. Allah’ın azabına karşı kimse onlara yardım edemeyecektir. Hatta fidye verip kurtulmak kastı ile yeryüzü dolusu kadar altını harcamaya kalkışsalar bile bunun onlara faydası olmayacaktır. Küfürden ve küfrün şubelerinden Allah’a sığınırız.