Mâide Suresi 11. Ayet

Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 11/120

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ هَمَّ قَوْمٌ أَن يَبْسُطُوٓا۟ إِلَيْكُمْ أَيْدِيَهُمْ فَكَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ ۖ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ ۚ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metallahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum, vettekullah ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mâide Suresi 11. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

6. cüz · PDF sayfası 8

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Ey iman edenler! Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size el uzatmaya (tecavüze) kalkışmıştı da, Allah (buna engel olmuş) onların ellerini sizden çekmişti. Allah'a karşı gelmekten sakının. Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey o bütün iyman edenler! Anın Allahın üzerinizdeki o ni'metini ki bir vakıt size bir kavm el uzatmayı kurmuştu da o bunların ellerini size dokunmaktan men'etmişti, siz hep Allaha korunun ve mü'minler yalnız Allaha dayansınlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki o nimetini anın! Hani bir vakit bir topluluk size el uzatmayı kurmuştu da O, bunların ellerini size dokundurmalarını engellemişti. Siz, hep Allah'tan korkun ve mü'minler yalnız Allah'a dayansınlar!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Ey iman edenler, Allahın, üzerinizdeki ni'metini düşünün. Hani bir gurüh size ellerini uzatmayı kurmuşdu da o, bunların ellerini sizden itib çekmişdi. Allahdan korkun. Mü'minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ey inananlar, Allah'ın size olan ni'metini hatırlayın: Hani bir topluluk size ellerini uzatmağa (saldırmaya) yeltenmişti de (Allah) Onların ellerini sizden çekmişti. Alah'tan korkun. Mü'minler Allah'a dayansınlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ey iman edenler! Allah'ın size olan şu nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya, sizi öldürüp yok etmeye teşebbüs etmişti de O, bunların ellerini size zarar vermekten menetmişti. Allah'ın hukukuna haksızlık etmekten sakının! Müminler yalnız Allah'a dayansınlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ey iman edenler, Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk, size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, (Allah,) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Allah'tan korkup sakının. Mü'minler yalnızca Allah'a tevekkül etmelidirler.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Siz ey imana ermiş olanlar! Hatırlayın (düşman) toplumun sizi alt etmek üzere olduğu ve Allahın sizi onların elinden kurtardığı zaman bahşettiği nimetleri. O halde Allaha karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun: ve iman edenler yalnız Allaha güvensinler.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

-Ey iman edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size saldırmaya kalkışmıştı da Allah onlara mani olmuştu. Allah'tan korkun. Müminler Allah'a güvensinler.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Ey İman Edenler! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani bir topluluk size saldırmayı tasarlamıştı da Allah, onları, size saldırmaktan vazgeçirmişti. Allah'a karşı takvalı olun. Mü'minler, yalnızca Allah'a güvenip yönelsinler.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ey inanca çağırılanlar! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Bir toplum size el kaldırmaya kalkıştığında, onların elini sizden çekmişti. Ve Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. İnananlar, artık Allah'a güvensinler.

İbni Kesir

Ey iman edenler; Allah'ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. Hani bir kavim, size el uzatmağa kalkmıştı da, onların ellerini üzerinizden geri çekmişti. Allah'tan sakının. Ve mü'minler, Allah'a tevekkül etsinler.

Gültekin Onan

Ey inananlar Tanrı'nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın; hani bir topluluk size ellerini uzatmaya yeltenmişti de (Tanrı) onların ellerini sizlerden geri püskürtmüştü. Tanrı'dan korkup sakının. İnançlılar yalnızca Tanrı'ya tevekkül etsinler.

Rowad Tercüme Merkezi

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani bir topluluk size (saldırmak için) elini uzatmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının/takvalı olun. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.

Şaban Piriş

Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün, hani bir topluluk size (saldırmak için) elini uzatmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının/takvalı olun. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.

Ali Özek ve diğerleri

Ey îman edenler! Bir kavmin ellerini size uzatmaya (ve Peygamberi öldürmeye) kalkışıp da, onların ellerini sizden çektiği andaki Allah'ın üzerinizde olan o nimetini hatırlayın. Allah'tan korkun. Mü'minler de yalnız, Allah'a güvensinler.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Ey iman edenler! Allah'ın sizlere vermiş olduğu emniyet ve güven nimetini, kalpleriniz ve dilleriniz ile zikredin/anın. Düşmanlarınızın sizlere şiddetle saldırmak, kırıp geçirmek için ellerini sizlere uzatmak istediklerinde Allah kalplerine korku salarak onları sizden uzaklaştırdı ve sizi de onlara karşı korudu. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Müminler dinî ve dünyevi menfaatlerini elde etmek için yalnız Allah'a güvensinler.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
يَٰأَيُّهَا—يا: للنداء، أيها: وصلة لنداء ما فيه"أل"من الذكور مع التنبيه.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
ءَامَنُواأمنصدّقوا وانقادوا لله بالطّاعة وللرّسول بالاتّباع، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.
ٱذْكُرُواذكر‌الذكر: ‌ضد الغفلة والنسيان. وأصل الذكر: التنبه بالقلب للمذكور والتيقظ له ومراعاته.
نِعْمَتَنعمنعمة الله: المراد نعمة الأمن، وإلقاء الرعب في قلوب الأعداء.
ٱللَّهِألههو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
عَلَيْكُمْعلىعلى: حرف جر يفيد معنى الإستعلاء المجازي.
إِذْإذظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
هَمَّهممعزم.
قَوْمٌقوم‌القوم: ‌الجماعة ‌من ‌الرجال ‌دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
يَبْسُطُوابسطوالبسط في الأصل مطلق المد، والمراد: يبطشوا بكم بالقتل والإهلاك.
إِلَيْكُمْإلىإلى: حرف جرّ يدلّ على انتهاء الغاية.
أَيْدِيَهُمْيدياليد الجارحة، والمراد: يبسطوا إليكم أيديهم بالقتل.
فَكَفَّكففمنعها أن تمدّ إليكم ورد مضرتها عنكم.
أَيْدِيَهُمْيدياليد الجارحة، والمراد: صرفهم الله عنكم وعصمكم منهم.
عَنكُمْعنعن: حرف جر يفيد معنى المجاوزة المجازية.
وَٱتَّقُواوقياحذروا واجعلوا لكم وقاية تحميكم وتقيكم. و‌التقوى: أن يجعل العبد بينه وبين غضب الله وعقابه وقاية؛ بفعل أمره وترك معصيته.
ٱللَّهَألههو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
وَعَلَىعلىعلى: حرف جر ورد لتأكيد الإضافة والتفويض.
ٱللَّهِألههو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
فَلْيَتَوَكَّلِوكلفليتوكل المؤمنون: فليعتمدوا ويفوضوا أمرهم.
ٱلْمُؤْمِنُونَأمنالمقرون بوحدانية الله وبصدق رسله والمنقادون لله بالطاعة وللرسول بالاتباع، والإيمان لغة: التصديق، وشرعاً: اعتقادٌ بالجنان، وإقرارٌ باللسان، وعملٌ بالأركان، يزيد بالطاعة وينقص بالمعصية.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{يَاأَيُّهَا} مد منفصل {آمَنُوا} مد بدل {نِعْمَتَ} يوقف عليها بالتاء

موافقة للرسم {هَمَّ} حرف غنة مشدد {قَوْمٌ أَنْ} إظهار حلقي {أَنْ يَبْسُطُوا

إِلَيْكُمْ} فيها إدغام بغنة ومد منفصل {عَنْكُمْ} إخفاء حقيقي ولام {وَعَلَى}

مرققة، بعدها اسم الجلالة مفخم ولام {فَلْيَتَوَكَّلِ} كسرت للساكن بعدها ..