Nisâ Suresi 90. Ayet

Kadınlar · Medine · Sure 4 · Ayet 90/176

إِلَّا ٱلَّذِينَ يَصِلُونَ إِلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَـٰقٌ أَوْ جَآءُوكُمْ حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ أَن يُقَـٰتِلُوكُمْ أَوْ يُقَـٰتِلُوا۟ قَوْمَهُمْ ۚ وَلَوْ شَآءَ ٱللَّهُ لَسَلَّطَهُمْ عَلَيْكُمْ فَلَقَـٰتَلُوكُمْ ۚ فَإِنِ ٱعْتَزَلُوكُمْ فَلَمْ يُقَـٰتِلُوكُمْ وَأَلْقَوْا۟ إِلَيْكُمُ ٱلسَّلَمَ فَمَا جَعَلَ ٱللَّهُ لَكُمْ عَلَيْهِمْ سَبِيلًا

İllallezine yasılune ila kavmin beynekum ve beynehum misakun ev caukum hasırat suduruhum en yukatilukum ev yukatilu kavmehum. Ve lev şaallahu le selletahum aleykum fe le katelukum, fe inı'tezelukum fe lem yukatilukum ve elkav ileykumus seleme, fe ma cealallahu lekum aleyhim sebila.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ancak sizinle aralarında anlaşma olan bir topluma sığınmış bulunanlar, yahut ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmayı içlerine sığdıramayıp (tarafsız olarak) size gelenler başka. Eğer Allah dileseydi, onları size musallat kılardı da sizinle savaşırlardı. Eğer onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmayıp size barış teklif ederlerse; Allah, onlara saldırmak için size bir yol (yetki) vermemiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ancak şöylelerine dokunmayın ki sizinle aralarında misak olan bir kavme vasıl olmuş bulunurlar, yahud ne size harb etmeği ne de kendi kavmlerine harb etmeği havsalalarına sığdıramıyarak size gelmişlerdir, eğer Allah dilese idi bunları üzerinize musallat kılardı da sizinle harb ederlerdi, o halde sizi bırakıb bir tarafa çekildikleri ve sizinle harb etmeyib sulha yattıkları takdirde de Allah aleyhlerinde size bir yol vermemiştir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak aranızda antlaşma bulunan bir kavme varıp sığınmış bulunanlara veya ne sizinle savaşmayı, ne de kendi kavimleriyle savaşmayı havsalalarına sığdıramayarak size gelmiş olanlara dokunmayın! Allah dileseydi onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. O halde onlar sizi bırakıp bir tarafa çekildikleri ve sizinle savaşmayıp barışa yanaştıkları takdirde de Allah onlara dokunmanıza izin vermemiştir.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavme iltica edenler, yahud ne sizinle, ne de kendi kavmleriyle muhaarebe etmekden göğüsleri daralıb (doğruca) size gelenler müstesnadır. Allah dileseydi elbette onları sizin başınıza musallat eder de sizinle her halde savaşırlardı: Artık onlar sizi bırakıb bir tarafa çekilirler de sizinle vuruşmazlar ve barışı size bırakırlarsa o halde Allah onların aleyhinde sizin için (tecavüze) bir yol bırakmamışdır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ancak sizinle kendileri arasında andlaşma bulunan bir topluma sığınanlar, yahut ne sizinle ne de kendi toplumlarıyle savaşmak(istemedikleri)nden yürekleri sıkılarak size gelenler hariç. Allah dileseydi, onları sizin üstünüze salardı, sizinle savaşırlardı. O halde onlar, sizden uzak dururlar, sizinle savaşmazlar ve sizinle barış içinde yaşamak isterlerse, Allah size, onlara saldırmak için bir yol vermemiştir.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ancak sizinle aralarında anlaşma bulunan bir kavme sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmak istemediklerinden göğüsleri daralarak size gelenler bundan müstesnadır. Eğer Allah dileseydi, bunları size musallat eder ve bunlar da sizinle savaşırlardı. O halde, onlar sizden uzak durur, sizinle savaşmazlar ve size barış teklif ederlerse, o takdirde Allah onlara saldırmak için size yol vermez.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ancak sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavime sığınanlar ya da hem sizinle, hem kendi kavimleriyle savaşmak (istemeyip bun)dan göğüslerini sıkıntı basıp size gelenler (dokunulmazdır.) Allah dileseydi, onları üstünüze saldırtır, böylece sizinle çarpışırlardı. Eğer sizden uzak durur (geri çekilir), sizinle savaşmaz ve barış (şartların)ı size bırakırlarsa, artık Allah, sizin için onların aleyhinde bir yol kılmamıştır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Eğer bir anlaşma ile bağlı bulunduğunuz insanlarla ilişkisi olanlardan veya size yahut kendi toplumlarına savaş açmak (fikrin)den kalplerine ürküntü geldiği için size yaklaşanlardan değillerse. Halbuki Allah onları sizden daha güçlü kılsaydı, mutlaka size savaş açarlardı. Ama onlar sizi bırakır, savaş açmaktan vazgeçer ve barış teklif ederlerse, Allah onlara zarar vermenize müsaade etmez.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Ancak, sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluma sığınanlara, sizinle veya kendi toplumları ile savaşmak istemeyip içleri daralıp sıkılıp size gelenlere dokunmayın. Eğer Allah, dileseydi onları sizin üzerinize musallat ederdi. Onlar da sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve barışı size bırakırlarsa, artık Allah, sizin için onların aleyhine bir yol bırakmamıştır.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Ancak, aranızda antlaşma olan halka sığınanlar veya ne sizinle ne de kendi halkıyla savaşmayı içine sindiremeyip size gelenler hariç. Eğer Allah dileseydi, onları başınıza musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer tarafsız kalarak ve sizinle savaşmayıp barış isterlerse, Allah onların aleyhinde size bir yol vermemiştir.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Sizinle aranızda antlaşma bulunan bir topluma sığınanlar veya hem sizinle hem de kendi toplumlarıyla savaşmaktan dolayı içlerinde sıkıntı duyarak size gelenler başkadır. Oysa Allah dileseydi, onları, sizin başınıza sarardı; kesinlikle sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, sizinle savaşmaz ve barış önerirlerse, Allah, onlara karşı size yol vermemiştir.

İbni Kesir

Ancak sizinle kendileri arasında bir anlaşma bulunan bir millete sığınanlar ve sizinle savaşmaktan veya kendi milletleriyle harbetmekten bunalarak size başvuranlar müstesnadır. Allah dileseydi; onları size musallat ederdi de sizinle savaşırlardı. Eğer sizden uzak durur, savaşmaz ve size barış teklif ederlerse; Allah, onlara dokunmanıza izin vermez.

Gültekin Onan

Ancak sizinle aralarında andlaşma bulunan bir kavme sığınanlar ya da hem sizinle, hem kendi kavimleriyle savaşmak (istemeyip bun)dan göğüslerini sıkıntı basıp size gelenler (dokunulmazdır.) Tanrı dileseydi, onları üstünüze saldırtır, böylece sizinle çarpışırlardı. Eğer sizden uzak durur (geri çekilir), sizinle savaşmaz ve barış (şartların)ı size bırakırlarsa, artık Tanrı, sizin için onların aleyhinde bir yol kılmamıştır.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ancak sizinle onlar arasında savaş yapmamak üzerine kesin bir anlaşma olan bir kavme sığınanlara veya ne sizinle ne de kendi kavimleriyle savaşmak istemediklerinden yürekleri daralmış olarak size gelmiş olanlara dokunmayın. Eğer Allah dileseydi onları sizlere karşı güçlü kılar ve onlar da sizinle savaşırdı. O halde Allah’tan gelen bu esenliğini kabul edin ve onları öldürmek veya esir almak için saldırmayın. Eğer sizden uzak durarak sizinle savaşmazlar, savaşmayı terk ederek kendi çıkarları için sizlere aman dilemeye gelirlerse, artık Allah sizlerin onları öldürmeniz ve esir almanız için bir yol bırakmamıştır.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
إِلَّاإلاحرف استثناء، والاستثناء هنا متصل.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
يَصِلُونَوصليصلون إلى قوم: ينتسبون إليهم أو تربطهم بهم رابطة أو صلة بسبب ميثاق ما.
إِلَىٰإلىحرف جر، يدل على انتهاء الغاية.
قَوْمٍقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
بَيْنَكُمْبينبين: ظرف مبهم، لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
وَبَيْنَهُمبينبين: ظرف مبهم، لا يتبين معناه إلا بإضافته إلى اثنين فأكثر.
مِّيثَٰقٌوثقالميثاق: العهد المؤكد.
أَوْأوحرف عطف، يفيد التفصيل.
جَاءُوكُمْجيأأتوكم.
حَصِرَتْحصرضاقت وانقبضت.
صُدُورُهُمْصدرالصدور: جمع صدر، والصدر من الإنسان: الجزء الممتد من أسفل العنق إلى فضاء الجوف، وأُطلق في القرآن على القلب لوجوده فيه.
أَنأنحرف مصدري، يفيد الإستقبال.
يُقَٰتِلُوكُمْقتليحاربوكم.
أَوْأوحرف عطف، يفيد التفصيل.
يُقَٰتِلُواقتليحاربوا.
قَوْمَهُمْقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
وَلَوْلولو: أداة شرط، للزَّمن الماضي وهي امتناعية.
شَاءَشيأالمشيئة: صفة ثابتة لله على ما يليق به.
ٱللَّهُألهالله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
لَسَلَّطَهُمْسلطسلطهم عليكم: جعلهم يقاتلونكم مع أعدائكم المشركين أو مكنهم منكم، وكتب لهم الغلبة.
عَلَيْكُمْعلىعلى: حرف جر، يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
فَلَقَٰتَلُوكُمْقتلفلحاربوكم.
فَإِنِإنإن: حرف شرط جازم.
ٱعْتَزَلُوكُمْعزلابتعدوا عنكم.
فَلَمْلملم: حرف لنفي المضارع وقلبه إلى الماضي.
يُقَٰتِلُوكُمْقتلفلم يقاتلوكم: فلم يحاربوكم.
وَأَلْقَوْالقيوأعلنوا.
إِلَيْكُمُإلىإلى: حرف جر، يدل على انتهاء الغاية.
ٱلسَّلَمَسلمالصلح والمهادنة أوالاستسلام.
فَمَاماما: نافية غير عاملة.
جَعَلَجعلصيّر.
ٱللَّهُألهالله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
لَكُمْلاللام: حرف جر، يفيد الإختصاص.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر، يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
سَبِيلًاسبلطريقاً أو سبباً مسوغاً أو تبريراً مقبولاً.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{قَوْمٍ بَيْنَكُمْ} يقلب التنوين ميمًا {وَبَيْنَهُمْ مِيثَاقٌ} إدغام مثلين

صغير {جَاءُوكُمْ} مد متصل بالنسبة للألف التي قبل الهمزة، ومد بدل بالنسبة للواو

التي بعد الهمزة {حَصِرَتْ صُدُورُهُمْ} في التاء الساكنة همس يميزها من الصاد بعدها

والدال بعد الصاد مرققة {أَنْ يُقَاتِلُوكُمْ} إدغام بغنة {شَاءَ} مد متصل، ويراعى

ترقيق الهمزة وتفخيم اسم الجلالة (الله) بعدها {عَلَيْكُمْ فَلَقَاتَلُوكُمْ

فَإِنِ} فيها إظهار شفوي مرتين للميم الساكنة مع الفاء بعدها.

Benzer Ayetler müteşabihat · 1 ayet

Nisâ Suresi, 88. ayet Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı…