Bakara Suresi 53. Ayet

İnek · Medine · Sure 2 · Ayet 53/286

وَإِذْ ءَاتَيْنَا مُوسَى ٱلْكِتَـٰبَ وَٱلْفُرْقَانَ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

Ve iz ateyna musal kitabe vel furkane leallekum tehtedun.

Ayet Tilaveti

Ayetin Mealleri 13 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Hani, doğru yolu tutasınız diye Musa'ya Kitab'ı (Tevrat'ı) ve Furkan'ı vermiştik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Ve bir vakit Musaya o kitabı ve fürkanı verdik, gerekti ki doğru gidecektiniz

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit Musa'ya o Kitab'ı ve Furkan'ı verdik, gerekirdi ki, doğru yolda gidesiniz.

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Hani Musaya, (sapıklıkdan ayrılıb) doğru yola gelesiniz diye, ("Tur" da) o kitabı (Tevratı) ve Furkaanı (Hak ile batılı ayırd eden hükümleri) vermişdik.

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Yola gelesiniz diye Musa'ya Kitap ve furkan (gerçekle batılı birbirinden ayıran ölçü) vermiştik.

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Musa'ya Kitap ve Furkan'ı verdik, ta ki doğru yolda yürüyebilesiniz.

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Ve hidayete eresiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furkan'ı verdik.

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Ve (hatırlayın), Musa'ya ilahi kelamı -(böylece) doğruyu yanlıştan ayırt etmek için (kullanacağı) ölçüyü -vermiştik ki doğru yola yönelesiniz;

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Doğru yola gelesiniz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Erhan Aktaş tefsirli

Kerim Kur'an

Doğru yolu bulasınız diye, Musa'ya Kitap'ı ve Furkan'ı[1] verdik.

Tefsir / dipnot (1)

Hakk ile Batıl'ı (Bkz. 2:42. ayetin dipnotu), doğru ile yanlışı ayırt eden kılavuz, ölçü.

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Ve Musa'ya, Kitap'ı ve Gerçeği Ayrıştıran'ı verdik; belki doğru yola erişirsiniz diye.

İbni Kesir

Hani, Musa'ya; hidayete eresiniz diye kitab ve furkan vermiştik.

Gültekin Onan

Ve hidayete ermeniz için de Musa'ya kitabı ve furkanı verdik.

Ayetin Tefsiri 6 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Hak ile batılın, hidayet ile dalaletin arasını ayıran Tevrat'ı Musa -alehisselam-'a verdik, bu nimeti de hatırlayın. Umulur ki, bu nimetimiz ile hakkı bulursunuz.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذْإذإذ: ظرف يدل في أكثر الحالات على الزمن الماضي.
ءَاتَيْنَاأتيأعطينا. وأصل الإيتاء: ‌الإعطاء.
مُوسَىموسىهو نبي الله موسى بن عمران، كليم الله - عليه السلام، أرسله الله إلى فرعون وقومه ليخرجهم من الظلمات إلى النور.
ٱلْكِتَٰبَكتبالتوراة. والكتابُ في الأصل مصدر، ثم سُمّي المكتوب فيه كتاباً، وهو: اسم للصّحيفة مع المكتوب فيها، وأصل ‌الكَتْبِ في اللغة: الضمُّ، وسمي الكتابُ بذلك؛ لضم حروفه وكلماته بعضها إلى بعض.
وَٱلْفُرْقَانَفرقالذي يفصل بين الحق والباطل؛ وهو التوراة. ‌وأصلُّ ‌الفرقان: الفرق بين الشيئين والفصل بينهما.
لَعَلَّكُمْلعللعل: حرف نصب يحتمل معاني التعليل أو التوقع أو الترجي غالبا.
تَهْتَدُونَهديترشدون، وتسلكون طريق الحق. ‌وأصل ‌الهداية من الهدى، وهو: الرشاد والدلالة.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

في لفظ {آتَيْنَا} مد بدل، ومد طبيعي في الألف الأخيرة، وحرف المد في سين

{مُوسَى الْكِتَابَ} يثبت وقفًا ويحذف وصلًا لالتقاء الساكنين. وفي ميم

{لَعَلَّكُمْ} مع تاء {تَهْتَدُونَ} إظهار شفوي، علامته وجود سكون فوق الميم

وتحريك الحرف الذي بعده بحركته.

Benzer Ayetler müteşabihat · 2 ayet

Mâide Suresi, 19. ayet Ey kitap ehli! Peygamberlerin arası kesildiği bir sırada, "Bize ne müjdeleyici bir peygamber geldi, ne de bir … Saf Suresi, 4. ayet Hiç şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, duvarları birbirine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak çarpışanla…