Mâide Suresi 84. Ayet
Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 84/120
وَمَا لَنَا لَا نُؤْمِنُ بِٱللَّهِ وَمَا جَآءَنَا مِنَ ٱلْحَقِّ وَنَطْمَعُ أَن يُدْخِلَنَا رَبُّنَا مَعَ ٱلْقَوْمِ ٱلصَّـٰلِحِينَ
Ve ma lena la nu'minu billahi ve ma caena minel hakkı ve natmeu en yudhılena rabbuna meal kavmis salihin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mâide Suresi 84. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber (cennete) koymasını umarken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
hem biz neye iyman etmiyelim Allaha ve bu bize gelen hakka: bütün emelimiz, Rabbimizin bizi salihin zümresinin maıyyetine koyması iken
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rabbimizin bizi iyilerle birlikte bulundurmasını gönülden arzu ederken, biz ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım." derler.
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Zaten biz, Rabbimizin bizi de saalihler katarına katıb koymasını unutub dururken ne diye Allaha ve bize gelen hakıykata iman etmeyelim?".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Biz, Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umarken neden Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım?"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
(83-84) Peygambere indirilen Kur'an'ı dinledikleri vakit, onda aşinaları olan hakikate kavuşmaları sebebiyle gözlerinin yaşla dolup taştığını görür ve şöyle dediklerini işitirsin: "İman ettik ya Rabbena! Bizi de hakka şahitlik edenlerle beraber yaz! Bütün isteğimiz ve umudumuz, Rabbimizin bizi hayırlı insanlar arasına dahil etmesi iken, ne diye Allah'a ve bize gelen bu hakikate iman etmeyelim ki?"
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Hem Rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Allah'a ve bize haktan gelene inanmayalım?"
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve Rabbimizin bizi dürüst ve erdemliler arasına katmasını o kadar şiddetle arzuladığımız halde nasıl Allaha ve bize indirilen hakikate inanmakta zaaf gösterebilirdik?
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Rabbimizin bizi salih toplumla birlikte (cennete) girdirmesini beklerken ne diye Allah'a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Ve bize ne oluyor ki, Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim: Rabb'imizin bizi iyi kimseler topluluğuna dahil etmesi umut ve beklentisi içinde iken."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Efendimizin, erdemli olanlar arasına bizi de katmasını umut ederken, Allah'a ve bize gelen gerçeğe neden inanmayalım?"
İbni Kesir
Hem, Rabbımızın bizi salihler topluluğuyla beraber bulundurmasını umarken niçin Allah'a ve bize gelen hakikate iman etmeyelim.
Gültekin Onan
"Hem rabbimizin bizi salihler topluluğuna katmasını umarken ne diye Tanrı'ya ve bize haktan gelene inanmayalım?"
Rowad Tercüme Merkezi
Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (Cennet'e) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen hakka iman etmeyelim ki?
Şaban Piriş
Rabbimizin bizi salih kimselerle birlikte (cennete) sokmasını umarken ne diye Allah’a ve bize gelen gerçeklere iman etmeyelim ki?
Ali Özek ve diğerleri
Hem, Rabbimizin bizi sâlih kişilerle birlikte (Cennet'e) sokmasını dileyip dururken, neden Allah'a ve hak olarak bize gelen şeylere iman etmeyelim?"
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Bizimle, Allah'a iman etme, Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-e indirilen ve onun bize getirdiği hak ile aramızı hangi şey ayırabilir? Hâlbuki biz, peygamberler ve Allah'a itaat ederek, azabından korkarak onlara tabi olanlarla birlikte cennete girmeyi umut ediyoruz.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَمَا | ما | ما: اسم يستفهم به عن غير العاقل وعن حقيقة الشيء أو صفته. | |||
| لَنَا | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| لَا | لا | نافية غير عاملة. | |||
| نُؤْمِنُ | أمن | لا نؤمن: لا نذعن ولا نصدق، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية. | |||
| بِٱللَّهِ | أله | الباء حرف جر، والله هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى. | |||
| وَمَا | ما | ما: يحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة. | |||
| جَاءَنَا | جيأ | تحقّق وحصل لنا. | |||
| مِنَ | مِن | حرف جر، يُفيد تبيين الجنس، أو تبيين ما أُبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ٱلْحَقِّ | حقق | الحقّ لغة: نقيض الباطل، ويطلق على: الحظ، والنصيب، والثابت والموجود، والشيء الذي لا ينبغي إنكاره. ومعنى حق الأمر: وجب ووقع بلا شك. وفي الاصطلاح: يطلق على الواجب الثابت الذي يشمل حقوق الله تعالى، وحقوق العباد. | |||
| وَنَطْمَعُ | طمع | ونرجو ونرغب ونأمل. | |||
| أَن | أن | حرف مصدري يفيد الإستقبال. | |||
| يُدْخِلَنَا | دخل | يضمنا. | |||
| رَبُّنَا | ربب | إلهنا المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| مَعَ | مع | ظرف يفيد معنى المصاحبة. | |||
| ٱلْقَوْمِ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| ٱلصَّٰلِحِينَ | صلح | الذين حسنت أعمالهم وأخلاقهم. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{جَاءَنَا} مد متصل، بعده مد طبيعي في الألف. وفي الوقف على {الْحَقِّ}
قلقلة، {أَنْ يُدْخِلَنَا} إدغام بغنة، وقلقلة في الدال.