قوم

“قوم” Kökü

Kur'an'da 611 yerde, 561 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 561).

Fâtiha Suresi, 6. ayet ٱلْمُسْتَقِيمَ (6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapık… Bakara Suresi, 3. ayet وَيُقِيمُونَ Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yol… Bakara Suresi, 20. ayet قَامُوا Şimşek neredeyse gözlerini alıverecek. Önlerini her aydınlatışında ışığında yürürler. Karanlık çökün… Bakara Suresi, 43. ayet وَأَقِيمُوا Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.… Bakara Suresi, 54. ayet لِقَوْمِهِ Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin ya… Bakara Suresi, 60. ayet لِقَوْمِهِ Hani, Musa kavmi için su dilemişti. Biz de, "Asanı kayaya vur" demiştik, böylece kayadan on iki pına… Bakara Suresi, 67. ayet لِقَوْمِهِ Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğlen… Bakara Suresi, 83. ayet وَأَقِيمُوا Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, y… Bakara Suresi, 85. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size hara… Bakara Suresi, 110. ayet وَأَقِيمُوا Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında on… Bakara Suresi, 113. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Yahudiler, "Hıristiyanlar bir temel üzerinde değiller" dediler. Hıristiyanlar da, "Yahudiler bir tem… Bakara Suresi, 118. ayet لِقَوْمٍ Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de… Bakara Suresi, 125. ayet مَّقَامِ Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize b… Bakara Suresi, 142. ayet مُّسْتَقِيمٍ Birtakım kendini bilmez insanlar, "Onları (müslümanları) yönelmekte oldukları kıbleden çeviren nedir… Bakara Suresi, 164. ayet لِّقَوْمٍ Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara ya… Bakara Suresi, 174. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onla… Bakara Suresi, 177. ayet وَأَقَامَ İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 212. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ İnkar edenlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar iman edenlerle alay etmektedirler. Allah'a karşı… Bakara Suresi, 213. ayet مُّسْتَقِيمٍ İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberler… Bakara Suresi, 229. ayet يُقِيمَا يُقِيمَا (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktı… Bakara Suresi, 230. ayet يُقِيمَا لِقَوْمٍ Eğer erkek karısını (üçüncü defa) boşarsa, kadın, onun dışında bir başka kocayla nikahlanmadıkça ona… Bakara Suresi, 238. ayet وَقُومُوا Namazlara ve orta namaza devam edin. Allah'a gönülden boyun eğerek namaza durun.… Bakara Suresi, 250. ayet ٱلْقَوْمِ (Talut'un askerleri) Calut ve askerleriyle karşı karşıya gelince şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Üzerim… Bakara Suresi, 255. ayet ٱلْقَيُّومُ Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O'nu ne bir uyuklama tutabilir,… Bakara Suresi, 258. ayet ٱلْقَوْمَ Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı … Bakara Suresi, 264. ayet ٱلْقَوْمَ Ey iman edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde insanlara gösteriş olsun diye malını harc… Bakara Suresi, 275. ayet يَقُومُونَ يَقُومُ Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, "Alışveriş de … Bakara Suresi, 277. ayet وَأَقَامُوا Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rab… Bakara Suresi, 282. ayet وَأَقْوَمُ Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıc… Bakara Suresi, 286. ayet ٱلْقَوْمِ Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, … Âl-i İmrân Suresi, 2. ayet ٱلْقَيُّومُ Allah, kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayandır. Diridir, kayyumdur.… Âl-i İmrân Suresi, 18. ayet قَائِمًا Allah, melekler ve ilim sahipleri, ondan başka ilah olmadığına adaletle şahitlik ettiler. O'ndan baş… Âl-i İmrân Suresi, 39. ayet قَائِمٌ Zekeriya mabedde namaz kılarken melekler ona, "Allah sana, kendisinden gelen bir kelimeyi (İsa'yı) d… Âl-i İmrân Suresi, 51. ayet مُّسْتَقِيمٌ "Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O'na ibadet edin. İşte bu, doğru yol… Âl-i İmrân Suresi, 55. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükse… Âl-i İmrân Suresi, 75. ayet قَائِمًا "Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana (eksiksiz) iade eder. Faka… Âl-i İmrân Suresi, 77. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Şüphesiz, Allah'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir karşılığa değişenler var ya, işte onların ah… Âl-i İmrân Suresi, 86. ayet قَوْمًا ٱلْقَوْمَ İman ettikten, Peygamberin hak olduğuna şahitlik ettikten ve kendilerine açık deliller geldikten son… Âl-i İmrân Suresi, 97. ayet مَّقَامُ Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü… Âl-i İmrân Suresi, 101. ayet مُّسْتَقِيمٍ Size Allah'ın ayetleri okunup dururken ve Allah'ın Resulü de aranızda iken dönüp nasıl inkar edersin… Âl-i İmrân Suresi, 113. ayet قَائِمَةٌ Onların (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta duran, secdey… Âl-i İmrân Suresi, 117. ayet قَوْمٍ Onların bu dünya hayatında harcadıkları malların durumu, kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinler… Âl-i İmrân Suresi, 140. ayet ٱلْقَوْمَ Eğer siz (Uhud'da) bir yara aldıysanız, şüphesiz o topluluk da (Müşrikler de Bedir'de) benzeri bir y… Âl-i İmrân Suresi, 147. ayet ٱلْقَوْمِ Onların sözleri ancak, "Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yo… Âl-i İmrân Suresi, 161. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ett… Âl-i İmrân Suresi, 180. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı ol… Âl-i İmrân Suresi, 185. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir.… Âl-i İmrân Suresi, 191. ayet قِيَٰمًا Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar. Göklerin ve yerin yaratılış… Âl-i İmrân Suresi, 194. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme.… Nisâ Suresi, 5. ayet قِيَٰمًا Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları be… Nisâ Suresi, 34. ayet قَوَّٰمُونَ Erkekler, kadınların koruyup kollayıcılarıdırlar. Çünkü Allah, insanların kimini kiminden üstün kılm… Nisâ Suresi, 46. ayet وَأَقْوَمَ Yahudilerden öyleleri var ki, (kelimeleri yerlerinden kaydırıp) tahrif ederek onları anlamlarından u… Nisâ Suresi, 68. ayet مُّسْتَقِيمًا Onları elbette doğru yola iletirdik.… Nisâ Suresi, 77. ayet وَأَقِيمُوا Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görm… Nisâ Suresi, 78. ayet ٱلْقَوْمِ Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır… Nisâ Suresi, 87. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Andolsun, sizi kıyamet gününde mutlaka bir araya to… Nisâ Suresi, 90. ayet قَوْمٍ قَوْمَهُمْ Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi … Nisâ Suresi, 91. ayet قَوْمَهُمْ Diğer birtakım kimselerin de hem sizden emin olmak, hem de kavimlerinden emin olmak istediklerini gö… Nisâ Suresi, 92. ayet قَوْمٍ قَوْمٍ Bir mü'minin bir mü'mini öldürmesi olacak şey değildir. Ancak yanlışlıkla olması başka. Kim bir mü'm… Nisâ Suresi, 102. ayet فَأَقَمْتَ فَلْتَقُمْ (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vak… Nisâ Suresi, 103. ayet قِيَٰمًا فَأَقِيمُوا Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavu… Nisâ Suresi, 104. ayet ٱلْقَوْمِ Düşman topluluğunu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı duyuyorsanız, kuşkusuz onlar da siz… Nisâ Suresi, 109. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları … Nisâ Suresi, 127. ayet تَقُومُوا Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitap… Nisâ Suresi, 135. ayet قَوَّٰمِينَ Ey iman edenler! Kendiniz, ana babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik ya… Nisâ Suresi, 141. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Onlar sizi gözetleyip duran kimselerdir. Eğer Allah tarafından size bir fetih (zafer) nasip olursa, … Nisâ Suresi, 142. ayet قَامُوا قَامُوا Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Allah da onların bu çabalarını başlarına geçirir. Onlar, n… Nisâ Suresi, 159. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Kitab ehlinden hiç kimse yoktur ki ölümünden önce, ona (İsa'ya) iman edecek olmasın. Kıyamet günü, o… Nisâ Suresi, 162. ayet وَٱلْمُقِيمِينَ Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene im… Nisâ Suresi, 175. ayet مُّسْتَقِيمًا Allah'a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak … Mâide Suresi, 2. ayet قَوْمٍ Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara ta… Mâide Suresi, 6. ayet قُمْتُمْ Ey iman edenler! Namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi ve -başlarınıza … Mâide Suresi, 8. ayet قَوَّٰمِينَ قَوْمٍ Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. B… Mâide Suresi, 11. ayet قَوْمٌ Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüz… Mâide Suresi, 12. ayet أَقَمْتُمُ Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. … Mâide Suresi, 14. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ "Biz hıristiyanız" diyenlerden de sağlam söz almıştık. Ama onlar da akıllarından çıkarmamaları isten… Mâide Suresi, 16. ayet مُّسْتَقِيمٍ Allah, onunla rızası peşinde olanları selamet yollarına iletir ve onları izniyle, karanlıklardan ayd… Mâide Suresi, 20. ayet لِقَوْمِهِ Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizde… Mâide Suresi, 22. ayet قَوْمًا Dediler ki: "Ey Musa! O (dediğin) topraklarda gayet güçlü, zorba bir millet var. Onlar oradan çıkmad… Mâide Suresi, 25. ayet ٱلْقَوْمِ Musa, "Ey Rabbim! Ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebilirim. Artık bizimle, o yoldan çıkmışla… Mâide Suresi, 26. ayet ٱلْقَوْمِ Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşk… Mâide Suresi, 36. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Şüphesiz yeryüzünde olanların hepsi ve yanında bir o kadarı daha kendilerinin (kafirlerin) olsa da o… Mâide Suresi, 37. ayet مُّقِيمٌ Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır.… Mâide Suresi, 41. ayet لِقَوْمٍ Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 50. ayet لِّقَوْمٍ Onlar hala cahiliye devrinin hükmünü mü istiyorlar? Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hük… Mâide Suresi, 51. ayet ٱلْقَوْمَ Ey inananlar! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. Sizden ki… Mâide Suresi, 54. ayet بِقَوْمٍ Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk geti… Mâide Suresi, 55. ayet يُقِيمُونَ Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı v… Mâide Suresi, 58. ayet قَوْمٌ Siz namaza çağırdığınız vakit onu alaya alıp eğlence yerine koyuyorlar. Bu, şüphesiz onların akıllar… Mâide Suresi, 64. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ Bir de Yahudiler, "Allah'ın eli bağlıdır" dediler. Söylediklerinden ötürü kendi elleri bağlansın ve … Mâide Suresi, 66. ayet أَقَامُوا Eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rableri tarafından kendilerine indirileni (Kur'an'ı) gereğince uygul… Mâide Suresi, 67. ayet ٱلْقَوْمَ Ey Peygamber! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan, O'nun verdiği peygamberlik g… Mâide Suresi, 68. ayet تُقِيمُوا ٱلْقَوْمِ De ki: "Ey Kitap ehli! Tevrat'ı, İncil'i ve Rabbinizden size indirileni (Kur'an'ı) uygulamadıkça hiç… Mâide Suresi, 77. ayet قَوْمٍ De ki: "Ey Kitap ehli! Hakkın dışına çıkarak dininizde aşırı gitmeyin. Daha önce sapmış, birçokların… Mâide Suresi, 84. ayet ٱلْقَوْمِ "Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen g… Mâide Suresi, 97. ayet قِيَٰمًا Allah; Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, haram ayı, hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları … Mâide Suresi, 102. ayet قَوْمٌ Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.… Mâide Suresi, 107. ayet يَقُومَانِ مَقَامَهُمَا (Eğer sonradan) o iki kişinin günaha girdikleri (yalan söyledikleri) anlaşılırsa, o zaman, bu önceli… Mâide Suresi, 108. ayet ٱلْقَوْمَ Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulaca… En'âm Suresi, 12. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerek… En'âm Suresi, 39. ayet مُّسْتَقِيمٍ Ayetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklar içerisindeki birtakım sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, kimi … En'âm Suresi, 45. ayet ٱلْقَوْمِ Böylece zulmeden o toplumun kökü kesildi. Hamd, alemlerin Rabbi Allah'a mahsustur.… En'âm Suresi, 47. ayet ٱلْقَوْمُ De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler top… En'âm Suresi, 66. ayet قَوْمُكَ O (Kur'an) hak olduğu halde, kavmin onu yalanladı. De ki: "Ben size vekil (sizden sorumlu) değilim."… En'âm Suresi, 68. ayet ٱلْقَوْمِ Ayetlerimiz hakkında dedikoduya dalanları gördüğün vakit başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz… En'âm Suresi, 72. ayet أَقِيمُوا Bir de, bize, "Namazı dosdoğru kılın ve Allah'a karşı gelmekten sakının" diye emrolundu. O, huzurund… En'âm Suresi, 74. ayet وَقَوْمَكَ Hani İbrahim, babası Azer'e, "Sen putları ilah mı ediniyorsun? Şüphesiz, ben seni de, kavmini de apa… En'âm Suresi, 77. ayet ٱلْقَوْمِ Ay'ı doğarken görünce de, "İşte Rabbim!" dedi. Ay da batınca, "Andolsun ki, Rabbim bana doğru yolu g… En'âm Suresi, 80. ayet قَوْمُهُ Kavmi onunla tartışmaya girişti. Dedi ki: "Beni doğru yola iletmişken, Allah hakkında benimle tartış… En'âm Suresi, 83. ayet قَوْمِهِ İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükselt… En'âm Suresi, 87. ayet مُّسْتَقِيمٍ Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğ… En'âm Suresi, 89. ayet قَوْمًا Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) b… En'âm Suresi, 97. ayet لِقَوْمٍ O, sayelerinde, kara ve denizin karanlıklarında yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yarata… En'âm Suresi, 98. ayet لِقَوْمٍ O, sizi bir tek candan yaratandır. Sizin bir karar kılma yeriniz, bir de emanet bırakılma yeriniz va… En'âm Suresi, 99. ayet لِّقَوْمٍ O, gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir… En'âm Suresi, 105. ayet لِقَوْمٍ Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklaya… En'âm Suresi, 126. ayet مُسْتَقِيمًا لِقَوْمٍ Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Şüphesiz düşünüp öğüt alacak bir toplum için ayetleri ayrı ayrı açıkl… En'âm Suresi, 133. ayet قَوْمٍ Rabbin her bakımdan sınırsız zengindir, rahmet sahibidir. Sizi başka bir kavmin soyundan getirdiği g… En'âm Suresi, 144. ayet ٱلْقَوْمَ Yine (erkek ve dişi olarak) deveden iki, sığırdan da iki. De ki: "İki erkeği mi haram kıldı, iki diş… En'âm Suresi, 147. ayet ٱلْقَوْمِ Eğer seni yalanlarlarsa, de ki: "Rabbiniz geniş rahmet sahibidir. (Bununla beraber) suçlu bir toplum… En'âm Suresi, 153. ayet مُسْتَقِيمًا İşte bu, benim dosdoğru yolum. Artık ona uyun. Başka yollara uymayın. Yoksa o yollar sizi parça parç… En'âm Suresi, 161. ayet مُّسْتَقِيمٍ قِيَمًا De ki: "Şüphesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, Hakk'a yönelen İbrahim'in dinine ile… A'râf Suresi, 16. ayet ٱلْمُسْتَقِيمَ Şeytan dedi ki: "(Öyle ise) beni azdırmana karşılık, yemin ederim ki, ben de onları saptırmak için s… A'râf Suresi, 29. ayet وَأَقِيمُوا De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun. Dini Allah'a has kıl… A'râf Suresi, 32. ayet ٱلْقِيَٰمَةِ لِقَوْمٍ De ki: "Allah'ın, kulları için yarattığı zineti ve temiz rızkı kim haram kılmış?" De ki: "Bunlar, dü… A'râf Suresi, 47. ayet ٱلْقَوْمِ Gözleri cehennemlikler tarafına çevrildiği zaman, "Ey Rabbimiz! Bizi zalim toplumla beraber kılma" d… A'râf Suresi, 52. ayet لِّقَوْمٍ Andolsun biz onlara, bilerek açıkladığımız bir kitabı, inanan bir toplum için bir yol gösterici ve r… A'râf Suresi, 58. ayet لِقَوْمٍ (Toprağı) iyi ve elverişli beldenin bitkisi, Rabbinin izniyle bol ve bereketli çıkar. (Toprağı) kötü… A'râf Suresi, 59. ayet قَوْمِهِ Andolsun, Nuh'u kendi kavmine peygamber olarak gönderdik de, "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin … A'râf Suresi, 60. ayet قَوْمِهِ Kavminin ileri gelenleri, "Biz seni açıkça bir sapıklık içinde görüyoruz" dediler.… A'râf Suresi, 64. ayet قَوْمًا Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi … A'râf Suresi, 66. ayet قَوْمِهِ Kavminin ileri gelenlerinden inkar edenler dediler ki: "Şüphesiz, biz seni akıl kıtlığı içinde görüy… A'râf Suresi, 69. ayet قَوْمِ "Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmes… A'râf Suresi, 75. ayet قَوْمِهِ Kavminin büyüklük taslayan ileri gelenleri, küçük görülüp ezilen inanmışlara, "Siz, Salih'in, Rabbi … A'râf Suresi, 80. ayet لِقَوْمِهِ Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir ki… A'râf Suresi, 81. ayet قَوْمٌ "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir topl… A'râf Suresi, 82. ayet قَوْمِهِ Kavminin cevabı ise sadece, "Çıkarın bunları memleketinizden! Güya onlar kendilerini fazla temiz tut… A'râf Suresi, 88. ayet قَوْمِهِ Şu'ayb'ın kavminden büyüklük taslayan ileri gelenler dediler ki: "Ey Şu'ayb! Andolsun, ya kesinlikle… A'râf Suresi, 89. ayet قَوْمِنَا "Allah, bizi sizin dininizden kurtardıktan sonra eğer ona dönersek mutlaka Allah'a karşı yalan uydur… A'râf Suresi, 90. ayet قَوْمِهِ Şu'ayb'ın kavminden inkar eden ileri gelenler dediler ki: "(Ey ahali!) Andolsun ki eğer Şu'ayb'a uya… A'râf Suresi, 93. ayet قَوْمٍ (Şu'ayb) onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: "Ey kavmim! Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini ul… A'râf Suresi, 99. ayet ٱلْقَوْمُ Yoksa Allah'ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah'ın tuzağından emin … A'râf Suresi, 109. ayet قَوْمِ Firavun'un kavminden ileri gelenler, dediler ki: "Şüphesiz bu adam usta bir sihirbazdır."… A'râf Suresi, 127. ayet قَوْمِ وَقَوْمَهُ Firavun'un kavminden ileri gelenler dediler ki: "Sen (sihirbazları cezalandıracaksın da) Musa'yı ve … A'râf Suresi, 128. ayet لِقَوْمِهِ Musa, kavmine, "Allah'tan yardım isteyin ve sabredin. Şüphesiz yeryüzü Allah'ındır. Ona, kullarından… A'râf Suresi, 133. ayet قَوْمًا Biz de, her biri ayrı ayrı birer mucize olmak üzere başlarına tufan, çekirge, ürün güvesi (haşarat),… A'râf Suresi, 137. ayet ٱلْقَوْمَ وَقَوْمُهُ Hor görülüp ezilmekte olan kavmi (İsrailoğullarını), toprağına bolluk ve bereket verdiğimiz yerin do… A'râf Suresi, 138. ayet قَوْمٍ قَوْمٌ İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsr… A'râf Suresi, 142. ayet قَوْمِي Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kı… A'râf Suresi, 145. ayet قَوْمَكَ Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şö…