Nahl Suresi 26. Ayet

Arı · Mekke · Sure 16 · Ayet 26/128

قَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنْيَـٰنَهُم مِّنَ ٱلْقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيْهِمُ ٱلسَّقْفُ مِن فَوْقِهِمْ وَأَتَىٰهُمُ ٱلْعَذَابُ مِنْ حَيْثُ لَا يَشْعُرُونَ

Kad mekerellezine min kablihim fe etallahu bunyanehum minel kavaıdi fe harre aleyhimus sakfu min fevkıhim ve etahumul azabu min haysu la yeş'urun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Nahl Suresi 26. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

14. cüz · PDF sayfası 8

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Evet, onlardan evvelkiler hiyleler kurmuşladı, Allah da kurdukları bünyana kaidelerinden geldi de sekıf, tepelerinden üzerlerine çöktü ve azab kendilerine duyamıyacakları cihetten geldi

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlardan öncekiler, tuzaklar kurmuşlardı. Allah da kurdukları binalarına temellerinden geldi (çökertti) de tavan tepelerinden üzerlerine çöktü ve azap onlara farkedemedikleri bir yönden geldi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Kendilerinden öncekiler de (tıbkı müşrikler gibi peygamberleri aleyhine) faasid pilanlar kurmuşlardır. Nihayet Allah, onların binalarını ta temellerinden (yıkmayı) diledi de üstlerindeki tavan tepelerine göçdü (onları helak etdi). Hem bu azab onlara şuurlarının eremeyeceği tarafdan gelmişdir.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, binalarına temellerinden gelmiş, üstlerindeki tavan, başlarına çökmüştü! Ve azab onlara ummadıkları yerden gelmişti.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kendilerinden önceki kafirler de peygamberler için hileler, tuzaklar kurmuşlardı. Ama neticede Allah onların binalarını ta temellerinden yıktı da üstlerindeki tavan tepelerine çöktü. Hem de bu azap onlara hiç fark edemedikleri bir yerden geldi.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Allah(ın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Onlardan önce gelip geçenler de birtakım zındıkça düzenler kurmuşlardı; ama işte, Allah onların kurduğu yapıları temellerinden çökertti; öyle ki, tavanları başlarına yıkıldı ve nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı da Allah, bir anda binalarını temellerinden çökertmiş ve çatıları başlarına devrilmişti. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Onlardan öncekiler de düzen kurmuşlardı. Allah, onların yapılarını temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Onlara, bu azap, hesaba katmadıkları yerden geldi.[1]

Tefsir / dipnot (1)

Müşriklerin kurdukları hile ve tuzakların alt üst edilişi bina benzetmesiyle anlatılmaktadır.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Onlardan öncekiler de sinsi düzenler tasarlamışlardı. Allah, onların yapılarını kökünden yıktı; üstlerindeki tavan başlarına çöktü. Ve beklemedikleri bir yerden ceza geldi.

İbni Kesir

Kendilerinden öncekiler de düzen kurmuşlardı. Bunun üzerine Allah; binalarını temellerinden çökertti de üstlerindeki tavanları başlarına yıkıldı. Hem bu azab; onlara hissedemeyecekleri taraftan gelmişti.

Gültekin Onan

Onlardan öncekiler, hileli düzenler kurmuşlardı da, Tanrı(nın azab emri) onların kurdukları yapıların temellerine geldi, böylece üstlerindeki tavan tepelerine çöktü; azab onlara şuurunda olmadıkları yerden gelmişti.

Rowad Tercüme Merkezi

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.

Şaban Piriş

Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah'ın (emri) geldi, binalarını temellerinden söktü, üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Azap, onlara hissetmedikleri bir yönden gelmişti.

Ali Özek ve diğerleri

Onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı. Sonunda Allah da onların binalarını temellerinden söktü, üstlerindeki tavan da tepelerine çöktü. Bu azap onlara, farkedemedikleri bir yerden gelmişti.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Bunlardan önceki kâfirler de peygamberlerine kurdukları tuzaklarla gelmişlerdi. Allah, onların binalarını temellerinden yıktı. Böylece çatıları da onların üzerlerine çöküverdi. Cezaları olan azap onlara hiç hesap etmedikleri bir yerden gelmişti. Onlar, binalarının kendilerini koruyacağını zannediyorlardı. Oysa binalarıyla beraber helak oldular.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
قَدْقدأداة تفيد التحقيق.
مَكَرَمكرخدع واحتال في تدبير الشر.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
قَبْلِهِمْقبلقبل: ظرف للزمان، ويضاف لفظا أو تقديرا، وهو نقيض بعد.
فَأَتَىأتيفهدم.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
بُنْيَٰنَهُمبنيالبنيان: البناء المقام.
مِّنَمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
ٱلْقَوَاعِدِقعدالقواعد من البيت:  الأساسات التي يقوم عليها.
فَخَرَّخررفسقط أرضا.
عَلَيْهِمُعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء الحقيقي.
ٱلسَّقْفُسقفالجزء العلوي من البناء.
مِنمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
فَوْقِهِمْفوقفوق: ظرف مكان يفيد الارتفاع والعلو.
وَأَتَىٰهُمُأتيوجاءهم.
ٱلْعَذَابُعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
مِنْمِنحرف جر يفيد معنى ابتداء الغاية.
حَيْثُحيثظرف مكان مبهم يوضحه ما بعده.
لَالانافية غير عاملة.
يَشْعُرُونَشعرلا يشعرون: لا يتوقعون ويحسون ويعلمون. والشعور: ‌الإحساس بالشيء المفضي إلى العلم به. ومشاعر الإنسان حواسه.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{قَدْ} القاف مقلقلة {مِنْ قَبْلِهِمْ} إخفاء حقيقي. والباء مقلقلة

{بُنْيَانَهُمْ مِنَ} إظهار مطلق للياء بعد النون الساكنة لوقوعهما في كلمة واحدة

وشرط الإدغام بغنة أن يكون في كلمتين. وفي الميم الساكنة مع الميم بعدها إدغام

تماثل صغير مع الغنة وقاف {السَّقْفُ} مقلقلة {مِنْ حَيْثُ} إظهار حلقي في النون

مع الحاء.