وعد

“وعد” Kökü

Kur'an'da 151 yerde, 130 ayette geçer · Tafsir Center (CC BY 4.0)

Bakara Suresi, 51. ayet وَٰعَدْنَا Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir … Bakara Suresi, 235. ayet تُوَاعِدُوهُنَّ (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anla… Bakara Suresi, 268. ayet يَعِدُكُمُ يَعِدُكُم Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi kat… Âl-i İmrân Suresi, 9. ayet ٱلْمِيعَادَ "Rabbimiz! Şüphesiz sen, hakkında şüphe olmayan bir günde insanları toplayacaksın. Şüphesiz Allah va… Âl-i İmrân Suresi, 152. ayet وَعْدَهُ Andolsun, Allah, izniyle, onları (müşrikleri) kırıp geçirdiğiniz sırada size olan va'dini gerçekleşt… Âl-i İmrân Suresi, 194. ayet وَعَدتَّنَا ٱلْمِيعَادَ "Rabbimiz! Peygamberlerin aracılığı ile bize va'dettiklerini ver bize. Kıyamet günü bizi rezil etme.… Nisâ Suresi, 95. ayet وَعَدَ (95-96) Mü'minlerden özür sahibi olmaksızın (cihattan geri kalıp) oturanlarla, Allah yolunda malları… Nisâ Suresi, 120. ayet يَعِدُهُمْ يَعِدُهُمُ Şeytan onlara (birçok) vaadde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak iç… Nisâ Suresi, 122. ayet وَعْدَ İman edip salih ameller işleyenleri de ebedi olarak kalacakları, içlerinden ırmaklar akan cennetlere… Mâide Suresi, 9. ayet وَعَدَ Allah, iman edip salih ameller işleyenler hakkında, "Onlar için bir bağışlama ve büyük bir mükafat v… En'âm Suresi, 134. ayet تُوعَدُونَ Şüphesiz size va'dedilen şeyler mutlaka gelecektir. Siz bunun önüne geçemezsiniz.… A'râf Suresi, 44. ayet وَعَدَنَا وَعَدَ Cennetlikler cehennemliklere, "Rabbimizin bize va'dettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin va'… A'râf Suresi, 70. ayet تَعِدُنَا Onlar, "Sen bize tek Allah'a ibadet edelim, atalarımızın ibadet edegeldiklerini bırakalım diye mi ge… A'râf Suresi, 77. ayet تَعِدُنَا Nihayet deveyi kestiler, Rablerinin emrine karşı geldiler ve "Ey Salih! Sen eğer (dediğin gibi) peyg… A'râf Suresi, 86. ayet تُوعِدُونَ "Bir de, tehdit ederek Allah'ın yolundan O'na iman edenleri çevirmek, Allah'ın yolunu eğri ve çelişk… A'râf Suresi, 142. ayet وَوَٰعَدْنَا Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kı… Enfâl Suresi, 7. ayet يَعِدُكُمُ Hani Allah size iki taifeden birini, o sizindir diye va'dediyordu. Siz de güçsüz olanın sizin olması… Enfâl Suresi, 42. ayet تَوَاعَدتُّمْ ٱلْمِيعَٰدِ Hani siz vadinin (Medine'ye) yakın tarafında; onlar uzak tarafında, kervansa sizin aşağınızdaydı. (O… Tevbe Suresi, 68. ayet وَعَدَ Allah, erkek münafıklara, kadın münafıklara ve kafirlere, içinde ebedi kalmak üzere cehennem ateşini… Tevbe Suresi, 72. ayet وَعَدَ Allah, mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara, ebedi olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetl… Tevbe Suresi, 77. ayet وَعَدُوهُ Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaş… Tevbe Suresi, 111. ayet وَعْدًا Şüphesiz Allah, mü'minlerden canlarını ve mallarını, kendilerine vereceği cennet karşılığında satın … Tevbe Suresi, 114. ayet مَّوْعِدَةٍ وَعَدَهَا İbrahim'in, babası için af dilemesi, sadece ona verdiği bir söz yüzündendi. Onun bir Allah düşmanı o… Yûnus Suresi, 4. ayet وَعْدَ Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta … Yûnus Suresi, 46. ayet نَعِدُهُمْ Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de… Yûnus Suresi, 48. ayet ٱلْوَعْدُ "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.… Yûnus Suresi, 55. ayet وَعْدَ Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di hak… Hûd Suresi, 17. ayet مَوْعِدُهُ Rabbi katından açık bir delile dayanan kimse, yalnız dünyalık isteyen kimse gibi midir? Kaldı ki, bu… Hûd Suresi, 32. ayet تَعِدُنَا Dediler ki: "Ey Nuh! Bizimle tartıştın ve tartışmayı uzattın. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi … Hûd Suresi, 45. ayet وَعْدَكَ Nuh, Rabbine seslenip şöyle dedi: "Rabbim! Şüphesiz oğlum da ailemdendir. Senin va'din elbette gerçe… Hûd Suresi, 65. ayet وَعْدٌ Derken onu kestiler. Salih, dedi ki: "Yurdunuzda üç gün daha yaşayın. (Sonra helak olacaksınız.) İşt… Hûd Suresi, 81. ayet مَوْعِدَهُمُ Konukları şöyle dedi: "Ey Lut! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla ulaşamayacaklar. Geceleyin … Ra'd Suresi, 31. ayet وَعْدُ ٱلْمِيعَادَ Kendisiyle dağların yürütüleceği veya yeryüzünün parçalanacağı, ya da ölülerin konuşturulacağı bir K… Ra'd Suresi, 35. ayet وُعِدَ Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, ye… Ra'd Suresi, 40. ayet نَعِدُهُمْ Onlara va'dettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) senin ruhunu alsak da senin… İbrâhîm Suresi, 14. ayet وَعِيدِ "Onlardan sonra sizi elbette o yere yerleştireceğiz. Bu, makamımdan korkan ve tehdidimden sakınan ki… İbrâhîm Suresi, 22. ayet وَعَدَكُمْ وَعْدَ وَوَعَدتُّكُمْ İş bitirilince şeytan da diyecek ki: "Şüphesiz Allah, size gerçek olanı söz verdi. Ben de size söz v… İbrâhîm Suresi, 47. ayet وَعْدِهِ Sakın Allah'ın, peygamberlerine verdiği sözden cayacağını sanma! Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidi… Hicr Suresi, 43. ayet لَمَوْعِدُهُمْ Şüphesiz cehennem, onların hepsinin buluşacağı yerdir.… Nahl Suresi, 38. ayet وَعْدًا Onlar, "Allah, ölen bir kimseyi diriltmez" diye var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. Hayır, dirilte… İsrâ Suresi, 5. ayet وَعْدُ وَعْدًا Nihayet bu iki bozgunculuktan ilkinin zamanı gelince (sizi cezalandırmak için) üzerinize, pek güçlü … İsrâ Suresi, 7. ayet وَعْدُ İyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş olursunuz, kötülük yaparsanız yine kendinize yapmış olursunu… İsrâ Suresi, 64. ayet وَعِدْهُمْ يَعِدُهُمُ "(Haydi) onlardan gücünün yettiğinin ayağını çağrınla kaydır. Atlıların ve yayalarınla onların üzeri… İsrâ Suresi, 104. ayet وَعْدُ Bunun ardından İsrailoğullarına şöyle dedik: "Bu topraklarda oturun, ahiret va'di (kıyamet) gelince … İsrâ Suresi, 108. ayet وَعْدُ "Rabbimizin şanı yücedir. Rabbimizin va'di mutlaka gerçekleşecektir" derler.… Kehf Suresi, 21. ayet وَعْدَ Böylece biz, (insanları) onların halinden haberdar ettik ki, Allah'ın va'dinin hak olduğunu ve kıyam… Kehf Suresi, 48. ayet مَّوْعِدًا Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi biz… Kehf Suresi, 58. ayet مَّوْعِدٌ Rabbin, çok bağışlayıcıdır, merhamet sahibidir. Eğer yaptıkları yüzünden onları (dünyada) cezaya çar… Kehf Suresi, 59. ayet مَّوْعِدًا İşte zulmettiklerinde yok ettiğimiz memleketler.. Helak edilmeleri için de belli bir zaman tayin etm… Kehf Suresi, 98. ayet وَعْدُ وَعْدُ Zülkarneyn, "Bu, Rabbimin bir rahmetidir. Rabbimin vaadi (kıyametin kopma vakti) gelince onu yerle b… Meryem Suresi, 54. ayet ٱلْوَعْدِ Kitap'ta İsmail'i de an. Şüphesiz o, sözünde duran bir kimse idi. Bir resul, bir nebi idi.… Meryem Suresi, 61. ayet وَعَدَ وَعْدُهُ (60-61) Ancak tövbe edip inanan ve salih amel işleyenler başka. Onlar cennete, Rahman'ın, kullarına … Meryem Suresi, 75. ayet يُوعَدُونَ (Ey Muhammed!) De ki: "Kim sapıklık içinde ise Rahman onlara, istenildiği kadar süre versin! Nihayet… Tâhâ Suresi, 58. ayet مَوْعِدًا "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun b… Tâhâ Suresi, 59. ayet مَوْعِدُكُمْ Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.… Tâhâ Suresi, 80. ayet وَوَٰعَدْنَٰكُمْ (Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'det… Tâhâ Suresi, 86. ayet يَعِدْكُمْ وَعْدًا مَّوْعِدِي Bunun üzerine Musa, öfke dolu ve üzgün bir halde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir… Tâhâ Suresi, 87. ayet مَوْعِدَكَ Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mü… Tâhâ Suresi, 97. ayet مَوْعِدًا Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için… Tâhâ Suresi, 113. ayet ٱلْوَعِيدِ İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut… Enbiyâ Suresi, 9. ayet ٱلْوَعْدَ Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi … Enbiyâ Suresi, 38. ayet ٱلْوَعْدُ Bir de "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.… Enbiyâ Suresi, 97. ayet ٱلْوَعْدُ Gerçek vaad (kıyametin kopması) yaklaşır, bir de bakarsın inkar edenlerin gözleri açılıp donakalmışt… Enbiyâ Suresi, 103. ayet تُوعَدُونَ En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) günü… Enbiyâ Suresi, 104. ayet وَعْدًا Yazılı kağıt tomarlarının dürülmesi gibi göğü düreceğimiz günü düşün. Başlangıçta ilk yaratmayı nası… Enbiyâ Suresi, 109. ayet تُوعَدُونَ Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit… Hac Suresi, 47. ayet وَعْدَهُ Bir de senden acele azap istiyorlar. Halbuki Allah asla va'dinden caymaz. Şüphesiz Rabbinin nezdinde… Hac Suresi, 72. ayet وَعَدَهَا Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsı… Mü'minûn Suresi, 35. ayet أَيَعِدُكُمْ "O, öldüğünüz, toprak ve kemik haline geldiğiniz zaman sizin tekrar mutlaka (diriltilip) çıkarılacağ… Mü'minûn Suresi, 36. ayet تُوعَدُونَ "Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"… Mü'minûn Suresi, 83. ayet وُعِدْنَا Andolsun, biz de bizden önce atalarımız da bununla tehdit edildik. Bu, öncekilerin uydurduğu masalla… Mü'minûn Suresi, 93. ayet يُوعَدُونَ (93-94) De ki: "Ey Rabbim! Onlara yöneltilen tehditleri bana mutlaka göstereceksen, beni o zalim mil… Mü'minûn Suresi, 95. ayet نَعِدُهُمْ Bizim onlara yönelttiğimiz tehditleri sana göstermeye elbette gücümüz yeter.… Nûr Suresi, 55. ayet وَعَدَ Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığ… Furkân Suresi, 15. ayet وُعِدَ De ki: "Bu mu daha hayırlıdır, yoksa Allah'a karşı gelmekten sakınanlara va'dedilen ebedilik cenneti… Furkân Suresi, 16. ayet وَعْدًا Ebedi olarak kalacakları orada onlar için diledikleri her şey vardır. Bu, Rabbinin uhdesine aldığı, … Şuarâ Suresi, 206. ayet يُوعَدُونَ Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (halleri nice olurdu?)… Neml Suresi, 68. ayet وُعِدْنَا "Andolsun, bizler de bizden önce babalarımız da bununla tehdit edilmiştik. Bu, öncekilerin masalları… Neml Suresi, 71. ayet ٱلْوَعْدُ Onlar, "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.… Kasas Suresi, 13. ayet وَعْدَ Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilsin diye onu … Kasas Suresi, 61. ayet وَعَدْنَٰهُ وَعْدًا Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve o vaad edilen şeye kavuşacak olan kimse, dünya hayatının … Rûm Suresi, 6. ayet وَعْدَ وَعْدَهُ Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların ço… Rûm Suresi, 60. ayet وَعْدَ Sabret. Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir. Kesin imana sahip olmayanlar sakın seni gevşekliğe (ve t… Lokmân Suresi, 9. ayet وَعْدَ (8-9) Şüphesiz, iman edip salih amel işleyenler için içlerinde ebedi kalacakları Naim cennetleri var… Lokmân Suresi, 33. ayet وَعْدَ Ey insanlar! Rabbinize karşı gelmekten sakının. Hiçbir babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamayacağı… Ahzâb Suresi, 12. ayet وَعَدَنَا Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık olanlar, "Allah ve Resulü bize, ancak aldatmak için vaadde b… Ahzâb Suresi, 22. ayet وَعَدَنَا Mü'minler, düşman birliklerini görünce, "İşte bu, Allah'ın ve Resulünün bize vaad ettiği şeydir. All… Sebe' Suresi, 29. ayet ٱلْوَعْدُ "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.… Sebe' Suresi, 30. ayet مِّيعَادُ De ki: "Sizin için belirlenen bir gün vardır ki, ondan ne bir saat geri kalabilirsiniz, ne de ileri … Fâtır Suresi, 5. ayet وَعْدَ Ey insanlar! Şüphesiz Allah'ın vaadi gerçektir. Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. Sakın çok aldatı… Fâtır Suresi, 40. ayet يَعِدُ De ki: "Allah'ı bırakıp da taptığınız ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana, onlar yerden ne yara… Yâsîn Suresi, 48. ayet ٱلْوَعْدُ "Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu tehdit ne zaman gelecek?" diyorlar.… Yâsîn Suresi, 52. ayet وَعَدَ Şöyle derler: "Vay başımıza gelene! Kim bizi diriltip mezarımızdan çıkardı? Bu, Rahman'ın vaad ettiğ… Yâsîn Suresi, 63. ayet تُوعَدُونَ "İşte bu, tehdit edildiğiniz cehennemdir."… Sâd Suresi, 53. ayet تُوعَدُونَ İşte bunlar, hesap günü için size vaad edilenlerdir.… Zümer Suresi, 20. ayet وَعْدَ ٱلْمِيعَادَ Fakat Rabbine karşı gelmekten sakınanlar için (cennette) üst üste yapılmış ve altlarından ırmaklar a… Zümer Suresi, 74. ayet وَعْدَهُ Onlar şöyle derler: "Hamd, bize olan vaadini gerçekleştiren ve bizi cennetten dilediğimiz yere konma… Mü'min Suresi, 8. ayet وَعَدتَّهُمْ "Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerin… Mü'min Suresi, 28. ayet يَعِدُكُمْ Firavun ailesinden, imanını gizlemekte olan mü'min bir adam şöyle dedi: "Rabbim Allah'tır, dediği iç… Mü'min Suresi, 55. ayet وَعْدَ Ey Muhammed! Sabret. Allah'ın va'di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam sabah R… Mü'min Suresi, 77. ayet وَعْدَ نَعِدُهُمْ Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana… Fussilet Suresi, 30. ayet تُوعَدُونَ Şüphesiz "Rabbimiz Allah'tır" deyip de, sonra dosdoğru olanlar var ya, onların üzerine akın akın mel… Zuhruf Suresi, 42. ayet وَعَدْنَٰهُمْ Yahut da, onlara yaptığımız tehdidi sana gösteririz ki, bizim onlara gücümüz yeter.… Zuhruf Suresi, 83. ayet يُوعَدُونَ Bırak onları, tehdit edildikleri güne kavuşana kadar, (batıl inançlarına) dalsınlar ve (dünya hayatl… Câsiye Suresi, 32. ayet وَعْدَ "Şüphesiz, Allah'ın va'di gerçektir, kıyamet hakkında hiçbir şüphe yoktur" dendiği zaman ise; "Kıyam… Ahkâf Suresi, 16. ayet وَعْدَ يُوعَدُونَ İşte, yaptıklarının iyisini kabul edeceğimiz ve günahlarını bağışlayacağımız bu kimseler cennetlikle… Ahkâf Suresi, 17. ayet أَتَعِدَانِنِي وَعْدَ Anne ve babasına, "Öf size! Benden önce nice nesiller gelip geçmiş iken, beni tekrar diriltilecek ol… Ahkâf Suresi, 22. ayet تَعِدُنَا Onlar ise, "Sen bizi ilahlarımızdan alıkoymak için mi geldin? Doğru söyleyenlerden isen bizi tehdit … Ahkâf Suresi, 35. ayet يُوعَدُونَ (Ey Muhammed!) O halde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele e… Muhammed Suresi, 15. ayet وُعِدَ Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakl… Fetih Suresi, 20. ayet وَعَدَكُمُ Allah, size, elde edeceğiniz birçok ganimetler vaad etmiştir. Şimdilik bunu size hemen vermiş ve ins… Fetih Suresi, 29. ayet وَعَدَ Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Onunla beraber olanlar, inkarcılara karşı çetin, birbirlerine karşı da… Kâf Suresi, 14. ayet وَعِيدِ (12-14) Onlardan önce Nuh kavmi, Ress halkı ve Semud kavmi, Ad ve Firavun, Lut'un kardeşleri, Eykeli… Kâf Suresi, 20. ayet ٱلْوَعِيدِ (İnsanlar öldükten sonra tekrar dirilmeleri için) Sur'a üfürülecek. İşte bu, tehdidin gerçekleşeceği… Kâf Suresi, 28. ayet بِٱلْوَعِيدِ Allah, şöyle der: "Benim huzurumda çekişmeyin. Çünkü ben bu (konudaki) uyarıyı size önceden yaptım."… Kâf Suresi, 32. ayet تُوعَدُونَ (32-33) (Onlara şöyle denir:) "İşte bu, size (dünyada) vaad edilmekte olan şeydir. O, her tövbe eden… Kâf Suresi, 45. ayet وَعِيدِ Biz onların ne dediklerini çok iyi biliyoruz. Sen, onlara karşı bir zorba değilsin. O halde sen, ben… Zâriyât Suresi, 5. ayet تُوعَدُونَ (1-6) Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, … Zâriyât Suresi, 22. ayet تُوعَدُونَ Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.… Zâriyât Suresi, 60. ayet يُوعَدُونَ Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!… Kamer Suresi, 46. ayet مَوْعِدُهُمْ Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha … Hadîd Suresi, 10. ayet وَعَدَ Size ne oluyor da, Allah yolunda harcama yapmıyorsunuz? Halbuki göklerin ve yerin mirası Allah'ındır… Mülk Suresi, 25. ayet ٱلْوَعْدُ "Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.… Meâric Suresi, 42. ayet يُوعَدُونَ Sen onları bırak, uyarıldıkları günlerine kavuşuncaya kadar batıl inançlarına dalsınlar ve oynasınla… Meâric Suresi, 44. ayet يُوعَدُونَ (43-44) Dikili putlara akın akın gidercesine, gözleri inmiş, kendilerini zillet kaplamış bir halde m… Cin Suresi, 24. ayet يُوعَدُونَ Nihayet uyarıldıkları şeyi gördüklerinde kimin yardımcısı daha zayıf, kimin sayısı daha azmış, bilec… Cin Suresi, 25. ayet تُوعَدُونَ De ki: "Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem."… Müzzemmil Suresi, 18. ayet وَعْدُهُ O günle gök (bile) yarılır, Allah'ın va'di gerçekleşir.… Mürselât Suresi, 7. ayet تُوعَدُونَ (1-7) Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür … Burûc Suresi, 2. ayet ٱلْمَوْعُودِ Va'dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,…