Tevbe Suresi 101. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 101/129

وَمِمَّنْ حَوْلَكُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ مُنَـٰفِقُونَ ۖ وَمِنْ أَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ ۖ مَرَدُوا۟ عَلَى ٱلنِّفَاقِ لَا تَعْلَمُهُمْ ۖ نَحْنُ نَعْلَمُهُمْ ۚ سَنُعَذِّبُهُم مَّرَّتَيْنِ ثُمَّ يُرَدُّونَ إِلَىٰ عَذَابٍ عَظِيمٍ

Ve mimmen havlekum minel a'rabi munafikun, ve min ehlil medineti meredu alen nifakı la ta'lemuhum, nahnu na'lemuhum, se nuazzibuhum merreteyni summe yureddune ila azabin azim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 101. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

11. cüz · PDF sayfası 2

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Çevrenizdeki bedevilerden birtakım münafıklar vardır. Medine halkından da münafıklıkta direnenler var ki sen onları bilmezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa azap edeceğiz. Sonra da büyük bir azaba itileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Hem etrafınızdaki a'rabilerden münafıklar var, hem de medine ahalisinden münafıklığa idman edenler, sen onları bilemezsin, onları biz biliriz, biz onları iki kerre tazib edeceğiz, sonra da büyük bir azaba itilecekler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem çevrenizdeki bedevilerden münafıklar var, hem de Medine halkından münafıklığa çalışanlar var. Sen onları bilmezsin, Biz biliriz. Biz, onları iki kere azaba uğratacağız. Sonra da büyük bir azaba itilecekler.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Çevrenizdeki bedevilerden ve Medine ahalisinden bir takım münafıklar vardır ki onlar nifak üzerinde idman yapmışlardır! Sen bunları bilmezsin. Onları biz biliriz. Biz onları iki kerre azaba uğratacağız. Sonra da daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir onlar.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Çevrenizdeki bedevi Araplardan ve Medine halkından iki yüzlülüğe iyice alışmış münafıklar vardır. Sen onları bilmezsin, onları biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz, sonra da onlar, büyük azaba itileceklerdir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Çevrenizdeki bedevilerden ve Medine ahalisinden öyle münafıklar vardır ki onlar nifak işinde mahir olmuşlardır. Pek sinsi hareket ettikleri için sen onları bilemezsin, ama Biz pek iyi biliriz. Biz onları çifte cezaya çarptıracağız. Sonra da müthiş bir azaba itileceklerdir.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine halkından da nifakı alışkanlığa çevirmiş olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ne var ki, bedeviler arasında ikiyüzlüler ve (Peygamber'in) şehrinde yaşayanlar arasında da ikiyüzlülüğünü küstahlığa vardıranlar var. Sen onları (her zaman) tanımıyorsun. Ama Biz onları biliyoruz. Onlara (bu dünyada) iki kat azap vereceğiz; (öte dünyada ise) onlar çok (daha) zorlu bir azaba terk edilecekler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Çevrenizdeki bedevi ve münafıklardan ve Medine halkından sizin bilmediğiniz nifakta direnen kimseler vardır. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Çevrenizdeki Bedevi Araplardan Münafık olanlar vardır. Ve Medine halkından da nifakta ileri gidenler vardır. Sen onları bilemezsin. Biz onları biliriz. Onlara iki defa[1] azap edeceğiz. Sonra onlar, daha büyük azaba uğratılacaklardır.

Tefsir / dipnot (1)

Türlü türlü. Kat be kat. Azap üstüne azap.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Çevrenizdeki Araplar arasında ikiyüzlüler vardır; kent halkı arasında da ikiyüzlülüğe iyice alışmış olanlar vardır. Sen, onları bilmezsin, ama Biz, biliyoruz. Onlara, iki kat ceza vereceğiz. Sonra, büyük bir cezaya döndürüleceklerdir.

İbni Kesir

Çevrenizdeki Bedevilerden münafıklar vardır. Medine halkından da. Ki onlar nifak üzerinde diretirler. Siz bilmezsiniz onları, Biz biliriz. Onlara iki kere azab edeceğiz. Sonra da onlar; daha büyük bir azaba döndürüleceklerdir.

Gültekin Onan

Çevrenizdeki bedevilerden münafık olanlar vardır ve Medine ehlinden da nifakı alışkanlığa çevirmiş (??) olanlar vardır. Sen onları bilmezsin, biz onları biliriz. Biz onları iki kere azablandıracağız, sonra onlar büyük bir azaba döndürülecekler.

Rowad Tercüme Merkezi

(Ey Medineliler!) Çevrenizdeki bedevilerden münafıklar vardır ve Medineliler içinde de nifakta direnen kimseler vardır. Onları siz bilmezsiniz. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap edeceğiz. Sonra da onlar büyük bir azaba uğrayacaklar.

Şaban Piriş

(Ey Medineliler!) Çevrenizdeki bedevilerden münafıklar vardır ve Medineliler içinde de nifakta direnen kimseler vardır. Onları siz bilmezsiniz. Biz onları biliyoruz. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra da büyük bir azaba uğrayacaklar.

Ali Özek ve diğerleri

Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları. Onlara iki kez azap edeceğiz, sonra da onlar büyük bir azaba itileceklerdir.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Medine'ye yakın çölde yaşayan bedevilerden münafık olanlar vardır. Medine ehlinden de nifakta direnen ve devam eden kimseler vardır. -Ey Peygamber!- Sen onları bilmezsin. Allah onları çok bilir. Allah, onlara iki kere azap edecektir. Onların nifakını, (insanları) öldürmelerini ve esir almalarını ortaya çıkarıp bir defa dünyada ve bir defa da kabir azabıyla ahirette azap edecektir. Sonra da kıyamet günü cehennemin en altında büyük bir azaba uğratılacaklardır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَمِمَّنْ—أصلها "من من" المحتوية على: من التبعيضية و من الموصولة أو النكرة الموصوفة.
حَوْلَكُمحولمحيطون بكم.
مِّنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلْأَعْرَابِعربسكان البادية، والمتنقلين فيها طلبا للكلأ.
مُنَٰفِقُونَنفقجمع: منافق، وهو: من يبطن الكفر ويظهر الإسلام.
وَمِنْمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
أَهْلِأهلأهل المدينة: سكانها.
ٱلْمَدِينَةِمدنهنا المدينة المنورة.
مَرَدُوامردتعودوا واستمروا.
عَلَىعلىحرف جر بمعنى "في".
ٱلنِّفَاقِنفقإظهار الاسلام وإبطان الكفر.
لَالانافية غير عاملة.
تَعْلَمُهُمْعلمتعرفهم ولا تدركهم. والعلم: اليقين وإدراك الشيء على حقيقته، ونقيضه الجهل.
نَحْنُنحنضمير المتكلمين مثنى وجمعا، ذكورا وإناثا.
نَعْلَمُهُمْعلمالعلم: ‌من ‌صفات ‌الله الذاتية التي لا تنفك عنه جلّ وعلا. وعلمه سبحانه وتعالى محيط بكلّ شيء أزَلاً وأبداً.
سَنُعَذِّبُهُمعذبسنعاقبهم وننكل بهم.
مَّرَّتَيْنِمررتارتين.
ثُمَّثمحرف عطف يفيد معنى التراخي بين المعطوفين.
يُرَدُّونَردديصرفون ويحولون.
إِلَىٰإلىحرف جر يدل على انتهاء الغاية.
عَذَابٍعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
عَظِيمٍعظمعظيم: كلمة استعيرت لكل كبير، محسوسا كان أو معقولا، عينا كان أو معنى.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{وَمِمَّنْ} في الميم المشددة غنة {حَوْلَكُمْ مِنَ} إدغام تماثل صغير بين

الميمين {النِّفَاقِ} في النون غنة، وعند الوقف عليها قلقلة في القاف {سَنُعَذِّبُهُمْ

مَرَّتَيْنِ} بين الميمين إدغام تماثل صغير. وفي الوقف على {مَرَّتَيْنِ} مد لين،

يُمد حركتين أو أربعا أو ستا. {ثُمَّ} غنة في الميم {عَذَابٍ عَظِيمٍ} إظهار حلقي