Nisâ Suresi 162. Ayet

Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 162/176

لَّـٰكِنِ ٱلرَّٰسِخُونَ فِى ٱلْعِلْمِ مِنْهُمْ وَٱلْمُؤْمِنُونَ يُؤْمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبْلِكَ ۚ وَٱلْمُقِيمِينَ ٱلصَّلَوٰةَ ۚ وَٱلْمُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلْمُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ أُو۟لَـٰٓئِكَ سَنُؤْتِيهِمْ أَجْرًا عَظِيمًا

Lakinir rasihune fil ilmi minhum vel mu'minune yu'minune bi ma unzile ileyke ve ma unzile min kablike vel mukimines salate vel mu'tunez zekate vel mu'minune billahi vel yevmil ahir. Ulaike se nu'tihim ecran azima.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Lakin içlerinden ilimde rüsuhu olanlarla mü'minler senden evvel indirilenle beraber sana indirilene de iyman ediyorlar, hele o namaza devam eden kullarıma bak, onlar ve zekat verenler, Allaha ve Ahıret gününe inanan bütün mü'minler işte hep bunlara yarın azim bir ecir vereceğiz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve inananlar, senden önce indirilenle birlikte sana indirilene de iman ediyorlar. Özellikle namaza devam edenlerle zekat verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar yok mu, işte onlara yarın büyük bir mükafat vereceğiz.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Şu kadar ki onlardan ilimde yüksek payeye erenlerle mü'minler, (gerek) sana indirilen (Kur'an-ı Kerim) e, (gerek) senden evvel indirilen (kitab) lara iman ederler. (Onlar) namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allaha ve ahiret gününe inananlardır. İşte onlar (böyle) Biz onlara çok büyük bir ecir vereceğiz.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Fakat içlerinden ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indiriline ve senden önce indirilene inanırlar. O namazı kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar var ya, işte onlara büyük bir mükafat vereceğiz!

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Fakat onlardan geniş ilmi olanlar ile müminler, hem sana indirilen Kur'an'a, hem de senden önce indirilen kitaplara iman ederler. O namaz kılanlar, zekat verenler, Allah'a ve ahirete hakkıyla iman edenler var ya, işte onlara yarın büyük mükafat vereceğiz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve ahiret gününe inananlar; işte bunlar, Biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

İçlerinden bilgide derinleşmiş olanlara, sana ve senden öncekilere indirilmiş olana iman edenlere, (özellikle) namazlarında dikkatli ve devamlı olanlara, karşılık beklemeden harcayanlara, Allaha ve Ahiret Gününe inananlara gelince; işte Biz, bunlara büyük bir mükafat bahşedeceğiz.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Fakat onlardan ilimde derinleşip sana indirilene, senden önce indirilenlere iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekat veren müminlere, Allah'a ve ahiret gününe iman etmiş olanlara işte onlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ancak, onlardan ilimde derinleşmiş[1] olanlar ve Mü'minler, sana ve senden önce indirilene iman ederler. Salatı ikame edenler, zekatı yapanlar,[2] Allah'a ve ahiret gününe iman edenler; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.

Tefsir / dipnot (2)

"İlim" kelimesi ile "bilgili olma", "alim olma" kast edilmemektedir. İlim verilmiş olmak, ilim sahibi olmak: "Bilgi sahibi olanlar, bilenler" demektir. Bilenler ile kast edilen şey: Düşünenler, akledenler, gerçeği idrak etmiş olanlar, vahyin gerçekliğine iman edenler, Allah'ı, vahyi ve hakikati idrak eden, kavrayan ve anlamış olanlardır. "Bilmek" ile kast edilen şey, ilim sahibi olmak değil, tevhidi bilince sahip olarak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın bilincinde olmaktır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her alim kelimesine "bilgin/bilen", ilim kelimesine de "bilgi/ilim" anlamı vermek kesinlikle doğru değildir. Din adamları sınıfının en çok istismar ettikleri ve kendilerine paye çıkardıkları Kur'an'daki alim kelimesinin hadis, tefsir, fıkıh, siyer vb. bilgileri bilmekle hiçbir ilgisi yoktur. Kur'an'da yer alan "ilim ve alim" kelimeleri genellikle anlama, kavrama, idrak etme, ayırdına varmanın "bilgisidir."

4:77. ayetin 2. dipnotu.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Fakat onların bilgide derinleşmiş olanları ve inananlar, hem sana indirilene hem de senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Allah'a ve Sonsuz Yaşam Günü'ne inananlar; işte onlara, büyük bir ödül vereceğiz.

İbni Kesir

Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler; sana indirilen kitaba ve senden önce indirilmiş olanlara inanırlar. Namaz kılanlara, zekat verenlere, Allah ve ahiret gününe inannalara elbette büyük bir mükafat vereceğiz.

Gültekin Onan

Ancak onlardan ilimde derinleşenler ile inançlılar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Namazı dosdoğru kılanlar, zekatı verenler, Tanrı'ya ve ahiret gününe inançlı olanlar; işte bunlar, biz bunlara büyük bir ecir vereceğiz.

Ayetin Tefsiri 3 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey Resul! Fakat Yahudilerden ilimde derinleşenler ve Allah'ın sana Kur'an'dan indirdiğine iman eden müminler, senden önceki resullere indirilmiş olan Tevrat, İncil gibi kitaplara da iman ederler. Namazı kılarlar, mallarının zekâtını verirler, Allah'ı ortağı olmayan tek bir ilah olarak kabul edip iman ederler. Kıyamet gününe de iman ederler. Bu özelliklerle vasıflanmış kimselere büyük bir sevap vereceğiz.