Şûrâ Suresi 24. Ayet
Danışma · Mekke · Sure 42 · Ayet 24/53
أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا ۖ فَإِن يَشَإِ ٱللَّهُ يَخْتِمْ عَلَىٰ قَلْبِكَ ۗ وَيَمْحُ ٱللَّهُ ٱلْبَـٰطِلَ وَيُحِقُّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَـٰتِهِۦٓ ۚ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ
Em yekuluneftera alallahi keziba, fe in yeşeillahu yahtim ala kalbik, ve yemhullahul batıla ve yuhıkkul hakka bi kelimatih, innehu alimun bi zatis sudur.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Şûrâ Suresi 24. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yoksa Allaha iftira etti bir yalanı mı diyorlar? Allah dilerse senin de kalbini üstünden mühürleyiverir, Allah batılı mahveder de kelimatı ile hakkı ıhkak eyler, şübhesiz ki o bütün sinelerin künhünü bilir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yoksa, Allah'a karşı bir yalanı mı iftira etti, diyorlar. Allah dilerse senin de kalbini üstünden mühürleyiverir. Allah batılı yok eder, sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Şüphe yok ki O, bütün sinelerin içyüzünü bilir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Yoksa "O, Allaha karşı bir yalan düzdü" mü derler? Fakat eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler Allah baatılı (yaşatmaz) mahveder. Sözleriyle hakkı yerine getirir. Şübhesiz ki O, kalblerde olan (sır) ları dahi bilendir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Yoksa: "Allah'a yalan uydurdu" mu diyorlar? Öyle bir durumda Allah, dilese senin kalbine mühür basar; batılı mahveder, hakkı sözleriyle yerleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü bilir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Yoksa senin hakkında: "Allah adına yalan uydurdu" mu diyorlar? (Bunun gerçekle hiçbir ilgisi olamaz. Zira buna ancak kalbi mühürlü bazı beyinsizler cür'et edebilir.) Halbuki Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı imha eder, hakkı ise indirdiği kitapla kuvvetlendirir. Gerçekten O, kalplerin içinde ne varsa bilir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Yoksa onlar: "Allah'a karşı yalan düzüp uydurdu" mu diyorlar? Oysa eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler. Allah, batılı yok edip ortadan kaldırır ve kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Yoksa onlar, "(Muhammed) kendi yalanlarını Allah'a isnad etmektedir" mi diyorlar? Eğer Allah dileseydi, senin kalbini (ebediyyen) mühürlerdi. Nitekim Allah batılı silip süpürür ve hakkı sözleriyle ortaya koyar. Gerçek şu ki O, (insanların) kalplerinde olanı tümüyle bilir.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Yoksa onlar: "Allah hakkında yalan uyduruyor." mu diyorlar? Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler ve Allah, batılı imha edip, sözleriyle hakkı gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerin özünü bilendir.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Onlar, senin için "Allah'a karşı yalan uydurdu." diyorlar. Oysaki Allah dilerse[1] senin kalbini de mühürler. Batıl'ı yok eder. Ve kelimeleriyle[2] Hakk'ı[3] gerçekleştirir. O, göğüslerde olanı çok iyi bilendir.
Tefsir / dipnot (3)
Böyle bir şey yaptığın takdirde.
Takdir edilmiş hükümleriyle.
Gerçekliği kesin olan. Mutlak gerçeklik, doğruluk. Bir şeyin aslı ve esası. Yasa, ferman, kural. Batıl'ın karşıtı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yoksa şöyle mi diyorlar: "Allah hakkında yalanlar söyleyerek iftira ediyor!" Allah dilerse, senin yüreğine damga vurur. Allah, gerçeğe aykırı olanı yok eder; gerçeği, sözleriyle ortaya koyar. Kuşkusuz, O, içlerinden geçenleri Bilendir.
İbni Kesir
Yoksa onlar; Allah'a karşı yalan uydurdu mu derler? Allah; dilerse senin kalbini mühürler, batılı yok eder, sözleriyle hakkı yerine getirir. Muhakkak ki O; göğüslerin özünü bilendir.
Gültekin Onan
Yoksa onlar: "Tanrı'ya karşı yalan düzüp uydurdu" mu diyorlar? Oysa eğer Tanrı dilerse senin de kalbini mühürler. Tanrı, batılı yok edip ortadan kaldırır ve kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Yoksa onlar: "(Senin hakkında) Allah'a karşı yalan uyduruyor mu?” diyorlar. Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.
Şaban Piriş
Yoksa onlar: "(Senin hakkında) Allah'a karşı yalan uyduruyor mu?” diyorlar. Eğer Allah dilerse, kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Çünkü O, kalplerde olanı çok iyi bilendir.
Ali Özek ve diğerleri
Yoksa onlar, (senin için) Allah'a karşı yalan uydurdu mu derler? Allah dilerse senin kalbini de mühürler. Ve Allah bâtılı yok eder; sözleriyle hakkı ortaya koyar. Şüphesiz O, kalplerde olanları bilendir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bu Kur'an'ı uydurarak onu Rabbine nispet ettiği görüşü müşriklerin ileri sürdüğü bir iddiadır. Yüce Allah, onların bu iddialarına cevap vererek şöyle buyurmuştur: Şayet kendi içinde yalan uydurmak hususunda bir düşünce geçirirsen mutlaka senin kalbini mühürler, iftira edilen batılı da imha ederim. Hakkı güçlü olarak bırakırım. Durum bu şekilde meydana gelmeyince bu husus Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in sadık olduğuna ve Rabbi tarafından kendisine gerçekten vahyin geldiğine dair bir delil olarak ortaya çıkar. Şüphesiz O, kullarının kalplerinde olanı bilir. O konuda hiçbir şey O'na gizli kalmaz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| أَمْ | أم | حرف عطف منقطع يفيد معنى الإستفهام والإضراب. | |||
| يَقُولُونَ | قول | يتكلمون. | |||
| ٱفْتَرَىٰ | فري | اختلق وكذب. | |||
| عَلَى | على | حرف جر بمعنى "عن". | |||
| ٱللَّهِ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| كَذِبًا | كذب | الكذب: الإخبار بخلاف الواقع أو الاعتقاد والمراد افتراء. | |||
| فَإِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| يَشَإِ | شيأ | يرد. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| يَخْتِمْ | ختم | ختم الله على القلوب: طبع عليها وجعلها لا تفهم شيئا ولا ينفذ إليها الإيمان. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| قَلْبِكَ | قلب | القلوب: جمع قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر. | |||
| وَيَمْحُ | محو | ويزل ويبطل. | |||
| ٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره | |||
| ٱلْبَٰطِلَ | بطل | العبث الفاسد الذي لا ثبات له ولا فائدة فيه وهو نقيض الحق. | |||
| وَيُحِقُّ | حقق | يحق الله الحق: يظهره للناس ويبينه ويعليه. | |||
| ٱلْحَقَّ | حقق | الحق لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| بِكَلِمَٰتِهِ | كلم | كلماته: أحكامه وشرائعه. | |||
| إِنَّهُ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| عَلِيمٌ | علم | صفة لله تعالى، والعليم: معناه المتصف بالعلم، والذي أحاط علمه جميع الأشياء ظاهرها وباطنها، دقيقها وجليلها. والعليم: من أسماء الله الحسنى. | |||
| بِذَاتِ | ذو | ذات الصدور: الخفايا التي في الصدور أو الحالة التي في الصدور. | |||
| ٱلصُّدُورِ | صدر | جمع صدر، والصدر من الإنسان: الجزء الممتد من أسفل العنق إلى فضاء الجوف، وأطلق في القرآن على القلب لوجوده فيه. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{كَذِبًا فَإِنْ يَشَإِ} إخفاء حقيقي في التنوين مع الفاء. يليه إدغام بغنة
في النون مع الياء. وفي الوقف على {كَذِبًا} مد عوض، والوقف على {وَيَمْحُ} بسكون
الحاء {بِكَلِمَاتِهِ} صلة هاء الضمير وصلًا. وكذا {إِنَّهُ} وفي {عَلِيمٌ
بِذَاتِ} إقلاب في التنوين مع الباء مصحوب بالغنة.