Bakara Suresi 67. Ayet

İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 67/286

وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِۦٓ إِنَّ ٱللَّهَ يَأْمُرُكُمْ أَن تَذْبَحُوا۟ بَقَرَةً ۖ قَالُوٓا۟ أَتَتَّخِذُنَا هُزُوًا ۖ قَالَ أَعُوذُ بِٱللَّهِ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْجَـٰهِلِينَ

Ve iz kale musa li kavmihi innallahe ye'murukum en tezbehu bakarah, kalu e tettehızuna huzuva, kale euzu billahi en ekune minel cahilin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani Musa kavmine, "Allah, size bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. Onlar da, "Sen bizimle eğleniyor musun?" demişlerdi. Musa, "Kendini bilmez cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Bir vakit de Musa kavmine demişti: Allah size bir bakare boğazlamanızı emrediyor, ay dediler: Bizi eğlence yerine mi koyuyorsun? Dedi: Allaha sığınırım öyle cahillere katılmaktan

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir vakit de Musa, kavmine demişti ki: "Allah size bir sığır boğazlamanızı emrediyor." Onlar da: "Ay! Bizimle eğlenip alay mı ediyorsun?" dediler. O da: "O gibi cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Bir zaman da Musa, kavmine: "Allah size her halde bir inek boğazlamanızı emrediyor" demişdi. Onlar: "Bizi eğlence mi ediniyorsun?" demişdi. Musa da: "Ben cahillerden olmakdan Allaha sığınrım" demişdi.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Musa, kavmine: "Allah size bir inek kesmenizi emrediyor." demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. "cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım!" dedi.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Bir vakit de Musa kavmine: "Allah, bir sığır kesmenizi emrediyor" demiş, onlar da: "Ay! Sen bizimle alay mı ediyorsun" diye cevap vermişlerdi. Musa da "Öyle cahillere katılmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Hani Musa kavmine: "Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor" demişti. "Bizi alaya mı alıyorsun?" dediler. (Musa) "Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım" dedi.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Hani, o zaman Musa, halkına: "Dinleyin! Allah bir sığır kurban etmenizi emrediyor" demişti. Onlar: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. O: "Bu kadar cahil olmaktan Allah'a sığınırım!" diye cevap verdi.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Hani Musa kavmine: -Allah, size bir inek kesmenizi emrediyor, demişti. Onlar: -Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. Musa da: -Ben cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım, demişti.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Hani, Musa halkına: "Allah, sizden bir sığır kesmenizi istiyor." demişti. Onlar da: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" dediler. Musa; "Cahillerden olmaktan, Allah'a sığınırım." dedi.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve Musa, toplumuna, şöyle demişti: "Aslında, Allah, bir İnek kesmenizi buyruk veriyor!" Dediler ki: "Bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Bilisizler arasında olmaktan Allah'a sığınırım!"[22]

Tefsir / dipnot (1)

Bir inek kurban edilmesi buyruğu, Tevrat, Çölde Sayım 19:2 ayetinde, şöyle yazılıdır: "Rabbin İsrailoğullarına buyruk verdiği yasanın kuralı şudur: İsrailoğullarına, kendisinde eksik olmayan, sağlam, üzerine hiç boyunduruk vurulmamış bir kızıl inek getirmelerini söyleyin."

İbni Kesir

Hani, bir de Musa kavmine: Allah, herhalde bir sığır boğazlamanızı emrediyor, demişti. Onlar: Sen bizimle alay mı ediyorsun, demişlerdi. Musa da: Ben cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım, demişti.

Gültekin Onan

Hani Musa kavmine: "Tanrı, bir sığır boğazlamanızı / kesmenizi buyuruyor" demişti. "Bizimle alay mı ediyorsun?" dediklerinde de "Cahillerden olmaktan Tanrı'ya sığınırım (euzü)" dedi.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Musa -aleyhisselam- ile atalarınızın arasında geçen olayı hatırlayın. Allah'ın onlara herhangi bir ineği kesmeleri emrini haber verdiğinde, onlar bir an önce bu işi yapmak yerine inatla: "Bizimle alay mı ediyorsun!" dediler. Bunun üzerine Musa: "Allah adına yalan söyleyenlerden ve insanlarla alay edenlerden olmaktan Allah'a sığınırım." dedi.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
مُوسَىٰموسىموسى: هو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
لِقَوْمِهِقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
إِنَّإنّحرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة.
ٱللَّهَألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
يَأْمُرُكُمْأمريكلفكم.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
تَذْبَحُواذبحالذبح: قطع الحلق، وإزهاق روح المذبوح.
بَقَرَةًبقرالبقرة: حيوان مستأنس ذو أظلاف مشقوقة ويستخدم في الحرث ويتخذ للبن واللحم.
قَالُواقولتكلموا. والقول: معناه الكلام. وقد يُراد بالقول أعمّ من ذلك.
أَتَتَّخِذُنَاأخذأتجعلنا.
هُزُوًاهزأاستخفافاً وسخرية.
قَالَقولتكلم. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. وقد يطلق القول ويراد به الفعل أحيانا.
أَعُوذُعوذالعين والواو والذال أصلٌ صحيح يدل على معنى واحد، وهو الالتجاء إلى الشيء، والمراد: ألجأ وأتحصن وأعتصم وأستجير.
بِٱللَّهِألهالله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
أَنْأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
أَكُونَكونكان: تأتي غالبا ناقصة للدلالة على الماضي؛ ولها ثلاث حالات: الأولى أن تكون من الأفعال التي ترفع الاسم وتنصب الخبر وتسمى حينئذ ناقصة. الثانية: أن تكتفي بالاسم وتسمى حينئذ تامة وتكون بمعنى "ثبت" أو بمعنى "وقع". الثالثة: أن تكون زائدة للتوكيد في وسط الكلام وآخره، ولا تزاد في أوله؛ فلا تعمل ولا تدل على حدث ولا زمان. ومن معانيها أنها تأتي بمعنى: صار. وبمعنى: الاستقبال. وبمعنى: الحال. وبمعنى: اتصال الزمان من غير انقطاع مثل {وكان الله غفورا رحيما} لم يزل على ذلك.
مِنَمِنمن: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض".
ٱلْجَٰهِلِينَجهلالذين لا معرفة لديهم.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

في هاء {لِقَوْمِهِ إِنَّ} مد صلة كبرى "منفصل" وفي النون المشددة

غنة. وفي {أَنْ تَذْبَحُوا} إخفاء حقيقي. وينبغي التركيز على إظهار التاءين من

{أَتَتَّخِذُنَا} والخاء في أدنى درجات التفخيم لأنها مكسورة. وفي {أَنْ أَكُونَ}

إظهار حلقي. وعلامته وجود السكون فوق {أَنْ} لأن النون العارية منها لا تظهر في

النطق، فهي إما أن تكون مخفاة أو منقلبة أو مدغمة.