Hac Suresi 2. Ayet
Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 2/78
يَوْمَ تَرَوْنَهَا تَذْهَلُ كُلُّ مُرْضِعَةٍ عَمَّآ أَرْضَعَتْ وَتَضَعُ كُلُّ ذَاتِ حَمْلٍ حَمْلَهَا وَتَرَى ٱلنَّاسَ سُكَـٰرَىٰ وَمَا هُم بِسُكَـٰرَىٰ وَلَـٰكِنَّ عَذَابَ ٱللَّهِ شَدِيدٌ
Yevme teravneha tezhelu kullu murdıatin amma erdaat ve tedau kullu zati hamlin hamleha ve teren nase sukara ve ma hum bi sukara ve lakinne azaballahi şedid.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Hac Suresi 2. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; halbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onu göreceğiniz gün her emzikli emzirdiğinden geçer ve her yüklü kadın hamlini vaz' eder, ve nası hep sarhoş görürsün halbuki sarhoş değillerdir ve lakin Allahın azabı şediddir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onu göreceğiniz gün, her emzikli (kadın) emzirdiğinden geçer ve her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları hep sarhoş görürsün, halbuki sarhoş değillerdir. Fakat Allah'ın azabı şiddetlidir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Onu göreceğiniz gün emzikli her (kadın kendi başının derdiyle) emzirdiğini unutup geçer, yüklü her (gebe kadın) yükünü (çocuğunu) düşürür. İnsanları serhoş (olmuş gibi) görürsün. Halbuki onlar serhoş değildirler. Fakat Allahın azabı pek çetindir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Onu gördüğünüz gün, her emziren, emzirdiğinden geçer; her gebe yükünü bırakır; insanları sarhoş görürsün, oysa sarhoş değillerdir ama Allah'ın azabı şiddetlidir (bu dehşetli azab, onların akıllarını başlarından almıştır.)
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Onu göreceğiniz gün... Çocuğunu emziren anne, dehşetten çocuğunu unutup terk eder. Hamile olan her kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün, halbuki gerçekte onlar sarhoş değildirler. Fakat Allah'ın azabı pek çetindir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı pek şiddetlidir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
O (saate) ulaştığınız Gün, emziren her kadın emzirdiği çocuğu unutur gider; her gebe kadın (vaktinden önce) yükünü bırakır; ve insanlar sarhoş olmadıkları halde sana sarhoşlarmış gibi gözükürler; ama yine de, Allah'ın azabı(nı gördükleri zaman duyacakları dehşet çok daha) zorlu olacaktır.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Onu gördüğünüz gün, her emzikli emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün. Onlar sarhoş değiller, fakat Allah'ın azabı şiddetlidir.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın, emzirdiğini unutur. Her hamile kadın, bebeğini düşürür. Ve İnsanları sarhoş olmadıkları halde, sarhoş gibi görürsün. Zira Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Onu gördüğünüz gün, emziren her kadın emzirdiğini bırakır; her gebe kadın da karnındakini düşürür. İnsanları da sarhoş görürsün; oysa onlar sarhoş değildir. Fakat Allah'ın cezası çok yamandır.
İbni Kesir
Onu göreceğiniz gün; her emzikli emzirdiğini unutur, her yüklü yükünü düşürür. İnsanları sarhoş gibi görürsün. Oysa sarhoş değildirler, ama Allah'ın azabı pek çetindir.
Gültekin Onan
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kendi emzirdiğini unutup geçecek ve her gebe kendi yükünü düşürecektir. İnsanları da sarhoş olmuş görürsün, oysa onlar sarhoş değillerdir. Ancak Tanrı'nın azabı pek şiddetlidir.
Rowad Tercüme Merkezi
Onu göreceğiniz gün, her emzikli kadın emzirmekte olduğu çocuğundan geçer ve her hamile kadın da karnındaki çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş görürsün; hâlbuki onlar sarhoş değillerdir. Ne var ki, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.
Şaban Piriş
Onu gördüğünüz gün, her emzikli emzirdiğini unutur, her hamile kadın çocuğunu düşürür. İnsanları sarhoş olmuş görürsün. Onlar sarhoş değiller, fakat Allah’ın azabı şiddetlidir.
Ali Özek ve diğerleri
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde görürsün. Oysa onlar sarhoş değillerdir; fakat Allah'ın azabı çok dehşetlidir!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Onu göreceğiniz gün her emzikli kadın emzirdiği çocuğunu unutur. Korkunun şiddetinden dolayı her hamile kadın karnındaki bebeğini düşürür. Akıllarının gitmesinden dolayı insanları sarhoş gibi görürsün. Bunun sebebi durumun dehşetinin büyüklüğüdür. Onlar içki içmekten sarhoş değillerdir. Ancak Allah'ın azabı şiddetlidir. Onlara, akıllarını kaybettirmiştir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| يَوْمَ | يوم | المراد يوم القيامة. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| تَرَوْنَهَا | رأي | تبصرونها وتشهدون أهوالها. | |||
| تَذْهَلُ | ذهل | تذهل عما أرضعت: تشغل عنه بما تراه من أهوال القيامة. | |||
| كُلُّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| مُرْضِعَةٍ | رضع | المرضعة: المرأة التي ترضع. | |||
| عَمَّا | — | أي "عن ما" أي عن الذي. | |||
| أَرْضَعَتْ | رضع | الرضاعة: امتصاص لبن الأنثى. | |||
| وَتَضَعُ | وضع | وتلد. | |||
| كُلُّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| ذَاتِ | ذو | ذات حمل: الحامل من النساء. | |||
| حَمْلٍ | حمل | جنين محمول في بطن أمه. | |||
| حَمْلَهَا | حمل | الحمل: الجنين المحمول في بطن أمه. | |||
| وَتَرَى | رأي | وتبصر وتشاهد. | |||
| ٱلنَّاسَ | نوس | الناس: اسم للجمع من بني آدم، لا واحد له من لفظه. وقد يطلق ويراد به طائفة مخصوصة دون غيرهم. | |||
| سُكَٰرَىٰ | سكر | غائبي عقول، فلا يدركون. | |||
| وَمَا | ما | ما: نافية تعمل عمل "ليس". | |||
| هُم | هم | ضمير الغائبين. | |||
| بِسُكَٰرَىٰ | سكر | وما هم بسكارى: ليسوا شاربين مسكرا. | |||
| وَلَٰكِنَّ | لكنّ | لكن: حرف ابتداء غير عامل يفيد الاستدراك والتوكيد. | |||
| عَذَابَ | عذب | العذاب: العقاب والتنكيل وكل ما شق على النفس وآلمها. والجمع أعذبة وعذابات. | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| شَدِيدٌ | شدد | أليم شديد الايجاع. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{عَمَّا} غنة، ومد طبيعي، ويراعى ترقيق التاء وتفخيم الضاد من {وَتَضَعُ}
{وَمَا هُمْ بِسُكَارَى} إخفاء شفوي في الميم مع الباء {وَلَكِنَّ} غنة مشددة،
وقلقلة في دال {شَدِيدٌ} الساكنة وقفًا.