عذب
“عذب” Kökü
Kur'an'da 373 yerde, 336 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)
İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 336).
Bakara Suresi, 7. ayet عَذَابٌ Allah, onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözleri üzerinde de bir perde vardır. Onlar … Bakara Suresi, 10. ayet عَذَابٌ Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmışt… Bakara Suresi, 49. ayet ٱلْعَذَابِ Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ai… Bakara Suresi, 85. ayet ٱلْعَذَابِ Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size hara… Bakara Suresi, 86. ayet ٱلْعَذَابُ Onlar, ahireti verip dünya hayatını satın alan kimselerdir. Artık bunlardan azap hiç hafifletilmez. … Bakara Suresi, 90. ayet عَذَابٌ Karşılığında nefislerini sattıkları şeyi kıskançlıkları sebebiyle Allah'ın, kullarından dilediğine l… Bakara Suresi, 96. ayet ٱلْعَذَابِ Andolsun, sen onların, yaşamaya, bütün insanlardan; hatta Allah'a ortak koşanlardan bile daha düşkün… Bakara Suresi, 104. ayet عَذَابٌ Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler içi… Bakara Suresi, 114. ayet عَذَابٌ Allah'ın mescitlerinde onun adının anılmasını yasak eden ve onların yıkılması için çalışandan kim da… Bakara Suresi, 126. ayet عَذَابِ Hani İbrahim, "Rabbim! Bu şehri güvenli bir şehir kıl. Halkından Allah'a ve ahiret gününe iman edenl… Bakara Suresi, 162. ayet ٱلْعَذَابُ Onlar ebedi olarak lanet içinde kalırlar. Artık ne kendilerinden azap hafifletilir, ne de yüzlerine … Bakara Suresi, 165. ayet ٱلْعَذَابَ ٱلْعَذَابِ İnsanlar arasında Allah'ı bırakıp da O'na ortak koşanlar vardır. Onları, Allah'ı severcesine severle… Bakara Suresi, 166. ayet ٱلْعَذَابَ Kendilerine uyulanlar o gün azabı görünce, kendilerine uyanlardan uzaklaşacaklar, aralarındaki bütün… Bakara Suresi, 174. ayet عَذَابٌ Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onla… Bakara Suresi, 175. ayet وَٱلْعَذَابَ İşte bunlar hidayeti verip sapıklığı, bağışlanmayı verip azabı satın alanlardır. Onlar ateşe karşı n… Bakara Suresi, 178. ayet عَذَابٌ Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı. Hüre karşı hür, köleye karşı köle, k… Bakara Suresi, 201. ayet عَذَابَ Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru"… Bakara Suresi, 284. ayet وَيُعَذِّبُ Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de Allah… Âl-i İmrân Suresi, 4. ayet عَذَابٌ (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'… Âl-i İmrân Suresi, 16. ayet عَذَابَ (16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" … Âl-i İmrân Suresi, 21. ayet بِعَذَابٍ Allah'ın ayetlerini inkar edenler, Peygamberleri haksız yere öldürenler, insanlardan adaleti emreden… Âl-i İmrân Suresi, 56. ayet فَأُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا "İnkar edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de şiddetli bir şekilde azab edeceğim. Onların … Âl-i İmrân Suresi, 77. ayet عَذَابٌ Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ah… Âl-i İmrân Suresi, 88. ayet ٱلْعَذَابُ Onun (lanetin) içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.… Âl-i İmrân Suresi, 91. ayet عَذَابٌ Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbiri… Âl-i İmrân Suresi, 105. ayet عَذَابٌ Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra parçalanıp ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar iç… Âl-i İmrân Suresi, 106. ayet ٱلْعَذَابَ O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara, "İmanınızdan sonra inkar ettiniz… Âl-i İmrân Suresi, 128. ayet يُعَذِّبَهُمْ Bu işte senin yapacağın bir şey yoktur. Allah, ya tövbelerini kabul edip onları affeder, ya da zalim… Âl-i İmrân Suresi, 129. ayet وَيُعَذِّبُ Göklerdeki her şey ve yerdeki her şey Allah'ındır. O, dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. All… Âl-i İmrân Suresi, 176. ayet عَذَابٌ Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahire… Âl-i İmrân Suresi, 177. ayet عَذَابٌ İman karşılığında küfrü satın alanlar Allah'a hiçbir zarar veremezler. Onlar için elem verici bir az… Âl-i İmrân Suresi, 178. ayet عَذَابٌ İnkar edenler, kendilerine vermiş olduğumuz mühletin, sakın kendileri için hayırlı olduğunu sanmasın… Âl-i İmrân Suresi, 181. ayet عَذَابَ Allah; "Şüphesiz, Allah fakirdir, biz zenginiz" diyenlerin sözünü elbette duydu. Onların dediklerini… Âl-i İmrân Suresi, 188. ayet ٱلْعَذَابِ عَذَابٌ Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacakları… Âl-i İmrân Suresi, 191. ayet عَذَابَ Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılış… Nisâ Suresi, 14. ayet عَذَابٌ Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve O'nun koyduğu sınırları aşarsa, Allah onu ebedi kalacağ… Nisâ Suresi, 18. ayet عَذَابًا Yoksa (makbul) tövbe, kötülükleri (günahları) yapıp yapıp da kendisine ölüm gelip çatınca, "İşte ben… Nisâ Suresi, 25. ayet ٱلْعَذَابِ Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızda… Nisâ Suresi, 37. ayet عَذَابًا Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nime… Nisâ Suresi, 56. ayet ٱلْعَذَابَ Şüphesiz ayetlerimizi inkar edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları … Nisâ Suresi, 93. ayet عَذَابًا Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş,… Nisâ Suresi, 102. ayet عَذَابًا (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vak… Nisâ Suresi, 138. ayet عَذَابًا Münafıklara, kendileri için elem dolu bir azap olduğunu müjdele.… Nisâ Suresi, 147. ayet بِعَذَابِكُمْ Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, … Nisâ Suresi, 151. ayet عَذَابًا (150-151) Şüphesiz, Allah'ı ve peygamberlerini inkar edenler, Allah'a inanıp peygamberlerine inanmay… Nisâ Suresi, 161. ayet عَذَابًا (160-161) Yahudilerin yaptıkları zulüm ve birçok kimseyi Allah yolundan alıkoymaları, kendilerine ya… Nisâ Suresi, 173. ayet فَيُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا İman edip salih ameller işleyenlere gelince, (Allah) onların mükafatlarını eksiksiz ödeyecek ve lütf… Mâide Suresi, 18. ayet يُعَذِّبُكُم وَيُعَذِّبُ (Bir de) yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz Allah'ın oğulları ve sevgili kullarıyız" dediler. De ki: "… Mâide Suresi, 33. ayet عَذَابٌ Allah'a ve Resulüne savaş açanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışanların cezası; ancak ö… Mâide Suresi, 36. ayet عَذَابِ عَذَابٌ Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da o… Mâide Suresi, 37. ayet عَذَابٌ Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.… Mâide Suresi, 40. ayet يُعَذِّبُ Bilmez misin ki, göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'a aittir. O, dilediğine azap eder, dilediğini … Mâide Suresi, 41. ayet عَذَابٌ Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 73. ayet عَذَابٌ Andolsun, "Allah, üçün üçüncüsüdür" diyenler kafir oldu. Halbuki bir tek ilahtan başka hiçbir ilah y… Mâide Suresi, 80. ayet ٱلْعَذَابِ Onlardan birçoğunun inkar edenleri dost edindiklerini görürsün. Andolsun ki kendileri için önceden (… Mâide Suresi, 94. ayet عَذَابٌ Ey iman edenler! Andolsun, Allah sizleri, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği av(lar) ile e… Mâide Suresi, 115. ayet أُعَذِّبُهُ عَذَابًا أُعَذِّبُهُ Allah da, "Ben onu size indireceğim. Ama ondan sonra sizden her kim inkar ederse, artık ben ona kain… Mâide Suresi, 118. ayet تُعَذِّبْهُمْ "Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan, yine şüphe… En'âm Suresi, 15. ayet عَذَابَ De ki: "Ben Rabbime isyan edersem gerçekten, büyük bir günün (kıyamet gününün) azabından korkarım."… En'âm Suresi, 30. ayet ٱلْعَذَابَ Rab'lerinin huzurunda durduruldukları vakit (hallerini) bir görsen! (Allah) diyecek ki: "Nasıl, şu (… En'âm Suresi, 40. ayet عَذَابُ (Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gel… En'âm Suresi, 47. ayet عَذَابُ De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler top… En'âm Suresi, 49. ayet ٱلْعَذَابُ Ayetlerimizi yalanlayanlara ise, yapmakta oldukları fasıklık sebebiyle azap dokunacaktır.… En'âm Suresi, 65. ayet عَذَابًا De ki: "O, size üstünüzden (gökten) veya ayaklarınızın altından (yerden) bir azap göndermeğe, ya da … En'âm Suresi, 70. ayet وَعَذَابٌ Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsen… En'âm Suresi, 93. ayet عَذَابَ Allah'a karşı yalan uyduran veya kendine bir şey vahyedilmemişken, "Bana vahyolundu" diyen, ya da "A… En'âm Suresi, 124. ayet وَعَذَابٌ Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asl… En'âm Suresi, 157. ayet ٱلْعَذَابِ (156-157) "Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa (yahudilere ve hıristiyanlara) indirildi. Biz o… A'râf Suresi, 38. ayet عَذَابًا Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her… A'râf Suresi, 39. ayet ٱلْعَذَابَ Öncekiler sonrakilere, "Sizin bize karşı bir üstünlüğünüz yoktur. Artık kazanmış olduğunuz şeylere k… A'râf Suresi, 59. ayet عَذَابَ Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin … A'râf Suresi, 73. ayet عَذَابٌ Semud kavmine de kardeşleri Salih'i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a kulluk … A'râf Suresi, 141. ayet ٱلْعَذَابِ Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı… A'râf Suresi, 156. ayet عَذَابِي "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Al… A'râf Suresi, 164. ayet مُعَذِّبُهُمْ عَذَابًا Hani onlardan bir topluluk demişti ki: "Siz, Allah'ın helak edeceği veya şiddetli bir azaba uğrataca… A'râf Suresi, 165. ayet بِعَذَابٍ Onlar kendilerine hatırlatılanı unutunca, biz de kötülükten alıkoymaya çalışanları kurtardık. Zulmed… A'râf Suresi, 167. ayet ٱلْعَذَابِ Hani Rabbin, elbette kıyamet gününe kadar onlara azabın en kötüsünü tattıracak kimseleri göndereceği… Enfâl Suresi, 14. ayet عَذَابَ İşte şimdi siz tadın onu! Kafirlere bir de cehennem azabı vardır.… Enfâl Suresi, 32. ayet بِعَذَابٍ Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökt… Enfâl Suresi, 33. ayet لِيُعَذِّبَهُمْ مُعَذِّبَهُمْ Oysa sen onların içinde iken, Allah onlara azap edecek değildi. Bağışlanma dilerlerken de Allah onla… Enfâl Suresi, 34. ayet يُعَذِّبَهُمُ Onlar Mescid-i Haram'dan (mü'minleri) alıkoyarken ve oranın bakımına ehil de değillerken, Allah onla… Enfâl Suresi, 35. ayet ٱلْعَذَابَ Onların, Ka'be'nin yanında duaları ıslık çalıp el çırpmaktan ibarettir. Öyle ise (ey müşrikler) inka… Enfâl Suresi, 50. ayet عَذَابَ Melekler, kafirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve "haydi tadın yangın azabını" diyerek canlar… Enfâl Suresi, 68. ayet عَذَابٌ Eğer Allah'ın daha önce verilmiş bir hükmü olmasaydı, aldığınız şey (fidye)den dolayı size büyük bir… Tevbe Suresi, 3. ayet بِعَذَابٍ Hacc-ı ekber gününde, Allah ve Resulünden bütün insanlara bir bildiridir: Allah ve Resulü, Allah'a o… Tevbe Suresi, 14. ayet يُعَذِّبْهُمُ (14-15) Onlarla savaşın ki, Allah onlara sizin ellerinizle azap etsin, onları rezil etsin, onlara ka… Tevbe Suresi, 26. ayet وَعَذَّبَ Sonra Allah, Resulü ile mü'minler üzerine kendi katından güven duygusu ve huzur indirdi. Bir de sizi… Tevbe Suresi, 34. ayet بِعَذَابٍ Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar v… Tevbe Suresi, 39. ayet يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا Eğer Allah, yolunda sefere çıkmazsanız, sizi elem dolu bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden … Tevbe Suresi, 52. ayet بِعَذَابٍ De ki: "Bizim için siz, (şehitlik veya zafer olmak üzere) ancak iki güzellikten birini bekleyebilirs… Tevbe Suresi, 55. ayet لِيُعَذِّبَهُم Onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Allah, bununla ancak onlara dünya hayatında azap et… Tevbe Suresi, 61. ayet عَذَابٌ Yine onlardan peygamberi inciten ve "O (her söyleneni dinleyen) bir kulaktır" diyen kimseler de vard… Tevbe Suresi, 66. ayet نُعَذِّبْ Boşuna özür dilemeyin! Çünkü siz, (sözde) iman ettikten sonra küfrünüzü açığa vurdunuz. İçinizden (t… Tevbe Suresi, 68. ayet عَذَابٌ Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini… Tevbe Suresi, 74. ayet يُعَذِّبْهُمُ عَذَابًا Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) … Tevbe Suresi, 79. ayet عَذَابٌ Sadakalar hususunda gönüllü bağışta bulunan mü'minlerle, güçlerinin yettiğinden başkasını bulamayanl… Tevbe Suresi, 85. ayet يُعَذِّبَهُم Onların malları ve evlatları seni imrendirmesin. Allah, bunlarla ancak, dünyada kendilerine azap etm… Tevbe Suresi, 90. ayet عَذَابٌ Bedevilerden mazeret ileri sürenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler. Allah'a ve Resulüne ya… Tevbe Suresi, 101. ayet سَنُعَذِّبُهُم عَذَابٍ Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler va… Tevbe Suresi, 106. ayet يُعَذِّبُهُمْ (Sefere katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah'ın emrine bırakılmışlardır. Bunlara ya azap eder… Yûnus Suresi, 4. ayet وَعَذَابٌ Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta … Yûnus Suresi, 15. ayet عَذَابَ Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummay… Yûnus Suresi, 50. ayet عَذَابُهُ De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular … Yûnus Suresi, 52. ayet عَذَابَ Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptı… Yûnus Suresi, 54. ayet ٱلْعَذَابَ (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fid… Yûnus Suresi, 70. ayet ٱلْعَذَابَ Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte … Yûnus Suresi, 88. ayet ٱلْعَذَابَ Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında n… Yûnus Suresi, 97. ayet ٱلْعَذَابَ (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler… Yûnus Suresi, 98. ayet عَذَابَ Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek meml… Hûd Suresi, 3. ayet عَذَابَ Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün s… Hûd Suresi, 8. ayet ٱلْعَذَابَ Andolsun, biz onlardan azabı belirli bir süreye kadar geciktirsek, o zaman da mutlaka "Onu ne alıkoy… Hûd Suresi, 20. ayet ٱلْعَذَابُ Onlar yeryüzünde (Allah'ı) aciz bırakabilecek değillerdir. Onların Allah'tan başka sığınabilecekleri… Hûd Suresi, 26. ayet عَذَابَ "Allah'tan başkasına ibadet ve kulluk etmeyin. Doğrusu ben sizin adınıza elem dolu bir günün azabınd… Hûd Suresi, 39. ayet عَذَابٌ عَذَابٌ Artık, geldiği kimseyi rezil eden azabın kime geleceğini, kimin üzerine sürekli bir azabın ineceğini… Hûd Suresi, 48. ayet عَذَابٌ Ona denildi ki: "Ey Nuh! Sana ve seninle birlikte bulunanlardan birçok ümmete bizden esenlik ve bere… Hûd Suresi, 58. ayet عَذَابٍ Helak emrimiz gelince, Hud'u ve beraberindeki iman etmiş olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtard… Hûd Suresi, 64. ayet عَذَابٌ "Ey kavmim! İşte size mucize olarak Allah'ın dişi bir devesi. Bırakın onu, Allah'ın arzında yayılıp … Hûd Suresi, 76. ayet عَذَابٌ Elçilerimiz, "Ey İbrahim bundan vazgeç! Çünkü Rabbinin emri kesin olarak gelmiştir. Şüphesiz onlara … Hûd Suresi, 84. ayet عَذَابَ Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı peygamber gönderdik. O, şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk… Hûd Suresi, 93. ayet عَذَابٌ "Ey Kavmim! Elinizden geleni yapın. Şüphesiz ben de (elimden geleni) yapacağım. Rezil edici azabın k… Hûd Suresi, 103. ayet عَذَابَ Şüphesiz, ahiret azabından korkanlar için bunda bir ibret vardır. Bu, insanların (hesap ve ceza için… Yûsuf Suresi, 25. ayet عَذَابٌ İkisi de kapıya koştular. Kadın, Yusuf'un gömleğini arkadan yırttı. Kapının yanında hanımın efendisi… Yûsuf Suresi, 107. ayet عَذَابِ Yoksa Allah tarafından kendilerini kuşatacak bir azabın gelmeyeceğinden veya onlar farkında olmadan … Ra'd Suresi, 34. ayet عَذَابٌ وَلَعَذَابُ Onlara dünya hayatında bir azap vardır. Ahiret azabı ise daha ağırdır ve onları Allah'ın azabından k… İbrâhîm Suresi, 2. ayet عَذَابٍ (1-2) Elif Lam Ra. Bu Kur'an, Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, mutlak güç sahi… İbrâhîm Suresi, 6. ayet ٱلْعَذَابِ Hani Musa kavmine, "Allah'ın size olan nimetini anın. Hani O sizi, Firavun ailesinden kurtarmıştı. O… İbrâhîm Suresi, 7. ayet عَذَابِي Hani Rabbiniz şöyle duyurmuştu: "Andolsun, eğer şükrederseniz elbette size nimetimi artırırım. Eğer … İbrâhîm Suresi, 17. ayet عَذَابٌ Onu yudumlamaya çalışacak fakat boğazından geçiremeyecektir. Ona her yönden ölüm gelecek fakat ölmey… İbrâhîm Suresi, 21. ayet عَذَابِ İnsanların hepsi Allah'ın huzuruna çıkacak ve güçsüzler büyüklük taslayanlara diyecek ki: "Şüphesiz … İbrâhîm Suresi, 22. ayet عَذَابٌ İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz v… İbrâhîm Suresi, 44. ayet ٱلْعَذَابُ (Ey Muhammed!) İnsanları, kendilerine azabın geleceği gün ile uyar. Zira o gün zalimler, "Ey Rabbimi… Hicr Suresi, 50. ayet عَذَابِي ٱلْعَذَابُ (49-50) Ey Muhammed! Kullarıma, benim elbette çok bağışlayıcı, çok merhametli olduğumu, azabımın da … Nahl Suresi, 26. ayet ٱلْعَذَابُ Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanl… Nahl Suresi, 45. ayet ٱلْعَذَابُ Kötü işler yapmak için tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yere geçirmesinden veya (ansızın) bileme… Nahl Suresi, 63. ayet عَذَابٌ Allah'a andolsun, senden önceki ümmetlere peygamberler gönderdik. Fakat şeytan onlara işlerini güzel… Nahl Suresi, 85. ayet ٱلْعَذَابَ O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilm… Nahl Suresi, 88. ayet عَذَابًا ٱلْعَذَابِ İnkar eden ve insanları Allah'ın yolundan alıkoyanların, yapmakta oldukları bozgunculuklarına karşıl… Nahl Suresi, 94. ayet عَذَابٌ Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayak(larınız) k… Nahl Suresi, 104. ayet عَذَابٌ Allah'ın ayetlerine inanmayanları, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap v… Nahl Suresi, 106. ayet عَذَابٌ Kalbi imanla dolu olduğu halde zorlanan kimse hariç, inandıktan sonra Allah'ı inkar eden ve böylece … Nahl Suresi, 113. ayet ٱلْعَذَابُ Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onl… Nahl Suresi, 117. ayet عَذَابٌ (Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Halbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.… İsrâ Suresi, 10. ayet عَذَابًا (9-10) Gerçekten bu Kur'an en doğru olan yola götürür ve iyi işler yapan mü'minler için büyük bir mü… İsrâ Suresi, 15. ayet مُعَذِّبِينَ Kim doğru yolu bulmuşsa, ancak kendisi için bulmuştur; kim de sapıtmışsa kendi aleyhine sapıtmıştır.… İsrâ Suresi, 54. ayet يُعَذِّبْكُمْ Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni … İsrâ Suresi, 57. ayet عَذَابَهُ عَذَابَ Onların yalvardıkları bu varlıklar, "hangimiz daha yakın olacağız" diye Rablerine vesile ararlar. O'… İsrâ Suresi, 58. ayet مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla c… Kehf Suresi, 55. ayet ٱلْعَذَابُ İnsanlara hidayet geldikten sonra onların inanmalarına ve Rab'lerinden mağfiret dilemelerine, ancak,… Kehf Suresi, 58. ayet ٱلْعَذَابَ Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çar… Kehf Suresi, 86. ayet تُعَذِّبَ Güneşin battığı yere varınca, onu siyah balçıklı bir su gözesinde batar (gibi) buldu. Orada (kafir) …