Tevbe Suresi 34. Ayet

Tövbe · Medine · Sure 9 · Ayet 34/129

۞ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلْأَحْبَارِ وَٱلرُّهْبَانِ لَيَأْكُلُونَ أَمْوَٰلَ ٱلنَّاسِ بِٱلْبَـٰطِلِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۗ وَٱلَّذِينَ يَكْنِزُونَ ٱلذَّهَبَ وَٱلْفِضَّةَ وَلَا يُنفِقُونَهَا فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَبَشِّرْهُم بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

Ya eyyuhellezine amenu inne kesiren minel ahbari ver ruhbani le ye'kulune emvalen nasi bil batıli ve yasuddune an sebilillah, vellezine yeknizunez zehebe vel fıddate ve la yunfikuneha fi sebilillahi fe beşşirhum bi azabin elim.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Tevbe Suresi 34. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

10. cüz · PDF sayfası 11

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksız yollarla yiyorlar ve Allah'ın yolundan alıkoyuyorlar. Altın ve gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir azapla müjdele.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! haberiniz olsun ki Ahbar ve Ruhbandan bir çoğu nasın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler, altını, gümüşü hazineye tıkıb da onu Allah yolunda sarfetmiyenler ise işte onları elim bir azab ile müjdele

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, haberiniz olsun ki, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan çevirirler. Altını ve gümüşü hazineye tıkıp da onu Allah yolunda harcamayanları, acı bir azap ile müjdele!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, şu muhakkak ki, (Yahud) bilginleri (ni) n ve (Hıristiyan) rahibleri (ni) n bir çoğu baatıl (sebebleri) le insanların mallarını yerler, (onları) Allahın yolundan men ederler. Altını ve gümüşü yığıb ve birikdirib de onları Allah yolunda harcamayanlar (yok mu?) işte bunlara pek acıklı bir azabı muştula!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, hahamlardan ve rahiplerden birçoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve (insanları) Allah yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onlara acı bir azabı müjdele!

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Doğrusu hahamların ve rahiplerin çoğu halkın mallarını haksız yollardan yerler ve insanları Allah'ın yolundan uzaklaştırırlar. Altını, gümüşü yığıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, işte onları acı bir azabın beklediğini müjdele!

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz ey imana erişenler! Bilin ki, hahamların, rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızca yiyip yutuyor ve (onları) Allahın yolundan alıkoyuyorlar. Fakat bütün o altın ve gümüşü toplayıp Allah yolunda harcamayanlar var ya, (işte) onlara (sonraki hayat için) çok çetin azabı müjdele:

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Alimler ve din adamlarının çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah'ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda sarfetmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele!

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Doğrusu, ahbar[1] ve ruhban[1] kimselerin çoğu, insanların mallarını haksız şekilde yerler. İnsanları Allah'ın yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları can yakıcı bir azaptan haberdar et.

Tefsir / dipnot (1)

Din adamları sınıfı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Aslında, dini uğraş edinenlerin ve geçimlerini din üzerinden sağlayanların çoğunluğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Allah'ın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirenler ve Allah'ın yolunda yardımlaşmak amacıyla onları paylaşmayanlar; artık, acı bir cezayı onlara bildir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; doğrusu hahamlar ve rahiblerin çoğu insanların malını haksızlıkla yerler. Ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlara; işte onlara pek acıklı bir azabı müjdele.

Gültekin Onan

Ey inananlar, gerçek şu ki, (yahudi) bilginlerinden ve (hristiyan) rahiplerinden çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yerler ve Tanrı'nın yolundan alıkoyarlar. Altını ve gümüşü biriktirip de Tanrı yolunda harcamayanlar... Onlara acı bir azabı müjdele.

Rowad Tercüme Merkezi

Ey İman edenler! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah’ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlara acıklı bir azap ile müjdele!

Şaban Piriş

Ey İman edenler! Hahamlar ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksız olarak yerler ve Allah’ın yolundan alıkorlar. Altın ve gümüşü biriktirip de Allah yolunda harcamayanlara acıklı bir azap ile müjdele!

Ali Özek ve diğerleri

Ey iman edenler! (Biliniz ki), hahamlardan ve râhiplerden birçoğu insanların mallarını haksız yollardan yerler ve (insanları) Allah yolundan engellerler. Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu, işte onlara elem verici bir azabı müjdele!

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey iman edenler ve Allah'ın kendilerine şeriat/din kıldığı şeyler ile amel edenler! Muhakkak ki Yahudilerin âlimlerinin ve Hristiyanların abidlerinin çoğunluğu, dinen herhangi bir hakları olmadığı halde insanların mallarını haksız yere yerler. Onlar, insanların mallarını rüşvet ve benzeri yollarla ele geçirirler ve insanları, Allah'ın dinine girmekten alıkoyarlar. -Ey Peygamber!- Altın ve gümüşü biriktirip üzerlerine farz olan zekâtı vermeyenler var ya; işte onlara, kendilerini kıyamet günü üzecek olan acıklı azabı haber ver.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَا—يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
كَثِيرًاكثرالكثرة: الزيادة، وتستعمل للمعدود أصلا، ولكنها تستعار للأجسام أحيانا.
مِّنَمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
ٱلْأَحْبَارِحبرعلماء اليهود.
وَٱلرُّهْبَانِرهبالرهبان: جمع راهب: المتعبد في صومعته من النصارى، المتخلي عن المتع والناس.
لَيَأْكُلُونَأكلليأخذون بغير وجه حق.
أَمْوَٰلَمولالأموال: جمع مال وهو ما يمتلك من متاع أو عقار أو نقود أو حيوان.
ٱلنَّاسِنوساسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه، مشتقُّ من نَاسَ يَنُوسُ إذا تحرَّك واضطرب
بِٱلْبَٰطِلِبطلبما لم يبح الشرع أخذه من مالكه.
وَيَصُدُّونَصددالصد: الاعتراض والمنع.
عَنعنحرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
سَبِيلِسبلسبيل الله: دين الله القويم.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
وَٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
يَكْنِزُونَكنزيدخرون.
ٱلذَّهَبَذهبفلز أصفر نفيس يتخذ منه النقود والحلي، وغيرهما.
وَٱلْفِضَّةَفضضالفضة: جوهر نفيس تتخذ منه النقود والحلي وغيرهما.
وَلَالالا: نافية غير عاملة.
يُنفِقُونَهَانفقولا ينفقونها: ولا يبذلونها.
فِيفيحرف جر يفيد معنى التعليل.
سَبِيلِسبلفي سبيل الله: لإعلاء دين الله ونصرته وهو الاسلام.
ٱللَّهِألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى
فَبَشِّرْهُمبشربشرهم: أخبرهم بخبر سيء ، واستعمل هنا التبشير على سبيل التهكم.
بِعَذَابٍعذبالعذاب: ‌العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات.
أَلِيمٍألمموجع شديد الإيلام. و‌الأليم: ‌الموجع في القرآن كله.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} مد منفصل، والهمزة رقيقة والراء من {الْأَحْبَارِ} مرققة

{آمَنُوا} مد بدل {إِنَّ} غنة في النون المشددة {كَثِيرًا مِنَ} إدغام بغنة

{النَّاسِ} لام شمسية مدغمة في النون بعدها، وفيها غنة والدال من {وَيَصُدُّونَ}

مرققة بعد الصاد المفخمة {عَنْ سَبِيلِ} إخفاء للنون عند السين، ومثلها {وَلَا

يُنْفِقُونَهَا} وفي {فَبَشِّرْهُمْ بِعَذَابٍ أَلِيمٍ} إخفاء شفوي للميم الساكنة

عند الباء وإظهار حلقي للتنوين عند الهمزة.