Mâide Suresi 102. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 102/120
قَدْ سَأَلَهَا قَوْمٌ مِّن قَبْلِكُمْ ثُمَّ أَصْبَحُوا۟ بِهَا كَـٰفِرِينَ
Kad seeleha kavmun min kablikum summe asbahu biha kafirin.
Ayetin Mealleri 13 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Sizden önceki bir millet o tür şeyleri sordu da sonra o yüzden kafir oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Filvakı' öyle mes'eleleri sizden evvel bir kavm sordu da sonra o yüzden kafir oldular
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Nitekim, böyle meseleleri sizden evvel bir topluluk sordu da sonra bu yüzden kafir oldular.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Sizden evvel de bir kavm onları sordu da sonra o yüzden kafirler oldular.
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Sizden önce gelen bir toplum da onları sormuştu da sonra onları tanımaz olmuşlardı.
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Sizden önce bir topluluk o kabil şeyleri sormuş, sonra da onlar sebebiyle kafir olmuşlardı.
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Sizden önce bir topluluk onu sormuştu da sonra kafirler olmuşlardı.
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Sizden önceki insanlar da böyle sorular sormuş ve sonuçta hakikati inkara varmışlardı.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Sizden önce gelen bir toplum onu sordu sonra da onu inkar ettiler.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları küfredenler olmuşlardı.
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Sizden önceki bir toplum da onları sormuş; sonra nankörlük etmişlerdi.
İbni Kesir
Sizden önce bir kavim onları sormuştu da, sonra o sebeple kafirler olmuştu.
Gültekin Onan
Sizden önce bir topluluk onu sormuştu da sonra kafir olmuşlardı.
Ayetin Tefsiri 3 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Şüphe yok ki, sizden önce gelen bir topluluk bu konuda benzer sorular sordular. Bu sordukları sorular sebebiyle üzerlerine sorumluluk yüklenince onunla amel etmediler ve kâfir oldular.
Klasik rivayet tefsirinin Türkçe çevirisi
Sizden önce bir kavim onları sormuştu da, sonra o sebeple kafirler olmuştu.
Abdurrahman es-Sa'dî'nin muhtasar tefsiri
101- Ey iman edenler! Size açıklanınca üzüleceğiniz birtakım şeyleri sormayın. Eğer Kur’ân indirilmekteyken soracak olursanız da size açıklanır. Allah onları affetmiştir. Allah Ğafûrdur, Halîmdir. 102- Sizden evvel de bir kavim (bu tür sorular) sordu da sonra da onları inkar ettiler.
101. Yüce Allah, mü’min kullarına kendilerine açıklandığı takdirde hoşlarına gitmeyecek ve onları kederlendirecek hususlara dâir soru sormalarını yasaklamaktadır. Kimi müslümanların Allah Rasûlüne, babaları ve onların durumu hakkında, cennette mi cehennemde mi olduklarına dâir soru sormaları buna bir örnektir. Olur ki bu husus sorana açıklanır da soran için bunda bir hayır bulunmaz. Yine meydana gelmemiş hususlara dâir sorular sormak ve şer’î açıdan birtakım zorluklara ve hükümlerin ümmeti sıkıntıya sokacak şekilde ağırlaşmasına sebep olacak türden sorular da böyledir. Anlamsız ve faydsız şeyler hakkında soru sormak da buna örnek gösterilebilir. İşte yasak olan, bu ve benzeri hususlara dâir soru sormaktır. Bu gibi sonuçlar doğurmayan hususlara dâir soru sormaya gelince bu, (yasaklanmamış aksine) emredilmiştir. Nitekim Yüce Allah:“Eğer bilmiyorsanız zikir/ilim ehline sorun”(en-Nahl, 16/43) buyurmaktadır. “Eğer Kur’ân indirilmekteyken soracak olursanız da size açıklanır.” Yani eğer sorunuz uygun olup uygun yerde ve Kur’ân-ı Kerîm’in indirildiği dönemde sorulursa, anlaşılması güç bir âyet yahut sizin için izâhı yapılamayan bir hükme dâir ise ve vahyin semadan indirilmesi mümkün olan bir zamana denk düşerse o zaman o hüküm size açıklanır; aksi takdirde Allah’ın açıklamayıp sükut geçtiği hususlar hakkında siz de soru sormayıp susun. “Allah onları affetmiştir.” yani Allah bu hususta kullarına afiyet ve esenlik vererek, onları sorumlu tutmayarak hükmü açıklamamıştır. Allah’ın susup hüküm belirtmediği her bir husus Allah’ın mubah kıldığı ve affettiği şeyler arasındadır. “Allah Ğafûrdur, Halîmdir.” O, ezeli olarak mağfiret sahibidir, hilmi ve ihsanı da bilinen bir husustur. Öyleyse O’nun mağfiret ve ihsanına nail olmaya çalışın, rahmet ve rızasını elde etmeye gayret edin.
102. “Sizden evvel de bir kavim (bu tür sorular) sordu.” Size haklarında soru sorulması yasaklanmış olan bu hususlara dair, onların türünden ve onlara benzer hususlar hakkında, doğruyu arayıp bulmak kastı ile değil de işi yokuşa sürmek kastı ile sorular sormuşlardı. Ancak onlara bu sordukları hususlar açıklanıp buna dâir emirler verilince de “onları inkar ettiler.” Nitekim Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sahih bir hadiste şöyle buyurmaktadır: “Ben, size neyi yasakladımsa ondan uzak durun. Size neyi emrettiysem gücünüz yettiğince onu yapın. Çünkü sizden öncekileri çokça soru sormaları ve peygamberlerine muhalefet etmeleri helâk etmiştir.”