Enfâl Suresi 1. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 1/75
يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ ۖ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ ۖ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ ۖ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ
Yes'eluneke anil enfal, kulil enfalu lillahi ver resul, fettekullahe ve aslihu zate beynikum ve etiullahe ve resulehu in kuntum mu'minin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 1. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
(Ey Muhammed!) Sana ganimetler hakkında soruyorlar. De ki: "Ganimetler, Allah'a ve Resulüne aittir. O halde, eğer mü'minler iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, aranızı düzeltin, Allah ve Rasulüne itaat edin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar, de ki ganimetlerin taksimi Allaha ve Resulüne aid, onun için siz gerçekten mü'minlerseniz Allahdan korkun da biribirinizle aranızı düzeltin, Allaha ve Resulüne ıtaat edin
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sana ganimetlerin taksiminden soruyorlar. De ki: "Ganimetlerin taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçekten iman etmişseniz, Allah'tan korkun, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah ve Resulüne itaat edin!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
(Habibim) sana harb ganimetleri (nin hükmünü) sorarlar. De ki: "(Bu) ganimetler Allahın ve Resulünündür. O halele (tam) mü'minlerseniz Allahdan korkun, (ihtilafa düşmeyib) aranızı düzeltin, Allaha ve peygamberine İtaat edin.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sana ganimetlerden sorarlar; de ki: "Ganimetler, Allah'ın ve Elçi(si)nindir. Siz, (gerçekten) inananlar iseniz, Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve Elçisine ita'at edin!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sana ganimetlerin taksimini soruyorlar. De ki: "Onun taksimi Allah'a ve Resulüne aittir. Onun için siz gerçek mümin iseniz Allah'a karşı gelmekten sakının, birbirinizle aranızı düzeltin, Allah'a ve Resulüne itaat edin.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sana savaş ganimetlerini sorarlar. De ki: "Ganimetler Allah'ın ve Resulündür. Buna göre, eğer mü'min iseniz Allah'tan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Allah'a ve Resulü'ne itaat edin."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sana ganimetler hakkında soracaklar. De ki: "Bütün ganimetler Allaha ve Onun Elçisine aittir" Öyleyse, Allahtan yana bilinç ve duyarlık içinde olun; aranızda kardeşlik bağlarınızı canlı tutun;Allaha ve Onun Elçisine karşı duyarlık gösterin, eğer (gerçekten) inanan kimselerseniz!
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: -Ganimetler, Allah'a ve Elçisi'ne aittir. Allah'tan korkun, aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah'a ve Elçisi'ne itaat ediniz.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Sana enfalı[1] soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resul'ü içindir. Eğer Mü'min iseniz Allah'a karşı takva[2] sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Tefsir / dipnot (2)
Enfal; nfl (nafile) kökünden gelmektedir. Mastar olarak; karşılıksız vermek, bağışta bulunmak anlamına gelmektedir. Nafile; zorunlu yapılması gereken bir şeye, ayrıca gönüllü olarak fazladan ilave yapmak demektir. Savaşta elde edilen ganimetler, savaşın değeri/önemi yanında, ancak nafile türünden bir öneme sahiptir. Bu kavramla yapılan vurgu; savaşın, ganimet için değil cihat maksadıyla yapıldığınadır. Kelime olarak, Türkçe'de "boş" anlamında kullanılan "nafileyi," Kur'an yukarıda verilen anlamda kullanmaktadır.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sana, Savaş Kazanımları hakkında soruyorlar; şunu söyle: "Savaş kazanımları, Allah'ın ve elçinindir!" Artık, Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın ve aranızı düzeltin. Allah'a ve O'nun elçisine boyun eğin; eğer inanıyorsanız?
İbni Kesir
Sana ganimetlerden sorarlar. De ki: Ganimetler; Allah'ın ve Rasulünündür. Şu halde eğer mü'minler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah'a ve peygamberlerine itaat edin.
Gültekin Onan
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: "Ganimetler Tanrı'nın ve elçisinindir. Buna göre, eğer inançlılar iseniz Tanrı'dan korkup sakının, aranızı düzeltin ve Tanrı'ya ve elçisine itaat edin."
Rowad Tercüme Merkezi
Sana Enfâl'i soruyorlar. De ki: Enfâl Allah’ın ve Rasûl’ündür. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer Mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz."
Şaban Piriş
Sana ganimetleri soruyorlar. De ki: Ganimetler, Allah’a ve elçisine aittir. Allah’tan sakının (takvalı olun), aranızı düzeltin. Eğer mümin iseniz Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz.
Ali Özek ve diğerleri
Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Rasûlüne itaat edin.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Ashabın: "Ganimetlerin taksim edilmesi nasıl olur ve taksim edilen ganimetler kimlere verilir? diye sana soruyorlar. Ey Resul! Onların sorularına cevap olarak şöyle de: Ganimetler, Allah'a ve resulüne aittir. Ganimetlerin tasarruf ve dağıtımındaki hüküm Allah'a ve resulüne aittir. Sizin üzerinize düşen sadece boyun eğip teslim olarak Yüce Allah'tan korkmanızdır. Ey Müminler! Allah'ın emirlerine uyarak, yasaklarından kaçınarak Yüce Allah'tan korkun. Aranızdaki ayrılık ve düşmanlığı, sevgiyle, birbirinizle bağlarınızı devam ettirerek, güzel ahlak ve affedici olarak ıslah ediniz. Eğer gerçekten Müminseniz; Allah'ın ve resulünün itaatine bağlı kalınız. Çünkü iman, itaat etmeyi ihya edip harekete geçirir, isyan etmekten ve günah işlemekten alıkoyar. Bu soru sorma hadisesi Bedir savaşının ardında gerçekleşmiştir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَسْءَلُونَكَ | سأل | يستعلمون منك. | |||
| عَنِ | عن | حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية. | |||
| ٱلْأَنفَالِ | نفل | غنائم بدر والمراد الغنائم عموما. | |||
| قُلِ | قول | تكلم مخاطبا. | |||
| ٱلْأَنفَالُ | نفل | الغنائم، جمع نفل. | |||
| لِلَّهِ | أله | لله والرسول: أي أن أمر الغنائم مفوض إلى الله والرسول. | |||
| وَٱلرَّسُولِ | رسل | الرسول: من أوحي إليه بشرع وامر بتبليغه. | |||
| فَٱتَّقُوا | وقي | اتقوا الله: اجعلوا لكم وقاية من عذاب الله بامتثال أوامره، واجتناب نواهيه. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَأَصْلِحُوا | صلح | أصلحوا ذات بينكم: أزيلوا الشقاق والتنافر من بينكم. | |||
| ذَاتَ | ذو | ذات بينكم: الحالة التي بينكم. | |||
| بَيْنِكُمْ | بين | بين: ظرف مبهم لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر. | |||
| وَأَطِيعُوا | طوع | أطيعوا الله: استجيبوا له باتباع كتابه. | |||
| ٱللَّهَ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَرَسُولَهُ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| كُنتُم | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| مُّؤْمِنِينَ | أمن | المؤمنون: الذين يقرون بوحدانية الله وبصدق رسله وينقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{الْأَنْفَالِ} إخفاء حقيقي للفاء بعد النون الساكنة {قُلِ الْأَنْفَالُ} كسرت
اللام من {قُلِ} للساكن بعدها {وَرَسُولَهُ إِنْ} مد صلة كبرى لوقوع الهمزة بعد
هاء الضمير {إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ} فيها إخفاء حقيقي للنون عند الكاف وعند
التاء، يليها إدغام تماثل صغير.