ذو

“ذو” Kökü

Kur'an'da 109 yerde, 102 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Bakara Suresi, 83. ayet وَذِي Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, y… Bakara Suresi, 105. ayet ذُو Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesi… Bakara Suresi, 177. ayet ذَوِي İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 243. ayet لَذُو Binlerce kişi oldukları halde, ölüm korkusuyla yurtlarını terk edenleri görmedin mi? Allah, onlara "… Bakara Suresi, 251. ayet ذُو Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hük… Bakara Suresi, 280. ayet ذُو Eğer borçlu darlık içindeyse, ona eli genişleyinceye kadar mühlet verin. Eğer bilirseniz, (borcu) sa… Âl-i İmrân Suresi, 4. ayet ذُو (3-4) O, sana Kitab'ı hak ve kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, daha önce Tevrat'… Âl-i İmrân Suresi, 74. ayet ذُو O, rahmetini dilediğine has kılar. Allah, büyük lütuf sahibidir.… Âl-i İmrân Suresi, 119. ayet بِذَاتِ İşte siz öyle kimselersiniz ki, onları seversiniz; onlar ise, bütün kitaplara iman ettiğiniz halde, … Âl-i İmrân Suresi, 152. ayet ذُو Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleşt… Âl-i İmrân Suresi, 154. ayet بِذَاتِ Sonra o kederin ardından (Allah) üzerinize içinizden bir kısmını örtüp bürüyen bir güven, bir uyku i… Âl-i İmrân Suresi, 174. ayet ذُو Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve … Nisâ Suresi, 36. ayet وَبِذِي ذِي Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, … Mâide Suresi, 7. ayet بِذَاتِ Allah'ın üzerinizdeki nimetini ve "işittik, itaat ettik" dediğinizde ona verdiğiniz ve sizi kendisiy… Mâide Suresi, 95. ayet ذَوَا ذُو Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürs… Mâide Suresi, 106. ayet ذَوَا ذَا Ey iman edenler! Birinizin ölümü yaklaştığı zaman, vasiyet sırasında aranızda şahitlik (edecek olanl… En'âm Suresi, 133. ayet ذُو Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği g… En'âm Suresi, 146. ayet ذِي Yahudilere tırnaklı hayvanların hepsini haram kıldık. Sığır ve koyunların ise, sırtlarında veya bağı… En'âm Suresi, 147. ayet ذُو Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplum… En'âm Suresi, 152. ayet ذَا Rüşdüne erişinceye kadar yetimin malına ancak en güzel şekilde yaklaşın. Ölçüyü ve tartıyı adaletle … Enfâl Suresi, 1. ayet ذَاتَ (Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. … Enfâl Suresi, 7. ayet ذَاتِ Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olması… Enfâl Suresi, 29. ayet ذُو Ey iman edenler! Eğer Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız; O, size iyiyi kötüden ayırt edecek bir a… Enfâl Suresi, 41. ayet وَلِذِي Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun … Enfâl Suresi, 43. ayet بِذَاتِ Hani Allah sana onları uykunda az gösteriyordu. Eğer sana onları çok gösterseydi elbette gevşerdiniz… Yûnus Suresi, 60. ayet لَذُو Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara ka… Hûd Suresi, 3. ayet ذِي Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra da O'na tövbe edin ki sizi belirlenmiş bir süreye (ömrünüzün s… Hûd Suresi, 5. ayet بِذَاتِ İyi bilin ki onlar, O'ndan gizlenmek için kalplerindeki düşmanlığı gizliyorlar. Yine iyi bilin ki, e… Yûsuf Suresi, 68. ayet لَذُو Babalarının emrettiği şekilde (ayrı kapılardan) girdiklerinde (bile) bu, Allah'tan gelecek hiçbir şe… Yûsuf Suresi, 76. ayet ذِي Bunun üzerine Yusuf, kardeşinin yükünden önce onların yüklerini aramaya başladı. Sonra su kabını kar… Ra'd Suresi, 6. ayet لَذُو Bir de senden, iyilikten önce kötülüğün acele gelmesini istiyorlar. Oysa onlardan önce ibret alınaca… İbrâhîm Suresi, 37. ayet ذِي "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bazısını, senin kutsal evinin (Kabe'nin) yanında ekin bitmez bir vadiye… İbrâhîm Suresi, 47. ayet ذُو Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidi… Nahl Suresi, 90. ayet ذِي Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve az… İsrâ Suresi, 26. ayet ذَا Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.… İsrâ Suresi, 42. ayet ذِي De ki: "Eğer onların iddia ettiği gibi, Allah'la beraber (başka) ilahlar olsaydı, o zaman o ilahlar … Kehf Suresi, 17. ayet ذَاتَ ذَاتَ (Orada olsaydın) güneş doğduğunda onun; mağaralarının sağ tarafına kaydığını, batarken de onlara dok… Kehf Suresi, 18. ayet ذَاتَ وَذَاتَ Uykuda oldukları halde, sen onları uyanık sanırsın. Biz onları sağa sola çeviriyorduk. Köpekleri de … Kehf Suresi, 58. ayet ذُو Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çar… Kehf Suresi, 83. ayet ذِي (Ey Muhammed!) Bir de sana Zülkarneyn hakkında soru soruyorlar. De ki: "Size ondan bir anı okuyacağı… Enbiyâ Suresi, 85. ayet وَذَا İsmail'i, İdris'i ve Zülkifl'i de hatırla. Bunların hepsi sabredenlerdendi.… Enbiyâ Suresi, 87. ayet وَذَا Zünnun'u da hatırla. Hani öfkelenerek (halkından ayrılıp) gitmişti de kendisini asla sıkıştırmayacağ… Hac Suresi, 2. ayet ذَاتِ Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da kar… Mü'minûn Suresi, 50. ayet ذَاتِ Meryem oğlu İsa'yı ve annesini büyük bir mucize kıldık ve her ikisini de oturmaya elverişli, akarsul… Mü'minûn Suresi, 77. ayet ذَا Sonunda onlara şiddetli bir azap kapısı açtığımızda bir de bakarsın onun içinde ümitsizliğe düşüvere… Neml Suresi, 60. ayet ذَاتَ Yahut gökleri ve yeri yaratan ve size gökten yağmur indirip, onunla, ağaçlarını sizin yetiştiremeyec… Neml Suresi, 73. ayet لَذُو Şüphesiz senin Rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir. Ancak onların çoğu şükretmezler.… Kasas Suresi, 79. ayet لَذُو Karun, zineti ve görkemi içerisinde kavminin karşısına çıktı. Dünya hayatını arzu edenler, "Keşke Ka… Rûm Suresi, 38. ayet ذَا Öyle ise akrabaya, yoksula, ve yolcuya hakkını ver. Bu, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler iç… Lokmân Suresi, 23. ayet بِذَاتِ Kim inkar ederse, onun inkarı seni üzmesin. Onların dönüşleri ancak bizedir. Biz de onlara yaptıklar… Sebe' Suresi, 16. ayet ذَوَاتَيْ Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyvel… Fâtır Suresi, 18. ayet ذَا Hiçbir günahkar başka bir günahkarın yükünü yüklenmez. Günah yükü ağır olan kimse, (bir başkasını), … Fâtır Suresi, 38. ayet بِذَاتِ Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) h… Sâd Suresi, 1. ayet ذِي Sad. O şanlı, şerefli Kur'an'a andolsun (ki o, Allah sözüdür).… Sâd Suresi, 12. ayet ذُو (12-13) Onlardan önce de Nuh kavmi, Ad kavmi, kazıklar sahibi Firavun, Semud kavmi, Lut kavmi ve Eyk… Sâd Suresi, 17. ayet ذَا Ey Muhammed! Onların söylediklerine karşı sabret. Güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a çok yöne… Sâd Suresi, 48. ayet وَذَا (Ey Muhammed!) İsmail, el-Yesa' ve Zülkifl'i de an. Onların her biri iyi kimselerdi.… Zümer Suresi, 7. ayet بِذَاتِ Eğer inkar ederseniz, şüphesiz ki Allah sizin iman etmenize muhtaç değildir. Ama kullarının inkar et… Zümer Suresi, 28. ayet ذِي Biz onu, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye hiçbir eğriliği bulunmayan Arapça bir Kur'an olara… Zümer Suresi, 37. ayet ذِي Allah, kimi de doğru yola iletirse artık onu saptıracak hiç kimse yoktur. Allah mutlak güç sahibi, i… Mü'min Suresi, 3. ayet ذِي (2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul ed… Mü'min Suresi, 15. ayet ذُو O, dereceleri hakkıyla yükseltendir, Arş'ın sahibidir. Buluşma günü hakkında (insanları) uyarmak içi… Mü'min Suresi, 61. ayet لَذُو Allah, içinde rahat edesiniz diye geceyi ve (her şeyi) gösterici (aydınlık) olarak da gündüzü yarata… Fussilet Suresi, 35. ayet ذُو Bu güzel davranışa ancak sabredenler kavuşturulur. Buna ancak (hayırdan ve olgunluktan) büyük payı o… Fussilet Suresi, 43. ayet لَذُو وَذُو Sana ancak, senden önceki peygamberlere söylenenler söylenmektedir. Hiç şüphesiz senin Rabbin hem ba… Fussilet Suresi, 51. ayet فَذُو İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir ve yan çizer. Başına bir kötülük gelince de yalvarmaya koyulur… Şûrâ Suresi, 24. ayet بِذَاتِ Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Al… Zâriyât Suresi, 7. ayet ذَاتِ (7-8) Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber h… Zâriyât Suresi, 58. ayet ذُو Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.… Necm Suresi, 6. ayet ذُو (5-7) (Kur'an'ı) ona, üstün güçlere sahip, muhteşem görünümlü (Cebrail) öğretti. O, en yüksek ufukta… Kamer Suresi, 13. ayet ذَاتِ Biz Nuh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.… Rahmân Suresi, 11. ayet ذَاتُ Orada meyve(ler) ve salkımlı hurma ağaçları vardır.… Rahmân Suresi, 12. ayet ذُو Yapraklı taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.… Rahmân Suresi, 27. ayet ذُو Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacaktır.… Rahmân Suresi, 48. ayet ذَوَاتَا İki cennet de (ağaçlar, meyveler, rengarenk bitkiler gibi) çeşit çeşit güzelliklerle bezenmiştir.… Rahmân Suresi, 78. ayet ذِي Azamet ve ikram sahibi Rabbinin adı yücedir.… Hadîd Suresi, 6. ayet بِذَاتِ Geceyi gündüze sokar, gündüzü de geceye sokar. O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilend… Hadîd Suresi, 21. ayet ذُو Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni, gökle yerin genişliği kadar olan, Allah'a ve Resulüne inananlar… Hadîd Suresi, 29. ayet ذُو Bunları açıkladık ki, kitap ehli, Allah'ın lütfundan hiçbir şeyi kendilerine has kılmaya güçlerinin … Haşr Suresi, 7. ayet وَلِذِي Allah'ın, (fethedilen) memleketlerin ahalisinden savaşılmaksızın peygamberine kazandırdığı mallar; A… Cuma Suresi, 4. ayet ذُو İşte bu, Allah'ın lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah, büyük lütuf sahibidir.… Tegâbün Suresi, 4. ayet بِذَاتِ Göklerdeki ve yerdeki her şeyi bilir. Gizlediklerinizi de açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğü… Talâk Suresi, 2. ayet ذَوَيْ Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. … Talâk Suresi, 7. ayet ذُو Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden (… Mülk Suresi, 13. ayet بِذَاتِ Sözünüzü gizleyin, yahut onu açığa vurun; (fark etmez). Şüphesiz Allah, sinelerin özünü (kalplerde o… Kalem Suresi, 14. ayet ذَا (10-14) Yemin edip duran, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan söz taşıyan, iyiliği hep en… Meâric Suresi, 3. ayet ذِي (1-3) Soran birisi, yükselme yollarının sahibi Allah tarafından kafirlere kesinlikle inecek olan ve … Müzzemmil Suresi, 13. ayet ذَا (12-13) Çünkü bizim yanımızda (kafirler için) bukağılar vardır, cehennem vardır, boğazdan zor geçen … Mürselât Suresi, 30. ayet ذِي (30-31) "Üç kola ayrılmış gölgeye gidin ki, o ne gölgelendirir ne de alevden korur."… Tekvîr Suresi, 20. ayet ذِي ذِي (19-21) O (Kur'an), şüphesiz değerli, güçlü ve Arş'ın sahibi katında itibarlı, orada (meleklerce) it… Burûc Suresi, 1. ayet ذَاتِ Burçlarla dolu göğe andolsun,… Burûc Suresi, 5. ayet ذَاتِ (3-5) Şahitlik edene ve şahitlik edilene andolsun ki, (mü'minleri yakmak için) hendek kazıp (içinde)… Burûc Suresi, 15. ayet ذُو Arş'ın sahibidir, şanı yüce olandır.… Târık Suresi, 11. ayet ذَاتِ Yağmurlu göğe andolsun,… Târık Suresi, 12. ayet ذَاتِ Yarık yarık çatlamış yere andolsun.… Fecr Suresi, 5. ayet لِّذِي Şüphesiz bunlarda, akıl sahibi bir kimse için üzerine yemin edilmeye değer bir özellik vardır.… Fecr Suresi, 7. ayet ذَاتِ (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunl… Fecr Suresi, 10. ayet ذِي (6-10) (Ey Muhammed!) Rabbinin, (Hud'un kavmi) Ad'e, şehirler içinde benzeri kurulmamış olan, sütunl… Beled Suresi, 14. ayet ذِي (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen b… Beled Suresi, 15. ayet ذَا (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen b… Beled Suresi, 16. ayet ذَا (14-16) Yahut şiddetli bir açlık gününde kendisiyle yakınlığı olan bir yetimi, yahut yerde sürünen b… Tebbet Suresi, 3. ayet ذَاتَ O, bir alevli ateşe girecektir.…