Nahl Suresi 86. Ayet

Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 86/128

وَإِذَا رَءَا ٱلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ شُرَكَآءَهُمْ قَالُوا۟ رَبَّنَا هَـٰٓؤُلَآءِ شُرَكَآؤُنَا ٱلَّذِينَ كُنَّا نَدْعُوا۟ مِن دُونِكَ ۖ فَأَلْقَوْا۟ إِلَيْهِمُ ٱلْقَوْلَ إِنَّكُمْ لَكَـٰذِبُونَ

Ve iza raellezine eşreku şurekaehum kalu rabbena haulai şurekaunellezine kunna ned'u min dunik, fe elkav ileyhimul kavle innekum le kazibun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Nahl Suresi 86. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

14. cüz · PDF sayfası 15

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde diyecekler ki: "Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır." Koştukları ortaklar da onlara: "Siz elbette yalancılarsınız" diye laf atacaklar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve o müşrikler şeriklerini gördükleri vakıt "Ya rabbena! işte şunlar seni bırakıp da kendilerine taptığımız şerikler diyecekler, onlar da şu sözü fırlatacaklar: her halde siz kat'iyen yalancılarsınız

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'a ortak koşanlar, ortaklarını gördüklerinde: "Ey Rabbimiz, işte bunlar, seni bırakıp da kendilerine taptığımız ortaklarımızdır." diyecekler. Onlar da kendilerine: "Siz kesinlikle, yalancılarsınız!" sözünü fırlatacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Allaha eş tutanlar ortakları (olan putları) nı görünce: "Ey Rabbimiz, bunlar Seni bırakıb tapmakda devam etdiğimiz ortaklarımızdır" diyecekler, bunlar da onlar (ın suratların) a şu sözü fırlatacaklardır: "Siz hiç şübhe yok ki kat'iyyen yalancılarsınız".

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman: "Rabbimiz, işte senden başka yalvar(ıp tap)dığımız ortaklarımız!" derler. (Onlar da bunlara): "Siz tamamen yalancılarsınız!" diye söz atarlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Müşrikler orada şeriklerini görünce: "Yüce Rabbimiz! Ha işte Senden başka yalvardığımız, Sana ortak saydığımız putlarımız. Onlar yok mu onlar, işte onlar bizi şaşırttılar!" der, onlarsa bunların suratlarına şu sözü çarparlar: "Yalancının tekisiniz siz!"

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman: "Rabbimiz, seni bırakıp bizim taptığımız ortaklarımız bunlardır" diyecekler. (Onlar da bunlara:) "Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz" diye sözü (geri çevirip) fırlatacaklar.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve Allah'tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar, (Hesap Günü) bu tanrı yerine koydukları (düzmece) varlıkları karşılarında bulduklarında, "Ey Rabbimiz!" diyecekler, "(Evet) bunlar bizim sana ortak tanrılar olarak gördüğümüz ve seni bırakıp kendilerine yalvarıp yakardığımız varlıklardır!" Bunun üzerine (o varlıklar, onların hak ettikleri) sözü yüzlerine çarparlar: "Sizler (bu konuda birbirine) düpedüz yalan söyleyen kimselerdiniz!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Allah'a şirk koşanlar, koştukları ortakları görünce: -Rabbimiz, seni bırakıp, kendilerine dua ettiğimiz ortak koştuklarımız işte bunlardı." derler. Onlar da: - Siz, kuşkusuz yalancısınız" diye laf atarlar.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördüklerinde: "Rabb'imiz! İşte bunlar, Senin yanın sıra istekte bulunduğumuz, yakardığımız ortaklarımız." diyecekler. Şirk koşulanlar da: "Siz, kesinlikle yalan söyleyenlersiniz." diyerek, onları yalanlarlar.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ortaklar koşanlar, ortaklar koştuklarını gördüklerinde, şöyle derler: "Efendimiz! Senden başka yakarışlarda bulunduklarımız, işte bunlardı!" Onlar da bunun üzerine sözü yapıştırırlar: "Aslında, kesinlikle yalan söylüyorsunuz!"

İbni Kesir

Allah'a şirk koşanlar; şirk koştuklarını gördüklerinde derler ki: Rabbımız; işte şunlar, seni bırakıp da kendilerine yalvardığımız şeriklerimizdir. Bunlar da onlara: Doğrusu siz yalancılarsınız, diyerek söz atarlar.

Gültekin Onan

O şirk koşanlar, şirk koştuklarını gördükleri zaman: "Rabbimiz, seni bırakıp bizim taptığımız ortaklarımız bunlardır" diyecekler. (Onlar da bunlara:) "Siz gerçekten yalan söyleyenlersiniz" diye sözü (geri çevirip) fırlatacaklar.

Rowad Tercüme Merkezi

Şirk koşanlar koştukları ortaklarını görünce diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye söz atarlar.

Şaban Piriş

Allah’a şirk koşanlar, koştukları ortakları görünce: "Rabbimiz, senden başka kendilerine dua ettiğimiz ortak koştuklarımız işte bunlardı.” derler. Onlar da: "Siz, kuşkusuz yalancısınız” diye laf atarlar.

Ali Özek ve diğerleri

(Allah'a) ortak koşanlar, ortak koştukları şeyleri gördükleri zaman derler ki: «Rabbimiz! İşte bunlar, seni bırakıp da tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.» Onlar da bunlara: «Siz mutlaka yalancılarsınız» diye söz atarlar.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Müşrikler, Allah’ın dışında ibadet ettikleri mabutlarını ahirette kendi gözleriyle görünce şöyle derler: "Ey Rabbimiz! Bizim senin dışında kendilerine ibadet ederek ortak kıldıklarımız işte bunlardır." Bu sözleri, günahların onlara yüklenmesi için söylerler. Yüce Allah da onların mabutlarını konuşturur da onlara cevap verirler: "Ey müşrikler! Muhakkak sizler Allah'a ortak kıldığınız ibadetlerinizde yalancısınız. Oysa O'nun hiçbir ortağı yoktur ki ibadet edilerek şirk koşulsun."

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذَاإذاإذا: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن المستقبل.
رَءَارأيرأى الشيء: نظر إليه بعينه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
أَشْرَكُواشركأشركوا بالله: جعلوا غيره شريكا له في ملكه.
شُرَكَاءَهُمْشركالشركاء: الذين اتخذوا آلهة مع الله.
قَالُواقولتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يرد القول أعم من ذلك.
رَبَّنَارببإلهنا المعبود. والرب، معناه: ‌الإله ‌المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: ‌اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة.
هَٰؤُلَاءِأولاءاسم إشارة لجماعة الذكور القريبين مسبوق بهاء التنبيه.
شُرَكَاؤُنَاشركالشركاء: الذين اتخذوا آلهة مع الله.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
كُنَّاكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
نَدْعُوادعونعبد.
مِنمِنمن: حرف جر يفيد اختيار أو أخذ شيء بدل شيء آخر.
دُونِكَدونمن دونك: غيرك.
فَأَلْقَوْالقيفوجهوا.
إِلَيْهِمُإلىإلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية.
ٱلْقَوْلَقولالكلام.
إِنَّكُمْإنّإن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
لَكَٰذِبُونَكذبكاذبون: متصفون بالكذب، والكذب: الإخبار بخلاف الواقع أو الاعتقاد.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{شُرَكَاءَهُمْ} مد متصل {هؤ} مد منفصل {لاء} مد متصل {شُرَكَاؤُنَا} مد متصل

{كُنَّا} غنة مشددة. وفي دال {نَدْعُو} قلقلة {مِنْ دُونِكَ} إخفاء حقيقي في النون

مع الدال {إِنَّكُمْ} غنة في النون المشددة.