A'râf Suresi 145. Ayet
Orta Yer · Mekke · Sure 7 · Ayet 145/206
وَكَتَبْنَا لَهُۥ فِى ٱلْأَلْوَاحِ مِن كُلِّ شَىْءٍ مَّوْعِظَةً وَتَفْصِيلًا لِّكُلِّ شَىْءٍ فَخُذْهَا بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ قَوْمَكَ يَأْخُذُوا۟ بِأَحْسَنِهَا ۚ سَأُو۟رِيكُمْ دَارَ ٱلْفَـٰسِقِينَ
Ve ketebna lehu fil elvahı min kulli şey'in mev'ızaten ve tafsilen li kulli şey'in fe huzha bi kuvvetin ve'mur kavmeke ye'huzu bi ahseniha seurikum darel fasikin.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
A'râf Suresi 145. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Musa için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ve onun için elvahta her şeyden yazdık, mev'ızaya ve ahkamın tafsıline dair her şey'i. Haydi, dedik: bunları kuvvetle tut, kavmine de emret onları en gözeliyle tutsunlar, ileride size o fasıkların yurdunu göstereceğim
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve onun için levhalarda herşeyden yazdık; öğüt ve hükümlerin ayrıntılarına dair herşeyi. Dedik ki: "Haydi bunları sıkı tut, kavmine de emret, onları en güzeliyle tutsunlar! İleride sizi o fasıkların yurduna göndereceğim!"
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Biz onun için levhalarda her bir şey'i, mev'ızaya ve (hükümlerin) tafsiline aid her şey'i yazdık. "Haydi bunları kuvvetle (ciddiyetle, azm ile) tut, kavmine de onun en güzel (hükümler) ini tutmalarını emret. Size ileride faasıkların yurdunu göstereceğim".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Öğüte ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalara yazdık: "Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların en güzelini tutsunlar (bu en güzel buyruklar gereğince amel etsinler); size, yoldan çıkmışların yurdunu (nasıl tarumar ettiğimi) göstereceğim!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Ona verdiğimiz levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi tafsilatlı olarak yazdık. Sen bunlara kuvvetle sarıl ve ümmetine de o hükümlerin daha sevaplı olanlarına sarılmalarını emret. İtaat dışına çıkanların diyarlarını ise nasıl tarumar ettiğimi yakında size göstereceğim."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik).
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ve levhalara onun için her konuda öğüt ve her şey hakkında yeterli açıklamalar yazdık. Ve (ona): "Onlara kuvvetle sarıl ve halkına emret ellerinden gelen en güzel bir biçimde onlar da sıkıca sarılsınlar!" (dedik). Size günaha batmış kimselerin gittiği yolu (da) göstereceğim.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Ona levhalarda her şeyi öğüt yazdık ve hüküm olan her şeyi yazdık. -Levhalara kuvvetle sarıl ve kavmine de ona iyice sarılmalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.
Erhan Aktaş tefsirli
Kerim Kur'an
Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. "Onu kuvvetle tut[1] ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların[2] yurdunu göstereceğim."
Tefsir / dipnot (2)
Buyruklarımı özenle yerine getir.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
Ali Rıza Safa tefsirli
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Her şeyden bir öğüt ve her şeyin açıklamasını, Onun için, yazıtlara yazdık. "Artık, tüm gücünle onlara sarıl ve toplumuna da söyle; en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkanların ülkesini, yakında size göstereceğim!"[125]
Tefsir / dipnot (1)
Musa peygambere verilen buyrukların yazıtlara yazılması, Tevrat ayetlerinde, şöyle yazılıdır: Mısır'dan Çıkış 24:12; "Rab, Musa'ya: ‘Dağa; yanıma çık!' dedi. ‘Burada bekle; halkın öğrenmesi için, yasaları ve buyrukları üzerine yazdığım taş levhaları sana vereceğim.'" Mısır'dan Çıkış 31:18; "Sina Dağı'nda, Musa'yla konuşmasını bitirince, sözleşme koşullarını kendi eliyle üzerine yazdığı taş levhaları ona verdi."
İbni Kesir
Biz, ona levhalarda herşeyden bir öğüt yazdık ve herşeyi uzun uzadıya açıkladık. Öyleyse sen, bunları kuvvetle al, kavmine de emret. Onları en güzel şekilde tutsunlar. İlerde size fasıklar yurdunu göstereceğim.
Gültekin Onan
Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de buyur ki en güzeliyle sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim" (dedik).
Rowad Tercüme Merkezi
Bir de ona Levhalar’da her şeye ait bir öğüt ve herşeye dair açıklamayı yazdık: "Haydi bunları kuvvetle al. Kavmine de bunları en güzel şekilde tutmalarını emret. Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim."
Şaban Piriş
(Tevrat) levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: Şimdi onları kuvvetle tut ve kavmine de ona iyice sarılmalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.
Ali Özek ve diğerleri
Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvet (ve ciddiyet) le tut, kavmine de onun en güzelini almalarını (onu en güzel şekilde tutmalarını) emret. Yakında size, yoldan çıkmışların (ve emrime muhalefet edenlerin) yurdunu göstereceğim.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Biz Musa'ya tahtada veya başka levhalarda İsrailoğulları'nın din ve dünyaları ile ilgili ihtiyaç duydukları her şeyi, açıklanmaya ihtiyaç duyulan hükümleri açıklayarak onlardan öğüt almak isteyenler için bir öğüt olarak yazdık. "Ey Musa! Bu Tevrat’ı ciddiyet, özen ve sebatla al. Kavmin İsrailoğulları'na da onu en güzel şekilde almalarını emret. Zira emredilenleri en güzel şekliyle yapmak karşılığında bol sevap verilen davranışlardan birisidir. Emirlerime muhalefet edip, itaatimin dışına çıkan ve ardından helak ve hüsrana ulaşacak olan kimselerin akıbetlerini size yakında göstereceğim."
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| وَكَتَبْنَا | كتب | وبينا وسجلنا. | |||
| لَهُ | ل | اللام: حرف جر يفيد الإختصاص. | |||
| فِي | في | حرف جر يفيد معنى الظرفية | |||
| ٱلْأَلْوَاحِ | لوح | صحائف كتبت فيها التوراة. | |||
| مِن | مِن | من: حرف جر للدلالة على أخذ شيء من شيء بمعنى "بعض". | |||
| كُلِّ | كلل | لفظ يدل على الشمول والإستغراق، وتضاف لفظا أو تقديرا. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| مَّوْعِظَةً | وعظ | نصيحة وتذكير بالعواقب. | |||
| وَتَفْصِيلًا | فصل | وتوضيحا وتبيينا. | |||
| لِّكُلِّ | كلل | كل: لفظ يدل على الشمول والإستغراق. | |||
| شَيْءٍ | شيأ | الشيء: لفظ عام يدل على كل موجود؛ لأن كل موجود يسمى شيئاً. | |||
| فَخُذْهَا | أخذ | فالتزم بها. | |||
| بِقُوَّةٍ | قوو | بجد وعزيمة صادقة. | |||
| وَأْمُرْ | أمر | وكلف. | |||
| قَوْمَكَ | قوم | القوم: الجماعة من الرجال دون النساء، وربما دخلت النساء فيه بحكم التبع. والقوم: اسم جمع لا واحد له من لفظه. | |||
| يَأْخُذُوا | أخذ | يلتزموا. | |||
| بِأَحْسَنِهَا | حسن | وأمر قومك يأخذوا بأحسنها: وأمر قومك يعملوا بما شرع الله فيها. | |||
| سَأُورِيكُمْ | رأي | سأجعلكم ترون بالعين. | |||
| دَارَ | دور | دار الفاسقين: جهنم، أو دار فرعون، أو منازل عاد وثمود. | |||
| ٱلْفَٰسِقِينَ | فسق | الفاسقين: العاصين الخارجين عن حدود الشرع. والفسق: الخروج عن الطاعة؛ ومنه: فسقت الرُّطَبة: إذا خرجت من قشرها. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{وَكَتَبْنَا} قلقة في الباء، {لَهُ} صلة صغرى {مِنْ كُلِّ} إخفاء حقيقي
{شَيْءٍ مَوْعِظَةً وَتَفْصِيلًا لِكُلِّ} إدغام بغنة مرتين، ثم إدغام بغير غنة
{شَيْءٍ فَخُذْهَا} إخفاء حقيقي {بِقُوَّةٍ وَأْمُرْ} إدغام بغنة. وفي
{سَأُرِيكُمْ} واو زائدة في الرسم تكتب ولا تنطق، وعلامتها وجود الدائرة فوقها.