Hac Suresi 72. Ayet

Hac · Medine · Sure 22 · Ayet 72/78

وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتُنَا بَيِّنَـٰتٍ تَعْرِفُ فِى وُجُوهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمُنكَرَ ۖ يَكَادُونَ يَسْطُونَ بِٱلَّذِينَ يَتْلُونَ عَلَيْهِمْ ءَايَـٰتِنَا ۗ قُلْ أَفَأُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكُمُ ۗ ٱلنَّارُ وَعَدَهَا ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۖ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin ta'rifu fi vucuhillezine keferul munker, yekadune yestune billezine yetlune aleyhim ayatina, kul e fe unebbiukum bi şerrin min zalikum, en nar, vaadehallahullezine keferu, ve bi'sel masir.

Ayet Tilaveti
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç

Hac Suresi 72. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.

17. cüz · PDF sayfası 19

Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →

Ayetin Mealleri 16 meal

Diyanet İşleri

Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali

Kendilerine ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, o kafirlerin yüz ifadelerinden inkarlarını anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara hışımla saldıracaklar. De ki: "Şimdi size bu durumdan daha beterini haber vereyim mi: Ateş.. Allah, onu kafirlere vaad etti. Ne kötü varış yeridir orası!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kendilerine karşı ayetlerimiz birer beyyine olarak okunduğu zaman da o kafirlerin yüzlerinde münkirliklerini tanırsın, hemen hemen karşılarında ayetlerimizi tilavet edenlere saldırıverecek gibi olurlar, de ki: şimdi size ondan daha şer olanını haber vereyim mi? Ateş, Allah onu küfredenlere va'd buyurdu, ki o ne fena akıbettir

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendilerine karşı ayetlerimiz birer delil olarak okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarlarını anlarsın; hemen hemen karşılarında ayetlerimizi okuyanlara karşı saldırıverecek gibi olurlar. De ki: "Şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş! Allah onu inkar edenlere va'detti. O ne kötü akibettir!"

Hasan Basri Çantay

Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim

Karşılarında açık açık ayetlerimiz okunduğu zaman o kafirlerin suratlarında inkar (görüb) tanırsın. Kendilerine ayetlerimizi okuyanlara nerdeyse saldırıverecek olurlar! De ki: "Şimdi bundan daha çok kötü (bir şey) i haber vereyim mi? Ateşdir! Allah bunu o küfür (ve inkar) edenlere va'd etmişdir. O, ne kötü bir merci'dir!

Süleyman Ateş

Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali

Kendilerine apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman kafirlerin yüzlerinde hoşnutsuzluk belirdiğini anlarsın. Neredeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanların üzerine saldıracaklar. De ki: "Size bundan (bu öfkeli durumunuzdan) daha kötü bir şey haber vereyim mi? Varacağınız ateş! Allah onu kafirlere va'detmiştir. Ne kötü sonuçtur (o)!"

Suat Yıldırım

Kuran-ı Kerim ve Meali

Ayetlerimiz karşılarında açık açık birer delil olarak okunduğunda kafirlerin yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin. Öyle ki, nerdeyse kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracak olurlar. De ki: Sizi bundan da beter kızdıracak olan şeyi de bildireyim de görün: "İşte cehennem! Allah onu kafirlere vad etmiş bulunuyor. Ne kötü bir sondur o!"

Ali Bulaç

Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı

Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o inkar edenlerin yüzlerindeki 'red ve inkarı' tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Allah, onu inkar edenlere va'detmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

Muhammed Esed

Kur'an Mesajı

Kendilerine apaçık mesajlarımız okunduğu zaman, hakkı inkara şartlanmış olanların yüzündeki inkarcı tavrı hemen fark edebilirsin; kendilerine mesajlarımızı okuyanlara neredeyse saldıracak gibidirler! De ki: "Peki, size şimdi hissettiklerinizden daha vahim olanı haber vereyim mi? Bu (Ahiret Günü'nün) ateşidir ki Allah onu hakkı inkara şartlanmış olanlara vaad etmiştir; varılacak ne kötü bir sondur o!"

Şaban Piriş

Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kafirlerin yüzlerinden inkarı okursun. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: -Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kafirlere söz verdi. O, ne kötü sondur.

Erhan Aktaş

Kerim Kur'an

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o Kafirlerin yüzlerindeki hoşnutsuzluğu görürsün. Nerede ise kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah'ın Kafirlere sözüdür. O, ne kötü bir varış yeridir."

Ali Rıza Safa

Kur'an-ı Kerim Gerçek

Çünkü ayetlerimiz onlara açık kanıtlarla okunduğunda, nankörlük edenlerin yüzündeki hoşnutsuzluğu hemen görürsün. Neredeyse, ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: "Bundan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Ateş!" Allah, nankörlük edenlere onun sözünü vermiştir; ne kötü bir sonuçtur.

İbni Kesir

Onlara, apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman; o küfredenlerin yüzlerinden inkarı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş. Allah, onu küfredenlere vaad etmiştir. Ne kötü dönüş.

Gültekin Onan

Onlara karşı apaçık olan ayetlerimiz okunduğu zaman, sen o küfredenlerin yüzlerindeki inkarı tanıyabilirsin. Neredeyse, kendilerine karşı ayetlerimizi okuyanın üzerine çullanıverecekler. De ki: "Size, bundan daha kötü olanını haber vereyim mi? Ateş... Tanrı, onu küfredenlere vaadetmiş bulunmaktadır; ne kötü bir duraktır."

Rowad Tercüme Merkezi

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki: Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Şaban Piriş

Onlara apaçık ayetlerimiz okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârı anlarsın. Neredeyse, kendilerine ayetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. De ki:Size bundan daha kötüsünü haber vereyim mi? Ateş! Allah onu kâfirlere vadetti. O, ne kötü sondur.

Ali Özek ve diğerleri

Âyetlerimiz açık açık kendilerine okunduğunda, kâfirlerin suratlarında hoşnutsuzluk sezersin. Onlar, kendilerine âyetlerimizi okuyanların neredeyse üzerlerine saldırırlar. De ki: Size bundan (bu öfke ve huzursuzluğunuzdan) daha kötüsünü bildireyim mi? Cehennem! Allah, onu kâfirlere (ceza olarak) bildirdi. O, ne kötü sondur! 

Ayetin Tefsiri 2 tefsir

Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri

Onlara, Kur'an'dan apaçık ayetlerimizi okunduğunda kâfirlerin asık suratlı yüzlerinden, o ayetleri işittikleri zaman inkâr ettiklerini anlarsın. Öfkelerinin şiddetinden neredeyse ayetlerimizi kendilerine okuyanların üzerine atlarlar. -Ey Resul!- Onlara de ki: Sizlerin öfkesi ve yüzlerinizin asıklığından daha şiddetli bir şeyi haber vereyim mi? O, Allah'ın kâfirleri içine gireceğini vadettiği cehennemdir. Onların varacağı bu yer ne kötü bir yerdir.

Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
KelimeKökAnlamı (Arapça)
وَإِذَاإذاإذا: ظرف زمان يتضمن معنى المفاجأة.
تُتْلَىٰتلوتقرأ.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية.
ءَايَٰتُنَاأييالآية من كتاب الله، هي: ‌طائفةٌ ‌من ‌القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة.
بَيِّنَٰتٍبينواضحات.
تَعْرِفُعرفتدرك حسا أو عقلا.
فِيفيحرف جر يفيد معنى الظرفية
وُجُوهِوجهوجوه: جمع وجه، والوجه: ما تواجه به الناس من الرأس وفيه معظم الحواس.
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
كَفَرُواكفرجحدوا ولم يؤمنوا. وأصل ‌الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره.
ٱلْمُنكَرَنكرما ينكره الشرع أو العقل.
يَكَادُونَكوديقاربون ويوشكون.
يَسْطُونَسطويبطشون غيظا وغضبا.
بِٱلَّذِينَالذيالذين: اسم موصول لجماعة الذكور.
يَتْلُونَتلويقرأون.
عَلَيْهِمْعلىعلى: حرف جر بمعنى إلى التي تفيد معنى انتهاء الغاية.
ءَايَٰتِنَاأييالآية من كتاب الله، هي: ‌طائفةٌ ‌من ‌القرآن يتصل بعضها ببعض إلى انقطاعها، طويلةً كانت أو قصيرة.
قُلْقولفعل أمرٍ مِنْ قالَ يقولُ بمعنى تَكَلَّمْ. وأصل القول: معناه النطق بالكلام واللفظ به باللسان
أَفَأُنَبِّئُكُمنبأأفأخبركم.
بِشَرٍّشرربأكثر سوءا وفسادا.
مِّنمِنمن: حرف جر يستخدم للمقارنة التفضيلية بين شيئين.
ذَٰلِكُمُذااسم إشارة للمفرد المذكر البعيد يخاطب به الجمع المذكر.
ٱلنَّارُنورنار الآخرة وهي نار جهنم.
وَعَدَهَاوعدوعدها الله الذين كفروا: أنذرهم وحذرهم منها وأعدها لهم.
ٱللَّهُألهالمألوه المعبود الذي تعبده الخلائق محبةً وتعظيماً وخضوعاً، وهو عَلَمٌ على ذات الرب سبحانه وتعالى لم يسمَّ به غيره
ٱلَّذِينَالذياسم موصول للجمع المذكَّر.
كَفَرُواكفرجحدوا ولم يؤمنوا. وأصل ‌الكفر: التغطية والجحد؛ لأن الكافر جاحد نعم ربه عليه وساتر لها بكفره.
وَبِئْسَبئسبئس: كلمة ذم، ويقابلها: نعم.
ٱلْمَصِيرُصيرالمرجع أو الرجوع.

TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)

{تُتْلَى} إظهار مطلق بين التاءين الأولى متحركة والثانية ساكنة {آيَاتُنَا}

مد بدل {بَيِّنَاتٍ تَعْرِفُ} إخفاء حقيقي في التنوين مع التاء، وكذا

{الْمُنْكَرَ} في النون مع الكاف، ويُراعى ترقيق السين وتفخيم الطاء من

{يَسْطُونَ} {آيَاتِنَا} مد بدل والوقف هنا أولى، {أَفَأُنَبِّئُكُمْ بِشَرٍّ مِنْ

ذَلِكُمُ} فيها إخفاء شفوي في الميم الساكنة مع الباء، يليه إخفاء حقيقي في النون

مع الذال، والوقف هنا أولى من الوصل، وفي {النَّارُ} لام شمسية وغنة النون

المشددة، وراء {الْمَصِيرُ} مرققة وقفًا، مفخمة وصلًا.

والقاعدة: أن كل راء سكنت للوقف ووقع قبلها ياء مديّة مثل (المصير) أو ياء لين مثل

(خير) فإنها ترقق في حالة الوقف، فإذا وُصِلَتْ بما بعدها فإن حكمها يتغير وفق

حركتها، فإن كانت مكسورة رُققت، وإن كانت مفتوحة أو مضمومة فُخمت.