Bakara Suresi 43. Ayet

Sığır · Medine · Sure 2 · Ayet 43/286

وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتُوا۟ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱرْكَعُوا۟ مَعَ ٱلرَّٰكِعِينَ

Ve ekimus salate ve atuz zekate verkeu mear rakiin.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

hem namazı dürüst kılın ve zekatı verin, rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin!

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Dosdoğru namaz kılın, zekat verin, rüku' eden (mümin) lerle birlikde rüku' edin (cemaate devam edin).

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Namazı kılın, zekatı verin, rüku edenlerle (Allah'ın huzurunda eğilenlerle) beraber eğilin.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Hem namazı tam kılın, zekatı verin, rüku edenlerle beraber siz de namaz kılın.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Namazda dikkatli ve devamlı olun, karşılıksız yardımda bulunun ve namazda rüku edenlerle birlikte rüku edin.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Namazı kılın, zekatı verin, (Allah'ın emrine) boyun eğenlerle boyun eğin.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Salatı ikame edin, zekatı yapın.[1] Ve ruku edenlerle birlikte ruku edin.[2]

Tefsir / dipnot (2)

Salatın namaz kılmak anlamının yanı sıra bir çok anlamı bulunmaktadır. Bu ayetteki salat, "namaz kılmak" anlamında değildir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkip: İbadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak; Allah'a yönelmeyi, kulluğu ve duayı "şirkten arınmış bir bilinçle; arınmış, arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; dayanışmayı, yardımlaşmayı ve destek olmayı canlı ve diri tutmak demektir. Namazı kılın, zekatı verin" şeklinde anlam verilen bu terkipteki "vermek" kelimesinin kök harfleri (Elif-Te-Ye) olup, 549 yerde geçmektedir. Her ne kadar bu terkipte," vermek" anlamına gelen "Atu" kelimesi yer alsa da () atu kelimesine, () Eta "yapmak" anlamının verilmesi de uygundur. Bu kelime kök anlamı itibarıyla yaygın olarak şu üç anlamda kullanılmaktadır: "Yapmak", "getirmek" ve "vermek." Arınmak, aklanmak, temizlenmek demek olan "zekat", verilen bir şey değil, "yapılan" bir şeydir. Kur'an, zekat kelimesini "arınmak" anlamında kullanmaktadır (Bkz. 19:13). Zekat, "mali yardım" demek değil, mali yardım yapılarak malın arınmasıdır. Kur'an'daki mali yardımın adı sadakadır (Bkz. 9:60). Sadaka verilirse, malın arınması gerçekleşmiş olacaktır.

Allah'a bağlılığı ortaya koyanlarla, buyruklarına içtenlikle tabi olanlarla birlikte olun. Ruku, şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir.

Ali Rıza Safa tefsirli

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve eğilenlerle birlikte eğilin.[16]

Tefsir / dipnot (1)

Zekat verilmesi buyruğu, Kur'an'ın otuz ayetinde ve namaz kılınması buyruğu ile birlikte bildirilmiştir. Zekat ölçüsü de 2:219 ayetinde bildirilmiştir. İsrailoğullarına bildirilen namaz ve zekat buyruğu, Tevrat, Mısır'dan Çıkış 12:27,28 ayetlerinde, şöyle yazılıdır: "İsrailoğulları, eğilip secde kıldılar. Sonra gidip, Rabbin, Musa'yla Harun'a verdiği buyruğu eksiksiz uyguladılar."

İbni Kesir

Namazı kılın, zekatı verin, rüku' edenlerle birlikte rüku edin.

Gültekin Onan

Namazı gözetin (kıyam), zekatı verin ve eğilenlerle / rüku edenlerle (ma'arrakiiyn) birlikte eğilin / rüku edin (verkeu).

Ayetin Tefsiri 3 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Rukünleri, farzları ve sünnetleri ile birlikte namazı tam bir şekilde eda edin. Allah'ın sizin elinize vermiş olduğu malların zekâtını çıkartıp verin. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ümmetinden itaat edenlerle birlikte Allah'a itaat edin.