A'râf Suresi 178. Ayet

Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 178/206

مَن يَهْدِ ٱللَّهُ فَهُوَ ٱلْمُهْتَدِى ۖ وَمَن يُضْلِلْ فَأُو۟لَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَـٰسِرُونَ

Men yehdillahu fehuvel muhtedi ve men yudlil fe ulaike humul hasirun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

A'râf Suresi 178. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

9. cüz · PDF sayfası 12

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah kime hidayet ederse hidayet bulan o, kimi de dalalete bırakırsa husrane düşenler de işte onlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah kime hidayet ederse, o doğru yolu bulur; kimi de saptırırsa, hüsrana düşenler de işte onlardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allah kime hidayet ederse o doğru yolu bulmuşdur. Kimi de sapdırırsa onlar en büyük zarara uğrayanların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Allah kime yol gösterirse, işte yolu bulan odur. Kimi de saptırırsa, işte ziyana uğrayanlar onlardır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Allah kime hidayet ederse işte doğru yolu bulan odur; kimi de şaşırtırsa işte onlar da kaybedenlerin ta kendileridir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Allah kime yol gösterirse, gerçekten doğru yola erişen işte odur: Onun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, büyük kayıp içinde olanlar da işte böyleleridir!

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah kimi doğru yola yöneltmişse / hidayet etmişse o hidayet bulmuştur. Kimi de sapıklıkta bırakmışsa, onlar mahvolanların ta kendisidir.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Allah, kime yol gösterirse[1], odur yolu bulan. Kimi de saptırırsa1, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Tefsir / dipnot (1)

Bkz. 7:155. ayetin 2. dipnotu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Allah, kime doğru yolu gösterirse, artık, o, doğru yolu bulmuştur. Ve kimi saptırırsa, yitime uğrayanlar, işte onlardır.

İbni Kesir

Allah; kimi hidayete erdirirse; odur hidayete eren. Kimi de saptırırsa; işte onlardır hüsrana uğrayanların kendileri.

Gültekin Onan

Tanrı kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Allah kime hidayet verirse o doğru yolu bulmuş olur. Kimi de saptırırsa onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridirler.

Şaban Piriş

Allah kimi doğru yola yöneltmişse/hidayet etmişse, o hidayet bulmuştur. Kimi de saptırmışsa, onlar hüsrana uğrayanların ta kendisidir.

Ali Özek ve diğerleri

Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Allah kimi dosdoğru yolun hidayetine muvaffak ederse, o gerçekten hidayete ermiş olandır ve kimi de dosdoğru yoldan uzaklaştırırsa; işte onlar kendi nefisleri ve aileleri kıyamet gününde ziyana uğrayanların ta kendileridir. Dikkat edin! O apaçık hüsranın ta kendisidir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
مَنمَناسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
يَهْدِهدييرشد إلى الإيمان ويوفق إليه.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
فَهُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
ٱلْمُهْتَدِيهديالمستجيب للهداية.
وَمَنمَنمن: اسم شرط جازم، يختص بذوات من يعقل.
يُضْلِلْضلليخذله ولا يوفقه للحق.
فَأُولَٰئِكَأولاءأولئك: اسم إشارة للجماعة يخاطب به المفرد المذكر.
هُمُهمضمير الغائبين.
ٱلْخَٰسِرُونَخسرالضائعون الهالكون.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

يوقف على {الْمُهْتَدِي} في هذا الموضع بثبوت الياء كالرسم وتثبت وقفًا

{وَمَنْ يُضْلِلْ} إدغام بغنة للياء بعد النون الساكنة، وفي اللامين الترقيق بعد

الضاد المفخمة وفي {فَأُولَئِكَ} مد متصل لا يجوز قصره، وضمت ميم {هُمُ} للساكن

بعدها حيث التقى ساكنان فكان التخلص منهما بالضم خلافًا للقاعدة العامة.