Enbiyâ Suresi 109. Ayet
Nebiler · Mekke · Sure 21 · Ayet 109/112
فَإِن تَوَلَّوْا۟ فَقُلْ ءَاذَنتُكُمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ ۖ وَإِنْ أَدْرِىٓ أَقَرِيبٌ أَم بَعِيدٌ مَّا تُوعَدُونَ
Fe in tevellev fe kul azentukum ala seva', ve in edri e karibun em baidun ma tuadun.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Enbiyâ Suresi 109. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
Eğer yüz çevirirlerse, de ki: "(Bana emrolunanı, ayırım yapmadan) size eşit olarak bildirdim. Tehdit edildiğiniz şey yakın mı yoksa uzak mı, bilmiyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Bunun üzerine aldırmazlarsa o halde de de ki: size düpedüz ı'lan ettim, ve bilmem bu size edilen va'd-ü vaid pek yakın mı, yoksa uzak mı?
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yine de aldırmazlarsa de ki: "Size düpedüz açıkladım, tehdit edildiğiniz şeyin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
Eğer (Bu teklife karşı) onlar (yine) yüz çevirirlerse (o vakit da) de ki: "Size (hakıykatları) müsavat üzere bildirdim. Tehdid edilmekde olduğunuz (o korkunç akıbet) yakın mı, yoksa uzak mı, ben bilmem".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Eğer yüz çevirirlerse de ki: "Ben sizin hepinize eşit biçimde açıkladım. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, yoksa uzak mı olduğunu bilmem."
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
Yine de yüz çevirirlerse de ki: "İşte sizin hepinizi de tam eşit şekilde hakka çağırdım. Artık tehdit olunduğunuz o kıyamet gününün yakın mı uzak mı olduğunu bilemem."
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
Ama eğer (bu gerçeğe) yüz çevirirlerse de ki: "Ben bu gerçeği hepinize aynı şekilde duyurdum; ama artık, size vaad edilen (Hesap Günü'nün) yakın mı, uzak mı olduğunu ben bilemem".
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
Eğer yüz çevirirlerse de ki: -Size (gerçeği) doğru bir şekilde açıkladım. Size vaat edilenin yakın mı yoksa uzak mı olduğunu bilmem.
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
Buna rağmen yüz çevirirlerse, o zaman de ki: "Herkese eşit olarak duyurdum. Söz verilen şey yakın mı uzak mı orasını bilmiyorum!"
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
Yine de yüz çevirirlerse, şunu söyle: "Tümünüze eşit olarak duyurdum. Size sözü verilen, yakın mı; yoksa uzak mı bilmiyorum?"
İbni Kesir
Şayet yüz çevirirlerse; de ki: Ben, size eşitlik üzere bildirdim. Artık tehdid edildiğiniz şeyin yakın mı, uzak mı olduğunu bilmem.
Gültekin Onan
Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azab) günü yakın mı, uzak mı, bilemem."
Rowad Tercüme Merkezi
Eğer yüz çevirirlerse De ki: “Ben size eşit şekilde bildirip, açıkladım. Size vaat olunan yakın mıdır, uzak mıdır bilemiyorum.
Şaban Piriş
Eğer yüz çevirirlerse de ki: Size eşit olarak (hakikati) açıkladım. Tehdit olunduğunuz şey yakın mı yoksa uzak mı bilemem.
Ali Özek ve diğerleri
Eğer yüz çevirirlerse de ki: (Bana emrolunanı) hepinize açıkladım. artık size vâdolunan şey (mahşerde toplanma zamanınız) yakın mı uzak mı, bilmiyorum.
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Ey Resul! Eğer onlar kendilerine getirdiğin şeyden yüz çevirirlerse de ki: Ben ve sizler uyardığım konularda eşitiz. Yüce Allah'ın size vadettiği azabın ne zaman ineceğini ben bilmiyorum.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| فَإِن | إن | إن: حرف شرط جازم. | |||
| تَوَلَّوْا | ولي | أعرضوا. | |||
| فَقُلْ | قول | فعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به. | |||
| ءَاذَنتُكُمْ | أذن | أعلمتكم وبلغتكم. | |||
| عَلَىٰ | على | حرف جر يدل على الحال. | |||
| سَوَاءٍ | سوي | على سواء: المراد: أنا وأنتم مستوون في العلم لما أنذرتكم وحذرتكم. | |||
| وَإِنْ | إن | إن: حرف نفي بمعنى "ما" النافية يعمل عمل "ليس". | |||
| أَدْرِي | دري | إن أدري: لا أعلم. | |||
| أَقَرِيبٌ | قرب | أقريب زمنيا. | |||
| أَم | أم | حرف عطف متصل يفيد معنى الإستفهام والتسوية. | |||
| بَعِيدٌ | بعد | بعيد زمنيا. | |||
| مَّا | ما | اسم موصول. | |||
| تُوعَدُونَ | وعد | تنذرون. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
{فَإِنْ تَوَلَّوْا} إخفاء حقيقي في النون الساكنة مع التاء {آذَنْتُكُمْ}
مد بدل، يليه إخفاء حقيقي في النون مع التاء {سَوَاءٍ} مد متصل {أَدْرِي
أَقَرِيبٌ} مد منفصل {أَمْ بَعِيدٌ مَا} إخفاء شفوي في الميم مع الباء، يليه إدغام
بغنة في التنوين المتتابع مع الميم المشددة في خط المصحف للدلالة على الإدغام
الكامل.