Enfâl Suresi 41. Ayet
Ganimetler · Medine · Sure 8 · Ayet 41/75
۞ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَـٰمَىٰ وَٱلْمَسَـٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ ۗ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ
Va'lemu ennema ganimtum min şey'in fe enne lillahi humusehu ve lir resuli ve li zil kurba vel yetama vel mesakini vebnis sebili in kuntum amentum billahi ve ma enzelna ala abdina yevmel furkani yevmettekal cem'an, vallahu ala kulli şey'in kadir.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enfâl Suresi 41. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri mutlaka Allah'a, Peygamber'e, onun yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Eğer Allah'a; hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun (Bedir'de) karşılaştığı gün kulumuza indirdiklerimize inandıysanız (bunu böyle bilin). Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bir de ma'lumunuz olsun ki ganimet aldığınız her hangi bir şey, mutlaka onun beşte biri Allah içindir ki Peygambere ve ona karabeti olanlarla yetimler ve miskinler ve yolda kalmışlaradır, eğer siz Allaha iyman etmiş ve o furkan günü, o iki cem'iyyetin çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iyman eylemiş iseniz bunu böyle bilin; daha Allah her şeye kadir
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şunu da bilin ki, eğer Allah'a ve hak ile batılın ayrıldığı gün, iki ordunun çarpıştığı gün kulumuza indirdiklerimize iman etmiş iseniz, ganimet olarak aldığınız herhangi birşeyin beşte biri Allah'ındır, peygambere, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara aittir.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer Allaha (iman etmiş), hak ile baatılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbirine kavuşduğu (Bedir) gün (ü) kulumuz (Muhammed) e indirdiğimiz (ayetler) e inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız her hangi bir şey'in mutlakaa beşde biri Allahın, Resulünün, hısımların, yetimlerin, yoksulların, yolcunundur. Allah her şey'e hakkıyle kaadirdir.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Eğer Allah'a ve (hak ile batılın) ayrılma gününde, o iki topluluğun karşılaştığı (Bedir) gün(ün)de kulumuz(Muhammed)e indirdiğimiz(ayetler)e inanmışsanız bilin ki aldığınız ganimetlerin beşte biri, Allah'a, Elçisine ve (Allah'ın Elçisi ile) akrabalığı bulunan(lar)a, yetimlere, yoksullara ve yolcu(lar)a aittir. Allah her şeye kadirdir.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Bir de malumunuz olsun ki savaşta elde ettiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ındır. Yani Resulullaha, onun akrabalarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara (gariplere) aittir. Eğer Allah'a ve iki ordunun karşılaştığı, hak ile batılın iyice açığa çıktığı o Bedir günü kulumuza indirdiğimiz ayetlere iman ediyorsanız, bu hükmü böylece kabul edeceksiniz. Allah her şeye kadirdir.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, muhakkak Allah'ın, Resulün, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Allah'a, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün, iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Allah, her şeye güç yetirendir.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Bilesiniz ki, (savaşta) ganimet olarak her ne ki ele geçirdiyseniz onun beşte biri Allaha ve Rasule; yakın akrabaya, yetimlere, ihtiyaç içinde olanlara ve yolda kalmışlara aittir. (Gözetmeniz gereken ölçü budur) eğer Allaha ve o hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun savaşta karşı karşıya geldiği gün kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız. (Ki işte o gün tanık olduğunuz gibi) Allahın her zaman, her şeyi irade etmeye gücü yeter.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer Allah'a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah'ın, peygamberin, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır. Allah'ın her şeye gücü yeter.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Eğer Allah'a, Hakk ile Batıl'ın birbirinden ayrıldığı gün; iki ordunun karşı karşıya geldiği günde, kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki: Ganimet olarak ele geçirdiklerinizin beşte biri Allah'ın ve Resulü'nün, yakınların[1], yetimlerin, düşkünlerin, yol oğlunundur.[2] Allah, Her Şeye Güç Yetirendir.
Tefsir / dipnot (2)
Allah yolundaki mücadelende yanında yer alanların. Yakınlar; Allah Resul'ünün, Ehl-i Beyt'i ve akrabaları değil, İslam davasına sahip çıkıp yardım ettiği, bunun için yurdundan, evinden olduğu halde, savaşa katılma imkanı bulamayan ihtiyaç sahipleridir (Bkz. 59:7, 8).
"İbnu's-sebili," deyim olarak "yol oğlu" demektir. Bu deyime, "yolda kalanlar" anlamı verilmesi doğru değildir. Zira sebil, karayolu anlamında "yol" demek değildir. Sebil, bir konuda seçim yapmak anlamında "iki yol" dan birini seçmek yani "tercih edilen yol" demektir. Hakk veya Batıl yoldan birini tercih etmektir. Bu deyimin anlamı "yolda kalanlar" değil, kendisini Allah'ın yoluna adamış olanlardır. Ayrıca yaptığı şey imkansızlık nedeni ile yarım kalan kimselere de denmektedir.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Ve iyi bilin ki, Gerçeği Ayrıştıran gün; iki topluluğun karşılaştığı gün, kulumuza indirdiğimize inandıysanız, savaş kazanımı olarak ele geçirdiğiniz şeylerin beşte biri, Allah, elçi, yakın akrabalar, yetimler, yoksullar ve yolda kalmışlar içindir. Ve Allah, her şeye Gücü Yetendir.
İbni Kesir
Eğer Allah'a ve hakkı batıldan ayıran günde, iki topluluğun karşılaştığı o günde kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız; bilin ki: Ele geçirdiğiniz ganimetin beşte biri Allah'ın, peygamberin ve yakınlarının, yetimlerin, düşkünlerin ve yolcularındır. Allah, her şeye gücü yetendir.
Gültekin Onan
Bilin ki, 'ganimet olarak ele geçirdiğiniz' şeylerin beşte biri, mutlaka Tanrı'nın, elçinin, yakınların, yetimlerin, yoksulların ve yolcunundur. Eğer Tanrı'ya, hak ile batılın birbirinden ayrıldığı gün iki ordunun karşı karşıya geldiği günde (Bedir'de) kulumuza indirdiğimize inanıyorsanız (ganimeti böyle bölüşün). Tanrı her şeye güç yetirendir.
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer Allah’a, Furkân günü (Bedir'de) olan iki ordunun birbirleriyle karşılaştıkları günde kulumuza indirdiğimize iman etmişseniz, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Râsûlün’e, yakınlarına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Allah her şeye gücü yetendir.
Şaban Piriş
Eğer Allah’a ve hakkın batıldan ayrıldığı, iki topluluğun karşılaştığı gün (Bedir Savaşı'nda) kulumuza indirdiğimize iman ediyorsanız, bilin ki ele geçirdiğiniz ganimetlerden beşte biri Allah’ın, Peygamber'in, yakınların, yetimlerin, düşkünlerin ve yolda kalmışlarındır.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer Allah’a ve hak ile bâtılın ayrıldığı gün, iki ordunun birbiri ile karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki, ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri Allah’a, Rasûlüne, hısımlara, yetimlere, yoksullara ve yolcuya aittir. Allah her şeye hakkıyla kadirdir.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
-Ey Müminler!- Allah yolunda cihat ederken kâfirlerden onları mağlup ederek aldığınız ganimetler beşer pay olarak taksim edilir. Bunun beşte dördü mücahitlere paylaştırılır. Geri kalan beşte bir ise beşe bölünür: Bunun beşte biri, Allah ve resulü içindir ki bu, Müslümanların genel ihtiyaçları için sarf edilir. Diğer bir kısım Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in, Haşimoğulları'ndan ve Abdulmuttalipoğullarından olan yakınları için, bir kısım yetimler için, bir kısım fakir ve yoksullar için, diğer bir kısım ise yolda kalmışlar içindir. Eğer Allah’a ve kulumuz Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e düşmanlarına karşı yardım ederek, Allah'ın hak ve batılı birbirinden ayırdığı Bedir gününde indirdiğimize iman ediyorsanız, bu böyledir. Allah Teâlâ size yardım etmiştir ve O, her şeye gücü yetendir.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَٱعْلَمُوا | علم | واعرفوا. | |||
| أَنَّمَا | — | مركبة من: أن "العاملة"، ما: الموصولة أو الموصوفة. | |||
| غَنِمْتُم | غنم | ظفرتم به من مال عدوكم في الحرب. | |||
| مِّن | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| فَأَنَّ | أنّ | أن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| لِلَّهِ | أله | الله: أي المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق، وتتأله له محبة وتعظيما وخضوعا له، وفزعا إليه في الحوائج والنوائب، لما له من صفات الألوهية. والأصل في تركيبه: "إله" فحذفت الهمزة منه وعرف بال فصار "الله" وجعل علما على ذات الرب الخالق جلا وعلا. | |||
| خُمُسَهُ | خمس | الخمس: الجزء الواحد من خمسة أجزاء متساوية. | |||
| وَلِلرَّسُولِ | رسل | الرسول من الملائكة هو من يبلغ الرسالة الإلهية عن الله، والرسول من الناس هو من يبعثه الله بشرع ليعمل به ويبلغه، والرسول هنا هو محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| وَلِذِي | ذو | ذي القربى: صاحب القرابة "أي القريب". | |||
| ٱلْقُرْبَىٰ | قرب | القرابة. | |||
| وَٱلْيَتَٰمَىٰ | يتم | اليتامى: من فقدوا آباءهم قبل سن البلوغ. | |||
| وَٱلْمَسَٰكِينِ | سكن | المساكين: الفقراء الذين أذلهم الفقر، جمع مسكين. | |||
| وَٱبْنِ | بنو | ابن السبيل: المسافر الذي لا مال له يكفيه ليصل إلى مقصده. | |||
| ٱلسَّبِيلِ | سبل | أصل السبيل: الطريق والمقصد، والمؤاخذة والذنب، واستعمل كثيرا في الطريق الموصلة إليه تعالى وهي امتثال الأوامر واجتناب النواهي. | |||
| إِن | إن | حرف شرط جازم. | |||
| كُنتُمْ | كون | كان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك. | |||
| ءَامَنتُم | أمن | صدقتم وأذعنتم. | |||
| بِٱللَّهِ | أله | الباء حرف جر، والله المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| وَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| أَنزَلْنَا | نزل | الإنزال: الجلب من علو عن طريق الوحي. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر بمعنى "إلى". | |||
| عَبْدِنَا | عبد | العابد المطيع لنا والمراد محمد صلى الله عليه وسلم. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم الفرقان: يوم موقعة بدر. وأصل معنى اليوم: الساعة ومطلق الوقت. واليوم: زمن مقداره من طلوع الشمس إلى غروبها، والجمع أيام. | |||
| ٱلْفُرْقَانِ | فرق | الفرقان: النصر ، ويوم الفرقان: يوم موقعة بدر. | |||
| يَوْمَ | يوم | يوم التقى الجمعان: يوم التقى المؤمنون والمشركون في غزوة "بدر". | |||
| ٱلْتَقَى | لقي | تقابل. | |||
| ٱلْجَمْعَانِ | جمع | الجماعتان. | |||
| وَٱللَّهُ | أله | المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية. وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يفيد معنى الاستعلاء | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| قَدِيرٌ | قدر | صفة لله سبحانه، والقدير: هو الذي لا يعتريه عجز ولا فتور وهو القادر على كل شيء لا يعجزه شيء. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَاعْلَمُوا أَنَّمَا} مد منفصل، يليه غنة في النون المشددة
{غَنِمْتُمْ مِنْ} إدغام تماثل صغير {مِنْ شَيْءٍ فَأَنَّ} إخفاء حقيقي مرتين،
يليه غنة في النون المشددة {خُمُسَهُ} صلة صغرى {إِنْ كُنْتُمْ} إخفاء حقيقي مرتين
{آمَنْتُمْ بِاللَّهِ} مد بدل، يليه إخفاء حقيقي، ثم إخفاء شفوي للباء بعد الميم
الساكنة {وَمَا أَنْزَلْنَا} مد منفصل، يليه إخفاء حقيقي، ومثلها {شَيْءٍ قَدِيرٌ}
والراء مرققة وقفًا، مفخمة وصلًا.