Sebe' Suresi 16. Ayet

Sebe · Mekke · Sure 34 · Ayet 16/54

فَأَعْرَضُوا۟ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ ٱلْعَرِمِ وَبَدَّلْنَـٰهُم بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَىْ أُكُلٍ خَمْطٍ وَأَثْلٍ وَشَىْءٍ مِّن سِدْرٍ قَلِيلٍ

Fe a'radu fe erselna aleyhim seylel arimi ve beddelna-hum bi cenneteyhim cenneteyni zevatey ukulin hamtın ve eslin ve şeyin min sidrin kalil.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Sebe' Suresi 16. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

22. cüz · PDF sayfası 9

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Fakat onlar yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların bahçelerini ekşi meyveli ağaçlar, acı ılgın ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Fakat onlar bakmadılar, biz de üzerlerine arim seylini salıverdik ve o dilber iki Cennetlerini buruk yemişli, ılgınlık, az bir şey de sidirden iki harap Cennete çevirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat onlar, yüz çevirdiler. Biz de üzerlerine Arim selini salıverdik ve o güzelim iki bahçelerini buruk yemişli, ılgınlı ve biraz da sidir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Fakat onlar (bu nimetin şükründen) yüz çevirdiler. Biz de onlara Arim selini gönderdik. (O) ikişer cennetlerinin yerinde de ekşi yemişli, acı ılgınlı ve az bir şey de Arabistan kirazından (olmak üzere haraab) iki (şer) bostan peyda etdik.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ama (şükürden) yüz çevirdiler; bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik; onların iki bahçesini buruk yemişli, acı meyvalı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Fakat onlar bu davete sırtlarını döndüler, Biz de onların üzerlerine kükremiş, hırçın mı hırçın, bendleri yıkan bir sel gönderdik. O güzelim bahçelerini, içinde sadece buruk yemişli, ılgınlık, biraz da dikeni çok, meyvesi az ağaçlardan ibaret bozulmuş bahçelere çevirdik.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ama onlar (Bizden) yüz çevirip uzaklaştılar ve bu yüzden barajlarını yıkıp geçen, sahip oldukları (son derece verimli) iki bahçeyi sadece böğürtlen, ılgın ve birkaç tane (yabani) sedir ağacından ibaret (virane) bir bahçeye çeviren bir sel gönderdik.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Yüz çevirmişlerdi de, onlara "arim seli"ni göndermiştik. Onların bahçelerini, buruk meyveli, acı ılgın ağaçlı ve bol otlu bahçelere çevirmiştik.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Onlarsa yüz çevirdiler.[1] Biz de üzerlerine su seddinin suyunu salıverdik. Ve iki cennetlerini,[2] acı meyveli ağaçlara, meyvesiz ağaçlara ve az miktarda sedir ağacı bulunan iki cennete[2] çevirdik.

Tefsir / dipnot (2)

Karşılığını vermediler.

İki bahçeye.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Fakat yüz çevirip uzaklaştılar. Bunun üzerine, barajın sularını gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı meyveli birkaç sidir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.[362]

Tefsir / dipnot (1)

"Barajın suları" olarak yazdığımız "Seyle el arim" söylemi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Barajın seli" veya "Arim seli" olarak çevrilmiştir. 34:15,16 ayetlerinde anlatılan bu öykü, tarih kaynaklarında, özetle, şöyle yazılıdır: "Arap Yarımadası'nın güneyinde bulunan ünlü Marib barajı, M.S.[542] yılında yıkıldı. Bu yıkımın oluşturduğu büyük su baskını, o dönemin en gelişmiş tarım uygarlığı olan Sebe ülkesini çok büyük yitimlere uğrattı ve Sebe toplumunun yok olma sürecini başlattı." Sidir ağacı, çok dikenli bir çöl bitkisidir.

İbni Kesir

Ama onlar, yüz çevirdiler. Böylece Biz de üzerlerine Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, ılgınlık ve biraz da sedir ağacı bulunan iki bahçeye çevirdik.

Gültekin Onan

Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arim selini gönderdik. Ve onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az bir şey de sedir ağacı olan iki bahçeye dönüştürdük.

Rowad Tercüme Merkezi

Ancak onlar yüz çevirdiler, böylece biz de onlara Arîm (her şeyi yıkıp süpüren azap) selini gönderdik ve onların iki bahçelerini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde az sayıda Sedir ağacı bulunan iki bahçeye dönüştürdük.

Şaban Piriş

Yüz çevirmişlerdi de, onlara “arim seli”ni/herşeyi yerle bir eden sel göndermiştik. Onların bahçelerini, buruk meyveli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirdik

Ali Özek ve diğerleri

Ama onlar yüz çevirdiler. Bu yüzden üzerlerine Arim selini gönderdik. Onların iki bahçesini, buruk yemişli, acı ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirdik.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Onlar; Allah'a şükretmekten ve Allah'ın peygamberlerine iman etmekten yüz çevirdiler. Biz de onların nimetlerini afet ile değiştirerek onları cezalandırdık. Onların üzerlerine; her şeyi silip süpüren, barajlarını mahveden ve bahçelerini sular altında bırakan bir sel gönderdik. Böylece onların verimli olan iki bahçesini içerisinde sadece buruk meyveleri olan ve meyvesi olmayan ılgın ağacı ile bir de biraz sedir ağacı bulunan iki harap bahçeye çevirdik.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَأَعْرَضُواعرضالإعراض: الإبتعاد والتنحي.
فَأَرْسَلْنَارسلفبعثنا.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
سَيْلَسيلسيل العرم: السيل الجارف، هدم سد مأرب، أقوى سد في اليمن قديما، وأغرق مملكة سبأ.
ٱلْعَرِمِعرمالشديد، ومنه رجل عارم، أي شديد.
وَبَدَّلْنَٰهُمبدلوغيرناهم.
بِجَنَّتَيْهِمْجننالجنة في الدنيا: الحديقة ذات الأشجار والأنهار والثمار، والجنة في الآخرة: دار النعيم المقيم بعد الموت.
جَنَّتَيْنِجننجنتين ذواتى أكل خمط: قطعتي أرض ذات زرع رديء.
ذَوَاتَيْذوذواتي أكل: صاحبتي أكل.
أُكُلٍأكلما يؤكل.
خَمْطٍخمطنبات مر أو حامض تعافه النفس.
وَأَثْلٍأثلالأثل: شجر طويل مستقيم يعمر، أغصانه كثيرة التعقد وورقه دقيق وثمره حب أحمر لا يؤكل.
وَشَيْءٍشيأ‌الشيء: لفظ ‌عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً.
مِّنمِنحرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها.
سِدْرٍسدرجمع سدرة: شجر النبق، وهو شجر شائك وفي ثمره حلاوة.
قَلِيلٍقللالقلة: النقصان، وتستعمل للمعدود أصلا، ولكنها تستعار للأجسام أحيانا.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

الهمزة مرققة، والراء مفخمة من {فَأَرْسَلْنَا} مع مراعاة تمييز اللام من

النون {وَبَدَّلْنَاهُمْ بِجَنَّتَيْهِمْ} إخفاء شفوي للميم عند الباء. وفي النون

المشددة غنة. ومثلها {جَنَّتَيْنِ} وفي {أُكُلٍ خَمْطٍ} إظهار حلقي في التنوين مع

الخاء {وَأَثْلٍ وَشَيْءٍ مِنْ سِدْرٍ قَلِيلٍ} فيها إدغام بغنة في الواو والميم

بعد التنوين. يليهما إخفاء حقيقي عند السين والقاف.