Mü'min Suresi 3. Ayet

Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 3/85

غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوْبِ شَدِيدِ ٱلْعِقَابِ ذِى ٱلطَّوْلِ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ إِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ

Gafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ikabi zit tavl, la ilahe illa huve, ileyhil masir.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mü'min Suresi 3. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

24. cüz · PDF sayfası 6

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

(2-3) Bu kitabın indirilmesi, mutlak güç sahibi, hakkıyla bilen, günahı bağışlayan, tövbeyi kabul eden, azabı ağır olan, lütuf sahibi Allah tarafındandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş ancak O'nadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

O günah bağışlayıcı ve tevbe kabul edici ıkabı şiddetli, fadıl sahibi Allahdandır ki ondan başka tapılacak yok, hem onadır dönüm

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O günahkarları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezalandırması şiddetli, bol lütuf sahibi Allah'tan ki, O'ndan başka tapılacak yoktur. Dönüş de O'nadır.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

(2-3) (Bu) kitabın indirilmesi; O mutlak gaalib, O (her şey'i) hakkıyle bilen, (mü'minlerin) günahı (nı) yarlığayan, tevbesini kabul eden, (kafirler ve muhaalifler için) azabı çetin, (ariflere) fazl (-u kerem) saahibi olan Allahdandır. Ondan başka hiçbir Tanrı yokdur. Dönüş ancak Onadır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin olan, lutuf sahibi (Allah tarafından). O'ndan başka tanrı yoktur, dönüş O'nadır.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

O, aynı zamanda günahları bağışlar, tövbeleri kabul buyurur, ama cezalandırması da çetin olup, lütuf ve ihsanı pek geniştir. Ondan başka tanrı yoktur. Dönüş yalnız O'na olacaktır.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Allah'tan). O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş O'nadır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, intikamı çetin, lütfu sınırsız olan (Allah'tan). Ondan başka ilah yoktur, varış O'nadır.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı şiddetli ve bol lütuf sahibidir. Ondan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

O, suçu bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, sınırsız güç[1] sahibi olandır. O'ndan başka ilah yoktur. Dönüş, yalnızca O'nadır.

Tefsir / dipnot (1)

"Zi't-tavl" ifadesine, çevirilerde "ihsan", "lütuf", "kerem", "ni'met" şeklinde anlam verilmektedir. Bu kelimenin, "kudret/güç sahibi" demek olan anlamının tercih edilmesi daha uygundur. Zira eğer kast edilen şey; "ihsan, nimet, lütuf ve ikram" demek olunsaydı, "tavl" kelimesi yerine -birçok ayette olduğu gibi- doğrudan bu kelimelerin kendisi kullanılırdı.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Suçları bağışlayan ve pişmanlıkları kabul eden, cezası yaman, gücü sınırsızdır. O'ndan başka Tanrı yoktur. Dönüş, O'na olacaktır.

İbni Kesir

Günahları bağışlayan, tevbeyi kabul eden, cezası şiddetli, lutfu bol olandır. O'ndan başka ilah yoktur, dönüş O'nadır.

Gültekin Onan

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden cezası pek şiddetli olan ve lütuf sahibi (Tanrı'dan). O'ndan başka tanrı yoktur. Dönüş O'nadır.

Rowad Tercüme Merkezi

O günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı çetin ve nimeti pek bol olandır. Ondan başka ilâh yoktur, dönüş yalnız Onadır.

Şaban Piriş

Günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, azabı şiddetli ve bol lütuf sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur, dönüş O’nadır.

Ali Özek ve diğerleri

Günahı bağışlayan, tevbeyi kabul eden, azabı çetin, lütuf sahibi O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur, dönüş ancak O'nadır.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Günâhkarların günahını bağışlayan, kullarından tövbe edenin tövbesini kabul eden, günahlarından tövbe etmeyene karşı azabı şiddetli olan ihsan ve lütuf sahibidir. Ondan başka (hak) ilah yoktur, kıyamet günü kullarının dönüşü yalnızca O’nadır. Onlara hak ettiklerinin karşılığını verecektir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
غَافِرِغفرغافر الذنب: ساتره وعاف عنه.
ٱلذَّنبِذنبالذنب: الإثم، والمحرم من الفعل.
وَقَابِلِقبلقابل التوب: راض عن التوبة.
ٱلتَّوْبِتوبالتوب: الرجوع عن المعاصي، أو: جمع توبة.
شَدِيدِشددأليم شديد الايجاع.
ٱلْعِقَابِعقبالعقوبة وهي الجزاء السيء للعمل السيء.
ذِيذوذي الطول: صاحب الإنعام والتفضل على عباده الطائعين، وهو وصف لله تعالى.
ٱلطَّوْلِطولأُنظر ما قبلها.
لَالانافية للجنس. و"لا": حرف نفي، وحرف نهي.
إِلَٰهَألهلا إله: لا معبود بحق. والإله، معناه: المألوه، أي: المعبود؛ سواء بحق أو بغير حق. وكل من عبد شيئا فقد اتخذه إلها. والجمع: آلهة. والله عز وجل وحده هو الإله الحق. والإله: ‌من ‌أسماء ‌الله سبحانه.
إِلَّاإلاأداة حصر ويسمى الاستثناء هنا مفرغا.
هُوَهوضمير للغائب المفرد المذكر.
إِلَيْهِإلىإلى: حرف جر يدل على انتهاء الغاية.
ٱلْمَصِيرُصيرالمرجع أو الرجوع.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{الذَّنْبِ} إقلاب. وفي باء {الْعِقَابِ} قلقلة عند الوقف. وفي الوقف على {الطَّوْلِ} مد لين {لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ}: مد منفصل {إِلَيْهِ الْمَصِيرُ} ليس في هذه الهاء صلة لأنها وقعت بين حرفين ساكنين.