Mü'min Suresi 8. Ayet
Bağışlayan · Mekke · Sure 40 · Ayet 8/85
رَبَّنَا وَأَدْخِلْهُمْ جَنَّـٰتِ عَدْنٍ ٱلَّتِى وَعَدتَّهُمْ وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّـٰتِهِمْ ۚ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
Rabbena ve edhilhum cennati adninilleti vaadtehum ve men salaha min abaihim ve ezvacihim ve zurriyyatihim inneke entel azizul hakim.
Ahmet Tekin · Kelime MealiTürkçe karşılıklar · özgün sayfayı aç
Mü'min Suresi 8. ayetin kelime karşılıklarını özgün sayfada okuyun. Sayfa komşu ayetleri de içerebilir; daire içindeki ayet numarasını takip edin.
Ahmet Tekin, Kur’an’ın Anlaşılmasına Doğru — Tefsirî Meal, Kelâm Yayınları, 2019. Keşkül yerel arşivi. 30 cüzün tamamı →
Ayetin Mealleri 16 meal
Diyanet İşleri
Kur'an-ı Kerim Türkçe Meali
"Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin."
Elmalılı Hamdi Yazır
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
Ya rabbena hem koy onları o kendilerine va'd buyurduğun Adn Cennetlerine, atalarından ve zevcelerinden ve zürriyyetlerinden salahı olanları da, şübhesiz sen o aziz, hakimsin sen
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ey Rabbimiz, onları o kendilerine vaad buyurduğun Adn cennetlerine koy; atalarından, eşlerinden ve soylarından dürüst olanları da. Şüphesiz Sen, güçlüsün, hikmet sahibisin Sen!
Hasan Basri Çantay
Kur'an-ı Hakim ve Meal-i Kerim
"Ey Rabbimiz, onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden saalih olanları da — kendilerine va'd etdiğin — Adn cennetlerine sok. Yegane gaalib, hukum ve hikmet saahibi olan şübhesiz ki Sensin Sen".
Süleyman Ateş
Kur'an-ı Kerim ve Yüce Meali
"Rabbimiz, onları ve babalarından, eşlerinden, çocuklarından iyi olan kimseleri onlara söz verdiğin Adn cennetlerine sok. Şüphesiz, üstün olan, hüküm ve hikmet sahibi olan sensin sen!"
Suat Yıldırım
Kuran-ı Kerim ve Meali
"Ey bizim ulu Rabbimiz! Sen, onları ve onlarla birlikte babalarından, eşlerinden ve nesillerinden iyi kimseleri kendilerine vad ettiğin Adn cennetlerine yerleştir. Muhakkak ki Sen aziz ve hakimsin (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibisin).
Ali Bulaç
Kur'an-ı Kerim ve Türkçe Anlamı
"Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) va'dettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten Sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin."
Muhammed Esed
Kur'an Mesajı
"Rabbimiz! Onları ve atalarından, eşlerinden ve çocuklarından dürüst ve erdemli olanları vaad ettiğin sonsuz esenlik bahçelerine koy, şüphesiz, kudret ve hikmet Sahibi olan yalnız Sensin.
Şaban Piriş
Kur'an-ı Kerim Türkçe Anlamı
-Rabbimiz, onları ve atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları kendilerine söz verdiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz sen, aziz ve hakim sensin!
Erhan Aktaş
Kerim Kur'an
"Rabb'imiz! Onları; onların atalarından, eşlerinden ve soylarından salih kimseleri, kendilerine söz verdiğin Adn Cennetlerine koy. Sen, Mutlak Üstün Olan'sın, En İyi Hüküm Veren'sin."
Ali Rıza Safa
Kur'an-ı Kerim Gerçek
"Efendimiz! Sözünü verdiğin Adn cennetlerine onları yerleştir; atalarından, eşlerinden ve soylarından erdemli olanları da. Kuşkusuz, Sen, Üstünsün; Bilgelik ve Adaletle Yönetensin!"
İbni Kesir
Rabbımız; onları ve babalarından, eşlerinden, soylarından salih olanları kendilerine vaadettiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz ki Aziz, Hakim olan Sensin Sen.
Gültekin Onan
"Rabbimiz, onları Adn cennetlerine sok ki onlara (bunu) vaadettin; babalarından, eşlerinden ve soylarından salih olanları da. Gerçekten sen, üstün ve güçlü olansın, hüküm ve hikmet sahibisin."
Rowad Tercüme Merkezi
“Ey Rabbimiz! Onları da, onların babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanları da, kendilerine vadettiğin Adn Cennetleri'ne koy. Şüphesiz sen mutlak güç sahibisin, hüküm ve hikmet sahibisin.”
Şaban Piriş
Rabbimiz, onları ve atalarından, eşlerinden ve soylarından (iman ve amel ile)salih olanları kendilerine vaad ettiğin Adn cennetlerine girdir. Şüphesiz sen, Aziz ve Hakim sensin!
Ali Özek ve diğerleri
Rabbimiz! Onları da, onların atalarından, zevcelerinden, nesillerinden iyi olanları da kendilerine vâdettiğin Adn cennetlerine koy. Şüphesiz aziz ve hakîm olan sensin!
Ayetin Tefsiri 2 tefsir
Tefsir Merkezi'nin kısa ve anlaşılır çağdaş tefsiri
Melekler şöyle derler: "Rabbimiz! Kendilerine ebedî cennetlere girmeyi vadettiğin Müminleri oraya koy. Onların babalarından, eşlerinden ve çocuklarından salih ameller işleyenleri de oraya koy. Sen, kimsenin kendisine galip gelemediği Azîz, takdirinde ve yönetmesinde Hakîm (hikmet sahibi) olansın.
Kelime Çözümlemesikök ve anlam · Tafsir Center (CC BY 4.0)
| Kelime | Kök | Anlamı (Arapça) | İ'rab | Sarf | Kıraat |
|---|---|---|---|---|---|
| رَبَّنَا | ربب | إلهنا المعبود. والرب، معناه: الإله المعبود، والخالق، والمالك، والسيد، والمربي، والقائم، والمنعم، والمصلح، والجابر، والمدبر لخلقه كما يشاء على ما تقتضيه حكمته، والجمع: أرباب وربوب. والرب: اسم من أسماء الله تعالى ولا يقال في غيره إلا بالإضافة. | |||
| وَأَدْخِلْهُمْ | دخل | دخول المكان: المرور عبر مدخله والوصول إلى داخله. | |||
| جَنَّٰتِ | جنن | الجنة في الدنيا: الحديقة ذات الأشجار والأنهار والثمار، والجنة في الآخرة: دار النعيم المقيم بعد الموت. | |||
| عَدْنٍ | عدن | جنات عدن: جنات استقرار واطمئنان، ويراد بها موضع في الجنة. | |||
| ٱلَّتِي | التي | اسم موصول يقع على كل أنثى. | |||
| وَعَدتَّهُمْ | وعد | منيتهم. | |||
| وَمَن | مَن | من: اسم موصول بمعنى "الذي" يختص بذوات من يعقل. | |||
| صَلَحَ | صلح | صلح الأب: حسن عمله وخلقه. | |||
| مِنْ | مِن | حرف جر يفيد تبيين الجنس أو تبيين ما أبهم قبل "من" أو في سياقها. | |||
| ءَابَائِهِمْ | أبو | والديهم أو أجدادهم أو أعمامهم. | |||
| وَأَزْوَٰجِهِمْ | زوج | وقرنائهم "أزواجا أو زوجات". | |||
| وَذُرِّيَّٰتِهِمْ | ذرر | الذرية: نسل الإنسان من الذكور والإناث. | |||
| إِنَّكَ | إنّ | إن: حرف توكيد ونصب يفيد تأكيد مضمون الجملة. | |||
| أَنتَ | أنت | ضمير رفع منفصل للمخاطب الواحد. | |||
| ٱلْعَزِيزُ | عزز | هو القوي الذي لا يغلب لأنه تعالى غالب على أمره، والعزيز من أسماء الله الحسنى. | |||
| ٱلْحَكِيمُ | حكم | اسم من أسماء الله الحسنى. ومعناه: الموصوف بكمال الحكمة، وبكمال الحكم بين المخلوقات؛ فهو المحكم للأمور وخلق الأشياء كما شاء؛ لأنه تعالى عالم بعواقب الأمور. |
TecvidArapça · Tafsir Center (CC BY 4.0)
في دال {وَأَدْخِلْهُمْ} قلقلة {جَنَّاتِ} غنة مشددة {وَعَدْتَهُمْ} إدغام تجانس صغير بين الدال والتاء، وعلامته في المصحف تشديد التاء، وتعرية الدال من السكون. وليس فيه غنة، لاختصاصها بالميم والنون. {وَمَنْ صَلَحَ} فيها إخفاء حقيقي في النون مع الصاد {آبَائِهِمْ} مد بدل، ومد متصل {إِنَّكَ} غنة {أَنْتَ} إخفاء حقيقي في النون مع التاء.