Mâide Suresi 52. Ayet

Sofra · Medine · Sure 5 · Ayet 52/120

فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ يُسَـٰرِعُونَ فِيهِمْ يَقُولُونَ نَخْشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٌ ۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأْتِىَ بِٱلْفَتْحِ أَوْ أَمْرٍ مِّنْ عِندِهِۦ فَيُصْبِحُوا۟ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّوا۟ فِىٓ أَنفُسِهِمْ نَـٰدِمِينَ

Fe terallezine fi kulubihim maradun yusariune fihim yekulune nahşa en tusibena daireh fe asallahu en ye'tiye bil fethi ev emrin min indihi fe yusbihu ala ma eserru fi enfusihim nadimin.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Mâide Suresi 52. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

6. cüz · PDF sayfası 16

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

İşte kalplerinde bir hastalık (nifak) bulunanların, "Başımıza bir felaketin gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında koşup durduklarını görürsün. Ama Allah, yakın bir fetih veya katından bir emir getirir ve onlar içlerinde gizledikleri şeye (nifaka) pişman olurlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Onun için yüreklerinde nifak ılleti olanları görürsün ki onların içine koşar dururlar ne yapalım tersine bir devrin başımıza dönmesinden korkuyoruz derler, me'mul ki Allah yakında o fethi veya nezdi İlahisinden bir emir ihsan ediverir de nefislerinde gizlediklerine pişman olurlar

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onun için yüreklerinde münafıklık derdi olanların: "Ne yapalım, başımıza tersine bir devrin gelmesinden korkuyoruz." diyerek onların içine koşup durduklarını görürsün. Umulur ki, Allah, yakında o zaferi getirir veya katından bir emir buyurur da içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

İşte kalblerinde bir (nifak) maraz (ı) bulunan kimselerin "Felaketin bize (dönüb) çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında koşuşduklarını görüyorsun. Belki Allah feth (-ü zafer) veya kendi katından bir emir getirecek de onlar, yüreklerinde gizledikleri şey'e karşı peşiman kimseler olacaklardır.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kalblerinde hastalık bulunanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz!" diyerek onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah fetih ya da kendi katından bir iş getirir de onlar, içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Kalbinde nifak hastalığı olanların, içlerinden: "Ne olur ne olmaz, başımıza bir felaket gelebilir, şimdiki durumumuz değişebilir, onun için biz tedbirimizi alalım." diyerek, kafirlerle dost olmak için onların yanına girip çıktıklarını görürsün. Umulur ki Allah yakında bir zafer ihsan eder veya Kendi tarafından peygamberi vasıtasıyla münafıkların maskelerini düşürme gibi bir başka durum ortaya çıkar da, Onlar içlerinde gizledikleri bu nifaktan dolayı pişman olurlar.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

İşte kalplerinde hastalık olanları: "Zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih veya katından bir emir getirecek de, onlar, nefislerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve kalplerinde hastalık olanların, (kendi kendilerine) "Şansımızın kötü gitmesinden korkuyoruz!" diyerek onların işine yarayan bir tavır sergilemekte yarıştıklarını görebilirsin. Ama Allah, (müminler için) büyük bir başarı takdir ettiğinde yahut kendi planının (başka) bir tezahürünü gerçekleştirdiğinde o (kararsız)lar, kendi içlerinde gizlice barındırdıkları düşüncelerden dolayı vicdan azabı duymaya başlarlar.

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Kalplerinde hastalık olanların: -Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz." diyerek, onların aralarında koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah bir fetih veya kendi katından bir emir getirir ve böylece onlar içlerinde gizledikleri şeyden pişman olurlar!

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Yüreklerinde sayrılık olanların, "Başımıza bir yıkım gelmesinden korkuyoruz!" diyerek, onların arasına koştuklarını görürsün. Belki Allah, bir utku veya Kendi katından bir buyruk getirir; içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

İbni Kesir

Kalblerinde hastalık olanların; bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz, diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Olur ki, Allah, fetih verir veya katından bir emir getirir de onlar, içlerinde gizlediklerinden dolayı pişman olurlar.

Gültekin Onan

Kalplerinde hastalık olanların "zamanın, felaketleriyle aleyhimize dönüp bize / bizi çarpmasından korkuyoruz" diyerek aralarında çaba harcadıklarını / çabalar yürüttüklerini görürsün. Umulur ki Tanrı, bir fetih veya katından bir buyruk getirecek de, onlar nefslerinde gizli tuttuklarından dolayı pişman olacaklardır.

Rowad Tercüme Merkezi

Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah, bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Şaban Piriş

Kalplerinde hastalık olanların: "Bize bir felaket gelmesinden korkuyoruz" diyerek onlara koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah bir fetih verir veya katından bir emir getirir de içlerinde gizlediklerine pişman olurlar.

Ali Özek ve diğerleri

Kalplerinde bir hastalık bulunan (münafık) ların "Başımıza bir felâket gelmesinden korkuyoruz" diyerek (Yahudilerin) arasında koşuştuklarını görürsün. Fakat mümkündür ki, Allah, kendi katından bir zafer, yahut bir emir getirir de, onlar da, içlerinde gizledikleri şeyden dolayı pişman olurlar.

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

-Ey Resul!- İmanları zayıf olan münafıklar; Yahudilere ve Hristiyanlara dost olmak için acele ederler, onların üstün gelmelerinden ve hakimiyetin ellerine geçmesinden korkup onlardan kendilerine bir zarar gelmemesi için böyle yapmaları gerektiğini söylerler. Belki Allah, resulünü ve Müminleri muzaffer kılar. Veya kendi katından bir güç verir ve böylece Yahudilerin ve taraftarlarının saldırısı ve kuvveti geçip gider. Böylece Yahudilerin dostluğunda acele edenlerin pişman olup, kalplerinde zayıf sebeplerle edinmiş oldukları bu münafıklık geçersiz olmuş olur.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
فَتَرَىرأيفتبصر وتشاهد.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
فِيفيحرف جر، يفيد معنى الظرفية
قُلُوبِهِمقلبالقلوب: ‌جمع ‌قلب، وهو الفؤاد، سمّي قلبا؛ لتصرّفه في الأعضاء، ولكثرة تقلبه بالخواطر والمعاني ومن رأي لآخر ومن اعتقاد لآخر.
مَّرَضٌمرضشك ونفاق.
يُسَٰرِعُونَسرعيسارعون فيهم: يبادرون في موادة اليهود والولاء لهم.
فِيهِمْفيفي: حرف جر بمعنى "إلى".
يَقُولُونَقوليتكلمون.
نَخْشَىٰخشينخاف.
أَنأنحرف مصدري يفيد الإستقبال.
تُصِيبَنَاصوبتنزل بنا.
دَائِرَةٌدورالدائرة: الهزيمة والشدة من شدائد الدهر، سميت بذلك لإحاطتها بمن تنزل به.
فَعَسَىعسيعسى: فعل للترجي في المحبوب.
ٱللَّهُألهالله: هو المألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً؛ لما له من صفات الألوهية التي هي صفات الكمال، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى، والجامعُ لجميع أسمائه الحسنى، وصفاته العلى.
أَنأنحرف مصدري، يُفيد الإستقبال.
يَأْتِيَأتييجيء.
بِٱلْفَتْحِفتحبالنصر.
أَوْأوحرف عطف يفيد الإبهام.
أَمْرٍأمرأمر من عنده: المراد أن الله يهيئ من الأمور ما تذهب به قوة اليهود والنصارى، فيخضعوا للمسلمين.
مِّنْمِنحرف جر، يُفيد معنى ابتداء الغاية.
عِندِهِعندعند: ظرف مكان، ولا تقع إلا مضافة.
فَيُصْبِحُواصبحفيصيروا.
عَلَىٰعلىحرف جر يفيد التعليل.
مَامايحتمل أن تكون موصولة أو موصوفة أو مصدرية.
أَسَرُّواسررأخفوا.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
أَنفُسِهِمْنفسذواتهم. والنفس: الذات، ونفس كل شيء ذاته. والنفس: الروح والجسد معا.
نَٰدِمِينَندمآسفين.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

يحذر القارئ من اختلاس حرف التاء من {فَتَرَى} فتكون من الفتور لا من الرؤية،

{فِي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ} في الميمين إدغام تماثل صغير {مَرَضٌ يُسَارِعُونَ}

إدغام بغنة {نَخْشَى أَنْ} مد منفصل {أَنْ تُصِيبَنَا} إخفاء حقيقي {دَائِرَةٌ} مد

متصل {دَائِرَةٌ فَعَسَى} إخفاء حقيقي وصلًا {أَنْ يَأْتِيَ} إدغام بغنة، وكذا

{أَمْرٍ مِنْ} وفي {عِنْدِهِ} إخفاء حقيقي {مَا أَسَرُّوا} مد منفصل، وراء مفخمة

{فِي أَنْفُسِهِمْ} مد منفصل وإخفاء حقيقي بين النون الساكنة والفاء.

Benzer Ayetler müteşabihat · 4 ayet

En'âm Suresi, 108. ayet Onların, Allah'ı bırakıp tapındıklarına sövmeyin, sonra onlar da haddi aşarak, bilgisizce Allah'a söverler. Bö… Nahl Suresi, 37. ayet Sen onların doğru yola erişmelerine aşırı istek göstersen de şüphesiz Allah saptırdığı kimseyi doğru yola ilet… Nûr Suresi, 52. ayet Kim Allah'a ve Resulüne itaat eder, Allah'tan korkar ve O'na karşı gelmekten sakınırsa, işte onlar başarıyı el… Fâtır Suresi, 41. ayet Şüphesiz Allah, gökleri ve yeri, yok olup gitmesinler diye (kurduğu düzende) tutuyor. Andolsun, eğer onlar (yö…