أتي
“أتي” Kökü
Kur'an'da 549 yerde, 486 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)
İlk 150 ayet gösteriliyor (toplam 486).
Bakara Suresi, 23. ayet فَأْتُوا Eğer kulumuza (Muhammed'e) indirdiğimiz (Kur'an) hakkında şüphede iseniz, haydin onun benzeri bir su… Bakara Suresi, 25. ayet وَأُتُوا İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdel… Bakara Suresi, 38. ayet يَأْتِيَنَّكُم "İnin oradan (cennetten) hepiniz. Tarafımdan size bir yol gösterici (peygamber) gelir de kim ona uya… Bakara Suresi, 43. ayet وَءَاتُوا Namazı kılın, zekatı verin. Rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin.… Bakara Suresi, 53. ayet ءَاتَيْنَا Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.… Bakara Suresi, 63. ayet ءَاتَيْنَٰكُم Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş … Bakara Suresi, 83. ayet وَءَاتُوا Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, y… Bakara Suresi, 85. ayet يَأْتُوكُمْ Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size hara… Bakara Suresi, 87. ayet ءَاتَيْنَا وَءَاتَيْنَا Andolsun, Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) verdik. Ondan sonra ard arda peygamberler gönderdik. Meryem oğl… Bakara Suresi, 93. ayet ءَاتَيْنَٰكُم Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kula… Bakara Suresi, 101. ayet أُوتُوا Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendi… Bakara Suresi, 106. ayet نَأْتِ Biz herhangi bir ayetin hükmünü yürürlükten kaldırır veya onu unutturur (ya da ertelersek), yerine d… Bakara Suresi, 109. ayet يَأْتِيَ Kitap ehlinden birçoğu, hak kendilerine belirdikten sonra dahi, içlerindeki kıskançlıktan ötürü sizi… Bakara Suresi, 110. ayet وَءَاتُوا Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin. Kendiniz için her ne iyilik işlemiş olursanız, Allah katında on… Bakara Suresi, 118. ayet تَأْتِينَا Bilmeyenler, "Allah bizimle konuşsa, ya da bize bir mucize gelse ya!" derler. Bunlardan öncekiler de… Bakara Suresi, 121. ayet ءَاتَيْنَٰهُمُ Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar… Bakara Suresi, 136. ayet أُوتِيَ أُوتِيَ Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim, İsmail, İshak, Yakub ve Yakuboğullarına… Bakara Suresi, 144. ayet أُوتُوا (Ey Muhammed!) Biz senin çok defa yüzünü göğe doğru çevirip durduğunu (vahiy beklediğini) görüyoruz.… Bakara Suresi, 145. ayet أَتَيْتَ أُوتُوا Andolsun, sen kendilerine kitap verilenlere her türlü mucizeyi getirsen de, onlar yine senin kıblene… Bakara Suresi, 146. ayet ءَاتَيْنَٰهُمُ Kendilerine kitap verdiklerimiz onu (Peygamberi) oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Böyle iken iç… Bakara Suresi, 148. ayet يَأْتِ Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepiniz… Bakara Suresi, 177. ayet وَءَاتَى وَءَاتَى İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, … Bakara Suresi, 189. ayet تَأْتُوا وَأْتُوا Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere ar… Bakara Suresi, 200. ayet ءَاتِنَا Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan d… Bakara Suresi, 201. ayet ءَاتِنَا Onlardan, "Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru"… Bakara Suresi, 210. ayet يَأْتِيَهُمُ Onlar (böyle davranmakla), bulut gölgeleri içinde Allah'ın (azabının) ve meleklerin kendilerine gelm… Bakara Suresi, 211. ayet ءَاتَيْنَٰهُم İsrailoğullarına sor; biz onlara nice açık mucizeler verdik. Kendisine geldikten sonra kim Allah'ın … Bakara Suresi, 213. ayet أُوتُوهُ İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberler… Bakara Suresi, 214. ayet يَأْتِكُم Yoksa siz, sizden öncekilerin başına gelenler, sizin de başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sa… Bakara Suresi, 222. ayet فَأْتُوهُنَّ Sana kadınların ay halini sorarlar. De ki: "O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay halinde kadınlardan uz… Bakara Suresi, 223. ayet فَأْتُوا Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe h… Bakara Suresi, 229. ayet ءَاتَيْتُمُوهُنَّ (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası, ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktı… Bakara Suresi, 233. ayet ءَاتَيْتُم -Emzirmeyi tamamlamak isteyenler için- anneler çocuklarını iki tam yıl emzirirler. Onların (anneleri… Bakara Suresi, 247. ayet يُؤْتَ يُؤْتِي Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize… Bakara Suresi, 248. ayet يَأْتِيَكُمُ Peygamberleri onlara şöyle dedi: "Onun hükümdarlığının alameti, size o sandığın gelmesidir. Onda Rab… Bakara Suresi, 251. ayet وَءَاتَىٰهُ Derken, Allah'ın izniyle onları bozguna uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah, ona (Davud'a) hük… Bakara Suresi, 253. ayet وَءَاتَيْنَا İşte peygamberler! Biz, onların bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. İçlerinden, Allah'ın konuştukl… Bakara Suresi, 254. ayet يَأْتِيَ Ey iman edenler! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelme… Bakara Suresi, 258. ayet ءَاتَىٰهُ يَأْتِي فَأْتِ Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı … Bakara Suresi, 260. ayet يَأْتِينَكَ Hani İbrahim, "Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilttiğini göster" demişti. (Allah ona) "İnanmıyor musun… Bakara Suresi, 265. ayet فَءَاتَتْ Allah'ın rızasını kazanmak arzusuyla ve kalben mutmain olarak mallarını Allah yolunda harcayanların … Bakara Suresi, 269. ayet يُؤْتِي يُؤْتَ أُوتِيَ Allah, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, şüphesiz ona çokça hayır verilmiş demektir.… Bakara Suresi, 271. ayet وَتُؤْتُوهَا Sadakaları açıktan verirseniz ne güzel! Fakat onları gizleyerek fakirlere verirseniz bu, sizin için … Bakara Suresi, 277. ayet وَءَاتَوُا Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rab… Âl-i İmrân Suresi, 19. ayet أُوتُوا Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf,… Âl-i İmrân Suresi, 20. ayet أُوتُوا Seninle tartışmaya girişirlerse, de ki: "Ben, bana uyanlarla birlikte kendi özümü Allah'a teslim ett… Âl-i İmrân Suresi, 23. ayet أُوتُوا Kendilerine Kitap'tan bir pay verilenleri görmüyor musun ki, aralarında hüküm vermesi için Allah'ın … Âl-i İmrân Suresi, 26. ayet تُؤْتِي De ki: "Ey mülkün sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin. Dilediğinden de mülkü çeker a… Âl-i İmrân Suresi, 73. ayet يُؤْتَىٰ أُوتِيتُمْ يُؤْتِيهِ "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetid… Âl-i İmrân Suresi, 79. ayet يُؤْتِيَهُ Allah'ın, kendisine Kitab'ı, hükmü (hikmeti) ve peygamberliği verdiği hiçbir insanın, "Allah'ı bırak… Âl-i İmrân Suresi, 81. ayet ءَاتَيْتُكُم Hani, Allah peygamberlerden, "Andolsun, size vereceğim her kitap ve hikmetten sonra, elinizdekini do… Âl-i İmrân Suresi, 84. ayet أُوتِيَ De ki: "Allah'a, bize indirilene (Kur'an'a), İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve Yakuboğulların… Âl-i İmrân Suresi, 93. ayet فَأْتُوا Tevrat indirilmeden önce, İsrail'in (Yakub'un) kendisine haram kıldığı dışında, yiyeceklerin hepsi İ… Âl-i İmrân Suresi, 100. ayet أُوتُوا Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra siz… Âl-i İmrân Suresi, 125. ayet وَيَأْتُوكُم Evet, sabrettiğiniz ve Allah'a karşı gelmekten sakındığınız takdirde; onlar ansızın üzerinize gelsel… Âl-i İmrân Suresi, 145. ayet نُؤْتِهِ نُؤْتِهِ Hiçbir kimse Allah'ın izni olmadan ölmez. Ölüm belirli bir süreye göre yazılmıştır. Kim dünya menfaa… Âl-i İmrân Suresi, 148. ayet فَءَاتَىٰهُمُ Allah da onlara hem dünya nimetini, hem de ahiretin güzel mükafatını verdi. Allah, güzel davrananlar… Âl-i İmrân Suresi, 161. ayet يَأْتِ Hiçbir peygamberin emanete hıyanet etmesi düşünülemez. Kim hıyanet ederse, kıyamet günü, hıyanet ett… Âl-i İmrân Suresi, 170. ayet ءَاتَىٰهُمُ (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında … Âl-i İmrân Suresi, 180. ayet ءَاتَىٰهُمُ Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı ol… Âl-i İmrân Suresi, 183. ayet يَأْتِيَنَا Onlar, "Allah, bize, ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir peygambere inanmamamızı emretti"… Âl-i İmrân Suresi, 186. ayet أُوتُوا Andolsun, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz. Sizden önce kendilerine kitap … Âl-i İmrân Suresi, 187. ayet أُوتُوا Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu g… Âl-i İmrân Suresi, 188. ayet أَتَوا Ettiklerine sevinen ve yapmadıkları şeylerle övülmeyi seven kimselerin, sakın azaptan kurtulacakları… Âl-i İmrân Suresi, 194. ayet وَءَاتِنَا "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme.… Nisâ Suresi, 2. ayet وَءَاتُوا Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helali haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi ma… Nisâ Suresi, 4. ayet وَءَاتُوا Kadınlara mehirlerini (bir görev olarak) gönül hoşluğuyla verin. Eğer kendi istekleriyle o mehrin bi… Nisâ Suresi, 5. ayet تُؤْتُوا Allah'ın, sizin için geçim kaynağı yaptığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları be… Nisâ Suresi, 15. ayet يَأْتِينَ Kadınlarınızdan fuhuş (zina) yapanlara karşı içinizden dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederl… Nisâ Suresi, 16. ayet يَأْتِيَٰنِهَا Sizlerden fuhuş (zina) yapanların her ikisini de incitip kınayın. Eğer onlar tövbe edip ıslah olurla… Nisâ Suresi, 19. ayet ءَاتَيْتُمُوهُنَّ يَأْتِينَ Ey iman edenler! Kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal değildir. Açık bir hayasızlık yapmış olm… Nisâ Suresi, 20. ayet وَءَاتَيْتُمْ Eğer bir eşin yerine başka bir eş almak isterseniz, öbürüne (mehir olarak) yüklerle mal vermiş olsan… Nisâ Suresi, 24. ayet فَءَاتُوهُنَّ (Savaş esiri olarak) sahip olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı. (Bunlar) üzeri… Nisâ Suresi, 25. ayet وَءَاتُوهُنَّ أَتَيْنَ Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızda… Nisâ Suresi, 33. ayet فَءَاتُوهُمْ (Erkek ve kadından) her biri için ana-babanın ve akrabanın bıraktıklarından (pay alan) varisler kıld… Nisâ Suresi, 37. ayet ءَاتَىٰهُمُ Bunlar cimrilik eden, insanlara da cimriliği emreden ve Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği nime… Nisâ Suresi, 40. ayet وَيُؤْتِ Şüphesiz Allah (hiç kimseye) zerre kadar zulüm etmez. (Yapılan) çok küçük bir iyilik de olsa onun se… Nisâ Suresi, 44. ayet أُوتُوا Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar sapıklığı satın alıyorlar ve… Nisâ Suresi, 47. ayet أُوتُوا Ey kendilerine kitap verilenler! Birtakım yüzleri silip de tersine çevirmeden, yahut cumartesi halkı… Nisâ Suresi, 51. ayet أُوتُوا Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar "cibt"e ve "tağut"a inanıyor… Nisâ Suresi, 53. ayet يُؤْتُونَ Yoksa onların hükümranlıkta bir payı mı var? Öyle olsa, insanlara bir zerre bile vermezler.… Nisâ Suresi, 54. ayet ءَاتَىٰهُمُ ءَاتَيْنَا وَءَاتَيْنَٰهُم Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz … Nisâ Suresi, 67. ayet لَّءَاتَيْنَٰهُم O zaman kendilerine elbette katımızdan büyük bir mükafat verirdik.… Nisâ Suresi, 74. ayet نُؤْتِيهِ O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yo… Nisâ Suresi, 77. ayet وَءَاتُوا Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görm… Nisâ Suresi, 102. ayet وَلْتَأْتِ (Ey Muhammed!) Cephede sen de onların (mü'minlerin) arasında bulunup da onlara namaz kıldırdığın vak… Nisâ Suresi, 114. ayet نُؤْتِيهِ Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, … Nisâ Suresi, 127. ayet تُؤْتُونَهُنَّ Kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: "Onlar hakkında size fetvayı Allah veriyor." Kitap… Nisâ Suresi, 131. ayet أُوتُوا Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de, size … Nisâ Suresi, 133. ayet وَيَأْتِ Ey insanlar! Allah dilerse sizi yok eder ve başkalarını getirir. Allah, buna hakkıyla gücü yetendir.… Nisâ Suresi, 146. ayet يُؤْتِ Ancak tövbe edenler, durumlarını düzeltenler, Allah'ın kitabına sarılanlar ve dinlerini Allah'a has … Nisâ Suresi, 152. ayet يُؤْتِيهِمْ Allah'a ve peygamberlerine iman edenler ve onlardan hiçbirini diğerlerinden ayırmayanlara gelince, i… Nisâ Suresi, 153. ayet وَءَاتَيْنَا Kitap ehli, senden kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyorlar. (Buna şaşma!) Musa'dan, bundan… Nisâ Suresi, 162. ayet وَٱلْمُؤْتُونَ سَنُؤْتِيهِمْ Fakat onlardan ilimde derinleşmiş olanlar ve mü'minler, sana indirilene ve senden önce indirilene im… Nisâ Suresi, 163. ayet وَءَاتَيْنَا Biz, Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsma… Mâide Suresi, 5. ayet أُوتُوا أُوتُوا ءَاتَيْتُمُوهُنَّ Bu gün size temiz ve hoş şeyler helal kılındı. Kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helal… Mâide Suresi, 12. ayet وَءَاتَيْتُمُ Andolsun, Allah İsrailoğullarından sağlam söz almıştı. Onlardan on iki temsilci -başkan- seçmiştik. … Mâide Suresi, 20. ayet وَءَاتَىٰكُم يُؤْتِ Hani Musa, kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Allah'ın, üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani içinizde… Mâide Suresi, 41. ayet يَأْتُوكَ أُوتِيتُمْ تُؤْتَوْهُ Ey Peygamber! Kalpten inanmadıkları halde, ağızlarıyla "İnandık" diyenler (münafıklar) ile Yahudiler… Mâide Suresi, 46. ayet وَءَاتَيْنَٰهُ O peygamberlerin izleri üzere Meryem oğlu İsa'yı, önündeki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gönderdik. On… Mâide Suresi, 48. ayet ءَاتَىٰكُمْ (Ey Muhammed!) Sana da o Kitab'ı (Kur'an'ı) hak, önündeki kitapları doğrulayıcı, onları gözetici ola… Mâide Suresi, 52. ayet يَأْتِيَ İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" … Mâide Suresi, 54. ayet يَأْتِي يُؤْتِيهِ Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk geti… Mâide Suresi, 55. ayet وَيُؤْتُونَ Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı v… Mâide Suresi, 57. ayet أُوتُوا Ey iman edenler! Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden dininizi alaya alıp oyuncak edinenleri … Mâide Suresi, 108. ayet يَأْتُوا Bu (usul), şahitliği layıkıyla yerine getirmeleri ve yeminlerinden sonra başka yeminlere başvurulaca… En'âm Suresi, 4. ayet تَأْتِيهِم Onlara Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler.… En'âm Suresi, 5. ayet يَأْتِيهِمْ Nitekim hak (Kur'an) kendilerine gelince onu yalanladılar. Fakat alay ettikleri şeyin haberleri kend… En'âm Suresi, 20. ayet ءَاتَيْنَٰهُمُ Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (Peygamberi) kendi öz oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Ken… En'âm Suresi, 34. ayet أَتَىٰهُمْ Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet ed… En'âm Suresi, 35. ayet فَتَأْتِيَهُم Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse; bir delik açıp yerin dibine inerek, yahut bir merdi… En'âm Suresi, 40. ayet أَتَىٰكُمْ أَتَتْكُمُ (Ey Muhammed!) De ki: "Söyleyin bakalım. Acaba size Allah'ın azabı gelse veya size kıyamet saati gel… En'âm Suresi, 44. ayet أُوتُوا Derken onlar kendilerine hatırlatılanı unuttuklarında, (önce) üzerlerine her şeyin kapılarını açtık.… En'âm Suresi, 46. ayet يَأْتِيكُم De ki: "Ne dersiniz, eğer Allah sizin kulağınızı ve gözlerinizi alır, kalplerinizi de mühürlerse, Al… En'âm Suresi, 47. ayet أَتَىٰكُمْ De ki: "Ne dersiniz, Allah'ın azabı size beklenmedik bir anda veya açıktan açığa gelse, zalimler top… En'âm Suresi, 71. ayet ٱئْتِنَا De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, biz… En'âm Suresi, 83. ayet ءَاتَيْنَٰهَا İşte kavmine karşı İbrahim'e verdiğimiz delillerimiz.. Biz dilediğimiz kimsenin derecelerini yükselt… En'âm Suresi, 89. ayet ءَاتَيْنَٰهُمُ Onlar kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdir. Eğer şunlar (inanmayanlar) b… En'âm Suresi, 114. ayet ءَاتَيْنَٰهُمُ "Size Kitab'ı (Kur'an'ı) hak olarak indiren O iken ben Allah'tan başka bir hakem mi arayacağım?" (de… En'âm Suresi, 124. ayet نُؤْتَىٰ أُوتِيَ Onlara bir ayet geldiği zaman, "Allah elçilerine verilenin bir benzeri bize de verilinceye kadar asl… En'âm Suresi, 130. ayet يَأْتِكُمْ (O gün Allah, şöyle diyecektir:) "Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size ayetlerimi anlatan ve bu… En'âm Suresi, 134. ayet لَءَاتٍ Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.… En'âm Suresi, 141. ayet وَءَاتُوا O, çardaklı-çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve n… En'âm Suresi, 154. ayet ءَاتَيْنَا Sonra iyilik yapanlara nimeti tamamlamak, her şeyi açıklamak, hidayet ve rahmete erdirmek için Musa'… En'âm Suresi, 158. ayet تَأْتِيَهُمُ يَأْتِيَ يَأْتِيَ يَأْتِي (Ey Muhammed!) Onlar (iman etmek için) ancak kendilerine meleklerin gelmesini veya Rabbinin gelmesin… En'âm Suresi, 165. ayet ءَاتَىٰكُمْ O, sizi yeryüzünde halifeler (oraya hakim kimseler) yapan, size verdiği nimetler konusunda sizi sına… A'râf Suresi, 17. ayet لَءَاتِيَنَّهُم "Sonra (pusu kurup) onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım ve sen o… A'râf Suresi, 35. ayet يَأْتِيَنَّكُمْ Ey Ademoğulları! İçinizden size benim ayetlerimi anlatan Peygamberler gelir de her kim Allah'a karşı… A'râf Suresi, 38. ayet فَءَاتِهِمْ Allah, şöyle der: "Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan toplulukları ile birlikte ateşe girin." Her… A'râf Suresi, 53. ayet يَأْتِي Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. O… A'râf Suresi, 70. ayet فَأْتِنَا Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi ge… A'râf Suresi, 77. ayet ٱئْتِنَا Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peyg… A'râf Suresi, 80. ayet أَتَأْتُونَ Lut'u da Peygamber olarak gönderdik. Hani o kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiçbir ki… A'râf Suresi, 81. ayet لَتَأْتُونَ "Hakikaten siz kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Hayır, siz haddi aşan bir topl… A'râf Suresi, 97. ayet يَأْتِيَهُم Memleketlerin halkları geceleyin uyurken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?… A'râf Suresi, 98. ayet يَأْتِيَهُم Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin m… A'râf Suresi, 106. ayet فَأْتِ Firavun, "Eğer açık bir delil getirdiysen haydi göster onu bakalım, şayet doğru söyleyenlerden isen"… A'râf Suresi, 112. ayet يَأْتُوكَ "Bütün usta sihirbazları (toplayıp) sana getirsinler."… A'râf Suresi, 129. ayet تَأْتِيَنَا Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, R… A'râf Suresi, 132. ayet تَأْتِنَا Dediler ki: "Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz."… A'râf Suresi, 138. ayet فَأَتَوْا İsrailoğullarını denizden geçirdik. Derken, kendilerine ait putlara tapan bir kavme rastladılar. İsr… A'râf Suresi, 144. ayet ءَاتَيْتُكَ (Allah) "Ey Musa! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiği… A'râf Suresi, 156. ayet وَيُؤْتُونَ "Bizim için bu dünyada da bir iyilik yaz, ahirette de. Çünkü biz sana varan doğru yola yöneldik." Al… A'râf Suresi, 163. ayet تَأْتِيهِمْ تَأْتِيهِمْ (Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yas… A'râf Suresi, 169. ayet يَأْتِهِمْ Derken, onların ardından yerlerine Kitab'a (Tevrat'a) varis olan (kötü) bir nesil geldi. Şu geçici d… A'râf Suresi, 171. ayet ءَاتَيْنَٰكُم Hani dağı sanki bir gölgelikmiş gibi onların üstüne kaldırmıştık da üzerlerine düşecek sanmışlardı. … A'râf Suresi, 175. ayet ءَاتَيْنَٰهُ Kendisine ayetlerimizi verdiğimiz halde, onlardan sıyrılıp da şeytanın kendisini peşine taktığı, bu … A'râf Suresi, 187. ayet تَأْتِيكُمْ Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır. Onu v… A'râf Suresi, 189. ayet ءَاتَيْتَنَا Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İ… A'râf Suresi, 190. ayet ءَاتَىٰهُمَا ءَاتَىٰهُمَا Fakat Allah onlara iyi ve sağlıklı bir çocuk verince de, Allah'ın kendilerine verdiği çocuk konusund…