Nisâ Suresi 147. Ayet
Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 147/176
مَّا يَفْعَلُ ٱللَّهُ بِعَذَابِكُمْ إِن شَكَرْتُمْ وَءَامَنتُمْ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ شَاكِرًا عَلِيمًا
Ma yef'alullahu bi azabikum in şekertum ve amentum. Ve kanallahu şakiran alima.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Nisâ Suresi 147. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azab etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Siz şükreder, iyman ederseniz Allah size azabı nidecek? Halbuki Allah şükrü bilir, bir alim bulunuyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şükredip iman ederseniz, Allah size ne diye azap etsin? Oysa Allah, şükrü bilen bir bilendir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer şükreder, iman ederseniz Allah sizi neye azaba uğratsın? Allah şükredenlerin mükafatını verici, (onların ne yapdıklarını) hakkıyle bilicidir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Siz şükreder, inanırsanız Allah size azabetmeyi ne yapacak? Allah şükrün karşılığını veren, (herşeyi) bilendir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Siz şükredip iman ettikten sonra Allah ne diye sizi cezalandırsın ki? Allah şükredenlerin mükafatlarını bol bol verir ve her şeyi hakkıyla bilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah azabınızla ne yapsın? Allah şükrün karşılığını verendir, bilendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Eğer şükredici olur ve imana ererseniz neden Allah (geçmiş günahlarınızdan dolayı) sizi azaba uğratsın? Bilirsiniz ki Allah şükredenlere karşılığını her zaman veren ve her şeyi bilendir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer siz, şükreder ve iman ederseniz; Allah size niye ceza versin? Allah, şükredilmeye layık olan ve (her şeyi) bilendir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer şükreder[1] ve iman ederseniz, Allah size neden azap etsin? Allah Şakir'dir.[2] Her Şeyi Bilen'dir.
Tefsir / dipnot (2)
Şükür, "karşılık vermek" demektir. Şükür, "sözle ifade edilen bir şey değildir." Kim Allah'a şükretmek istiyorsa, Allah'ın kendisine verdiği her şeyin karşılığını vermelidir. Allah'ın verdiği nimetlerden ihtiyaç sahiplerini yararlandırmalıdır. Örneğin malın şükrü infaktır, Canın/hayatın şükrü Allah'a kulluk yapmaktır, aklın şükrü teslim olmaktır vb.
Şükrün karşılığını verendir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Şükreder ve inanırsanız, Allah, sizi neden cezalandırsın? Çünkü Allah, Şükredenlere Karşılık Verendir; Bilendir.
İbni Kesir
Şükredip iman ederseniz; Allah, sizin niçin azab etsin? Allah Şakir ve Alim olandır.
Gültekin Onan
Eğer şükreder ve inanırsanız, Tanrı azabınızla ne yapsın? Tanrı şükrün karşılığını verendir, bilendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niye azap etsin ki? Allah, şükrün karşılığını verendir, hakkıyla bilendir.
Şaban Piriş
Eğer siz, şükreder ve iman ederseniz; Allah size niye ceza versin? Allah şükredendir, her şeyi bilendir.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer siz iman eder ve şükrederseniz, Allah size neden azap etsin! Allah, şükredenlerin mükâfatını fazlasıyla veren, her şeyi hakkıyle bilendir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
O'na şükredip, iman ederseniz Allah’ın sizlere azap etmeye ihtiyacı yoktur. Allah Teâlâ iyilik sahibidir, merhametlidir. Doğrusu O, sizlere günahlarınız sebebiyle azap eder. Amellerinizi ıslah edip nimetlerinden ötürü ona şükreder, bedenen ve kalben O'na iman ederseniz size azap etmeyecektir. Allah nimetlerini kabul edenlere karşılığını verir. Kullarının imanlarını bilir ve herkese amellerine göre karşılığını verecektir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| مَّا | ما | اسم يستفهم به عن غير العاقل وعن حقيقة الشيء أو صفته. | |||
| يَفْعَلُ | فعل | يعمل. | |||
| ٱللَّهُ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| بِعَذَابِكُمْ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شقَّ على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| شَكَرْتُمْ | شكر | شكرتم لله: ذكرتم نعمته، وأثنيتم عليه بها. | |||
| وَءَامَنتُمْ | أمن | وأذعنتم وصدقتم، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| وَكَانَ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| ٱللَّهُ | أله | هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| شَاكِرًا | شكر | الله شاكر عباده: مجازيهم على أعمالهم الصالحة. | |||
| عَلِيمًا | علم | صفة لله تعالى، والعليم: معناه المتصف بالعلم، والذي أحاط علمه جميع الأشياء ظاهرها وباطنها، دقيقها وجليلها. والعليم: من أسماء الله الحسنى. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{بِعَذَابِكُمْ إِنْ} إظهار شفوي {إِنْ شَكَرْتُمْ} إخفاء حقيقي، والكاف
رقيقة والراء مفخمة، وفي {شَكَرْتُمْ وَآمَنْتُمْ} إظهار شفوى، وفي {وَآمَنْتُمْ}
مد بدل، وإخفاء حقيقي، وفى الميم الساكنة مع الواو بعدها إظهار شفوي {شَاكِرًا
عَلِيمًا} إظهار حلقي، لوقوع حرف العين بعد التنوين، والعين أحد حروف الإظهار الحلقي
الستة.
وعند قطع القراءة على آية من الآيات لسبب من الأسباب لا ينبغي أن يزاد في المد عن
نظائره. فاللفظ في نظيره كمثله إن كانت القراءة بحركتين في المد، فلا يجوز الزيادة
عليهما في موضع آخر، وإن كانت بالتوسط أى بمد أربع حركات، فلا يزاد على ذلك ولا
ينقص في القراءة كلها.